“Çerçeve yasa” 12 maddeden oluşacak

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan “çerçeve yasa”nın maddeleri açıklandı. Bir hafta içinde yasallaşması öngörülen teklifte Abdullah Öcalan’ın ve 2005 öncesi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların kapsam dışında bırakıldığı görüldü.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması beklenen “çerçeve yasa” taslağında yer alan maddeler açıklandı. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” isimli kanun teklifinin düzenlemeleri, AKP ve MHP tarafından yapılan ortak basın toplantısıyla duyuruldu.

Meclis’te düzenlenen basın toplantısına AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, AKP Genel Başkanvekili Abdülhamit Gül ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da katıldı. Güler, Meclis Başkanlığına sunulan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” isimli Kanun teklifinin maddelerini açıkladı. Güler, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifinin yürütme ve yürürlük maddesiyle beraber 12 maddeden oluştuğunu söyleyerek “Gerekli düzenlemeler gerektikçe yapılacak. Yine İmralı’da belli bir disiplin ve işleyişe tabi şekilde akademisyenler ve gazeteciler gibi kişilerle görüşmeler yapılacak” dedi.

Teklifteki maddelere göre, 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar yasa kapsamı dışında tutulacak. Bu bağlamda, sürecin muhattabı olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çerçeve yasanın kapsamında yer almaması kamuoyunda tepki yarattı.

Kartal: “Mevcut düzenleme yerinde bir karar değil”

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) Eşbaşkanı Remzi Kartal, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “umut hakkı” söylemlerini anımsatarak “Önder Apo bu süreçte etkili olmazsa, kendisi bizzat doğrudan çağrı yapmazsa bu süreç gelişmez. Hem Özgürlük Hareketi hem de halk açısından devletin Kürt sorununa yaklaşımındaki temel ölçü, devletin Önder Apo’ya yaklaşımıdır. Önder Apo’nun konumu, yaşam koşulları ve çalışma koşulları belirleyici ölçüdür. Eğer bu konuda güven veren bir gelişme yoksa, hâlâ bilinen güvenlik politikaları esas alınıyorsa, bu durum ne Özgürlük Hareketi’nde ne de halkta güven oluşturur” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sürece ilişkin bu sabah Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan’a yaptığı değerlendirmelerde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik “umut kakkı”nın tanınması gerektiğini söyledi:

“Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan ‘umut hakkı’na kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır.”

Kartal, sözlerine şu şekilde devam etti:

“İlk aşamada kamuoyunun hassasiyetleri gözetilerek böyle ele alınıyor olabilir. Ancak bunun önümüzdeki süreçte çıkarılacak diğer yasalar ve atılacak diğer adımlarla mutlaka çözülmesi gerekiyor. Devletin yetkili organlarının ve Meclisi’nin bu konuda çok net olması gerekiyor. Halk ve hareket olarak biz böyle bakıyoruz. Çünkü gerçekten bu konuda bir gelişme olmazsa, Türkiye’ye dönüşler ve yasal-demokratik sürece katılım ciddi sorunlar yaşayabilir. Bu nedenle mevcut düzenlemeyi yerinde bir karar olarak görmüyoruz.”

Meclis Başkanlığı’na sunulan ve içeriği kamuoyu ile paylaşılan “çerçeve yasa” taslağının bir hafta içerisinde yasalaşması bekleniyor. Söz konusu kanun teklifindeki maddeler şu şekilde:

AMAÇ VE KAPSAM

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.

(2) Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar.

TANIMLAR

MADDE 2-(1) Bu Kanunda geçen;

a) Örgüt: PKK/KCK ve bağlı bütün oluşumlarını,

b) Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu, ifade eder.

Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi

MADDE 3- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.

(2) Birinci fıkra uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Birinci fıkra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.

(3) Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.

Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar

MADDE 4- (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.

(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.

Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

MADDE 5- (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fikrada belirtilen amaç için kullanılabilir. (2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.

Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi

MADDE 6- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;

a) Toplam on beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,

b) Toplam on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle,

İnfaz hâkiminin kararıyla ertelenir. Bu fikranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.

(2) Birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilir.

(3) Birinci fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.

(4) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.

Takip, koordinasyon ve uygulama

MADDE 7- (1) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.

(2) Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir. (3) 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulur.

(4) Bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;

a) Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hâkimliğinden veya mahkemesinden,

b) Mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hâkimliğinden,

Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fıkranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekir.

(5) Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulur. İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.

(6) Kurulun sekreterya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.

Silah ve malzeme teslimi

MADDE 8- (1) Bu Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.

(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.

Süre

MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.

Görev ve sorumluluk

MADDE 10- (1) Bu Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.

(2) Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.

Yürürlük

MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK örgüt kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.

MADDE 3- Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fikra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.

MADDE 4- Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adli işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.

Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.

Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.

MADDE 5- Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adli işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fikrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi halinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.

MADDE 6- Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fikrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 7- Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir. Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreterya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.

MADDE 8- Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

MADDE 9- Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.

MADDE 10- Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idari veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.

Yürürlük

MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

CHP ve HÜDAPAR da imza verdi

Bir hafta içinde yasallaşması beklen teklife, AKP, MHP, DEM Parti, HÜDA-PAR ve CHP imza verdi. Teklif, 7 Ağustos Cuma günü Meclis Adalet Komisyonu’nun önüne inecek ve tartışılmaya başlanacak. Komisyonda kabul edilmesi halinde ise teklif Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak.

