İstanbul Newroz’una rekor katılım

Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen 2026 İstanbul Newroz’unda rekor katılım, siyasi mesajlar ve farklı kimlikler görünür oldu. Kutlamalarda hem barış çağrıları hem de Öcalan’a özgürlük sloganları öne çıktı.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

Yenikapı Meydanı’nda yapılan 2026 İstanbul Newroz’u “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” (Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk) şiarıyla 22 Mart’ta kutlandı.

Soğuk ve yağmurlu hava koşullarına rağmen kalabalığın çoğu Newroz gösteriminin sonuna kadar kaldı. 2026 İstanbul Newrozu’na önceki Newroz’lardan farklı olarak yaklaşık 1 milyon insan katıldı.

Newroz alanında öne çıkan sloganlar “Bijî Serok Apo” (“Yaşasın Önder Apo”) ve “Jin, Jiyan, Azadî” (“Kadın, Yaşam, Özgürlük”) oldu. Yeşil, kırmızı ve sarı renkli puşiler, Kürt bölgelerine ait yöresel kıyafetler, zafer ve barış işareti ile Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bayrakları en görünür figürlerdendi.

Kontrol noktalarındaki polisler ulusal Kürt kıyafeti giyen bazı vatandaşlara sorun çıkardı.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

Newroz ateşi ve siyasetçilerin konuşmaları

Sahne önündeki Newroz ateşi; barış anneleri, kadın siyasetçiler ve İmralı Sekreteryası’nda yer alan Çetin Arkaş ile birlikte yakıldı. Newroz ateşinin tutuşmasının ardından sahneye Suavi çıktı.

Sahnede ilk olarak Emek, Barış ve Demokrasi Platformu’nun ortak bildirisi okundu. Bildiride, Newroz’un zulme, sömürüye ve inkâra karşı halkların eşitlik ve özgürlük iradesi olduğu vurgulandı.

Daha sonrasında Abdullah Öcalan’ın mesajı hem Türkçe hem Kürtçe okundu. Öcalan, mesajında Newroz’un komünal bir yaşamı temsil ettiğini belirterek Ortadoğu halklarının özgürce bir arada yaşamasının artık mümkün olabileceğini söyledi.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

Arkaş’tan “umut hakkı” ve kimlik vurgusu

Çetin Arkaş, yaptığı konuşmada Öcalan’a uygulanacak umut hakkının netleştirilmesi gerektiğine vurgu yaparak Kürt kimliğinin inkar edilemez ve kesinleşmiş bir hakikat olduğunu söyledi. Arkaş ayrıca, İran’da kimlik ve özgürlük mücadelesi veren Kürt partisi PJAK’ın Ankara, Amed ve İmralı’ya davet edilmesini istedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış sürecinde sözlerin değil somut taleplerin belirleyici olduğuna değindi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de kutlamalara destek verdi.

Feministler ve LGBTİ+’lar da alandaydı

DEM Parti Milletvekili Özgül Saki eşliğinde Newroz alanına giriş yapan feministler ve LGBTİ+’lar da Yenikapı’da coşkuyla bir aradaydı.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

Feministler ve LGBTİ+’lar da Newroz alanına girerek bayraklar, zılgıtlar ve halaylar eşliğinde bayramlarını kutladı. LGBTİ+’lara yönelik birkaç kez yapılan saldırı girişimine rağmen alandaki DEM Parti’li ve TJA’lı (Tevgera Jinên Azad) görevlilerin oluşturduğu güvenlik ile LGBTİ+’lara yönelik saldırılar engellendi.

Saldıran gruplara karşı LGBTİ+’lar tarafından zafer işareti yapıldı ve “Jin Jiyan Azadî” sloganı atıldı. Gençler, kadınlar ve barış anneleri de saldırılara tepki göstererek LGBTİ+’larla birlikte halaya katıldı. Görevliler, saldıranlara her kimliğin Newroz alanında bulunabileceğini anlattı.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

Sahne konuşmalarının ardından Koma Amed’in sahneye çıkmasıyla Newroz daha da coşkulu kutlandı.

Koma Amed konserinin sonuna doğru feministler ve LGBTİ+’lar, DEM Parti ve TJA görevlileri eşliğinde alandan ayrıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, İstanbul Newroz kutlamasında 2’si çocuk, 26 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 25’i serbest bırakılırken Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetim Bölgesi’nden olduğu öğrenilen bir kişinin ise Geri Gönderme Merkezine sevk edileceği biliniyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, 23 Mart’ta sosyal medya hesabından Newroz kutlamaları öncesi ve sonrasında “örgüt propagandası yapmak” ve “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” iddiasıyla 15 ilde toplam 170 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Baraj ve HES toplumsal hafızayı nasıl yok eder?

