Barış akademisyenleri: “Silahların susması temel talebimizdi”

Meclisten geçen “çerçeve yasayı” değerlendiren barış akademisyenleri Zafer Yörük ve Can Irmak Özinanır, yasanın, eksikliklerine rağmen ve doğrudan demokratikleşme garantisi taşımasa da silahların susması ve barış mücadelesinin yürütülmesi adına kritik bir adım olduğunu söyledi. Akademisyenler, umudun hep var olduğunu belirtti.

Fotoğraf: sessizkalma.org

Abdullah Öcalan ile devlet arasında yürütülen ve Kürt tarafının “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”, devletin ve AKP iktidarının ise “Terörsüz Türkiye” adıyla tanımladığı süreç kapsamında düzenlenen “çerçeve yasa” 10 Ağustos tarihinde 467 oyla Meclis’ten geçti. “Çerçeve yasa” ya da resmi adıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun,” 12 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunuldu.

Toplam 12 maddeden oluşan bu teklif, soruşturma, kovuşturma ve infazın ertelenmesine ilişkin hükümlerden başvuru usullerine, hak yoksunluklarının kaldırılmasından silah ve malzemenin kayıt altına alınmasına kadar birçok düzenlemeyi kapsıyor.

Barış talebiyle bildiriye imza attıkları için yıllardır Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ihraçları ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kalan barış akademisyenleri arasından Zafer Yörük ve Can Irmak Özinanır, yasayı Niha+’ya değerlendirdi.

İki yılı aşkın süredir devam eden sürecin ardından gelen düzenlemeyi ele alan akademisyenler, yasanın içeriği itibarıyla tek başına nihai bir çözüm ya da demokratikleşme sağlamayacağını ancak silahların susması ve hak mücadelesinin sürdürülmesi adına önemli bir “kapı araladığını” belirtiyor.

10 yıldır süren hak ihlallerine ve belirsizliklere rağmen akademisyenler, toplumsal barışın ve demokrasinin geleceğine odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor.

Yörük: “Yasayı barış anlaşması olarak görüyorum”

9 yıl boyunca görev yaptığı İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki işinden çıkarılarak ihraç edilen siyaset bilimci Doç. Dr. Zafer Yörük, çerçeve yasayı öncelikle devlet ile bir silahlı güç arasında bir ateşkes ve barış anlaşması olarak gördüğünü, bu yönüyle doğrudan desteklenmesi gereken olumlu bir adım olduğunu ifade etti:

“Çerçeve yasa hem Kürt meselesinin hali hem de demokratikleşme açısından bir garanti vermiyor. Zaten şu andaki konusu da bu değil gibi gözüküyor. Yasanın şu anki konusu, silahlı savaşan bir grupla devlet otoritesi arasında bir mütareke, bir ateşkes ve ateşkesten barışa giden süreci başlatmaktır.”

Zafer Yörük, Fotoğraf: Gazete Duvar

“Demokratikleşme için olumlu bir adım”

Barış akademisyenlerinin en başından beri temel talebinin silahların susması olduğunu hatırlatan Yörük, düzenlemeyi Kürt meselesinden bağımsız olarak dahi olumlu ve umut verici bir gelişme şeklinde nitelendirdi. Yörük, yasanın iki boyutu daha olduğunu söyledi:

“İkinci olarak, Kürt meselesinin kendisinin çözümü konusunda önemli bir adım mı? Evet, o açıdan da önemli. Çünkü devletin, karşısında savaşan silahlı gücü bir muhatap olarak tanıması ve onunla belli bir anlaşma yapması, aslında Kürt realitesini, Kürt siyasi hareketini tanıması demektir. Bu durum, sivilleşme halinde DEM Parti ve diğer Kürt siyasi oluşumlarını muhatap alıp Kürt halkının göz ardı edilmiş taleplerini ciddiye almanın yolunu açabilir ama tabii ki bunun garantisini içermiyor.

Üçüncü mesele ise ülkenin demokratikleşmesi. Kürt sorununda silahların susması ve meselenin siyasi zeminde tartışılmasının kabulü, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünü açacaktır. Kürt halkının talep ettiği haklar, siyasal sistemin otoriter ve yasaklayıcı yanlarını törpüleyecek dinamikleri zaman içinde ortaya çıkarır. Dolayısıyla demokratikleşme açısından olumlu bir adım olarak görmek gerekir.”

“Barış ortamı olumlu süreci çoğaltacaktır”

Barış akademisyenlerinin yaşadığı hak ihlallerine ve ihraç süreçlerine de değinen Yörük, akademisyenlerin kişisel bir beklenti ya da çıkar peşinde olmadığını vurguladı:

“Bizim başımıza gelenler, haklarını savunduğumuz Kürt halkının 100 yıldır çektikleri yanında hiçbir şeydir. Kaç sene geçti, herkes kendisine farklı bir yaşam kurdu. Hakkımızda beraat kararlarının çıkması hareket alanımızı olumlu etkiledi, KHK ile çıkarılan arkadaşlarımızın haklarını geri alma süreçleri başladı ve barış ortamı bu olumlu süreci çoğaltacaktır. Ancak biz barış akademisyenleri olarak kendimiz için hiçbir zaman bir şey beklemedik, imzamızı attık ve bedelini ödemeye de razı olduk.”

Özinanır: “Mücadele için bir fırsat”

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışırken ihraç edilen barış akademisyeni Can Irmak Özinanır da iki yılı aşkın süredir devam eden sürece dikkat çeken çekti. Özinanır, çıkan yasanın yetersiz ve eksik olduğunu, pek çok konuyu kapsamadığını vurguladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Meclis’te yaptığı konuşmada “bir kapı aralandı” söylemine dikkat çeken Özinanır, yasa ile bir kapının aralandığını ve bu kapının kapanmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Can Irmak Özinanır, Fotoğraf: Marksist.org

İktidarın ana muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığı son derece otoriter bir dönemde olunduğuna işaret eden Özinanır, yasanın tek başına demokratikleşme sağlamayacağını ifade etti. Savaş koşullarında demokrasinin her zaman daha geriye gittiğini hatırlatan Özinanır, “En azından silahların sustuğu bir ortamda demokrasi için mücadele etmek daha mümkün. Elimizde bu mücadeleyi yürütmek için bir fırsat var” dedi.

Özinanır, yasanın şu anki haliyle barış akademisyenleri için doğrudan bir sonuç doğurmadığını söyledi, fakat bir barış umudunun hep olduğunu, barış akademisyenleri olarak 10 yıl önceki taleplerinde haklı olduklarını da ekledi.

“10 yıl önceki talebimiz gerçekleşiyor”

10 yıldır barış talep ettikleri için cezalandırıldıklarını ve yargıdan çelişkili kararlar çıktığını ve kendisi gibi halen görevine dönemeyen çok sayıda akademisyen bulunduğunu hatırlatan Özinanır, şunları söyledi:

“Bizim 10 yıl önce talep ettiğimiz şeyin bir şekliyle gerçekleşiyor olmasını önemli buluyorum. Bu durum hemen işlerimize dönmemizi sağlamayabilir ama uzun vadede barışı talep edenler, barışın sonuçlarından da faydalanacaktır.”

Ne olmuştu?

11 Ocak 2016’da “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan 406 akademisyen, 1 Eylül 2016’da dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildi. Ayrıca bildiriye imza atan 822 akademisyen Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.

Ağır Ceza Mahkemesi bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek beraat kararı verse de Barış İçin Akademisyenler görevlerine iade edilmedi. Çünkü Barış Akademisyenlerinin bu süreçte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) olan dosyaları için, “önce iç hukukun bitirilmesi gerekir” kararı verildi.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Barış Akademisyenleri ve Gülen Cemaati bağlantılı tüm dosyalar için OHAL Komisyonu kuruldu. Bu komisyon, neredeyse tüm Barış Akademisyenlerinin iadesine ret kararı verdi. Komisyonun ret kararlarını açıklaması 2021 yılını bulduğu için akademisyenlerin bir üst mahkemeye erişimi yaklaşık 5 yıl gecikti.

Bunun üzerine 2019’dan itibaren BİM davaları başladı. Toplamda 10 yıla yaklaşan hukuki süreç hâlâ devam ediyor.