“Bu yasa bir ilk adım”

DEM Parti Meclis grup salonunda yapılan imza toplantısının ardından DEM Parti Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan basın toplantısı düzenledi. İlk sözü alan Bakırhan, “Yasaya dönük eleştirilerimiz vardı. Yasanın eksiklikleri vardı. Bütün bunlara rağmen bu ilk adımı büyüteceğiz, toplumsallaştıracağız. 86 milyona götürmeye çalışacağız. Bunun yanında başta Meclis olmak üzere çatışmanın yeniden üretilmesini engelleyen her demokratik adımız sözü, pratiği ve eylemi de sonuna kadar savunacağız ve destekleyeceğiz” diye konuştu.

Bakırhan’ın ardından söz alan Tülay Hatimoğulları, DEM Parti olarak bu yasanın kök yasa niteliği taşımasını istediklerini belirterek “Kürt sorunu bir terör sorunu değil. Bunu her daim altını çizdik. Kürt sorunu iktisadi bir sorundur. Sosyal, siyasal ve toplumsal bir sorundur. Dolayısıyla bu sorunu, bu meseleyi bu şekilde ele alarak bundan sonraki süreçte yine müzakere ve diyaloğun devam ettiği ve demokratikleşmenin önünü açacak yeni yasaların ortaya çıkması bakımından da biz bu aşamayı önemli görüyoruz” dedi.

*Kaynak: Mezopotamya Ajansı

SDG: “Entegrasyon süreci devam ediyor, tugayların eğitimi gecikmeye neden oluyor”

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki Kuzey Kuvvetleri Sözcüsü Mahmud Habib, SDG’nin Suriye Ordusu’na entegrasyon sürecinin devam ettiğini, tugayların eğitimi için gereken sürenin ise gecikmelere neden olduğunu söyledi.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki Kuzey Kuvvetleri Sözcüsü Mahmud Habib, SDG’nin Suriye Ordusu’na entegrasyon sürecinin belirlenen aşamalar doğrultusunda devam ettiğini, tugayların eğitimi için gereken sürenin ise gecikmelere neden olduğunu söyledi.

Habib, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli televizyon kanalı Al-Arabiya’ya yaptığı açıklamada, entegrasyon kapsamında bazı askeri liderlerin atandığını belirterek, sürecin uygulanmasındaki gecikmenin tugayların eğitimi için gereken zamandan kaynaklandığını söyledi. Entegrasyonun tüm aşamalarının tamamlanması için belirlenmiş bir zaman çizelgesi bulunmadığını ifade eden Habib, sürecin belirli aşamalara göre ilerlediğini kaydetti.

Habib, SDG Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın entegrasyon sürecini mümkün olan en kısa sürede tamamlamak konusunda istekli olduğunu belirtti.

Ne olmuştu?

Suriye’de Esad yönetiminin devrilmesinin ardından, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara liderliğindeki merkezi hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ülkenin kuzeydoğusundaki idari ve askeri yapıların devlete dahil edilmesine yönelik kapsamlı bir entegrasyon süreci başlatıldı.

SDG Lideri Mazlum Abdi ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara

İlk olarak Mart 2025’te imzalanan mutabakatla askeri birliklerin birleştirilmesi, enerji kaynakları ve sınır kapılarının yönetimi gibi konularda bir çerçeve çizilmiş; fakat özerklik ile merkezi otorite anlayışları arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle uygulama sürecinde aksamalar yaşanmıştı.

Yaşanan anlaşmazlıklar ve askeri çatışmaların ardından taraflar Ocak 2026’da yeni ve bağlayıcı bir entegrasyon anlaşmasına varmış, bu kapsamda SDG tugayları Suriye ordusuna dahil edilmeye başlanırken ağır silahlar, petrol sahaları ve kamu binaları aşamalı olarak merkezi hükümetin denetimine geçmişti.

Entegrasyon sürecinin siyasi ve toplumsal boyutunda ise Kürt kimliğinin, dilsel ve kültürel hakların tanınmasına yönelik çıkarılan cumhurbaşkanlığı kararnameleri süreci destekleyen adımlar oldu.

Bununla birlikte, sivil idari kurumların birleştirilmesi, yerel güvenlik güçlerinin (Asayiş) İçişleri Bakanlığı yapısına entegrasyonu ve siyasi temsil oranları konularındaki müzakereler kritik bir eşik oluşturmayı sürdürüyor.

Ağustos 2026’da Şam’daki Halk Sarayı’nda Ahmed el Şara ve SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında gerçekleşen üst düzey görüşmede, askeri ve sivil entegrasyon anlaşmasının tam olarak hayata geçirilmesi ve Suriye’nin toprak bütünlüğü dâhilinde kalıcı istikrarın sağlanması hedefleniyor.

“Çerçeve yasa” yarın Meclis’e sunuluyor

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen “çerçeve yasa” teklifi yarın saat 10.30’da Meclis Başkanlığı’na sunulacak. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” adı verilen yasa 10 maddeden oluşacak.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması beklenen “çerçeve yasa” taslağı, uzun süredir devam eden görüşme trafiğinin ardından somutlaşmaya başladı. Düzenlemenin, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” adı ile yarın (5 Ağustos) saat 10.30’da Meclis Başkanlığı’na sunulacağı bildirildi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, gün içinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken görüşmelerin olumlu ilerlediğini belirterek teklifin yarın Meclis Başkanlığı’na verileceğini ifade etmişti.

