Almanya: Kürtler’in Kürtçe eğitimle imtihanı

Almanya’da yaşayan Kürtlerin anadil mücadelesi eğitim alanında yeni bir boyuta taşınıyor. Asimilasyon politikalarına ve sistemdeki engellere karşı yıllardır çift dilli anaokullarıyla hizmet veren Yekmal, şimdi de Berlin’de Kürtçe ve Almanca eğitim verecek ilk resmi ilkokulu açmaya hazırlanıyor.

Yekmal’in kreşlerinden biri, Foto: Yekmal

Resmi olmayan istatistiklere göre Almanya’da yaklaşık bir buçuk milyon Kürt yaşıyor. Almanya’daki sistemde mülteci veya göçmenler geldikleri ülkelere göre kayıt altına alındığı için Kürtlerin net bir sayısı bulunmuyor. Bu sayıya rağmen, Almanya’da yedi eyalette resmi olarak Kürtçe dil dersleri veriliyor ve yaklaşık 3.500 öğrenci bu derslere katılıyor. Ayrıca Kürtçe dil kursları düzenleyen birkaç kurum bulunuyor ve toplumun bir kesimi buralarda Kürtçe dersleri alıyor. Yekmal (Almanya’daki Kürdistanlı Aileler Birliği) de bu kurumlardan biri.

Yekmal Koordinatörü Günay Darıcı, diasporadaki Kürtçenin durumunu ve Almanya sistemini değerlendirerek kurumu hakkında Niha+’ya kapsamlı bilgiler verdi.

“Karamsar değiliz”

Günay Darıcı, Kürtçe ve diaspora toplumunun tutumuna ilişkin değerlendirmelerinde mevcut potansiyele dikkat çekti. Engellere ve tarihsel asimilasyona rağmen, Kürt toplumunun eğitim çalışmalarına açık olduğunu ve kaliteli projelere destek verdiğini belirtti:

“Elbette özellikle Kuzey Kürtleri üzerinde yüz yıldır devam eden çok yoğun bir asimilasyon olduğunu biliyoruz. Ayrıca, yıllarca dilimize ve kimliğimize yeterince önem vermememiz bizim de bir eksiğimizdir. Ancak ben kesinlikle pesimist değilim, optimistim. İnsanlar iyi, kaliteli ve pedagojik bir iş ortaya koyduğunda, dört parçadan Kürt aileler büyük ilgi gösteriyor.”

Günay Darıcı

Darıcı, Alman devletinin Kürtçeye ve Kürt kimliğine yaklaşımının da iyiye doğru değiştiğine işaret etti. Eskiden Kürtlerin ve Kürtçenin hiç görülmediğini, Türkiye’den gelen Kürtlerin Türk, diğer ülkelerden gelenlerin ise Arap ve Fars olarak kabul edildiğini dile getirdi. Ancak bugün, anaokullarında ve eğitim çalışmalarında Kürtçenin bağımsız bir dil olarak saygı gördüğünü söyledi.

Okullarda sistem engeli

Bu olumlu gelişmelere rağmen Darıcı, yasal ve istatistiksel büyük bir eksikliği de hatırlatarak, Kürt kimliğinin Almanya’da halen resmi olarak tanınmadığını belirtti. Almanya’da 12 ailenin talep etmesi halinde devlet, anadil dersini açmak zorundadır. Ancak Darıcı, pratikteki engellere dikkat çekti:

“Sistem yıllarca kendini sözde ‘Türkiye’den gelen herkes Türk’tür’ şeklinde inşa etmiş. Okul formlarında Türkçe ve Arapça var ama Kürtçe yok. Bunun dışında, bazen ırkçı Türk aileler Kürt çocuklarına karşı ayrımcılık yapıyor ve bazı okul yönetimleri de ‘sorun çıkmasın’ diye Kürtçeyi görmezden geliyor.”

Bu engellere karşı ailelere çağrıda bulunan Darıcı: “Kürt aileler ‘biz evde Kürtçe konuşuyoruz ve Kürtçe eğitim istiyoruz’ dediklerinde, okullarda bu imkan ve hak mevcuttur. Aileler bu hakka sahip çıktığında, bizim ve Kürt kurumlarının eli daha da güçlenecektir.”

Yekmal Hakkında

Yekmal (Almanya’daki Kürdistanlı Aileler Birliği), toplum yararına çalışan, göçmenlerin kendi kendini yönettiği sivil bir kuruluştur. 9 Mayıs 1993’te Berlin’de kurulan dernek, sosyal adalet, fırsat eşitliği ve çok dilliliğin teşvik edilmesi için mücadele ediyor.