Kürt illerinde toplumsal hafızayı ve yaşam alanlarını talan eden baraj ve HES projeleri bölgedeki halk ve canlılar için hâlâ önemli bir tehdit oluşturmakta.

Kürt İllerinde Baraj ve HES Kuşatması

Baraj ve HES Nedir?

Barajlar, suyun önünü keserek büyük yapay göller oluşturan yapılardır. Hidroelektrik santraller (HES) ise bu suyun akış gücünü kullanarak elektrik üretir. Ancak bu süreç, nehirlerin doğal akışını bozarak ekosistemi köklü biçimde değiştirir.

Kürt illerinde inşa edilen baraj ve HES projeleri yalnızca enerji üretimi değil, aynı zamanda ekolojik, kültürel ve toplumsal dönüşüm araçları olarak uygulanmaktadır.

Politik Arka Plan

Barajlar, uzun süredir uygulanan güvenlik politikalarının bir parçası olarak bölgeyi yeniden şekillendirme aracı haline getirildi. Dicle ve Fırat nehirlerinde Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında inşa edilen -Devlet Su İşleri’nin tanımıyla- “güvenlik” barajları yapılarak birçok insanın ve canlının yaşam alanları talan edildi.

Ekonomik Gerçeklik

Projelerden elde edilen elektrik Kürt illerine değil, batı illerine ve dış pazarlara aktarılmaktadır. Bölge halkına ekonomik fayda sağlanmamaktadır. Baraj ve HES projeleri sıcaklık, su ve yağmur gibi doğal etkenleri değiştirerek ve tarım alanlarını yok ederek bölge halkının daha da yoksullaşmasına sebep olmuştur.

Göç ve Yıkım

Köyler boşaltıldı veya sular altında bırakıldı, insanlar zorunlu göçe maruz kaldı, toplumsal ve kültürel miras yok edildi.

Dicle–Fırat Havzasında Baraj Kuşatması

Fırat Nehri, toplam 50 baraj
Ana barajlar:
KebanKarakayaAtatürkBirecikKarkamış
Dicle Nehri, toplam 41 baraj
Ana barajlar:
IlısuKralkızıDicleCizre
SONUÇ:
• Yapay göller oluşturuluyor
• Nehirlerin doğal akışı kesiliyor
• Su aşağı havzalara ulaşamıyor
• Yağış düzenini ve nem oranını değiştiriyor
• Sıcaklık ve rüzgar rejimini bozuyor
• Kuraklık hızla artıyor
• Tarım alanları verimsizleşiyor
• Ekosistem dengesi çöküyor
• Bölge halkı göçe zorlanıyor
• Toplumsal hafıza talan ediliyor

Yeni Projeler

  • 89 HES + 28 baraj projesi (2015 sonrası)
  • ÇED onay oranı: %99
  • 2026 başında Bingöl ve Erzurum’da 4 yeni proje onayı