Ortak basın açıklaması yapılacak

Teklifin Meclis’e sunulmasının ardından saat 11.00’de AKP ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) ortak bir basın açıklaması yapması planlanıyor. Toplantıda AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala ve grup başkanvekillerinin yanı sıra MHP Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay, Filiz Kılıç ve Feti Yıldız’ın da yer alacağı belirtildi.

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan bilgilere göre teklifin Cuma günü Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülmesi ve hafta sonuna kadar Genel Kurul’dan geçirilmesi hedefleniyor.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş bugün (4 Ağustos) kanun teklifini imzaladı. Gün içinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de taslağa imza attığı bilgisi paylaşıldı. Teklife bu ana kadar Numan Kurtulmuş, AKP milletvekilleri, Devlet Bahçeli ve MHP’li milletvekilleri imza verdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) ise teklifi yarın imzalayacağı öğrenildi.

Meclis’te yoğun görüşme trafiği

AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile Meclis Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, taslak gündemiyle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grubu’nu ziyaret etti. İkiliyi CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç ve beraberindeki heyet karşıladı.

Dün (3 Ağustos) ise görüşmeler gece saatlerine kadar sürmüştü. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Özgür Faik Erol, Öztürk Türkdoğan, Meral Danış Beştaş ve Nevroz Uysal ile yaklaşık 2,5 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti ile görüşmenin ardından AKP heyeti MHP’den Feti Yıldız ile bir araya geldi. Yıldız, görüşme sonrası mutabık olduklarını ve bir pürüz bulunmadığını söyledi. AKP’nin ayrıca HÜDA PAR milletvekilleriyle, Yeni Parti, CHP ve Yeni Yol yöneticileriyle de görüşme yaptığı aktarıldı.

DEM Parti MYK olağanüstü toplandı

Öte yandan DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları başkanlığında bugün saat 15.00’te olağanüstü toplandı. Toplantıda çerçeve yasa tartışmaları, siyasi partilerle yürütülen temaslar ve taslağın somutlaşması başlıklarının ele alındığı, partinin olağan MYK toplantısını ise 12 Ağustos’ta yapmasının beklendiği belirtildi.

AKP cephesinde de toplantı trafiği öne çıkıyor. AKP Meclis Grubu’nun yarın kapalı bir grup toplantısı düzenleyeceği, toplantıda Grup Başkanı Abdullah Güler ve Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın teklife ilişkin bilgilendirme yapacağı öğrenildi.

Yasanın 10 maddeden oluşması bekleniyor

Mezopotamya Ajansı’nın edindiği kulis bilgilerine göreyse DEM Parti ile AKP heyetleri çerçeve yasaya ilişkin bir görüşme daha gerçekleştirdi. Görüşmede, yasa taslağının 10 maddeden oluştuğu, bazı başlıklarda uzlaşı sağlandığı, bazılarının ise netleştirilmeye çalışıldığı kaydedildi.

Aktarılan ayrıntılara göre, DEM Parti heyeti metinden “terör” söyleminin çıkarılmasını isterken AKP heyeti bu ifadenin ilk ve ikinci maddede yer alacağını, sonraki maddelerde ise yalnızca “örgüt” ibaresinin kullanılacağını belirtti. Görüşmede DEM Parti tarafının, “amaç ve kapsam” maddesinde “silahların teslimi” yerine “imha ya da bırakma” ifadesinin kullanılmasını önerdiği, AKP heyetinin ise bu öneriyi yeniden değerlendirmek üzere not aldığı ifade edildi.

Bir başka başlıkta ise istisna tutulan fiillerin, “kasten öldürme” ile “2005’ten önce işlenen müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet” cezaları olarak düzenleneceği belirtildi.

Kurullar ve kadın temsiliyeti gündemde

Görüşmelerde kurumsal yapıya ilişkin başlıklar da ele alındı. AKP heyetinin, adı yasada geçmese de Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun yasayla birlikte oluşturulacağını, ayrıca en az üç alt kurul daha düşünüldüğünü aktardığı öğrenildi. Bu kapsamda geçmişe dönük talepler ile hukuki meseleleri inceleyecek bir kurulun ve sürece dahil olacakların sosyo-ekonomik koşullarını ele alacak ayrı bir kurulun oluşturulmasının planlandığı belirtildi.

DEM Parti heyetinin ise kurulların oluşturacağı alt komisyonlara ilişkin metne “bu komisyonlarda kadın temsiliyeti gözetilir” ifadesinin eklenmesini istediği, AK Parti heyetinin bu talebi not aldığı kaydedildi. Ayrıca DEM Parti’nin, bu düzenlemenin bir giriş/kök yasa olduğunu ve devam edecek demokratikleşme adımlarının başlangıcını oluşturduğunu vurgulayan bir girizgâhın eklenmesini önerdiği, AK Parti tarafının ise böyle bir değerlendirmenin yasa metni yerine gerekçeye yazılabileceğini belirttiği ifade edildi.