2023 Haziran itibariyle haklarında KHK ile ihraç kararı verilen çok sayıda Barış Akademisyeninin ise mahkemelerin göreve iade kararlarına rağmen üniversiteler tarafından işe başlatılmadığı kaydedilmişti.

10 yıllık hukuki mücadele: Yalnızca 14 kesin iade

Rapor: barisicinakademisyenler.net

Barış İçin Akademisyenler’in düzenli aralıklar ile yayınladığı rapora göre, göreve iade için açmış oldukları iptal davalarında bazı mahkemeler evet derken bazıları ise hayır diyebiliyor.

2016’dan beri süren hukuki mücadele sonucunda Danıştay kararı ile iadesi kesinleşen dosya sayısı ise yalnızca 14 iken Bölge İdare Mahkemesi düzeyinde 119, Danıştay düzeyinde ise 211 davada karar yok.

Ayrıca, her kademedeki akademisyenlere sosyal medya hesaplarının taranmasından vakıf, dernek vb. üyeliklerine kadar yeniden bir güvenlik soruşturması da yapılıyor. Böylece iade süreçleri daha uzun sürüyor ve akademisyenlerin aktif ve eleştirel bilgi üretimi giderek kısıtlanıyor.

Saçak Kolektif: “Bizi sokaklardan silemezsiniz”

Taksim’de seks işçisi ve trans kadınlar, sık sık kimliklerine dönük saldırı, tehdit ve tacizlere maruz kalırken trans seks işçisi kadınların dayanışma ağı olan Saçak Kolektif, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklama ile bu duruma tepki gösterdi.

Trans seks işçilerinin haklarını ve dayanışmasını savunan Saçak Kolektif, son dönemde Taksim bölgesinde trans kadınlara ve seks işçilerine yönelen şiddet, taciz ve tehdit olaylarına karşı sert bir yazılı açıklama yayımladı. Sosyal medya kanalları üzerinden kamuoyuna seslenen kolektif, “Taksim’de seks işçisi kadınlara ve trans kadınlara yönelik saldırılar, tehditler ve tacizler son bulmalıdır!” talebini yineledi.

“Seks işçiliği suç değildir”

Açıklamada, trans kadınların ve seks işçilerinin kimlikleri ile emekleri yüzünden hedef gösterildiğine dikkat çekildi. Hedef göstermelerin ve “Sizi buradan sileceğiz” şeklindeki söylemlerin kişisel bir öfke patlaması değil, aksine marjinalize edilen grupları kamusal alandan tamamen yok etmeyi amaçlayan açık bir şiddet tehdidi olduğu ifade edildi.

Kolektif, var oluşlarının, seks işçiliğinin ve kamusal alanda yer almanın hiçbir şekilde suç sayılamayacağını hatırlatarak şu mesajı verdi:

“Biz bu sokaklarda dün de vardık, bugün de varız. Bizi görünmez kılmaya, sokaklardan kovmaya, korkutmaya ve yalnızlaştırmaya çalışan hiçbir güç karşısında susmayacağız. Seks işçiliği bir suç değildir. Trans olmak bir suç değildir. Kamusal alanda var olmak bir suç değildir. Suç olan, kadınlara ve trans kadınlara saldırmak, tehdit etmek, taciz etmek ve onları şiddet yoluyla sokaktan silmeye çalışmaktır.”

“Özsavunma hakkımız, dayanışma gücümüzdür”

Sokakların kullanım hakkının kimsenin inisiyatifine bırakılamayacağını belirten kolektif, tehditleri kanıksamayacaklarını, şiddeti üstü kapalı bırakmayacaklarını ve kadınlar arasındaki bağı kopardıklarına izin vermeyeceklerini duyurdu.

Açıklama, şu kararlı ifadelerle son buldu:

“Seks işçilerini susturamayacaksınız. Trans kadınları sokaklardan silemeyeceksiniz. Bizi birbirimizden koparamayacaksınız. Korkmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, susmayacağız. Taksim başta olmak üzere bulunduğumuz her alanda şiddete karşı dayanışmayı ve örgütlenmeyi büyüteceğiz.”

BM sözcüsü: “Barış için atılan adımları destekliyoruz”

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ‘Çerçeve Yasası’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına sunulurken, BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, barış yolunda atılan tüm adımları desteklediklerini belirtti. DEM Parti ise Çerçeve Yasası’nın meclisten geçmesinin ardından ilk MYK toplantısını yapıyor.

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak binilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunuldu. 467 oyla kabul edilen düzenlemede 87 ret, 7 çekimser oy kullanılmıştı.

Uygulama ne zaman başlayacak?

Meclis’ten geçen düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı’nın onay süreci bulunuyor. Kanun, Erdoğan tarafından onaylanmasının ardından Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle, Çerçeve Yasa’da öngörülen mekanizmaların işletilmesine ilişkin süreç başlayacak.

Ancak sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin henüz bir netlik bulunmuyor. Yasanın uygulanabilmesi için, güvenlik kurumlarının tespitleri ile Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanması sonrasında soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerine ilişkin uygulanacak hükümler yer alıyor. Yasanın resmi gazetede yayınlanmasından önce MGK’nın kararı beklenebileceği belirtiliyor.

BM: Barış yolundaki adımları destekliyoruz

Çerçeve Yasası’nın meclisten geçmesinin ardından dün dünyanın önden gelen basın kuruluşları yasaya ilişkin haberler yaparak sürecin geldiği aşamaya dikkat çekmişti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, New York’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen günlük basın toplantısında, Türkiye’de kabul edilen düzenlemeye ilişkin soruyu yanıtladı.

Sürecin incelendiklerini belirten Haq, “Türkiye hükümetinin, PKK dahil olmak üzere Kürt gruplarla barış yolunda ilerlemeye yönelik attığı tüm adımları destekliyoruz.”

DEM Parti MYK yasa sonrası ilk kez toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Meclis’te kabul edilen Çerçeve Yasa’yı görüşmek üzere Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında toplandı.

Toplantının ana gündemini, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ve yasanın uygulama sürecine ilişkin değerlendirmeler oluştuyor. MYK toplantısında, Eylül ayında gerçekleştirilmesi beklenen kongre sürecinin de ele alınması bekleniyor. MYK toplantısında yapılacak değerlendirmelerin ardından DEM Parti’nin Çerçeve Yasa’nın uygulanma sürecine ilişkin tutum ve çalışmalarının netleşmesi bekleniyor.

Beşar Esad için idam kararı verildi

Şam Ceza Mahkemesi, önceki dönem Dera Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı Atıf Necib’in Dera halkına karşı işlenen işkence ve katliamdan sorumlu olmakla suçlandığı davada, eski Suriye lideri Beşar Esad’ın da aralarında olduğu birçok ismi idama mahkûm etti.

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) güçleri tarafından Kasım 2024’te devrilen eski Suriye lideri Beşar Esad’ın kuzeni Atıf Necib’in Dera halkına karşı işlenen işkence ve katliamdan sorumlu olmakla suçlandığı davada cezalar açıklandı.

Şam Ceza Mahkemesi, önceki dönem Dera Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı Atıf Necib ile eski rejim lideri Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad’ı öldürme, işkence ve insanlığa karşı suçlardan idama mahkûm etti.

Mahkeme ayrıca eski rejim lideri Beşar Esad’ı de kasten öldürme, işkence, keyfi gözaltı ve insanlığa karşı suç işleme suçlarından idama mahkûm etti.

Duruşma televizyonlardan canlı yayımlanırken, Necib’in mahkeme salonunda demir korkuluklarla çevrili sanık bölümünde beklediği görüldü.

2008-2011 yıllarında Dera’da Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı olarak görev yapan Necib’in yargılanmasına 26 Nisan’da başlanmıştı.

Beşer Esad kimdir?

Beşar Esad, 11 Eylül 1965 tarihinde Şam’da doğdu. Hafız Esad’ın ikinci oğlu olarak dünyaya gelen Esad, Şam Üniversitesi’nde tıp eğitimi aldıktan sonra göz hastalıkları alanında uzmanlaşmak üzere Londra’ya gitti.

