28 Haziran’da İstanbul ve Diyarbakır’da düzenlenen “Özgürlük Mitingleri”ne Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle on binlerce kişi katıldı. Diyarbakır’daki mitingde konser veren Serhado, havaalanından gözaltına alındığında neler yaşandığını anlattı ve “Biz barış için geldik, biz huzur için geldik” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Kadın Özgürlük Hareketi (TJA) öncülüğünde “Özgür Önderlikle Özgür Topluma” sloganıyla 27 Haziran’da Van ve Mersin’de, 28 Haziran’da ise İstanbul ve Diyarbakır’da eş zamanlı mitingler gerçekleştirildi.
Mitinglerin ana gündemi, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü, toplumla buluşma koşullarının yaratılması ve Kürt sorununun demokratik çözümüydü. Konuşmacılar, yasal düzenlemelerin yapılması, demokratik siyasete katılımın önünün açılması ve barış sürecinin hukuki güvence altına alınması yönünde çağrılarda bulundu. Alanda katılımcılar Öcalan’ın posterlerini açarken sık sık “Bijî Serok Apo” (Yaşasın Önder Apo) ve “Bê Serok Jiyan Nabe” (Öndersiz Yaşam Olmaz) sloganları da attı.
İstanbul: “Barışın yolu İmralı’dan geçiyor”
Marmara Bölgesi’ndeki pek çok şehirden (Balıkesir, Bursa, Yalova, Kocaeli, Tekirdağ ve Edirne) yoğun katılımın olduğu İstanbul mitingi Bağcılar Meydanı’nda yapıldı. Miting, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sırasında “Çerxa Şoreşê” marşı okundu ve “Şehîd namirin” (Şehitler ölümsüzdür) sloganları atıldı. Mitingde ayrıca Öcalan’ın sanatçı Kadir İnanır için kaleme aldığı başsağlığı mesajı paylaşıldı.
Saygı duruşunun ardından söz alan DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, inkâr ve asimilasyon politikalarına rağmen barış, eşitlik ve özgürlük ısrarlarını sürdüreceklerini belirtti. Çınar, “Bugün açılan barış ve demokrasi yolunun mimarı Sayın Öcalan’dır, kendisinin statüsü bir an önce netleşmelidir” dedi.
Öcalan’ın 27 yıldır cezaevinde halkların barışı için mücadele ettiğini vurgulayan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, kalıcı bir barış için öncelikle Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Doğan, “Kürt halkı da Türkiye halkları da kalıcı bir barışa hazır. Savaş yıllarının yerini artık barış almalı. Kürt sorununu ve dışlanan tüm kimlikleri cesaretle konuşma vaktidir, bu fırsatı kaçırmayalım” çağrısında bulundu.
Çözüm için net ve cesur bir “çerçeve yasa” yapılması gerektiğini savunan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Umut hakkı tanınmadan toplumsal barış inşa edilemez. Hazırlanacak yasa; dağdan, cezaevinden ve sürgünden demokratik siyasete dönüşün yolunu ayrımcılığa yer bırakmadan, güvenli bir şekilde açmalıdır” diye konuştu.

Konuşmaların ardından sanatçı Tara Mamedova’nın ve Agirê Jiyan grubunun sahne almasıyla son buldu. Agirê Jiyan konser sırasında barışı temsilen güvercinler uçurdu.
Diyarbakır: “Baskılar özgürlük yürüyüşünü durduramaz”
Diyarbakır İstasyon Meydanı’ndaki mitinge ise çevre illerden gelen on binlerce kişi katıldı. Mitingde öne çıkan konuşmalar şunlardı:
Alandaki kitlenin ortak bir demokratik yaşam iradesini temsil ettiğini söyleyen DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanı Abbas Şahin, “Hiçbir baskı bu halkın özgürlük yürüyüşünü engelleyemez” mesajı verdi.
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının sadece Kürtleri değil, tüm Türkiye halklarının ortak geleceğini ve demokratik birliğini hedeflediğini belirtti. Hükümet kanadından gelen “yasal çerçeve Meclis’e gelsin” açıklamalarına değinen Uçar, “Amed’den soruyoruz; bu yasayı Meclis’e kim getirecek? Barış masasında oturan muhatap kim?” sorusunu yöneltti.
