KCK yönetimi adıyla yaptığı açıklamada, iktidarın, “sürecin ilerlemesini sağlayacak gerekli yasal adımları halen atmadığı” belirtilerek, “Ne zaman Rêber Apo’nun statüsü belli olur ve özgür çalışır koşullara kavuşursa o zaman sürecin ilerlemesinden söz edebiliriz” denildi.

KCK Yöneticilere Sozdar Avesta ve Mustafa Karasu’nun basın toplantısı, Foto: ANFnews
Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrı sonrasında 5-7 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı kongre ile kendisini fesheden PKK, “Apocu Hareket Yönetimi” adıyla yeni bir açıklama yayınladı.
Fesih kararının alındığı kongrenin birinci yıl dönümü nedeniyle KCK yöneticilerinden Sozdar Avesta ve Mustafa Karasu, Kürdistan Bölgesel yönetimi sınırları içerisindeki bir bölgede, bir basın toplantısı düzenledi.
Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) yayınladığı haberde, bir grup basın mensubunun da katıldığı toplantının videosu da paylaşıldı.
KCK Yönetim Kurulu Üyesi Sozdar Avesta’nın Kürtçe, Mustafa Karasu’nun ise Türkçe okuduğu metinde, AKP hükümetinin ve iktidar çevrelerinin “sürecin” ilerlemesi için öne sürdükleri “ Yasal adımların ‘silahların bırakılmasının tespitine ve teyit edilmesine bağlı olduğunun’ ifade edilmesi gerçeği yansıtmamakta” denildi.
Öcalan’ın 27 Şubat çağrısından günümüze kadar yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı açıklamada, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için Rêber Apo’nun statüsünün belirlendiği siyasi bir kararın alınması ve demokratik siyasetin özgürce yapılacağı yasal adımların atılması gerekir. Silahların tümden bırakılmasının ve demokratik siyasete girilmesinin atılacak yasal adımlarla gerçekleşeceği sürecin başından beri tüm çevreler tarafından bilinmektedir” değerlendirilmesi yapıldı.
“Öcalan başmüzakerecidir”
Açıklamanın devamında Öcalan’ın statüsünün belirlenmesinin gerektiği kaydedilerek şu ifadelere yer verildi: “Biz, Kürt Özgürlük Hareketi olarak PKK’nin feshedildiği ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırıldığı kongrede barış ve demokratik toplum sürecinin Rêber Apo tarafından yürütülmesi kararı aldık. Başmüzakereci ve bu sürecin yürütücüsü Rêber Apo’dur. Bu gerçeklik dikkate alınarak Rêber Apo’nun temel muhatap olarak siyasi konumunun belli olması ve özgür çalışır koşullara kavuşması gerekir. Bu süreç ancak böyle doğru yürütülür ve sonuca ulaştırılır. Biz üzerimize düşeni dünyada hiçbir kesimin beklemediği düzeyde yaptık. Artık barış ve demokratik toplum sürecinin sonuca gitmesi için Rêber Apo’nun statüsünün belirlenmesi, yasal ve hukuki adımların atılması gerekmektedir. Halkımızın da demokratik güçlerin de bizlerin de beklentisi bu yöndedir.”
“İktidara eleştiri”
KCK yönetimi kendilerinin attıkları adımlara rağmen AKP iktidarı ve ona yakın medyanın yaklaşımını eleştirerek şunları kaydetti: “Biz, demokratik siyasal çözüm için Kürt kamuoyunu hazırlama ve Türkiye halklarına olumlu mesajlar verme konusunda hassas davranırken, bazı iktidar sözcüleri ve iktidara yakın basın, bırakalım kamuoyunu hazırlamayı, aksine kamuoyunda olumsuz algılar yaratan bir tutum içinde olmuşlardır. Muhalefete olumsuz yaklaşım da toplumsal desteğin artmasının önüne geçmiştir.”
27 Şubat 2025 tarihinden bu yana neler yaşandı?
“KCK açıklamasında 27 Şubat 2025 tarihinden günümüze kadar kendileri tarafından atılan adımlar şu şekilde açıklandı:
Rêber Apo 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında PKK’nin çıkış koşulları ve nedenlerini ortaya koymuş, 50 yıl içinde yaşanan gelişmeler sonucu PKK’nin feshedilmesi ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırılması çağrısı yapmıştır. Hareketimiz, bu çağrıdan hemen sonra 1 Mart’ta tek taraflı ateşkes ilan etmiştir.