Uzun yıllar doktorluk kariyerine odaklanan Beşer Esad, abisi Bassel Esad’ın 1994 yılında bir trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle siyasete girmek zorunda kaldı. Babası tarafından iktidarın yeni varisi olarak belirlenen Beşar Esad, Suriye’ye çağrılarak askeri akademiye girdi ve siyasi görevlere hazırlandı.

Hafız Esad’ın 2000 yılındaki ölümünün ardından yapılan anayasa değişikliğiyle devlet başkanı seçilen Beşar Esad, iktidarının ilk yıllarında reformist bir imaj çizdi.

Batı ile ilişkileri düzeltme çabaları ve ekonomi alanında attığı kademeli adımlar nedeniyle bu dönem “Şam Baharı” olarak adlandırılsa da, kısa süre sonra siyasi muhalefet üzerindeki baskılar yeniden arttı ve Baas Partisi’nin otokratik yönetimi katı bir şekilde devam ettirildi.

2011 yılında Orta Doğu’yu saran “Arap Baharı” gösterilerinin Suriye’ye sıçramasıyla birlikte, Esad yönetimi protestoları sert tedbirlerle bastırmaya çalıştı. Bu durum, ülkede yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan kanlı bir iç savaşa dönüştü.

Rusya ve İran’ın askeri desteğiyle yıllarca iktidarını koruyan Esad rejimi, HTŞ’nin 2024 yılının sonlarında başlattığı saldırı sonucunda sona erdi. 27 Kasım 2024’te başlayan saldırılar Halep, Hama ve Humus’un ardından 8 Aralık sabahı Şam’a ulaştı. Şam’ın düşmesi ve HTŞ’nin idareyi ele geçirmesiyle birlikte Esad 8 Aralık 2024’te Rusya’ya kaçtı.

“Çerçeve Yasa” Meclis’te kabul edildi

50 yıllık çatışma sürecini hukuki bir zeminde bitirme iddiası taşıyan tasarı, Meclis Genel Kurulu’nda hararetli tartışmalara sahne oldu. Yapılan oylama sonunda, teklif kabul edilerek kanunlaştı.

TBMM

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen ve PKK’nin silah bırakması ile PKK’lilerin hukuki durumlarını düzenleyen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” Meclis’te yapılan oylamanın sonunda kabul edilerek kanunlaştı. Elektronik oylama üsülü ile yapılan oylamada 562 milletvekili oy kullanırken bunların 468’i kabul, 88’i ret, 6’sı ise çekimser oy kullandı. Böylece “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’ndan geçerek yasalaşmış oldu.

Meclis Genel Kurulu yapılan oylamanın ardından kapatıldı.

Kamuoyunda “Çerçeve yasa” olarak bilinen düzenleme için görüşmeler 11.00’de başladı.

Genel Kurul’da partilerin grup başkanvekilleri yasa teklifine dair açıklamalar yaptı. Yeni Yol adına Bülent Kaya, İYİ Parti adına Turhan Çömez, CHP adına Rahmi Aşkın Türeli, MHP adına Erkan Akçay, DEM Parti adına Gülistan Kılıç Koçyiğit, Yeni Parti adına Murat Emir ve AKP adına Abdulhamit Gül konuştu.

12 maddelik yasanın, yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturması öngörülüyor.

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen ve PKK’nin silah bırakması ile PKK’lilerin hukuki durumlarını düzenleyen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulu’nda yoğun tartışmaların ardından kabul edilerek maddelerinin görüşülmesine başlandı.

Genel Kurul’da yapılan elektronik oylamada, yasa teklifinin maddelerine geçilmesi kararı 28 ‘Hayır’ oyuna karşılık, 269 ‘Evet’ oyuyla Meclis’ten geçti. İktidar kanadı (AKP ve MHP) tasarıyı “terörsüz Türkiye için tarihi bir devlet politikası” olarak nitelendirirken; İYİ Parti tasarıya sert sözlerle karşı çıktı. Yasa teklifine ‘Evet’ diyeceklerini açıklayan YENİ Parti ve CHP ise sürecin demokratikleşme ve adalet adımlarıyla desteklenmesi gerektiği şerhini düştü. YENİ Parti grubundan 33 milletvekili ‘Hayır’ oyu vereceğini ilan etti.

‘Hayır’ oyu vereceğini açıklayan Yeni Parti Milletvekilleri

1 İzzet Akbulut
2 Hasan Öztürk
3 Sibel Suiçmez
4 Cemal Enginyurt
5 Süreyya Öneş Derici
6 Deniz Yavuzyılmaz
7 İbrahim Aslan
8 Hikmet Yalım Halıcı
9 Cumhur Uzun
10 Eylem Ertuğ Eryılmaz
11 Murat Çan
12 Servet Mullaoğlu
13 Salih Uzun
14 Uğur Bayraktutan
15 Şeref Arpacı
16 Murat Bakan
17 Seyit Torun
18 Mahmut Tanal
19 Fethi Açıkel
20 Elvan Işık Gezmiş
21 Melih Meriç
22 İsmail Atakan Ünver
23 Mehmet Tahtasız
24 Ümit Özlale
25 Mustafa Erdem
26 Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu
27 Reşat Karagöz
28 Ayhan Barut
29 Barış Karadeniz
30 Fahri Özkan
31 Deniz Yücel
32 Seda Kaya Ösen
33 Ednan Arslan

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “çerçeve yasaya” ilişkin avukatları aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu, Türkiye’nin “tarihinin önemli eşiklerinden birinde” olduğunu belirterek barış, huzur, kardeşlik, demokrasi ve hukukun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İmamoğlu, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in süreçte aldığı karara destek verdiğini belirtti. Özel’in “açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine ve liderliğine” inandığını ifade eden İmamoğlu, “bütün uyarıları ile ortaya koyduğu üstün kararlılığı” desteklediğini söyledi.

İmamoğlu, “Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum” dedi.

DEM Parti ise yasayı “çatışma çözümünün ilk adımı” olarak değerlendirdi.

Silivri Cezaevi’nden mesaj gönderen seçilmiş Hatay Milletvekili Ş. Can Atalay şiddetsiz siyaset ortamının önemine vurgu yaparken, Tunç Soyer de yasanın “kan ve gözyaşı devrinin kapanması” için bir anahtar olduğunu belirtti.

Günün Kronolojisi

11:37 – 13:55
Oturum Öncesi ve Kulis Trafiği
Süreci başlatan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Meclis’e geldi. Kuliste DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Bahçeli’nin yanına giderek tokalaştı. Öncesinde AKP ve CHP Grup Başkanları da Bahçeli ile selamlaştı.
11:58 – 14:01
Grup Başkanvekillerinin İlk Çıkışları ve İYİ Parti’nin Önergesi
Oturumun başında söz alan AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül süreci “Çanakkale ruhu” ile tanımlarken, DEM Parti’den Gülistan Kılıç Koçyiğit “Barışın kazananı 86 milyon olacaktır” dedi. CHP, YENİ Parti ve Yeni Yol temsilcileri demokratikleşme olmadan silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını vurguladı. İYİ Parti, yasanın Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle görüşmelere başlanmaması için bir grup önerisi verdi. İYİ Partili Turhan Çömez’in “Teröristlerin affedileceği bu yasanın görüşülmesi için Sevr’in imzalandığı günü (10 Ağustos) tercih ettiniz” şeklindeki sert eleştirileriyle sunduğu önerge, oylanarak reddedildi.
14:06
İYİ Parti’nin Sert Muhalefeti: ‘Büyük Bir Kalkışmadır’
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kürsüden sürece en sert tepkiyi veren isim oldu. Yasanın PKK yöneticilerini siyasete kazandırma amacı taşıdığını savunan Dervişoğlu, “Sürece kim ne ad verirse versin milli kimliğimiz ve cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır. Öcalan’ı makbul bir siyaset gurusu gibi kim pazarlamıştır?” diyerek yasaya ‘Hayır’ diyeceklerini kesinleştirdi.
15:56
DEM Parti: ‘Bu Yasa Taviz Değil, Vatan Ortaktır’
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasanın “çatışma çözümünün ilk adımı” olduğunu belirterek, “Bu yasa taviz değildir, yenme ve yenilme değildir. Ülkenin bütünlüğünü tartışmaya açmıyoruz. Kürtler ayrılmak istese burada olmazdık. Vatan ortaktır” ifadelerini kullandı. Bakırhan, yasanın eksikleri olduğunu ancak desteklediklerini, asıl adımın Meclis açıldığında demokratikleşme ile atılması gerektiğini söyledi.
16:07 – 16:38
YENİ Parti ve CHP: ‘Barışın Önünde Durmayacağız’
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmesini ve kayyım, AİHM kararları gibi demokratik adımların eksikliğini eleştirdi. Ancak “Silahların bırakılması için aralanan kapıyı kapatmayacağız, ‘Evet’ diyeceğiz” dedi. Özel, milletvekillerini illerinin hassasiyetlerine göre serbest bıraktı. CHP adına konuşan İnan Alp Akgün ve Oğuz Kaan Salıcı da “Cumhuriyeti demokrasiyle güvence altına alma zamanı geldi” diyerek CHP’nin ‘Evet’ oyu vereceğini doğruladı.
18:01 – 18:03
İktidar Cephesi (MHP, AKP): ‘Bu Bir Af Değildir’
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, yasanın bir af olmadığını, devam eden soruşturmaların veya suç vasfının değişmediğini vurguladı. “Sürecin amacı hukukun üstünlüğü ve iç cephenin güçlendirilmesidir” dedi. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, hazırlanan raporun “üçüncü bir dış göz olmadan, bu toprakların evlatları tarafından” hazırlandığını, tek hedefin şiddetin bir daha konuşulmaması olduğunu aktardı.

