DEM Parti belediyeleri: Kayyım, istifa ve ihraç bilançosu

31 Mart 2024 yerel seçiminden bu yana DEM Parti’nin 10 belediyesine kayyım atandı. Üç belediye başkanı AKP’ye geçti, bir başkan bağımsız kaldı. İki belediye başkanı DEM Parti’den ihraç edildi, bir başkan ise kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildikten sonra istifa etti. En son Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevden ayrıldı.

31 Mart 2024 yerel seçimler öncesinde DEM Parti, belediye eş başkan adaylarını belirlemek için halk oylaması yaptı.

31 Mart 2024 yerel seçimleri DEM Parti açısından önemli bir seçim başarısı ortaya çıkardı.

Seçim sonrası ortaya çıkan tabloya göre DEM Parti, 3 büyükşehir, 7 il, 58 ilçe ve 10 belde olmak üzere 78 belediye kazandı.

Ancak bu tablo sonraki iki yıl içerisinde aynı kalmayarak değişikliğe uğradı.

Merkezi yönetim tarafından belediyelere kayyım atanması, seçilmiş başkanların partilerinden ayrılması, parti içi disiplin süreçleri ve eş başkanların görevlerinden ayrılması DEM Parti’nin kazandığı belediyelerin bugünkü tablosunu değiştirdi.

Bu süreçte dikkat çeken bir başka nokta ise, bu tablonun değişmesine neden olan gelişmenin sadece kayyım atamalarıyla ilgisinin olmaması.

Kayyım atanması, seçilmiş belediye yönetiminin merkezi idare tarafından görevden uzaklaştırılması anlamına geliyor. Ancak DEM Parti belediyeleri ayrıca istifa ve ihraçlarla da gündeme geldi. DEM Parti’den ihraç edilen bazı başkanlar ise belediye başkanlığını bağımsız olarak sürdürdü.

📊 İNFOGRAFİK | 31 Mart 2024’te DEM Parti’nin seçim bilançosu

78 BELEDİYE

  • 3 Büyükşehir
  • 7 İl
  • 58 İlçe
  • 10 Belde

Türkiye geneli DEM Parti oy oranı: %5,70

DEM Parti’nin 2024 yerel seçimlerine ilişkin derlenen veri setinde toplam 78 belediye ve yüzde 5,70 Türkiye geneli oy oranı yer alıyor.

Adayları halk belirledi

DEM Parti’nin 2024 seçimlerine hazırlanırken uyguladığı aday belirleme sistemi seçim sonucunun önemli parçalarından biriydi.

Parti, özellikle güçlü olduğu Kürt illerinde adaylarını ön seçim ve halk katılımına dayalı yöntemlerle belirledi.

DEM Parti’nin Ocak 2024’te yaptığı açıklamada yaklaşık 90 merkezde ön seçim yapılacağı, delegeler ve katılımcıların oy kullanacağı ve adayların yüzde 50+1 koşuluyla belirlenmesinin öngörüldüğü belirtildi. 8 Ocak 2024 tarihli parti duyurusunda ise 13-14 Ocak’ta 84 seçim çevresinde ön seçim yapılacağı ve yaklaşık 100 bin kişinin sandık başına gideceği açıklandı. DEM Parti, Silopi’ye ilişkin sonraki açıklamasında da 31 Mart seçimlerinde adaylarını ön seçimle belirlediğini açıkça belirtti.

📊 İNFOGRAFİK | Kürt illerinde aday belirleme
Aday adayları
Halk toplantıları / parti tabanı
Ön seçim – halk oylaması
Kadın ve erkek eşbaşkan adayları
31 Mart 2024

Kent uzlaşısı: Batıdaki seçim stratejisiydi

DEM Parti Kürt illeri dışındaki bölgelerde ise kent uzlaşısı adını verdikleri bir modelle adayları belirledi. Parti kent uzlaşısını farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin, demokratik kitle örgütlerinin, kadın ve gençlik hareketlerinin, emek ve meslek örgütlerinin katılımıyla en geniş mutabakatı sağlamaya dönük bir yöntem olarak tanımladı.

📊 İNFOGRAFİK | İki Farklı Yöntem
Kürt illerinde:
Ön seçim / halk katılımı
Kürt illeri dışındaki bazı seçim çevrelerinde:
Kent uzlaşısı / geniş toplumsal-siyasal ortaklaşma

İlk kayyım Hakkâri’ye

Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından, bundan önceki seçimlerden sonra olduğu gibi, DEM Parti belediyelerine kayyım atanma ihtimali gündeme geldi. DEM Parti’nin seçimden sonra kayyım uygulamasıyla karşılaşan ilk belediyesi Hakkâri oldu.