Başlangıçta sadece Berlin’de faaliyet gösteren Yekmal, artan talepler üzerine 2020 yılında tüzüğünü değiştirerek federal düzeyde çalışmalara başladı. Kurum şu anda Almanya’nın dört eyaletinde (Berlin, Kuzey Ren-Vestfalya, Rheinland-Pfalz ve Bremen) siyaset ve hükümetin bir ortağı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Genel merkezi Berlin’de bulunan kurumun 130 civarında maaşlı çalışanı bulunmakta olup projelerle birlikte toplamda 220’ye yakın kişi istihdam ediliyor. Yekmal’in çalışmaları Berlin Senatosu, belediyeler ve Alman devleti tarafından finanse ediliyor.

Kurum, topluma yönelik çok yönlü hizmet, destek ve inisiyatifler sunuyor:

  • Aile ve Danışmanlık Çalışmaları: Günlük yaşam sorunları ve kriz durumlarında çocuklara, gençlere ve ailelere destek veriyor. Bu kapsamda ebeveyn-çocuk grupları, eğitim danışmanlığı, evlere yönelik pedagojik ziyaretler ve açık buluşma merkezleri organize ediyor. Şu anda Yekmal çatısı altında 4 aile merkezi ve iki dilli eğitim veren 2 anaokulu faaliyet gösteriyor. Ayrıca, kurum bünyesinde ırkçılık ve ayrımcılığa karşı aktif olarak çalışan özel bir birim de bulunuyor.
  • Eğitim ve Kurslar: Anadilin gelişimi ve korunması amacıyla çocuklar için “Cumartesi Okulları” düzenliyor. Aynı zamanda yetişkinler için farklı seviyelerde Kürtçe (Kurmanci, Zazaca, Soranice) dil kursları veriyor.
  • Yekmal Akademisi (Yekmal Akademie gGmbH): Yekmal’e bağlı bir enstitü olarak faaliyet gösteren akademi, çok dillilik üzerine uzmanlaşmış durumda. Profesyonel çeviri hizmetleri sunan ve eğitim materyalleri hazırlayan enstitü, aynı zamanda “TESTKURD” adıyla Kürtçe için standartlaştırılmış dil yeterlilik sınavları gerçekleştiriyor.

İlkokul açacaklar

Bu toplumsal potansiyel ve kurumun tecrübesi temelinde, Yekmal şu anda eğitim alanındaki en büyük adımın hazırlığını yapıyor. Yekmal Koordinatörü, 2014 ve 2016 yıllarında iki anaokulu açtıklarını ve ailelerin sürekli olarak bir okul talebinde bulunduğunu belirtti. Bunun üzerine, 2021 yılından bu yana Berlin’de bir ilkokul açma projesini başlatmış durumdalar.

Yeni okul Berlin yasalarına göre inşa edilecek ve doğrudan Almanya ile Berlin’in eğitim sistemine bağlı olacak. Okul iki dilli (bilingual) olacak; hayat bilgisi, beden eğitimi ve müzik gibi tüm dersler hem Kürtçe hem de Almanca olarak öğretilecek. Darıcı, gelecekte Kurmancinin yanı sıra Soranice ve Zazaca eğitimin de bu sisteme eklenmesini umut ediyor.

Hedeflerinde lise açmak var

Darıcı, öğretmen konusunda hiçbir sıkıntıları olmadığını, ülkede çalışmış, Kürtçeyi iyi bilen ve Almanya’da Almanca öğrenmiş birçok öğretmenin ders vermek için hazır olduğunu ifade etti.

Okuldaki eğitim 2027 yılında başlayacak. Dernek bağımsız olduğu için, başlangıçta en fazla 24 çocukla işe başlanacak ve ilk iki yılın masrafları (öğretmen maaşları, kira ve diğer giderler) Yekmal tarafından karşılanacak. İki yılın ardından, eğer başarılı olunursa, Berlin Senatosu masrafların yüzde 95’ini üstlenecek. Darıcı, ilkokulun oturmasının ardından Gymnasium, yani bir lise de açmak istediklerini ve aynı projeyi Kürt nüfusunun yoğun olduğu Köln gibi diğer şehirlere de taşımayı planladıklarını söyledi.

Rojava’da Kürtçe eğitimin geleceği tartışılıyor

10 yılı aşkın bir süredir Rojava’da bütün eğitim kurumlarında Kürtçe eğitim veriliyor. Ancak 29 Ocak’ta Özerk Yönetim ile geçici Şam yönetimi arasında imzalanan anlaşmadan sonra başlayan entegrasyon sürecinde Kürtçe eğitim, tartışma başlıklarından biri olmuş durumda.