Ne olmuştu?

Teklif TBMM Adalet Komisyonu’nda 18 saat boyunca görüşülmüştü.

Teklifte AKP, CHP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, Yeni Yol Grubu ve DSP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 367 milletvekilinin imzası bulunuyor.

Tartışmaların da yaşandığı görüşmelerde AKP ve MHP, düzenlemenin “tarihi bir mutabakatın ürünü” ve “af niteliğinde olmayan” bir çalışma olduğunu savundu.

CHP ve Yeni Parti ise sürecin demokratikleşme ayağının eksik olduğunu vurguladı. Yeni Yol grubu ise düzenlemenin “şartlı genel af” niteliğinde olduğunu söyledi.

Yasa teklifinin tam metni

12 maddeden oluşan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olarak adlandırılan çerçeve yasa teklifinin tam metni:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.

(2) Bu kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar.

Tanımlar

MADDE 2 – (1) Bu kanunda geçen;

a) Örgüt: PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını,

b) Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu,

ifade eder.

Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi

MADDE 3 – (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.

(2) Birinci fıkra uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Birinci fıkra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.

(3) Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.

Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar

MADDE 4 – (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.

(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.

Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

MADDE 5 – (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.

(2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.

Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi

MADDE 6 – (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;

a) Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,

b) Toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle,

infaz hâkiminin kararıyla ertelenir. Bu fıkranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.

(2) Birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilir.

(3) Birinci fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.

(4) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.

Takip, koordinasyon ve uygulama

MADDE 7 – (1) Bu kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.

(2) Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir.

(3) 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulur.

(4) Bu kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;

a) Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hâkimliğinden veya mahkemesinden,

b) Mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hâkimliğinden,

Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fıkranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise 3 yıl geçmiş olması gerekir.

(5) Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulur. İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.

(6) Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.

Silah ve malzeme teslimi

MADDE 8 – (1) Bu kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.

(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.

Süre

MADDE 9 – (1) Bu kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.

Görev ve sorumluluk

MADDE 10 – (1) Bu kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.

(2) Bu kanun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.

Yürürlük

MADDE 11 – (1) Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12 – (1) Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1 – Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin olduğu kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.

MADDE 2 – Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.

MADDE 3 – Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.

MADDE 4 – Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adlî işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adlî kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.

Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.

Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.

MADDE 5 – Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adlî işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmeksizin kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.

MADDE 6 – Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 7 – Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.

Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekretarya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.

MADDE 8 – Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

MADDE 9 – Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.

MADDE 10 – Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.

MADDE 11 – Yürürlük maddesidir.

MADDE 12 – Yürütme maddesidir.

Meclis’te sandalye dağılımı

AKP 277, Yeni Parti 91, DEM Parti 56, MHP 46, CHP 45, İyi Parti 29, Yeni Yol Partisi 20, HÜDA PAR 4, Yeniden Refah Partisi 4, TİP 3, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) 2, EMEP 2, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Parti’nin de 1’er sandalyesi bulunuyor. 10 milletvekili ise bağımsız.

Meclis Skor Tabelası: Çerçeve Yasa Oylaması

nihaplus Özel İnfografik Masası • Parti ve Milletvekili Bazlı Detaylı Dağılım
“KABUL” (Evet)
AKP268
DEM Parti55
MHP44
YENİ Parti35
CHP29
Yeni Yol Grubu16
Bağımsızlar7
HÜDA PAR4
TİP3
DBP2
EMEP2
DSP1
Saadet Partisi1
“RET” (Hayır)
YENİ Parti54
İYİ Parti29
CHP2
Bağımsızlar1
Demokrat Parti1
ÇEKİMSER
Yeniden Refah Partisi4
Yeni Yol Grubu3
KATILMAYANLAR
CHP14
AKP9
YENİ Parti2
MHP2
Bağımsızlar2
DEM Parti1
Yeni Yol Grubu1

DEM Parti belediyeleri: Kayyım, istifa ve ihraç bilançosu

31 Mart 2024 yerel seçiminden bu yana DEM Parti’nin 10 belediyesine kayyım atandı. Üç belediye başkanı AKP’ye geçti, bir başkan bağımsız kaldı. İki belediye başkanı DEM Parti’den ihraç edildi, bir başkan ise kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildikten sonra istifa etti. En son Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevden ayrıldı.

31 Mart 2024 yerel seçimler öncesinde DEM Parti, belediye eş başkan adaylarını belirlemek için halk oylaması yaptı.

31 Mart 2024 yerel seçimleri DEM Parti açısından önemli bir seçim başarısı ortaya çıkardı.

Seçim sonrası ortaya çıkan tabloya göre DEM Parti, 3 büyükşehir, 7 il, 58 ilçe ve 10 belde olmak üzere 78 belediye kazandı.

Ancak bu tablo sonraki iki yıl içerisinde aynı kalmayarak değişikliğe uğradı.

Merkezi yönetim tarafından belediyelere kayyım atanması, seçilmiş başkanların partilerinden ayrılması, parti içi disiplin süreçleri ve eş başkanların görevlerinden ayrılması DEM Parti’nin kazandığı belediyelerin bugünkü tablosunu değiştirdi.

Bu süreçte dikkat çeken bir başka nokta ise, bu tablonun değişmesine neden olan gelişmenin sadece kayyım atamalarıyla ilgisinin olmaması.

Kayyım atanması, seçilmiş belediye yönetiminin merkezi idare tarafından görevden uzaklaştırılması anlamına geliyor. Ancak DEM Parti belediyeleri ayrıca istifa ve ihraçlarla da gündeme geldi. DEM Parti’den ihraç edilen bazı başkanlar ise belediye başkanlığını bağımsız olarak sürdürdü.

📊 İNFOGRAFİK | 31 Mart 2024’te DEM Parti’nin seçim bilançosu

78 BELEDİYE

  • 3 Büyükşehir
  • 7 İl
  • 58 İlçe
  • 10 Belde

Türkiye geneli DEM Parti oy oranı: %5,70

DEM Parti’nin 2024 yerel seçimlerine ilişkin derlenen veri setinde toplam 78 belediye ve yüzde 5,70 Türkiye geneli oy oranı yer alıyor.

Adayları halk belirledi

DEM Parti’nin 2024 seçimlerine hazırlanırken uyguladığı aday belirleme sistemi seçim sonucunun önemli parçalarından biriydi.

Parti, özellikle güçlü olduğu Kürt illerinde adaylarını ön seçim ve halk katılımına dayalı yöntemlerle belirledi.

DEM Parti’nin Ocak 2024’te yaptığı açıklamada yaklaşık 90 merkezde ön seçim yapılacağı, delegeler ve katılımcıların oy kullanacağı ve adayların yüzde 50+1 koşuluyla belirlenmesinin öngörüldüğü belirtildi. 8 Ocak 2024 tarihli parti duyurusunda ise 13-14 Ocak’ta 84 seçim çevresinde ön seçim yapılacağı ve yaklaşık 100 bin kişinin sandık başına gideceği açıklandı. DEM Parti, Silopi’ye ilişkin sonraki açıklamasında da 31 Mart seçimlerinde adaylarını ön seçimle belirlediğini açıkça belirtti.