Öcalan: “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar”

Abdullah Öcalan’ın görüşleri de geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaşılmıştı. DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile 20 Temmuz ve 2 Ağustos’ta gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından çerçeve yasaya ilişkin trafik hızlanmıştı. Heyetin aktardığı mesajda Öcalan, çıkarılacak yasanın sürecin önünü açacak anahtar nitelikte ve önemli bir başlangıç olduğunu, bin kilometrelik yolun bir adımla başladığını belirterek toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkışın yaşanacağını vurgulamıştı.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

DFG ve MKG’den temmuz ayı basın özgürlüğü raporu: 27 gazeteci tutuklu

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) temmuz ayı hak ihlalleri raporlarına göre temmuzda gözaltılar, tutuklamalar, yargı tacizi, Kürtçe basına yönelik baskılar ve dijital sansür yoğun biçimde sürdü.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik Temmuz 2026 hak ihlalleri raporlarını yayımladı.

Verilere göre 4 Ağustos itibarıyla Türkiye’de 27 gazeteci tutuklu durumda. Raporlarda ayrıca, Türkiye’nin Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığı da vurgulandı.

Temmuz 2026 · Basın Özgürlüğü
Manşet Rakamları

Tutuklu sayıları farklı tarihlerde kaydedilmiştir.

27
Tutuklu gazeteci
DFG · 4 Ağustos
8
Tutuklu kadın gazeteci
MKG · 1 Temmuz
163/180
RSF Basın Özgürlüğü Endeksi
Türkiye’nin sırası · 2026
Kaynak: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) Temmuz 2026 hak ihlalleri raporları; Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi.

“Bir ayda 12 gazeteci gözaltına alındı”

DFG raporuna göre Temmuz ayında 12 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınan gazetecilerden ikisi [Fatma Sibel Gürcihan ve Cem Küçük] tutuklandı. Bu ay içerisinde 3 gazetecinin evine baskın düzenlendi. MKG’nin kadın gazetecilere ilişkin verilerinde ise 5 gözaltı, 1 tutuklama ve 2 ev baskını kaydedildi.

Gözaltına alınanlar arasında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gülnur Saydam, gazeteci Fatma Sibel Gürcihan, T24 editörü Buse Söğütlü, Odatv editörü Ceren Erdoğdu, Niha+ muhabiri Abbas Vural, Azadîya Welat Yazı İşleri Müdürü Berfin Ay, gazeteci Hazar Dost, BirGün muhabiri Kayhan Ayhan, Deutsche Welle (DW) Türkçe muhabiri Alican Uludağ ve gazeteciler Ali Taş, Fermandar Kardaş ve Cem Küçük de vardı. Söz konusu suçlamalarda gözaltına alınan gazetecilerin haberleri, sosyal medya paylaşımları ve geçmişte katıldıkları eylemler gerekçe gösterildi.

Temmuz 2026 · Basın Özgürlüğü
Gözaltı ve Tutuklama Bilançosu
DFG (genel)MKG (kadın)
Gözaltı
12
DFG
5
MKG
Tutuklama
2
DFG
1
MKG
Ev baskını
3
DFG
2
MKG
İfadeye çağrılan
DFG
1
MKG
Kötü muamele
1
DFG
MKG
Tehdit / hedef gösterilen
1
DFG
1
MKG
Kaynak: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) Temmuz 2026 hak ihlalleri raporları.

“14 dosyada 33 gazeteci yargılanıyor”

Yargı süreçleri, Temmuz ayının en kalabalık ihlal alanı oldu. DFG’ye göre geçtiğimiz ay içerisinde 14 dosyada 33 gazetecinin yargılanması sürerken, 5 gazeteci hakkında yeni soruşturma, 1 gazeteci hakkında yeni dava açıldı. MKG’nin kadın gazeteciler özelindeki sayımında ise 8 dosya, 11 gazeteci ve 2 yeni soruşturma yer aldı.

Rapora göre Temmuz ayında Aslıhan Gençay ve Sarya Toprak hakkında beraat; Müslüm Koyun ile Yıldız Tar hakkında tahliye kararı verilmesi, tablonun olumlu kısmını oluştururken çok sayıda davanın ileri tarihlere ertelenmesi ve adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesi ise yargı yoluyla baskının devam ettiğini gösterdi.

Temmuz 2026 · Basın Özgürlüğü
Yargılama Bilançosu
DFG (genel)MKG (kadın)
Yargılaması süren dosya
14
DFG
8
MKG
Yargılaması süren gazeteci
33
DFG
11
MKG
Yeni soruşturma
5
DFG
2
MKG
Yeni dava
1
DFG
MKG
Kaynak: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) Temmuz 2026 hak ihlalleri raporları.

Dijital sansür: Siteler, hesaplar, platformlar engellendi

Temmuz ayında dijital mecralar yoğun erişim engelleriyle karşılaştı. DFG, 5 internet sitesinin kapatıldığını, 2 habere ve 20 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildiğini kaydetti. MKG ise 17 dijital medya hesabının kapatıldığını, 11 dijital medya platformunun erişime engellendiğini belirtti. Ay boyunca RTÜK verilerine göre çeşitli haberlere 11 kez yayın yasağı getirildi.

Engellemelerde Kürtçe yayın yapan kuruluşlar öne çıktı. Nûmedya24, Azadîya Welat, Ajansa Welat ve Nupel Haber’in internet siteleri; Sendika.Org, soL Haber, Özgürüz ve Jinnews’in sosyal medya hesapları erişime kapatıldı. Jinnews’in X hesabı yedinci kez engellendi.

