Bir süredir gündemin önemli bir maddesi haline gelen ve bu hafta Meclis’e sunulacağı belirtilen çerçeve yasa ile ilgili olarak AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Meclis kapanmadan yasal çerçeveyi ortaya çıkarmak istediklerini belirtti. Çelik “Hemen hemen her gün çalışıyoruz. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Aslında bir bakıma mesele yeni başlıyor. Yasal bir zeminin oluşması son derece önemli” ifadelerini kullandı.

PKK gerillaları 11 Temmus 2025 tarihinde Casene Mağarası’nda silahlarını bir törenle yakmıştı.
PKK’nin kendisini feshetmesi ardından silah bırakma sürecine hukuki zemin oluşturması beklenen ve uzunca bir süredir tartışma konusu olan çerçeve yasanın, Meclis’e gelmesi bekleniyor.
DEM Parti İmralı Heyetinin 20 Temmuz tarihinde Abdullah Öcalan ile görüşmesi ile birlikte tartışmaların yoğunluk kazandığı çerçeve yasaya yönelik hükümet ve hükümetin ortağı MHP yöneticilerinden de açıklamalar yapılıyor.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, dün partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında yaptığı açıklama ile çerçeve yasayı Meclis kapanmadan çıkarmak istediklerini belirtti.
Çerçeve yasa konusunda da yeni bir aşamaya gelindiğini belirten Çelik, “Yeni aşama silah bırakmanın temin edilmesi, terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal çerçevenin ortaya çıkmasıydı. Bununla ilgili çok sayıda toplantı yapıyoruz, hemen hemen her gün çalışıyoruz. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Aslında bir bakıma mesele yeni başlıyor. Yasal bir zeminin oluşması son derece önemli. Ama ayrıca politik atmosfer de çok önemlidir” dedi.
Feti Yıldız: “Geçici ve müstakil bir yasa“
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız de Yeni Birlik Gazetesine yaptığı açıklamada PKK’nin feshi, silahların teslimi ve sonrasını kapsayan amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu açık olduğunu belirterek “Soyut ve çerçevesi iyi çizilmeden kaleme alınan kavram setleri her zaman istismar edilmeye ve amaç dışı kullanılmaya elverişli olmuştur” dedi.
Yıldız yapılacak olan yasal düzenlemenin PKK ile özgüllendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öcalan: “Yasal zeminin vakti geldi“
DEM Parti İmralı Heyeti‘nin 20 Temmuz’da yaptıkları görüşme sonrasında 21 Temmuz’da Abdullah Öcalan’ın değerlendirmelerini yayınladıkları basın açıklamasında Öcalan’ın “Negatif hukukun pozitif hukuka dönüşmesi gereklidir” sözlerine yer verildi.
Açıklamaya göre Öcalan’ın “27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözmeye dönük kararlılığımız sürüyor” dediği belirtildi:
“Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir. Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır.”
Yasanın bu hafta sunulması bekleniyor
İmralı Heyetinin Öcalan ile görüşme sonrasında AKP yetkilileri ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile yaptıkları ziyaret, yasanın yakın dönemde gündeme geleceğine dair beklentileri arttırdı. Meclis Başkanı Kurtulmuş, Meclis tatile girmeden süreci tamamlamak istediklerini son günlerde bir kaç kez dile getirmişti.
Kulislerde yasanın bu hafta Meclis’e sunulması ve ardından Adalet Komisyonu’nda ele alınması bekleniyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Temmuz tarihinde TRT Haber’de katıldığı bir programda mevcut sürecin önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, bunun “millî birlik ve kardeşlik” projesi olduğunu söyledi.
Gürlek, çerçeve yasanın 15 maddeden oluştuğunu ve önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesini beklediğini belirtti: “Terörsüz Türkiye süreci güzel bir aşamaya geldi bildiğim kadarıyla. Sayın Meclis Başkanımız Numan Bey de bir açıklama yaptı. Önümüzdeki hafta önce Adalet Komisyonu’na gelecek daha sonra da Meclis’te Genel Kurula gelme aşamasına geldi.
Bildiğim kadarıyla bir 15 maddelik bir metin var. O süreci Meclis takip ediyor, biz dahil değiliz. Sadece biz teknik olarak, Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapılması aşamasında öneri sunabiliyoruz istedikleri şekilde. Ama bir an önce bu sürecin tamamlanması lazım.
Burada genel af düzenlemesi yok. Şahsa özel gibi bir düzenleme yok. Bunlar Meclis’in takdiri. Yani genel affa ilişkin şu an bir düzenleme, bir çalışma yok. Ama Meclis biliyorsunuz ne zaman kanun düzenlenirse gündeme gelebilir. Ama şu anki bu pakette sadece PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var.
Karasu: “Süreci teşvik ediyoruz”
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, 27 Temmuz tarihinde Medya Haber’de yayınlanan özel bir programda Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasaya ilişkin konuştu.
Söz Taslağı beklediklerini belirten Karasu, şunları söyledi:
“Biz de taslağı bekliyoruz. Bir ara bir taslak dolaşıma sokuldu, basın üzerinden bize de geldi. Tabii o taslağın kabul edilecek yanı yoktu. Taslak üzerinde çalışılarak bir uzlaşma gerçekleşmiş görünüyor. Özellikle mesela ‘terör örgütü’ gibi bir kavramın kullanılması, böyle bir süreç açısından… Partiyi feshettik, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz. Önder Apo’nun dediği gibi bu bir başlangıçsa, bir kapı açılıyorsa, en azından önümüzdeki dönemde yeni gelişmelerin, yeni adımların ön adımı olacaksa tabii ki biz de süreci teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz. Ama tabii taslağı bekliyoruz. Gördükten sonra tutumumuzu da açık ve net ortaya koyarız.”
Karasu ayrıca önceliklerinin Öcalan’ın özgürlüğünü hedeflediklerini belirtti.
Bakırhan: “Kategorik ayrım yapmamalı”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 26 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve yasanın kategorik ayrımlar yapmaması ve süreç kapsamında dönmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmaması gerektiğini belirtti.
Aydar: Güçlü bir hukuki zemin oluşturmalı
KCK Yürütme Kurulu üyesi Zübeyir Aydar, süreç ve çerçeve yasa ile ilgili Ajansa Welat’a konuştu. Çerçeve yasanın Kürt sorununun çözümü için güçlü bir hukuki zemin oluşturması gerektiğini belirten Zübeyir Aydar, şu ifadeleri kullandı:
“Kürt sorunu yüzyıllardır süregelen büyük bir sorundur ve tek bir yasayla çözülemez. Ancak bu çerçeve yasa, çözümün önünü açmalı ve temelini oluşturmalıdır. Anayasa’dan başlayarak Türkiye’nin tüm mevzuatı gözden geçirilmelidir. Hapishaneler boşaltılsa veya ülkeye dönüşler sağlansa bile dil, kültür ve kimlik üzerindeki engeller kaldırılmadıkça sorun çözülmüş olmaz. Görüşme ve müzakere koşullarının netleşmesi gerekiyor. Devlet, Sayın Öcalan’ı muhatap ve başmüzakereci olarak görüyor. Ancak iki aydır kendisiyle görüşme yapılmıyor. Başmüzakerecinin statüsü güvence altına alınmadan ve iletişim kanalları tamamen açılmadan sağlıklı bir çözüm üretilemez. Bahsettiğimiz yasa, ilk adım olarak bu statüyü ve çalışma koşullarını netleştirmelidir.”