3 Haziran 2024’te Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış görevden uzaklaştırıldı ve belediyeye kayyım atandı.

Böylece 31 Mart seçimlerinden yalnızca iki ay sonra seçilmiş bir DEM Parti belediye yönetimi merkezi idarenin müdahalesiyle görevden uzaklaştırılmış oldu. Hakkâri’nin ardından kayyım uygulaması 2024’ün son aylarında peş peşe geldi.

📊 İNFOGRAFİK | 10 DEM Parti belediyesine kayyım
BelediyeTürKayyım tarihi
Hakkâriİl3 Haziran 2024
MardinBüyükşehir4 Kasım 2024
Batmanİl4 Kasım 2024
Halfetiİlçe4 Kasım 2024
Dêrsimİl22 Kasım 2024
Bahçesarayİlçe29 Kasım 2024
AkdenizİlçeOcak 2025
SiirtİlOcak 2025
VanBüyükşehirŞubat 2025
KağızmanİlçeŞubat 2025

TOPLAM: 10

4 Kasım: Mardin, Batman ve Halfeti

4 Kasım 2024’te Mardin Büyükşehir, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atandı.

Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Batman Belediye Başkanı Eş Gülistan Sönük ve Halfeti Belediye Eş Başkanı Mehmet Karayılan görevlerinden uzaklaştırıldı. 22 Kasım’da Dêrsim Belediyesi, 29 Kasım’da ise Van’ın Bahçesaray Belediyesi aynı sürece dahil edildi.

2025’in başında Akdeniz ve Siirt; ardından Van Büyükşehir ve Kağızman belediyelerine de kayyım atandı.

📊 İNFOGRAFİK | 10 kayyımın dağılımı
  • 2 Büyükşehir: Mardin, Van
  • 4 İl: Hakkâri, Batman, Siirt, Dêrsim
  • 4 İlçe: Halfeti, Bahçesaray, Akdeniz, Kağızman

📊 İNFOGRAFİK | Kayyımın DEM Parti’nin kazandığı il ve büyükşehirlerdeki oranı
31 Mart 2024’te: 10 il/büyükşehir belediyesi
Kayyım atanan: 6
(Mardin, Van, Batman, Hakkâri, Siirt, Dêrsim)
Oran: %60
Bu oran, kayyım uygulamasının DEM Parti’nin kazandığı il ve büyükşehirler üzerindeki ağırlığını gösteren en belirgin istatistiklerden biri.

Sandıktan çıkan başkanların siyasi statüsü değişti

Kayyım dışında bazı belediyelerde değişim, seçilmiş başkanların başka partilere geçmesiyle gerçekleşti. Bu kategoride dört belediye öne çıkıyor: Birecik (Mehmet Begit), Taşlıçay (Mehmetali Budak), İkiköprü (Halil İbrahim Karabulut), Kızıltepe (Zeyni İpek). Ancak bu dört dosyanın hepsi aynı biçimde sonuçlanmadı.

Birecik: Önce bağımsız, ardından AKP

Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit, 29 Nisan 2024’te dört belediye meclis üyesiyle birlikte DEM Parti’den istifa etti. Begit, istifasını açıklarken belediyeye dışarıdan müdahale edildiğini ileri sürdü ve görevine bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. Daha sonra Begit AK Parti’ye geçti.

Taşlıçay: “Hizmetlerimiz engelleniyor”

Ağrı Taşlıçay Belediye Başkanı Mehmetali Budak, 9 Ağustos 2024’te DEM Parti’den istifa etti. Budak, parti içerisinde bazı kişi ve kişiler tarafından belediye hizmetlerinin engellendiğini veya sekteye uğratıldığını savundu. Daha sonra AKP’ye geçti.

İkiköprü: DEM Parti’den AKP’ye

Batman’ın Beşiri ilçesine bağlı İkiköprü beldesinde DEM Parti’nin adayı Halil İbrahim Karabulut ve Celile Yıldız eş başkan adayı olarak gösterildi. DEM Parti’nin kendi açıklamasına göre İkiköprü’de seçim %58,98 oyla kazanıldı. Karabulut daha sonra partiden ayrıldı ve siyasi statüsü bağımsızlıktan AKP’ye geçişe uzandı.

Kızıltepe: İhraçtan önce istifa

Kızıltepe dosyası, “ihraç edilen başkanlar” başlığı altında verilmemeli. DEM Parti, 1 Ağustos 2024’te Zeyni İpek hakkında disiplin soruşturması başlattı. Aralık ayında İpek kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Ancak DEM Parti’nin 26 Aralık 2024 tarihli resmi açıklamasına göre, İpek disiplin kurulunun kendisinden savunma istemesinin ardından partiden istifa etti. Yani ihraç kararı verilmeden önce parti üyeliğini sona erdirdi. İpek bağımsız olarak belediye başkanlığına devam etti.