📊 İNFOGRAFİK | Kürt illerinde aday belirleme
Aday adayları
Halk toplantıları / parti tabanı
Ön seçim – halk oylaması
Kadın ve erkek eşbaşkan adayları
31 Mart 2024

Kent uzlaşısı: Batıdaki seçim stratejisiydi

DEM Parti Kürt illeri dışındaki bölgelerde ise kent uzlaşısı adını verdikleri bir modelle adayları belirledi. Parti kent uzlaşısını farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin, demokratik kitle örgütlerinin, kadın ve gençlik hareketlerinin, emek ve meslek örgütlerinin katılımıyla en geniş mutabakatı sağlamaya dönük bir yöntem olarak tanımladı.

📊 İNFOGRAFİK | İki Farklı Yöntem
Kürt illerinde:
Ön seçim / halk katılımı
Kürt illeri dışındaki bazı seçim çevrelerinde:
Kent uzlaşısı / geniş toplumsal-siyasal ortaklaşma

İlk kayyım Hakkâri’ye

Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından, bundan önceki seçimlerden sonra olduğu gibi, DEM Parti belediyelerine kayyım atanma ihtimali gündeme geldi. DEM Parti’nin seçimden sonra kayyım uygulamasıyla karşılaşan ilk belediyesi Hakkâri oldu.

3 Haziran 2024’te Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış görevden uzaklaştırıldı ve belediyeye kayyım atandı.

Böylece 31 Mart seçimlerinden yalnızca iki ay sonra seçilmiş bir DEM Parti belediye yönetimi merkezi idarenin müdahalesiyle görevden uzaklaştırılmış oldu. Hakkâri’nin ardından kayyım uygulaması 2024’ün son aylarında peş peşe geldi.

📊 İNFOGRAFİK | 10 DEM Parti belediyesine kayyım
BelediyeTürKayyım tarihi
Hakkâriİl3 Haziran 2024
MardinBüyükşehir4 Kasım 2024
Batmanİl4 Kasım 2024
Halfetiİlçe4 Kasım 2024
Dêrsimİl22 Kasım 2024
Bahçesarayİlçe29 Kasım 2024
AkdenizİlçeOcak 2025
SiirtİlOcak 2025
VanBüyükşehirŞubat 2025
KağızmanİlçeŞubat 2025

TOPLAM: 10

4 Kasım: Mardin, Batman ve Halfeti

4 Kasım 2024’te Mardin Büyükşehir, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atandı.

Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Batman Belediye Başkanı Eş Gülistan Sönük ve Halfeti Belediye Eş Başkanı Mehmet Karayılan görevlerinden uzaklaştırıldı. 22 Kasım’da Dêrsim Belediyesi, 29 Kasım’da ise Van’ın Bahçesaray Belediyesi aynı sürece dahil edildi.

2025’in başında Akdeniz ve Siirt; ardından Van Büyükşehir ve Kağızman belediyelerine de kayyım atandı.

📊 İNFOGRAFİK | 10 kayyımın dağılımı
  • 2 Büyükşehir: Mardin, Van
  • 4 İl: Hakkâri, Batman, Siirt, Dêrsim
  • 4 İlçe: Halfeti, Bahçesaray, Akdeniz, Kağızman

📊 İNFOGRAFİK | Kayyımın DEM Parti’nin kazandığı il ve büyükşehirlerdeki oranı
31 Mart 2024’te: 10 il/büyükşehir belediyesi
Kayyım atanan: 6
(Mardin, Van, Batman, Hakkâri, Siirt, Dêrsim)
Oran: %60
Bu oran, kayyım uygulamasının DEM Parti’nin kazandığı il ve büyükşehirler üzerindeki ağırlığını gösteren en belirgin istatistiklerden biri.

Sandıktan çıkan başkanların siyasi statüsü değişti

Kayyım dışında bazı belediyelerde değişim, seçilmiş başkanların başka partilere geçmesiyle gerçekleşti. Bu kategoride dört belediye öne çıkıyor: Birecik (Mehmet Begit), Taşlıçay (Mehmetali Budak), İkiköprü (Halil İbrahim Karabulut), Kızıltepe (Zeyni İpek). Ancak bu dört dosyanın hepsi aynı biçimde sonuçlanmadı.

Birecik: Önce bağımsız, ardından AKP

Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit, 29 Nisan 2024’te dört belediye meclis üyesiyle birlikte DEM Parti’den istifa etti. Begit, istifasını açıklarken belediyeye dışarıdan müdahale edildiğini ileri sürdü ve görevine bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. Daha sonra Begit AK Parti’ye geçti.

Taşlıçay: “Hizmetlerimiz engelleniyor”

Ağrı Taşlıçay Belediye Başkanı Mehmetali Budak, 9 Ağustos 2024’te DEM Parti’den istifa etti. Budak, parti içerisinde bazı kişi ve kişiler tarafından belediye hizmetlerinin engellendiğini veya sekteye uğratıldığını savundu. Daha sonra AKP’ye geçti.

İkiköprü: DEM Parti’den AKP’ye

Batman’ın Beşiri ilçesine bağlı İkiköprü beldesinde DEM Parti’nin adayı Halil İbrahim Karabulut ve Celile Yıldız eş başkan adayı olarak gösterildi. DEM Parti’nin kendi açıklamasına göre İkiköprü’de seçim %58,98 oyla kazanıldı. Karabulut daha sonra partiden ayrıldı ve siyasi statüsü bağımsızlıktan AKP’ye geçişe uzandı.

Kızıltepe: İhraçtan önce istifa

Kızıltepe dosyası, “ihraç edilen başkanlar” başlığı altında verilmemeli. DEM Parti, 1 Ağustos 2024’te Zeyni İpek hakkında disiplin soruşturması başlattı. Aralık ayında İpek kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Ancak DEM Parti’nin 26 Aralık 2024 tarihli resmi açıklamasına göre, İpek disiplin kurulunun kendisinden savunma istemesinin ardından partiden istifa etti. Yani ihraç kararı verilmeden önce parti üyeliğini sona erdirdi. İpek bağımsız olarak belediye başkanlığına devam etti.

📊 İNFOGRAFİK | Başkanların parti değişimleri
DEM Parti → AKP
  • Mehmet Begit (Birecik)
  • Mehmetali Budak (Taşlıçay)
  • Halil İbrahim Karabulut (İkiköprü)
DEM Parti → Bağımsız
  • Zeyni İpek (Kızıltepe)

İki başkan DEM Parti’den ihraç edildi

İdil Belediye Eş Başkanı Türkan Kayır, parti içindeki disiplin sürecinin ardından 19 Aralık 2024’te DEM Parti’den ihraç edildi. Partinin resmi açıklamasında Kayır ve belediye meclis üyesi Ekrem Şimşek hakkında yürütülen disiplin sürecinin sonuçlandırıldığı ve Kayır’ın partiden ihraç edilmesine karar verildiği belirtildi. Parti, Kayır’dan belediye başkanlığı görevinden istifa etmesini de istedi. Kayır ise görevinden ayrılmayarak bağımsız olarak devam etti.

Silopi: Jiyan Ormanlı

Silopi Belediye Eş Başkanı Jiyan Ormanlı da DEM Parti’nin disiplin sürecinden geçti. DEM Parti’nin 2025 tarihli resmi açıklamasına göre Ormanlı, “kolektif yönetim anlayışı” ile parti kararlarına ilişkin sorunlar nedeniyle kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Disiplin süreci sonunda 6 Ağustos 2025’te DEM Parti’den ihraç edildi. Parti, Ormanlı’yı göreve başladıktan sonra kendisini tek yetkili görme eğiliminden vazgeçmemekle suçladı ve istifa etmesini istedi. Ancak Ormanlı’nın partiden ihraç edilmesi, Silopi Belediyesi’nin başka bir partiye geçtiği anlamına gelmiyor.