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne rağmen İmralı’daki tecridin sürdüğünü ifade eden İmralı Sekreteryası‘ndan Veysi Aktaş, “Sayın Öcalan barışın, demokrasinin iradesidir ve baş müzakerecidir. Devlet bu iradeye saygılı yaklaşmalıdır. Talebimiz; eşit müzakere koşulları, özgür çalışma ortamı ve onurlu bir özgürlüktür” dedi ve ekledi: “Kimse iradeyi kırma operasyonuna dönüştürmemelidir. Bazıları ‘barış’ kelimesiyle diz çöktürmek istiyorsa, halkın diz çökmeyeceğini bilmelidir.”
Konuşmalardan sonra Kadir Çat’ın seslendirdiği şarkılar eşliğinde on binlerce kişi halay çekti. Ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ındaha öncelerde yaptığı özgürlük, barış, demokrasi başlıklı yaptığı değerlendirmelerin yer aldığı bir sinevizyon gösterimi yapıldı.
Serhado: “Neden Önder Apo’dan bu kadar korkuyorlar?”
Diyarbakır’daki Özgürlük Mitingi’nde uzun yıllardır İsveç’te olan Kürt rap sanatçısı Serhado’nun konser verdi. Konser için sahneye çıkan Serhado, önce “Ez Kurdistan im” adlı şarkısını söyleyerek giriş yaptı. Şarkının ardından Diyarbakır’ı ne kadar özlediğini ifade eden Serhado, seyircilere “Cuma günü, 11 yıl aradan sonra arabayla geldim ve yeniden ülkemin topraklarına ayak bastım. Ne kadar da güzel bir histi” dedi.
Seyircilere havaalanı çıkışından gözaltına alındığını hatırlatan Serhado, o gün neler yaşandığını anlattı:
“Havalimanından çıktım, bana hiçbir şey söylemediler. Gittik, yemeğimizi yedik, güzelce çayımızı içtik ve dışarı çıkıp arabaya bindik. Bir baktım önümüze bir araba durdu ve polisler ‘gel gel gel’ yaptı. Ne bir kimlik gösterdiler, ne bir kağıt, ne belge, ne de başka bir şey… Dediler ki ‘gel şu arabaya bin’. Sonra ‘yok yok, şu arabaya bin’ dediler. Ardından ‘başka bir arabaya geçelim’ dediler. Yani beni yirmi defa arabadan arabaya aktardılar. Beni götürdüklerinde onlara sordum: ‘Ben neden gözaltına alındım?’ Biz buraya ‘Özgürlük Mitingi’ne geldik, biz barış istiyoruz!
Polislerden biri bana sordu, dedi ki: ‘Abi, İsveç mi daha güzel yoksa Amed mi?’ Ben de ‘Beni gözaltına alana kadar vallahi Amed daha güzel’ dedim. Sonra onlara sordum, dedim ki: ‘Beni neden havalimanında gözaltına almadınız?’ Bu sefer aralarından biri dedi ki: ‘Senin evraklarını hazırlamak biraz zaman alıyordu.’ Meğer yeni bir dava açmışlar, kaç yıl öncesinden… 16 yıl önce ‘Roja Îne’ (Cuma Günü) davasını açmışlar. Ben de onlara sordum, dedim ki: ‘Ben iki yıldır bu ülkedeydim, neden şimdiye kadar beni gözaltına almadınız?’ O da bunun sebebini bilmiyordu. Yahu dostlar, siz 16 gün önce ne yediğinizi hatırlıyor musunuz? Beni gözaltına alan o polis, 16 yıl önce bana bu dava açıldığında kendisi henüz 16 yaşındaydı!
Ben bu Amed’den ne zaman kurtulacağım? Sonra o polisin ‘püf-püf’ edip oflaması başladı… Allah aşkına, sanki ben kendi isteğimle, keyfimden gelip buraya oturmuşum gibi davranıyorlar. Ben gözaltına alındım ama onlar oflayıp pufluyordu.
İşte böyle dostlar, biz barış için geldik, biz huzur için geldik. Hadi ayağa kalkın, Önderliğimizin sesini daha da gürleştirelim! Neden Önder Apo’dan bu kadar çok korkuyorlar? Neden?”
Serhado’nun konseri ardından “Özgürlük Mitingi” son buldu.
Kaynak: MA, Yeni Yaşam Gazetesi