Çarpıcı Örnekler

Adıyaman ve Urfa – Atatürk Barajı: Kenan Evren döneminden itibaren yapımı planlanan Atatürk Barajı sebebiyle 34 köy sular altında kaldı, Neolitik döneme ait Samsat Antik Kenti ve kaya mezarları gibi yapılar sular altında..
Batman, Hasankeyf – Ilısu Barajı: 199 köy sular altında kaldı, 15 bin kişi göç etti, 12 bin yıllık tarih yok edildi.
Van, Erciş – Zilan Vadisi: HES projeleriyle nehir sistemi bozuldu, Van Gölü’nü besleyen su kaynakları zarar gördü, endemik türler yok olma riskiyle karşı karşıya kaldı.
Bingöl, Genç / Amed, Licê (Sarım Havzası): HES projesi bölgenin ünlü bal üretimini tehdit etti, ekosistem dengesini bozdu.
Amed – Silvan Havzası: Baraj çalışmaları sırasında patlatmalar Taş Köprü gibi tarihi yapılara zarar verdi, binlerce ağaç kesildi, 50 köy risk altında.
Muş, Varto – Alparslan Barajları: 2019 yılında Alparslan 1 ve 2 Barajları nedeniyle 60 hane ve 500 nüfuslu Tepe köyü tamamen sular altında kaldı.
Urfa – Birecik Barajı: Baraj sonrası yerleşimin %85’i sular altında kaldı, birçok tarihi höyük ve yaşam alanı yok edildi.
Elazığ – Keban Barajı: Keban barajının yapılmasıyla 39,300 hektarlık alanın içinde bulunan yerleşim yerleri arasından en az 59 köy, 26 mezra ve 6 kom tamamen sular altında kalmıştır.
Amed, Eğil – Dicle Barajı: Diyarbakır’ın Eğil ilçesindeki 1986 yılında yapımına başlanan ve 1997’de su tutmaya başlayan Dicle Barajı’nın açılan kapaklarından birinin kopması sonucu 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar da sular altında kaldı.
Şırnak – Nerdüş Barajı ve Cizre Barajı: Şırnak’ın Cizre ilçesine bağlı olan ve 1990’lı yılların başında yakılarak boşaltılan 150 hanelik Çağlayan (Şax) köyü Nerdüş HES ve sulama barajı projesiyle su altında bırakılacak. Gabar ve Cûdî dağlarını birbirinden ayıran Kasrik Boğazı gibi yapılar ise Cizre Barajı sebebiyle sular altında kalacak.
Baraj ve HES projeleri, enerji üretiminin ötesinde bir coğrafi ve toplumsal dönüşüm aracı olarak kullanılmaktadır. Ekosistem yıkımı, tarihsel mirasın yok edilmesi ve halkın yerinden edilmesi, bu projelerin en ağır sonuçlarıdır.

İnfografi için yapay zeka ChatGPT’den yararlanıldı. Kaynak: Yeşil Gazete, Yeni Yaşam; Sönmez, M. E. (2012). Barajların Mekân Üzerindeki Olumsuz Etkileri ve Türkiye’den Örnekler. Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 11(1), 213–231. https://dergipark.org.tr/tr/pub/jss/issue/24240/256977

Nedir bu “JES”ler?

Jeotermal elektrik santralleri enerji sağlamak için kurulsa da getirdiği ekolojik etkiler oldukça fazla.

JES görseli

Jeotermal Enerji Santrali görseli.

Jeotermal Enerji Santralleri (JES) ve Ekolojik Etkileri

Jeotermal Enerji Nedir?

Jeotermal enerji, yer kabuğunun derinliklerinde bulunan sıcak su ve buharın yüzeye çıkarılarak enerji üretiminde kullanılmasıdır.

Enerji Nasıl Üretilir?

Derin sondaj kuyularından çıkarılan sıcak akışkan türbinleri döndürür ve elektrik üretimi sağlar.

Ekolojik Risk

Jeotermal akışkan arsenik, bor ve çeşitli ağır metaller içerebilir. Bu akışkanın doğaya karışması su kaynaklarını ve toprağı etkileyebilir. Ayrıca bu akışkandaki ağır metaller ve gazlar, hava kirliliğine sebep olur.

Deprem riski: Jeotermal sahalar çoğunlukla aktif fay hatlarına yakın bölgelerde kurulmaktadır. Sondaj faaliyetleri ve yeraltına akışkan basılması bazı durumlarda mikro-depremleri tetikleyebilir. Bu durum bilimsel çalışmalarda “indüklenmiş sismisite” olarak geçiyor.

JES Akışkanlarında Bulunabilen Maddeler

As
Arsenik
Hg
Cıva
B
Bor
CO₂
Karbon dioksit
H₂S
Hidrojen sülfür

JES Projelerinin Etki Zinciri

Sondaj
Jeotermal enerji için açılan derin sondaj kuyuları suya kimyasal karıştırarak yeraltı jeolojisini ve su ekosistemlerini etkileyebilir. Ayrıca yüksek sıcaklıktaki atık suyun akarsulara deşarjı, mineral konsantrasyonunun değişmesine sebep olur.
Yeraltı Suyu
Jeotermal akışkanın yüzeye çıkması veya yeniden basılmanın (reenjeksiyon) başarısız olduğu durumlarında yeraltı suyu kirlenebilir.
Tarım
Su kalitesinin değişmesi ve toprağın kimyasal olarak etkilenmesi tarım üretimini düşürür. Ege illerinde incir bahçeleri ve zeytinlikler zarar görmektedir.
Hayvancılık
Tarım üretiminin zayıflaması yem üretimini etkiler. Kürt illerinde geçim kaynağı olan hayvancılık bu nedenle hassas bir alandır.
Köy Yaşamı
Tarım ve hayvancılığın zayıflaması; köy ekonomisini etkiler, havaya karışan gazlar ve ağır metaller sebebiyle kanser gibi sağlık sorunlarını arttırır. Bu durum köy halkını göçe zorlar.
Biyoçeşitlilik
Santral alanlarının genişlemesi ve jeotermal akışkanların deşarjı gibi faktörler doğal habitatların parçalanmasına neden olur. Endemik bitki ve hayvan türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Fay Hatları Üzerindeki JES Sahaları