📊 İNFOGRAFİK | İhraç ve istifa ayrımı
İHRAÇ
  • Türkan Kayır (İdil)
  • Jiyan Ormanlı (Silopi)
İHRAÇ DEĞİL — İSTİFA
  • Zeyni İpek (Kızıltepe) – İpek hakkında kesin ihraç istemiyle disiplin süreci yürütüldü; ancak ihraç kararı verilmeden önce partiden ayrıldı.

Sağlık nedeniyle ayrılan eş başkan

Van İpekyolu Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Altındağ, sağlık sorunları nedeniyle 17 Haziran 2025’te görevinden ayrıldı. DEM Parti’nin açıklamasına göre Altındağ’ın tedavi sürecinin daha uzun süreceği ve dinlenmesi gerektiği yönündeki doktor değerlendirmeleri sonrasında istifa konusunda görüş birliğine varıldı. Bu olayda belediye DEM Parti’den çıkmadı.

Bozova

Seçim sonrası belediyelerdeki değişimin bir başka örneği ise Bozova oldu. DEM Parti, 7 Temmuz 2026’da Bozova Belediye Eş Başkanı İsmail Yıldız’ın eşbaşkanlık görevinden alınmasına karar verdi. Partinin açıklamasına göre Yıldız’ın seçimlerden bu yana yürüttüğü görev, partiye ve ilgili kurullara ulaşan şikâyetler doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Yakın zamanda kabul edilen Tutum Belgesi doğrultusunda “Geri Çağırma İlkesi” işletildi. Yıldız eşbaşkanlıktan alınırken belediye meclis üyeliği devam etti. Bu dosya, kayyım uygulamasından farklı bir mekanizmaya işaret ediyor: Merkezi yönetim tarafından görevden alma değil, partinin kendi iç denetim mekanizması.

Diyarbakır: “Geri Çekilme İlkesi”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun, 2026’da DEM Parti’nin “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevinden ayrıldı. DEM Parti’nin 20 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında Hatun’un ciddi sağlık sorunları yaşadığı, ayrıca iki yılı aşkın görev sürecinde yaşadığı eksik ve yetersizlikleri kendisinin de açıkladığı belirtildi. Parti kurulları Hatun’un görevden ayrılma talebini kabul etti. Burada da belediye DEM Parti yönetiminden çıkmadı.

📊 İNFOGRAFİK | 31 Mart’tan 2026’ya değişim haritası
78 – DEM Parti’nin resmi seçim bilançosu
10 – Kayyım atanan belediye
3 – AKP’ye geçen belediye başkanı
(Birecik – Mehmet Begit, Taşlıçay – Mehmetali Budak, İkiköprü – Halil İbrahim Karabulut)
1 – Bağımsız kalan başkan
(Kızıltepe – Zeyni İpek)
2 – DEM Parti’den ihraç edilen başkan
(İdil – Türkan Kayır, Silopi – Jiyan Ormanlı)
1 – Kesin ihraç sürecindeyken istifa eden başkan
(Kızıltepe – Zeyni İpek)
2 – Sağlık / geri çekilme kapsamında görevden ayrılan eşbaşkan
(İpekyolu – Cevdet Altındağ, Diyarbakır – Doğan Hatun)
1 – “Geri Çağırma İlkesi” uygulanan eşbaşkan
(Bozova – İsmail Yıldız)

Seçimden sonra ortaya çıkan tablo

31 Mart 2024’te sandıktan çıkan tablo ile bugün arasındaki fark, yalnızca kayyım uygulamasıyla açıklanamıyor. Bir yanda merkezi yönetimin seçilmiş belediye başkanlarını görevden uzaklaştırdığı ve yerlerine valileri veya kaymakamları görevlendirdiği kayyım mekanizması bulunuyor. Diğer yanda belediye başkanlarının kendi siyasi tercihleriyle partiden ayrılması ve bazı durumlarda başka bir partiye geçmesi var.

Bunun yanında DEM Parti’nin kendi içindeki disiplin mekanizmaları da devreye girdi. İdil ve Silopi’de belediye başkanları partiden ihraç edildi. Kızıltepe’de ise kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen Zeyni İpek, ihraç kararı verilmeden önce istifa etti.

2025 ve 2026’da ise parti, eşbaşkanlık sistemi açısından yeni bir döneme girdi. İpekyolu’nda sağlık gerekçesiyle bir eş başkan görevden ayrıldı. Diyarbakır’da “Geri Çekilme İlkesi” işletildi. Bozova’da ise “Geri Çağırma İlkesi” uygulanarak bir eş başkan görevden alındı.

Bu tablo, DEM Parti’nin 31 Mart 2024’te kazandığı belediyelerin sonraki iki yılda dışarıdan müdahale, siyasi saf değiştirme, parti içi disiplin ve iç denetim olmak üzere farklı mekanizmalarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

🗓️ KRONOLOJİ | 31 Mart 2024 – Temmuz 2026
  • 31 Mart 2024: DEM Parti, kendi resmi bilançosuna göre 78 belediye kazandı.
  • 29 Nisan 2024: Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit ve dört meclis üyesi DEM Parti’den istifa etti. Begit bağımsız devam edeceğini açıkladı.
  • 3 Haziran 2024: Hakkâri Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış görevden uzaklaştırıldı, belediyeye kayyım atandı.
  • Haziran 2024: İkiköprü Belediye Başkanı Halil İbrahim Karabulut DEM Parti’den ayrıldı.
  • 1 Ağustos 2024: Kızıltepe Belediye Başkanı Zeyni İpek hakkında DEM Parti tarafından disiplin soruşturması başlatıldı.
  • 9 Ağustos 2024: Taşlıçay Belediye Başkanı Mehmetali Budak DEM Parti’den istifa etti.
  • 4 Kasım 2024: Mardin Büyükşehir, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atandı.
  • 22 Kasım 2024: Dêrsim Belediyesi’ne kayyım atandı.
  • 29 Kasım 2024: Bahçesaray Belediyesi’ne kayyım atandı.
  • 19 Aralık 2024: İdil Belediye Eş Başkanı Türkan Kayır DEM Parti’den ihraç edildi.
  • 26 Aralık 2024: Zeyni İpek, kesin ihraç istemiyle yürütülen disiplin sürecinin ardından DEM Parti’den istifa etti.
  • Ocak 2025: Akdeniz ve Siirt belediyelerine kayyım atandı.
  • Şubat 2025: Van Büyükşehir ve Kağızman belediyelerine kayyım atandı.
  • 17 Haziran 2025: İpekyolu Belediye Eş Başkanı Cevdet Altındağ sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı.
  • 6 Ağustos 2025: Silopi Belediye Eş Başkanı Jiyan Ormanlı DEM Parti’den ihraç edildi.
  • 7 Temmuz 2026: Bozova Belediye Eş Başkanı İsmail Yıldız hakkında “Geri Çağırma İlkesi” uygulandı.
  • 20 Temmuz 2026: Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun’un “Geri Çekilme İlkesi” kapsamındaki görevden ayrılma talebi kabul edildi.

Kaynak: DEM Parti, YSK

“Çerçeve yasa” Adalet Komisyonu’nda kabul edildi

Süreç kapsamında Meclis Adalet Komisyonuna sunulan teklifin görüşmeleri 17,5 saat sürdü. Teklifin 10’uncu maddesinin de kabul edilmesinin ardından tamamı oylamaya sunuldu. Yapılan oylamada kanun teklifi kabul edildi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis Adalet Komisyonu’na sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi 10’uncu maddenin kabul edimesinin ardından yapılan oylama ile kabul edildi.

Süreç kapsamında Meclis Adalet Komisyonuna sunulan teklifin görüşmeleri 17,5 saat sürdü.

İyi Parti’nin maddelere ilişkin şerhleri ile oylamaya geçilen toplantıda tansiyon yükselirken, gün içerisinde saat 11.00’a kadar siyasi partiler teklife ve komisyon kararına şerh düşebilecek.

Maddelere dair verilen önergeler ve şerh düşülen konuların görüşülmesinin ardından 18 saati geride bırakan toplantı, maddelerin tamamının kabul edilmesi ile son buldu.

Teklifin 48 saat sonra Meclis Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.

Özel kurul oluşturulacak

Teklife göre, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında özel bir kurul oluşturulacak. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alacak.

Kurul, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak amacıyla alt komisyonlar oluşturabilecek ve bu komisyonlarda görevlendirmeler yapabilecek.