Temmuz 2026 · Basın Özgürlüğü
Erişim Engeli ve Dijital Sansür

DFG — genel
5
Kapatılan internet sitesi
2
Erişim engelli haber
20
Erişim engelli sosyal medya içeriği
MKG — kadın gazeteciler
17
Kapatılan dijital medya hesabı
11
Erişim engelli dijital platform
Ortak
11
Yayın yasağı
Her iki raporda ortak
Kaynak: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) Temmuz 2026 hak ihlalleri raporları.

Öcalan: “Her şey çözülmüş değil, ama negatif yaklaşmaya gerek yok”

DEM Parti İmralı Heyeti yaptığı yazılı açıklamada Öcalan’ın “Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır” dediğini aktardı.

Abdullah Öcalan

DEM Parti İmralı Heyeti, 2 Ağustos tarihinde İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin içeriğine dair yazılı bir açıklama yayınladı.

Heyetin açıklamasında Öcalan’ın Meclis gündemine gelmesi beklenen “çerçeve yasa” ile ilgili olarak “Henüz her şey çözülmüş değil. Negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yok” dediğini duyurdu.

İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Erol, 2 Ağustos tarihinde İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmişti.

Öcalan kamuoyu ile paylaşılan mesajında şunları dile getiriyor:

“Bin kilometrelik yol bir adımla başlar.

“Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.

“Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa, şimdi de demokratik cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.

“Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir.

“Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır.

“Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir.

“Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır.”

SOHR: “Türk askerleri sınırda 9 ayda 9 Suriyeli sivili öldürdü”

SOHR’a göre, 2026’nın başından bu yana Türk sınır muhafızları, dokuz sivilin ölümüne ve 41 kişinin yaralanmasına neden oldu.

Suriye-Türkiye sınırı, Foto: Wikipedia, (William John Gauthier)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Temmuz 2026 döneminde Suriye’den Türkiye topraklarına gizlice girmeye çalışırken Türk sınır muhafızları tarafından yapılan saldırı ve işkencelerde iki Suriyeli sivilin öldüğünü ve 27 kişinin yaralandığını açıkladı.

Kuruluş açıklamasında, Rakka bölgesinde 11 kişi yaralandı, Haseke bölgesinde bir kişi öldü, 16 yaralandı ve Halep bölgesinde de bir kişi öldü.

SOHR’a göre, 2026’nın başından bu yana Türk sınır muhafızları, dokuz sivilin ölümüne ve 41 kişinin yaralanmasına neden oldu.

Buna göre Haseke’de 2 ölü, 16 yaralı, Rakka’da 2 ölü, 24 yaralı ve Halep’te 5 ölü olayı gerçekleşti.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi yaptığı açıklamada, sınır şeridindeki sivillere saldırmayı bırakma ve uluslararası insancıl hukuka ve sivillerin korunmasıyla ilgili uluslararası standartlara saygı gösterme çağrılarını yeniledi. SOHR ayrıca sınırı geçmeye çalışan sivillere karşı aşırı güç kullanımını kınadı ve sivillere yönelik ihlallerden sorumlu olan herkesi sorumlu tutma çağrısında bulundu.

Suriye-Türkiye Sınırında Belgelenen Hak İhlalleri
2014–2026 arasında uluslararası insan hakları kuruluşları ve bağımsız gözlem mekanizmalarınca kamuoyuna yansıyan önemli vakalar.
2014
14 yaşındaki çocuk başından vuruldu
Şam’dan kaçan Suriyeli Kürt bir aile Mardin’in Kızıltepe ilçesi yakınlarından Türkiye’ye geçmeye çalışırken açılan ateşte ailenin 14 yaşındaki oğlu başının arkasından vuruldu.
Bianet
2014
Saada Darwich yaşamını yitirdi
Rojava’nın Derik kentinden Türkiye tarafına geçmeye çalışan aileye açılan ateşte 28 yaşındaki Saada Darwich çocuklarının yanında hayatını kaybetti.
Bianet
2016
HRW: 5 ölü, 14 yaralı
Human Rights Watch, Mart ve Nisan 2016 boyunca Türkiye sınır muhafızlarının Suriyeli sivillere ateş açtığını, beş kişinin öldüğünü ve 14 kişinin yaralandığını belgeledi.
Human Rights Watch
2016
SOHR: Dördü çocuk sekiz sivil öldürüldü
SOHR, Membiç’teki çatışmalardan kaçan sivillerden dördü çocuk sekiz kişinin Türkiye sınırında açılan ateş sonucu öldüğünü açıkladı. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu ise aynı olayda ölü sayısını 11 olarak duyurdu.
SOHR
2018
HRW yeni ihlalleri belgeledi
HRW, Türkiye’ye geçmeye çalışan Suriyelilere yönelik ayrım gözetmeyen ateş açma, kötü muamele ve geri itme uygulamalarının sürdüğünü raporladı.
Human Rights Watch
2023
Avukat sınırda vurularak öldürüldü
SOHR, İdlib üzerinden Türkiye’ye geçmeye çalışan Suriyeli bir avukatın Türk sınır muhafızlarının açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdiğini açıkladı.
SOHR
2023
HRW: İşkence ve aşırı güç kullanımı
HRW, sınır muhafızlarının sivillere ateş açtığını, yakalanan kişilere işkence, dipçikle darp ve kötü muamele uyguladığını belgeledi.
Human Rights Watch
2026
Gazeteci Nujan Mala Hassan vuruldu
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’na göre Nûdem Media muhabiri Nujan Mala Hassan, sınır hattındaki protestoları izlerken gerçek mermiyle vurularak ağır yaralandı.
International Federation of Journalists
2026
SOHR’nin son bilançosu
SOHR’ye göre 2026’nın başından Temmuz sonuna kadar Türk sınır muhafızlarının müdahalelerinde dokuz Suriyeli sivil yaşamını yitirdi, 41 kişi yaralandı. Kuruluş sivillere yönelik aşırı güç kullanımının sona erdirilmesi çağrısını yineledi.
SOHR
HRW’nin doğruladığı sınır verileri (Ekim 2015 – Nisan 2023)
277
Ateş açma olayı
234
Sivil ölümü
231
Yaralı
20
Hayatını kaybeden çocuk
Kaynaklar: Human Rights Watch (2016, 2018, 2023), Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Bianet. SOHR tarafından açıklanan ölüm ve yaralanma sayıları kuruluşun kendi saha ağına dayalı tespitleri olup haberde “SOHR’ye göre” atfıyla kullanılmalıdır.