Çalakiya ji bo zimanê kurdî li Qamişloyê, Foto: ANHA

Rojava Özerk Yönetim ile Şam’daki geçici yönetim arasında 29 Ocak 2026 tarihinde imzalanan anlaşmanın ardından entegrasyon süreci başladı. Bu süreç öncelikle askeri alanda, ardından eğitim ve diğer bazı alanlarda yürütülüyor. Ancak eğitim konusunda bölgeden gelen bilgilere göre, Özerk Yönetim ile Şam’daki geçici yönetim arasında sorunlar yaşanıyor.

Şam’daki geçici yönetime bağlı güçler, Mayıs ayının başında Haseke’deki adliye binasındaki Kürtçe, İngilizce ve Arapça tabelayı indirerek yerine sadece Arapça olan bir tabela astı. Ardından Haseke sakinleri bu duruma tepki göstererek Arapça tabelaları indirdi ve yerine tekrar Kürtçe olanları yerleştirdi. Bu konu birkaç gün boyunca bazı gerginliklere neden oldu.

Bu sorunun Haseke’de yaşandığı günlerde, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, 13 Mayıs’ta Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) yaptığı açıklamada, bu sorunun entegrasyon sürecinin durmasına neden olduğunu ve çözüm için Arapçanın bir süreliğine binada kalmasını kabul ettiklerini, ancak daha sonra Haseke’de de Rojava’nın diğer yerlerinde olduğu gibi Kürtçenin yerleştirileceğini söyledi.

Abdi, 14 Mayıs’ta ise Al-Monitor sitesine yaptığı açıklamada, eğitim konusu ve diploma krizi için Şam ile nihai bir anlaşmaya vardıklarını belirtti. Bu açıklamaya göre, Suriye devleti, Özerk Yönetim eğitimine göre eğitim görmüş öğrencilerin diplomalarını resmi olarak kabul edecek. Ayrıca, Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde eğitimin Kürtçe olması şartıyla, ulusal müfredata geçiş için ortak komisyonlar kurulacak.

On yıldır Rojava’da eğitim Kürtçe

Suriye’de 2011 yılında savaşın patlak vermesi ve Rojava’da özerk bir bölgenin kurulmasının ardından burada Kürtçe eğitim başladı. O zamana kadar Suriye’de Kürtçe eğitim yoktu ve Kürtçenin kullanımı engelleniyordu.

1971’de başlayan “Araplaştırma politikaları”nın ardından yaşanan engellemelere rağmen Suriye ve Rojava’da Kürt dili için pek çok çalışma yapıldı. Modern Latin alfabesinin temeli Celadet Ali Bedirxan tarafından 1932 yılında Şam’da Hawar dergisinin ilk sayısının yayınlanmasıyla atıldı. Yine Cegerxwîn, Kamuran Bedirxan, Seydayê Tîrêj, Osman Sebrî ve daha pek çok isim burada Kürt dili için çalıştı ve eserler verdi.

2013 yılında Kürt bölgelerinde özerk bir yönetimin kurulmasıyla birlikte Kürtçe eğitim de resmi olarak başladı. O yıl Cizre Kantonu’nda ilk kez resmi olarak Kürtçe eğitim veren okullar açıldı. Kürtçenin yanı sıra Arapça ve Süryanice de resmi diller arasında kabul edildi. Ayrıca bazı yerlerde Ermenice dil eğitimi de başladı.

2014 yılında Cizre, Kobani ve Afrin kantonlarında Özerk Yönetim ilan edildikten sonra, aynı yıl yeni eğitim müfredatının hazırlıkları yapıldı. IŞİD’in Rojava’ya yönelik saldırıları nedeniyle eğitim kesintiye uğradı ancak 2015 yılında çalışmalar yeniden başladı. 2017 yılında Qamışlo’da Rojava Üniversitesi, ardından aynı yıl Kobani’de Kobani Üniversitesi açıldı. Bu yıllarda on binlerce öğrenci okula giderek Kürtçe eğitim gördü. Ancak şu anki durum nedeniyle bu kazanımların ortadan kalkması riski bulunuyor.

Evdilfetah: Kazanımlarımızı bırakmayacağı

Dilbilimci Deham Evdilfetah, Rojava’daki mevcut durumla ilgili Niha+’ya yaptığı açıklamada, “Bugünlerde ortalık karışık” diyerek “ne olacağını bilmediklerini” ifade etti.