Meclis’te izleme komisyonu kurulacak

Teklif kapsamında TBMM bünyesinde ayrıca bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Komisyon, düzenlemenin uygulanması ve sürecin takibine ilişkin çalışmalarda görev alacak.

Teklifte, örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği belirtilen bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine yönelik düzenleme de bulunuyor.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar erteleme kapsamının dışında tutulacak.

Bunların dışındaki suçlardan 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektirenlere ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl ertelenecek. 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda ise erteleme süresi 10 yıl olacak.

Erteleme kararları

Erteleme kararını soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise davaya bakan mahkeme verecek. Erteleme kapsamındaki suçlar nedeniyle verilmiş tutuklama ve adli kontrol kararları da ilgili hâkim veya mahkeme tarafından yeniden değerlendirilecek. Gerekli şartların oluşması halinde bu kararlar kaldırılabilecek.

Erteleme kararları, bu işlemler için oluşturulacak özel bir sisteme kaydedilecek. Kayıtlar, kişinin erteleme süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi amacıyla Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından kullanılabilecek.

Teklife göre, örgüt mensuplarının beraberlerinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak.

Başvuru için 6 ay süre

Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde başvuru yapması gerekecek.

Başvurular, bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurul tarafından görevlendirilen kurumlara yazılı olarak yapılacak.

Teklif, kanun kapsamında verilen görevlerin ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından ivedilikle yerine getirilmesini de öngörüyor.

Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında görev yapan kişilerin ise bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağı hükme bağlanıyor.

Meclis Adalet Komisyonuna sunulan kanun teklifindeki maddeler şu şekilde:

AMAÇ VE KAPSAM

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.

(2) Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar.

TANIMLAR

MADDE 2-(1) Bu Kanunda geçen;

a) Örgüt: PKK/KCK ve bağlı bütün oluşumlarını,

b) Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu, ifade eder.

Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi

MADDE 3- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.

(2) Birinci fıkra uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Birinci fıkra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.

(3) Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.

Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar

MADDE 4- (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.

(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.

Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

MADDE 5- (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fikrada belirtilen amaç için kullanılabilir. (2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.

Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi

MADDE 6- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;

a) Toplam on beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,

b) Toplam on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle,

İnfaz hâkiminin kararıyla ertelenir. Bu fikranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.

(2) Birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilir.

(3) Birinci fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.

(4) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.

Takip, koordinasyon ve uygulama

MADDE 7- (1) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.

(2) Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir. (3) 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulur.

(4) Bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;

a) Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hâkimliğinden veya mahkemesinden,

b) Mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hâkimliğinden,

Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fıkranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekir.

(5) Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulur. İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.

(6) Kurulun sekreterya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.

Silah ve malzeme teslimi

MADDE 8- (1) Bu Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.

(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.

Süre

MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.

Görev ve sorumluluk

MADDE 10- (1) Bu Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.

(2) Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.

Yürürlük

MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK örgüt kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.

MADDE 3- Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fikra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.

MADDE 4- Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adli işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.

Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.

Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.

MADDE 5- Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adli işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fikrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi halinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.

MADDE 6- Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fikrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 7- Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir. Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreterya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.

MADDE 8- Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

MADDE 9- Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.

MADDE 10- Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idari veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.

Yürürlük

MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bakanlık Kürtçe yazma eserlerin varlığı için: Duymadım, görmedim, bilmiyorum

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) envanterinde yüzlerce Kürtçe nadir eserin gizlendiği iddialarını reddederek kayıtlarında sadece 79 eser olduğunu savundu. Bakanlığın savunmasındaki idari ve hukuki çelişkiler dikkat çekti.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı internet sitesi

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) sisteminde bulunan Kürtçe yazma ve nadir eserlerin dijital ortama aktarılmadığı yönündeki iddiaları reddetti. Bakanlık, sistemlerinde 79 adet Kürtçe yazma ve nadir eser dışında, başka Kürtçe kaynağın olmadığını iddia etti.

Ancak bir süre önce, kurumun veri tabanında 300 ile 400 arası Kürtçe nadir eserin olduğu iddia edilmişti. Bu eserlerin tasnif edilmesine rağmen dijital sisteme aktarılmadığı ve bunun engellendiği belirtiliyor.

Söz konusu eserler arasında Mem û Zîn, Leyla û Mecnûn, Siyahpoş Dîwanı, Dîwana Seyyîd Qedrî, Dîwana M. Zeynelabîdîn, Manzume-î Faqiyê Teyran, Eqîda Îmanê ya Manzûm (M. Ali Nasreddin Zoki), Mewlûda Kurmancî (M. Muhammed Beşir Elcezeri), Kitaba Durri’l-Ala, Zübdetü’t-Tecvîd, Kürtçe Hikmetli Sözler / Kürtçe Deyimler, Dumanname (M. İzzet Cixsi), Çîçeka Destê Zaruka gibi eserlerin olduğu iddia ediliyor.

Bakanlığın söz konusu yanıtı çeşitli çelişkiler barındırıyor. İçeriği bile incelenmeyen ve ‘ne olduğu bilinmiyor’ denilen eserler hakkında telif veya mülkiyet engeli bulunduğunun iddia edilmesi, kamu sorumluluğuna dair soru işaretlerine yol açıyor.

Dijital erişime kapatıldığı belirtilen bu eserlerin akıbeti, DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp tarafından Şubat ayında Meclis gündemine taşınmıştı. Gökalp, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un cevaplaması talebiyle verdiği soru önergesinde “Kürtçe Nadir Eserler”in ağırlıkta olduğu belirtilen Şarkiyat Koleksiyonu kaç cilt ve kaç eserden oluşmaktadır? Bu koleksiyondaki kaç eserin dili Kürtçedir? Kataloglama işlemi tamamlanmış olmasına rağmen bu koleksiyondaki 94 cilt ve 130 tanesi Kürtçe, 3 tanesi Farsça, 62 tanesi Arapça olan 195 yazma eser neden kurumsal dijital sisteme dahil edilmemiştir?” diye sormuş Meclis bünyesinde bir de araştırma yapılmasını talep etmişti.

Bakanlık: İçerikte ne var bilmiyoruz

Bakanlık, önergeye verdiği yazılı yanıtta 400’e yakın eserin varlığını reddederken, dijital erişime açılmayan materyaller için ise hukuki ve idari belirsizlikleri gerekçe gösterdi.

Bakanlığın Gökalp’a verdiği yanıtta, TÜYEK’in veri tabanında kataloglanması tamamlanıp tespit edilen 79 adet Kürtçe eser bulunduğu belirtildi.

Açıklamada bu eserlere ilişkin, “son kataloglama tarihi 16.06.2025’te okuyucuların dijital erişimine açılan Arkeoloji koleksiyonunda 1 adet Kürtçe eser ve 12.0.2025 (editörün notu: Bakanlığın söz konusu metninde yazılan tarih aynen korunmuştur) tarihinde okuyucuların dijital erişimine açılan Hacı Bektaş-ı Veli Koleksiyonunda 1 adet Kürtçe eser olmak üzere iki eser 2025 yılı içerisinde kataloglanarak okuyucuların istifadesine sunulmuştur” ifadelerine yer verildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ellerinde “Şarkiyat Koleksiyonu” adıyla bir yazma veya nadir basma eserlerden oluşan bir koleksiyon bulunmadığını söyleyerek Kürtçe yazma ve nadir eserlerle ilgili Diyarbakır çevresinde yaptıkları bir çalışmaya dikkat çekti.

Bakanlık, bir yandan elinde böyle bir koleksiyon bulunduğunu reddederken, diğer yandan 2023 Aralık ayında sahada yapılan çalışmalarla çok sayıda dijital eserin kuruma girdiğini doğrulamış oldu. Açıklamada, 2023 Aralık ayında “Diyarbakır ve çevresinde ‘Yazma Eser Saha Araştırmaları’ (satın alma, bağış vb.) yapmak üzere bir komisyon” görevlendirildiği bilgisi verilerek bu komisyon eliyle sahada yürütülen çalışmalar kapsamında Diyarbakır Şarkiyat Araştırmaları Derneği ile görüşüldüğü ve dernek tarafından eser sayısı, eser bilgileri ve kime ya da kimlere ait olduğu belli olmayan eser görüntülerinin bulunduğu CD ve harici hard disklerin tutanakla tespit edildiği açıklandı.