Üsküdar Belediyesi’ne soruşturma: Sinem Dedetaş tutuklandı

Üsküdar Belediyesi’ne yönelik yürütülen usulsüzlük soruşturmasında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu 4 kişi tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Sinem Dedetaş, Foto: PİRHA

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada tutuklama kararları verildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Özel Kalem Müdürü Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan’ın tutuklanmasına hükmetti. Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altıntaş hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Başsavcılık’tan “ruhsat sürecinde usulsüzlük” iddiası

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasına göre soruşturma, belediyede yapı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri üzerine başlatıldı.

Başsavcılık, ruhsat verme yetkisi bulunmayan belediye iştiraki Kent A.Ş. görevlilerinin, kriptolu haberleşme uygulaması üzerinden kurulan iletişim ağıyla belediye personelini yönlendirdiğini ve ruhsat sürecini koordine ettiğini öne sürdü. Açıklamada, MASAK verileri kapsamında Kent A.Ş. ile müteahhitler arasında toplam bedeli 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan çok sayıda “danışmanlık hizmeti” sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda bugüne kadar 361 milyon 392 bin 264 TL’nin tahsil edildiğinin tespit edildiği iddia edildi.

Soruşturmada ayrıca müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek için Kent A.Ş. ile sözleşme imzalamaya zorlandığı, mevzuata aykırı iskan ruhsatları karşılığında rüşvet alındığı ve bazı ödemelerin başkan danışmanı “U.M.”ye parça parça teslim edildiği ileri sürüldü.

Savcılık, Dedetaş’ı örgüt lideri olmakla suçladı

Başsavcılık, rüşvet ve irtikap suçlamalarına konu eylemlerin “Sinem Dedetaş’ın liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında” gerçekleştirildiğini iddia etti. Ayrıca, belediyenin resmi hiyerarşisinin bozulduğu ve belediyede resmi görevi bulunmayan Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu’nun “gölge başkan” gibi hareket etmesine olanak sağlandığı öne sürüldü.

Savcılık, soruşturmanın devam etmesini, henüz tüm şüphelilerin tespit edilememesini, delillerin karartılması, şüphelilere bilgi verilmesi ve kaçma ihtimalini gerekçe göstererek dört şüphelinin tutuklanmasını talep etti.

Dedetaş’tan mektup

Operasyonun ardından Dedetaş’ın Üsküdarlılara hitaben yazdığı mektup sosyal medya hesabından paylaşıldı. Mektubunda “Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında” ifadelerini kullanan Dedetaş, sağlığının yerinde olduğunu, avukatları aracılığıyla kendisine ulaşan desteklerin moral verdiğini belirtti.

Yüzlerce kişi Dedetaş için yürüdü

Dedetaş’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren yüzlerce kişi, 30 Temmuz akşamı Üsküdar Sahili’nde bir araya geldi. Kadıköy ve Beşiktaş gibi ilçelerden de katılımın olduğu eyleme siyasi parti, sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsilcileri destek verdi. İskele meydanından belediye binasına yürüyen kalabalık, “Sinem Dedetaş yalnız değildir” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı. Belediye önündeki konuşmaların ardından kalabalık dağıldı.

Ne olmuştu?

Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, 29 Temmuz’da İstanbul’da 11 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü, Özel Kalem Müdürü Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik, iş takipçisi Adem Altıntaş ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan gözaltına alınmıştı.

Yöneltilen suçlamalar, “rüşvet”, “irtikap” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” olarak belirtildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 kişi, 31 Temmuz’da sağlık kontrolünün ardından Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk edilmişti. İfadelerin alınmasının ardından savcılık 4 kişinin tutuklanmasını, 2 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etmişti. Sonrasında ise Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından bu yönde karar verildi.

Sezgin Tanrıkulu: “Sürecin aksamaması için yasal güvenceler verilmeli”

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, çözüm sürecine ilişkin “çerçeve yasa”nın muhalefetle müzakere edilerek Meclis’e getirilmesi gerektiğini belirtti: “Sivil yaşama katılacak olan yurttaşlar siyaset yapacaklar. Bu çerçevenin güvence altına alınması gerekir”

Sezgin Tanrıkulu, Foto: TBMM

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da yer alan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde (GGC) düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda son süreçte yaşanan olumsuz gelişmeleri hatırlatan Tanrıkulu, sürece ilişkin “çerçeve yasanın” muhalefetle paylaşım içerisinde bulunmayan birkaç kişilik bir ekiple hazırlandığını ifade etti.