Bu çağrı sonrası birçok çevre ve kişi PKK’nin bu çağrıya uymayacağını belirtmiştir. Önderlik hareketi olarak doğan ve bu Önderliğin çizgisinde mücadele eden ve gelişen PKK, kısa sürede kongresini toplamıştır. Önderliğin çağrısına tereddütsüz biçimde uymuş; PKK’yi feshetme ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı almıştır. Bu kararların pratikleşmesini sağlayacak olanın da Rêber Apo olacağını kararlaştırmıştır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni başmüzakereci olan Rêber Apo’nun yürüteceği de özellikle vurgulanmıştır.
“Önder Apo Bahçeli’nin çağrısına olumlu yanıt verdi”
Rêber Apo 1993 yılından bugüne defalarca tek taraflı ateşkes ilan ederek Kürt sorununda demokratik çözümün önünü açmak istemiştir. Dünyadaki diğer çatışma-çözüm örneklerinde görülmeyen makul yaklaşım ve çözüm önerileri sunmuştur. Ancak o zamanlar Türk devletinin bir çözüm politikası olmadığı için bu girişimler sonuçsuz kalmıştır. Rêber Apo, MHP genel başkanı ve iktidar ortağı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığı çağrısına, devlet içinde bir çözüm iradesinin olabileceğini düşünerek olumlu cevap vermiştir.
“Çözümün önünü açmak için devasa adımlar atıldı”
Özgürlük Hareketimiz, PKK’nin feshi ve silahlı mücadelenin sonlandırılması gibi çok radikal kararları Rêber Apo’nun çözüm gücüne inandığı için almıştır. Bu adımlar demokratik çözümün önünü açacak devasa adımlardır. Bu adımlar konusundaki irademizi ve kararlılığımızı ortaya koymak için KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanımız Besê Hozat, 11 Temmuz 2025’te 30 gerilla yoldaşımızla birlikte silahlarını yakmışlardır. Böylece gerekli yasal adımlar atılıp siyasi koşullar oluştuğunda binlerce gerillanın da silahları bırakacağı vurgulanmıştır. Nitekim Devlet Bahçeli de gerekli yasalar çıkarılıp silah yakanların Türkiye’ye gelişi sağlansaydı daha iyi olurdu, diyerek silah bırakıp Türkiye’ye dönüşün nasıl olacağını da ortaya koymuştur.
“Silahlı güçlerimizi sınır dışına çektik”
Özgürlük Hareketi olarak silahlı mücadelenin sonlandırılması ve demokratik siyasal çözüm irademizi ortaya koymak için Türkiye sınırları içindeki silahlı güçlerimizi sınır dışına çektik. Medya Savunma Alanlarındaki çatışma riski olabilecek bazı gerilla mevzilerini de boşalttık. 2017 yılında esir aldığımız MİT yöneticilerini de teslim ettik.
Tüm bunları demokratik siyasal çözümü sağlayacak siyasi ve yasal adımların atılması için yaptık. Bu süreçte İmralı’da Önderliğimizle yapılan bazı görüşmeler ve Medya Savunma Alanlarında bazı şehitlerimizin alınmasını sağlama dışında herhangi bir adım atılmadı.”
- 27 Şubat: Fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırma çağrısı.
- 1 Mart: Tek taraflı ateşkes ilanı.
- Kongre Kararı: PKK’nin resmi feshi ve “Başmüzakereci” tayini teknik kayda geçti.
- KCK Yürütme Konseyi düzeyinde katılım.
- 30 kişilik grup tarafından silahların fiziksel imhası (yakılması).
- Gelecek binlerce güç için “teknik kapasite ve irade” beyanı.
- Türkiye sınırları içerisindeki silahlı unsurların tam tahliyesi.
- Çatışma riski taşıyan stratejik gerilla mevzilerinin boşaltılması.
- 2017’den bu yana alıkonulan MİT yöneticilerinin teknik teslimatı.
- Yasal altyapının oluşturulması ve dönüş yollarının hukuki statüsü.
- Siyasi çözüm iradesinin somut yasal metinlere dökülmesi.