Zimanzan Deham Evdilfetah, 2019, Qoser, Foto: Ferid Demirel

Evdilfetah, bir süredir herkesin Kürt dilini korumak için harekete geçtiğini belirtti. Verdiği bilgilere göre, Özerk Yönetim’den bir heyet bu konu için Şam’da bulunuyor ve 15 Mayıs (Kürt Dil Bayramı) için ortak bir etkinlik düzenlenmesini talep edecekler.

Deham Evdilfetah, Şam’daki yönetimin Kürtlere, Türkiye’deki gibi seçmeli Kürtçe derslerini kabul edeceklerini söylediğini aktardı: “İki saat mi, üç saat mi artık neyse. Bazen dil özgürdür diyorlar. İstediğiniz gibi vereceğiz diyorlar. Doğrudan net bir şey ortaya çıkmıyor. Nasıl olacağını bilmiyoruz.”

Evdilfetah’ın ifadesine göre, Halep’in iki Kürt mahallesi olan Şeyh Maksut ve Eşrefiye’deki gelişmelerden sonra ellerinde fazla seçenek kalmadı ve halkta bir kırılma yaşandı. Bu nedenle Şam’daki geçici yönetim somut bir şey belirtmiyor: “Onlara ne dersen ‘evet evet’ diyorlar ama bunu anayasaya koyacaklarına dair bir inanç yok. Anayasa yok. Geçici bir hükümettir. ‘Hükümet kurulana, anayasa yapılana, parlamento oluşana kadar bekleyin, o zaman size her şeyi vereceğiz’ diyorlar. Onlara da güvenilmiyor.”

“Direniyoruz”

Pek çok yerdeki Kürt dili etkinliklerinden bahseden Evdilfetah, Kürt dili için yapılacak bir etkinliğe katılmak üzere Qamışlo’ya gideceğini söyleyerek şunları ekledi: “Biz kendimiz de eylemler yapıyoruz. Direniyoruz. Seminerler veriyoruz. Dilimiz varlığımızdır. Biz dilimizi ne kadar korursak, dilimiz de bizi o kadar koruyacaktır. Örneğin Kuzeydeki parçamız çok eridi. Dil gitti. Dil geri dönerse onlar da dönecektir. Herkes diliyle vardır. Bu sloganla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Geçtiğimiz günlerde SZK (Kürt Dili Kurumu) ve KNK (Kürdistan Ulusal Kongresi) birlikte çok iyi bir toplantı yaptı. Hepsi dil üzerinde duruyor; dil her şeyden önce gelmeli diyor herkes. Dil, kimlik ve varlıktır. Gerçekten de varlık-yokluk meselesidir. Benim görüşüme göre Özerk Yönetim’de pek çok hata yapıldı. Sonra o felaket yaşandı. Ama yine iyi şeylerin yapılmadığı anlamına da gelmiyor . Çocuklarımız evde Kürtçe okuyor. Birbirleriyle konuşuyorlar.

Haseke, Rojava, Foto: ANHA

Bunlar kutsal şeylerdi. Üzerimizde ne kadar baskı olursa olsun, dil yasaklansa bile, bu çocukların dili unutacağına inanmıyorum. 11-12 yıldır bu eğitimi alıyorlar. Ne kadar eksikleri olsa da bir temel atıldı. Hatalar varsa düzeltilir. Ama o temel atıldı. Rüyamız ve umudumuz onu korumaktır. Geçtiğimiz bu deneyim devam ediyor. Bazı eksikler vardı, şikayetler vardı, eleştiriler vardı, bazen birbirimizle kavga ediyorduk ama yine de kendimize dönüyoruz. Yapılan şeyler, eğer onlar olmasaydı elimize geçmezdi. Ama şimdi elimizde ne kaldı, bilmiyoruz. Elimize ne geçmişse onu bırakmamalıyız. Şimdi Kürtçe okuyan o çocukların her birinin evinde küçük bir kütüphane var.”

Özerk Yönetim heyeti Şam’da

Rûdaw’ın geçtiği habere göre, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Xerîb Hiso, Kürt Dil Bayramı vesilesiyle Suriye’nin başkenti Şam’da bulunan Mîr Bedirxan, Mîr Celadet Ali Bedirxan ve Rewşen Bedirxan’ın mezarlarını ziyaret etti.

İlham Ahmed, Kürtçenin resmiyet kazanması için mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Dilimizi bu ülkede resmi yapmak istiyoruz. Bunu kabul etmeyen bir zihniyet ve akıl olsa da 13 Sayılı Kararname uyarınca bazı okullarda Kürtçe eğitim izni verilmiştir. Kürtçenin resmi dil olması Suriye’nin zenginleşmesine ve güçlenmesine vesile olacaktır.”

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.