Sürecin tüm kesimler tarafından güvence altına alınması gerektiğini savunan Tanrıkulu, şunları söyledi:

“Sürecin bir yasayla sonuçlanması, silah ve şiddetin artık bu topraklarda yöntem olarak kullanılmaması, güven verici bir yasanın parlamentodan geçmesi ile mümkün. Bunun için çaba içerisinde olacağımızı ifade ettik. Ancak işin doğası gereği YENİ Parti’yle de bir müzakerenin yasa TBMM’ye gelmeden önce yapılması gerekiyor. Yasanın çerçevesinin ne olduğunu komisyondan önce görmeliyiz ki önerilerimizi söyleyelim. Örgüt silahlı yöntemden vazgeçti ve kendini feshetti ama siyaset yapma iddiasından vazgeçmedi. Sivil yaşama katılacak olan yurttaşlarımız siyaset yapacaklar. Bu çerçevenin güvence altına alınması gerekir. Sürecin aksamaması için demokratik siyasal yaşamın sürdürüleceği konusunda güvencelerin yasal zeminde verilmesi lazım.”

YENİ Parti’den Kürt sorunu için 3 önerme

YENİ Parti’nin 81 ilde, özellikle de bölgedeki 21 ilde örgütlenme çalışmalarını hızla tamamlayacağını belirten Tanrıkulu, YENİ Parti’nin Kürt sorununa ilişkin programında yer alan temel hedefleri de sıraladı. Parti programlarının şu ana kadar olan parti programlarının ilerisinde olduğunu savunan Diyarbakır Milletvekili, Kürt meselesinde 3 ana hedefleri olduğunu açıkladı.

Sorunun çözümünü eşit yurttaşlık meselesi, ana dil meselesi ve yerel yönetimler meselesi olmak üzere 3 temel başlık etrafında ele aldıklarını kaydeden Tanrıkulu, “Türkiye’nin Kürt meselesi sonuçta bir demokratikleşme meselesidir. Bu çerçeve konusunda da iddia ediyorum ki parti programımız eşitlik, insan hakları ve adalet meseleleri konusunda Türkiye’deki en ileri çerçeveyi sunuyor.” dedi.

Diyarbakır’daki demokratik kurumlara, seçilmiş insanlara ve yurttaşlara seslenen Tanrıkulu, siyasal ve demokratik meşruluğu olmayanlara selam verilmemesi gerektiğini söyledi. Tanrıkulu, “Bu sivil tutumu burada en üst düzeyde yapmalısınız ki hiç kimse hukuk dışı mahkeme kararlarıyla siyaset yapacağını sanmasın.” diyerek bir kuşağı kaybetmenin eşiğinde olduklarını vurguladı.

Sezgin Tanrıkulu kimdir?

Mustafa Sezgin Tanrıkulu, 27 Mayıs 1963 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğmuş olan Kürt avukat, hukukçu ve siyasetçidir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra yüksek lisans ve doktora derecelerini Dicle Üniversitesi ile Kültür Üniversitesinde tamamlamıştır.

Diyarbakır Barosu Başkanlığı görevini yürüttüğü dönem başta olmak üzere, kariyeri boyunca insan hakları ihlalleriyle mücadele eden ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışan Tanrıkulu, bu alandaki çalışmaları nedeniyle 1997 yılında uluslararası saygınlığa sahip Robert Kennedy İnsan Hakları Ödülü’ne layık görülmüştür.

Siyasi hayatına 2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ne katılarak adım atan Tanrıkulu, parti bünyesinde uzun yıllar Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmiştir. TBMM bünyesinde farklı dönemlerde İstanbul ve Diyarbakır milletvekili olarak yer alan Tanrıkulu, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekilliği gibi kritik görevlerde bulunmuştur.

Tanrıkulu, CHP Lideri Özgür Özel ve yönetimi hakkında verilen ‘Mutlak Butlan’ kararı sonrasında aktif siyasi yaşamına ve meclisteki yasama faaliyetlerine halen YENİ Parti çatısı altında devam etmektedir.

İBB Çözüm Merkezi ALO 153 artık Kürtçe de hizmet verecek

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde daha önce Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hizmet veren Çözüm Merkezi ALO 153, bugün itibarıyla Kürtçe’nin Kurmancî lehçesini de ekledi.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi, çok dilli hizmet uygulamalarına Kürtçe’nin Kurmancî lehçesini de ekledi.

İBB Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı bünyesinde çalışma yürüten Çözüm Merkezi ALO 153, daha önce Türkçe, İngilizce, Arapça dillerinde hizmet veriyordu. Bugün itibariyle Çözüm Merkezi ALO 153’e Kürtçe’nin Kurmancî lehçesi de eklendi.

Her gün on binlerce kişinin talep, öneri ve şikâyetlerini hizmet binasına gitmeden iletebildiği çağrı merkezinde yeni uygulamayla Kürtçe konuşanlar da, belediye hizmetlerini ana dillerinde alabilecek.

İBB Meclisinde daha önce gündeme gelmişti

Uygulamanın hayata geçmesi daha önce İBB Meclisinde birçok kez gündeme gelmişti.