Jeotermal enerji sahaları çoğunlukla yer kabuğundaki kırık sistemleri ve fay hatları boyunca oluşur. Bu kırıklar yeraltındaki sıcak suyun yüzeye çıkmasını kolaylaştırır. JES projelerinin büyük bir kısmı, deprem riski yüksek olan bölgelerdeki aktif fay hatları boyunca yoğunlaşmıştır.

JES sondaj kuyusu JES sondaj kuyusuAktif fay hattıToprak yüzeyi Yer kabuğu

Deprem riski yüksek bölgelerdeki santral tesisleri, boru hatları ve jeneratörler hasar görebilir veya patlayabilir. Depremler sırasında jeotermal atıksuların kontrolsüz sızması meydana gelebilir.

JES → Toprak → Ürün Verimi → Göç İlişkisi

Kırsal bölgelerde enerji projeleri yalnızca çevreyi değil, yerel ekonomiyi de etkileyebilir. Türkiye’de özellikle Kürt bölgelerinde geçmişte yaşanan zorunlu göç politikaları düşünüldüğünde, ekonomik ve sosyal değişimlerin işgal politikalarının bir sonucu olduğuna varılır.

JES Faaliyetleri
Sondaj kuyuları ve santral sahaları geniş alanlara yayılır.
Toprak ve Su
Yeraltı su sistemlerinde meydana gelen değişimler tarım alanlarını ve besin üretimini etkiler.
Ürün Verimi
Aydın’da incir ve zeytin üretimi risk altında. Kürt illerinde ise mera alanlarının etkilenmesi hayvancılığı etkileyebilir.
Kırsal Göç
Tarım ve hayvancılığın zayıflaması geçim kaynaklarını daraltabilir ve göçü hızlandırabilir.

JES Projeleri Nasıl İlerliyor?

1. Arama Ruhsatı: Şirketler valilik veya il özel idarelerine başvurarak jeotermal kaynak arama ruhsatı alır.
2. Sondaj: Derin kuyular açılır.
3. ÇED Süreci: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanır.
4. Arazi İzinleri: Tarım dışı kullanım izni Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilir.
5. Kamulaştırma: Bazı durumlarda Cumhurbaşkanlığı kararıyla kamulaştırma yapılabilir.
6. Santral Kurulumu: Enerji üretimi başlar.

JES Türkiye’de Hangi Bölgelerde Yoğunlaşıyor?

  • Ege Bölgesi: Aydın, Denizli ve Manisa Türkiye’deki jeotermal santrallerin büyük bölümüne ev sahipliği yapmaktadır.
  • İç Anadolu: Konya ve Nevşehir de arama ruhsatlarının verildiği bölgeler arasında yer almaktadır.
  • Kürt İlleri: Muş ve Bingöl çevresinde son yıllarda jeotermal arama projeleri gündeme gelmiştir.

Kızıldere JES Alanı Ne Kadar Büyük?

Denizli Kızıldere jeotermal sahası yaklaşık 528 hektar büyüklüğündedir. Bu alan yaklaşık 739 futbol sahasına denk bir araziye yayılmaktadır.

Türkiye’de JES İstatistikleri

  • Türkiye genelinde yaklaşık 71 jeotermal enerji santrali bulunmaktadır.
  • Bunların 46 tanesi Aydın’da yer almaktadır.
  • Kızıldere JES sahası yaklaşık 528 hektar büyüklüğündedir.
  • Tokat’taki arama ruhsatı sahası yaklaşık 36 bin hektarlık bir alanı kapsamaktadır.
Jeotermal enerji projeleri birçok bölgede yerel halk tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. Tarım alanlarının zarar görebileceği, su kaynaklarının etkilenebileceği, endemik canlıların yok olabileceği ve kamulaştırma süreçleri nedeniyle yerel halk ile ekoloji örgütleri çeşitli direnişler ve hukuki mücadeleler yürütmektedir. Bu nedenle bazı bölgelerde JES yatırımlarının gerçekten kamu yararına olup olmadığı sorusu tartışılmaya devam etmektedir.
Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.