Ancak Bakanlık ellerindeki eserlerin içeriği ve mahiyeti hakkında bir bilgiye sahip olmadığını iddia etti: “Dijital kopyaları alınan eserlerin aslı TÜYEK’te olmadığı gibi Şarkiyat Araştırmaları Derneği’nde de eserlerin aslının ve kime ait olduğuna dair bilgilerin bulunmadığı bilinmektedir. Dernek tarafından görüntülerin dijitalleri verilirken eserlerin kime ait olduğu, bilgi ve belgeleri Başkanlığa bildirilmemiştir. Derneğin bu eserleri kimden hangi şartlarla aldığı, bu esergörüntülerinin sahipleri tarafından 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat hükümleri çerçevesinde yayılmasına, 3. kişilerle paylaşılmasına izin verilip verilmediği bilinmemektedir. Adı geçen dernekle TÜYEK arasında akdedilmiş bir idari protokol de bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen nedenlerle, malik bilgileri, eserler üzerindeki maddi ve manevi hak sahipliği ve hak devirleri, mahiyeti ve muhteviyatı bilinmeyen dijital görseller portala/sisteme yüklenmemiş, mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde 3. kişilerin erişimine açılması da hukuken mümkün bulunmamaktadır.”

Cevap ve çelişkiler

Söz konusu eserlerin dijital kopyalarının Aralık 2023 tarihinde resmî bir komisyon tarafından CD ve hard disklerle tutanak karşılığında teslim alındığını kurumun resmi cevabında açıkça kabul ediliyor. Resmî olarak teslim alınan koleksiyonun hâlen envantere kaydedilmemiş olması, eserlerin var olduğuna dair bir işaret olarak görülüyor.

Uzmanlardan oluşan bir komisyonun içeriğini bilmediği materyalleri teslim alması ve kurumun yaklaşık üç yıldır bunları incelememiş olması başka bir çelişkili nokta.

Bir yandan materyallerin içeriğinin bilinmediği söylenirken diğer yandan malik ve hak sahipliği bilgilerinin belirsizliği gerekçe gösterilerek eserlerin portala yüklenemeyeceği ileri sürülüyor. Bu durumda içeriği incelenmemiş bir veri hakkında hukuki engel bulunduğu sonucuna nasıl ulaşıldığı sorusu akla geliyor.

Meral Danış Beştaş: Yasa, barışa giden yolda “asgari bir adım”

HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” kapsamında dün Meclis’e sunulan çerçeve yasayı “ilk defa teslimiyetin dayatılmadığı, müzakerenin etkisinde varılan asgari bir yasa teklifi” olarak tanımladı.

Fotoğraf: Yeni Yaşam Gazetesi

Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” 5 Ağustos’ta açıklandı.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, söz konusu yasaya ilişkin Niha+’ya yaptığı değerlendirmede bu düzenlemenin bir af yasası olmadığını vurgulayarak “Bu, neticede bir barış ve demokratik toplum sürecinin, müzakere sürecinin geldiği aşamada siyasi olarak yurt dışında mecburen bulunanlar, sürgündekiler, içerideki tutuklular, siyasi mahpuslar ve gerillanın gelişini düzenleyen bir düzenleme” dedi.

“Pişmanlık, teslimiyet dayatılmıyor”

Düzenlemenin bir kaos ortamı yaratmayacağını savunan Beştaş, “Tam tersine Kürt halkının artık hukuk kapısından içeri girmesi için ilk defa pişmanlığın, teslimiyetin dayatılmadığı, müzakerenin etkisinde varılan asgari bir yasa teklifi” ifadelerini kullandı.

Beştaş, yasanın sadece başlangıç için “küçük bir adım” olduğunu, sürecin bundan sonraki düzenlemelerle şekilleneceğini söyledi. Dil, kimlik, kültür hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme hakkı gibi başlıklarda demokrasiden, hukuktan, adaletten ve özgürlüklerden yana bir tutum sergilediklerini yineledi.

Yasada cezaların üst ve alt sınırlarının belirlendiğini aktaran Beştaş, kapsam dışı tutulan grupları da tekrarladı: 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet cezaları ile insan öldürme suçları düzenlemenin dışında bırakıldı. Beştaş, bu düzenlemelerin PKK ve KCK ile bağlantılı oluşum ve örgütler için geçerli olduğunu belirtti.

Eksiklikler Adalet Komisyonu’nda söylenecek

Yasanın eksikliklerine ilişkin konuşan Beştaş, 2005 yılı öncesi ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hüküm giyenlerin kapsam dışı bırakılmasının statü talebini karşılamadığını belirtti. Bu düzenleme, Abdullah Öcalan’ı da kapsam dışında bırakıyor.

Beştaş, kanunda yeni yasal düzenlemeler ve idari adımlar için Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını, bu kurulun sürecin idari boyutunu yürütmekle sorumlu tutulacağını aktardı. “İdari olarak Sayın Öcalan akademisyen, gazeteci, siyasetçi bu konuda kendisiyle görüşmek isteyenlerle görüşebilecek diye yorumluyoruz ve istiyoruz. Yani talep çok net” dedi.

Beştaş, bu sürecin yeni bir yasa çıkana kadar fazla uzatılmaması gerektiği görüşünü ilgili taraflarla paylaştıklarını, yarın toplanacak Adalet Komisyonu’nda da bu eksikliklerin dile getirileceğini belirtti.

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, 7 Ağustos’ta Meclis Adalet Komisyonu’nun önüne inecek ve tartışılmaya başlanacak. Komisyonda kabul edilmesi halinde ise teklif Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak.

Kimi suçların yasa kapsamı dışında tutulmasına ilişkin Beştaş, bu durumun “Türkiye siyasetinin hâlâ belli ezberlerden ve kalıplardan kurtulamamış olmasının bir yansıması” olduğunu söyledi. Sürecin yalnızca müzakereyle değil, toplumun taleplerine sahip çıkması ve itirazını güçlendirmesiyle ilerleyebileceğini vurguladı.

“Bir kapı aralandı”

Yasanın hukuki riskler barındırdığını kabul eden Beştaş, eleştiri ve eksikliklerin bulunduğunu ancak bunun “asgari bir müşterek” olduğunu belirtti: “İlk adımın atılabilmesi için bir anlamda buna evet diyeceğiz. Çünkü bir adım atılmazsa gelecek adımların önü de kapalı olacak. Bir aralanma hali var. Yani bir kapı aralandı.”

Beştaş, bu kapının sonuna kadar açılmasının toplumun ve halkların elinde olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.

2025’te 609 bin 959 çocuk hakkında yasal işlem yapıldı

TUİK Verilerine göre, 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı toplam olay sayısı 609 bin 959 oldu. Bu verilerin 2024 yılına göre yüzde 0,4 azaldığı belirtildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri’ni açıkladı.

TUİK Verilerine göre; 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı toplam olay sayısı 609 bin 959 oldu. Bu verilerin 2024 yılına göre yüzde 0,4 azaldığı belirtildi.

Çocukların 267 bin 794’ü mağdur olarak, 196 bin 308’i suça sürüklenme sebebiyle (kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla), 92 bin 301’i bilgisine başvurma amacıyla, 18 bin 554’ü kayıp (hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan) olması sebebiyle, 28 bin 251’i kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 751’i ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

%41,6’sı yaralama olayına karıştı

Suça sürüklenme nedeni ile güvenlik birimine gelen veya getirilen çocukların %41,6’sına yaralama, %14,7’sine hırsızlık, %9,7’sine uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak, %5,1’ine tehdit suçları isnat edildi.

%43,9’unu mağdur çocuklar oluşturdu

Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen 267 bin 794 çocuğun %83,9’unu suç mağduru, %16,1’ini takibi gereken olay mağduru çocuklar oluşturdu. Güvenlik birimlerine suç mağduru olarak gelen veya getirilen 224 bin 579 çocuğun %59,2’si yaralama, %10,3’ü cinsel suçlar, %8,5’i aile düzenine karşı suçlar, %5,0’ı tehdit, %17,0’ı ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı mağdur oldu.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.