İstanbul’da yaşayan Kürtlerin sorunlarını, şikayetlerini kendi ana dillerinde iletmesi için bu uygulamanın yaygınlaşması ve tüm birimlerde hayata geçirilmesi talep edilmişti.

Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş için eylem yapıldı

Dedetaş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Foto: Niha+

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın gözaltına alınmasına tepki toplayan kalabalık bir grup, iskele meydanından belediyeye kadar yürüdü.

İstanbul’un Üsküdar ilçesinin CHP’li belediye başkanı Sinem Dedetaş 29 Temmuz tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Dedetaş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

“Yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı” iddialarıyla yürütülen soruşturmada Belediye Başkanı Dedetaş ile Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü’nün de aralarında olduğu altı kişi gözaltına alındı.

Üsküdar, 2024’teki son yerel seçimlerde 1994’ten sonra ilk kez CHP’ye geçmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konutunun bulunduğu Üsküdar’da CHP’nin adayı Sinem Dedetaş oyların yüzde 49,90’ını alarak ilçenin ilk kadın belediye başkanı seçildi.

Soruşturmada, “rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamaları konu ediliyor.

Yüzlerce kişi yürüdü

Sinem Dedetaş için yapılan yürüyüşten, Foto: Niha+

Dedetaş’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren yüzlerce kişi saat 19.00’da Üsküdar Sahili Marmaray çıkışında buluştu. Kadıköy ve Beşiktaş gibi ilçelerden de insanların katıldığı etkinliğe, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in yanı sıra siyasi parti, sivil toplum örgütleri ve meslek örgütlerinin temsilci ve üyeleri destek verdi.

Foto: Niha+

Bir araya gelen kalabalık, daha sonra Üsküdar Belediyesine doğru yürüdü. Yürüyüş boyunca, “Sinem Dedetaş yalnız değildir”, “Faşizme karşı omuz omuza” gibi sloganlar atan eylemciler, belediyenin önünde yapılan konuşmaların ardından dağıldı.

31 Mart 2024 Sonrası CHP’li Belediyelere Yönelik Operasyonlar

30 Temmuz 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan adli ve idari süreçlerin özeti

39+
CHP’li belediyeye operasyon
31
Belediye başkanı gözaltına alındı
33
Görevden uzaklaştırılan belediye başkanı (7 il + 26 ilçe)
3
CHP’li belediyeye kayyum atandı

CHP’li Belediyelerde Kayyum Atanan Belediyeler

BelediyeBaşkanİşlem
EsenyurtAhmet ÖzerKayyum atandı
ŞişliResul Emrah ŞahanKayyum atandı
OvacıkMustafa SarıgülKayyum atandı

İl / Büyükşehir Belediye Başkanları

BelediyeBaşkanSon Durum
İstanbul BüyükşehirEkrem İmamoğluTutuklu
Antalya BüyükşehirMuhittin BöcekTutuklu
Bursa BüyükşehirMustafa BozbeyTutuklu
BoluTanju ÖzcanTutuklu
UşakÖzkan YalımTutuklu
Adana BüyükşehirZeydan KaralarTahliye edildi, görevine dönmedi
AdıyamanAbdurrahman TutdereGörevine iade edildi

İlçe Belediye Başkanları

BelediyeBaşkanSon Durum
Ceyhan (Adana)Kadir AydarTahliye edildi, görevine iade edilmedi
Seyhan (Adana)Oya TekinTutuklu
Manavgat (Antalya)Niyazi Nefi KaraTutuklu
Kuşadası (Aydın)Ömer GünelTutuklu
Eşme (Uşak)Yılmaz TozanTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Yüreğir (Adana)Ali DemirçalıGörevden uzaklaştırıldı (Tutuklu değil)
Akçakoca (Düzce)Fikret AlbayrakTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Güzelbahçe (İzmir)Mustafa GünayTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Buca (İzmir)Görkem DumanTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Silifke (Mersin)Mustafa TurgutTutuklu
Balçova (İzmir)Onur YiğitEv hapsi ve adli kontrol
Seferihisar (İzmir)İsmail YetişkinTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Çankaya (Ankara)Hüseyin Can GünerTutuklu
İzmit (Kocaeli)Fatma Kaplan HürriyetTutuklu, görevden uzaklaştırıldı

Dikkat Çeken Gelişmeler

Görevine dönebilen tek belediye başkanı
  • Abdurrahman Tutdere (Adıyaman)
Tahliye edilmesine rağmen görevine dönemeyenler
  • Ahmet Özer (Esenyurt)
  • Zeydan Karalar (Adana Büyükşehir)
  • Kadir Aydar (Ceyhan)
  • İnan Güney (Beyoğlu)
Tahliye edilip yeniden tutuklanan
  • Alaattin Köseler (Beykoz)
Belediye meclisinde AK Parti adayının başkanvekili seçildiği belediyeler
  • Bursa Büyükşehir Belediyesi
  • Gaziosmanpaşa Belediyesi
  • Akçakoca Belediyesi
Not: Bu infografikte yer alan veriler, 30 Temmuz 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan adli ve idari işlemler esas alınarak hazırlanmıştır. Gözaltı, tutuklama, görevden uzaklaştırma ve kayyum kararları yargısal veya idari süreçleri ifade eder. Bu işlemler kişiler hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmemektedir.
Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.