📊 İNFOGRAFİK | Başkanların parti değişimleri
DEM Parti → AKP
  • Mehmet Begit (Birecik)
  • Mehmetali Budak (Taşlıçay)
  • Halil İbrahim Karabulut (İkiköprü)
DEM Parti → Bağımsız
  • Zeyni İpek (Kızıltepe)

İki başkan DEM Parti’den ihraç edildi

İdil Belediye Eş Başkanı Türkan Kayır, parti içindeki disiplin sürecinin ardından 19 Aralık 2024’te DEM Parti’den ihraç edildi. Partinin resmi açıklamasında Kayır ve belediye meclis üyesi Ekrem Şimşek hakkında yürütülen disiplin sürecinin sonuçlandırıldığı ve Kayır’ın partiden ihraç edilmesine karar verildiği belirtildi. Parti, Kayır’dan belediye başkanlığı görevinden istifa etmesini de istedi. Kayır ise görevinden ayrılmayarak bağımsız olarak devam etti.

Silopi: Jiyan Ormanlı

Silopi Belediye Eş Başkanı Jiyan Ormanlı da DEM Parti’nin disiplin sürecinden geçti. DEM Parti’nin 2025 tarihli resmi açıklamasına göre Ormanlı, “kolektif yönetim anlayışı” ile parti kararlarına ilişkin sorunlar nedeniyle kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Disiplin süreci sonunda 6 Ağustos 2025’te DEM Parti’den ihraç edildi. Parti, Ormanlı’yı göreve başladıktan sonra kendisini tek yetkili görme eğiliminden vazgeçmemekle suçladı ve istifa etmesini istedi. Ancak Ormanlı’nın partiden ihraç edilmesi, Silopi Belediyesi’nin başka bir partiye geçtiği anlamına gelmiyor.

📊 İNFOGRAFİK | İhraç ve istifa ayrımı
İHRAÇ
  • Türkan Kayır (İdil)
  • Jiyan Ormanlı (Silopi)
İHRAÇ DEĞİL — İSTİFA
  • Zeyni İpek (Kızıltepe) – İpek hakkında kesin ihraç istemiyle disiplin süreci yürütüldü; ancak ihraç kararı verilmeden önce partiden ayrıldı.

Sağlık nedeniyle ayrılan eş başkan

Van İpekyolu Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Altındağ, sağlık sorunları nedeniyle 17 Haziran 2025’te görevinden ayrıldı. DEM Parti’nin açıklamasına göre Altındağ’ın tedavi sürecinin daha uzun süreceği ve dinlenmesi gerektiği yönündeki doktor değerlendirmeleri sonrasında istifa konusunda görüş birliğine varıldı. Bu olayda belediye DEM Parti’den çıkmadı.

Bozova

Seçim sonrası belediyelerdeki değişimin bir başka örneği ise Bozova oldu. DEM Parti, 7 Temmuz 2026’da Bozova Belediye Eş Başkanı İsmail Yıldız’ın eşbaşkanlık görevinden alınmasına karar verdi. Partinin açıklamasına göre Yıldız’ın seçimlerden bu yana yürüttüğü görev, partiye ve ilgili kurullara ulaşan şikâyetler doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Yakın zamanda kabul edilen Tutum Belgesi doğrultusunda “Geri Çağırma İlkesi” işletildi. Yıldız eşbaşkanlıktan alınırken belediye meclis üyeliği devam etti. Bu dosya, kayyım uygulamasından farklı bir mekanizmaya işaret ediyor: Merkezi yönetim tarafından görevden alma değil, partinin kendi iç denetim mekanizması.

Diyarbakır: “Geri Çekilme İlkesi”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun, 2026’da DEM Parti’nin “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevinden ayrıldı. DEM Parti’nin 20 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında Hatun’un ciddi sağlık sorunları yaşadığı, ayrıca iki yılı aşkın görev sürecinde yaşadığı eksik ve yetersizlikleri kendisinin de açıkladığı belirtildi. Parti kurulları Hatun’un görevden ayrılma talebini kabul etti. Burada da belediye DEM Parti yönetiminden çıkmadı.

📊 İNFOGRAFİK | 31 Mart’tan 2026’ya değişim haritası
78 – DEM Parti’nin resmi seçim bilançosu
10 – Kayyım atanan belediye
3 – AKP’ye geçen belediye başkanı
(Birecik – Mehmet Begit, Taşlıçay – Mehmetali Budak, İkiköprü – Halil İbrahim Karabulut)
1 – Bağımsız kalan başkan
(Kızıltepe – Zeyni İpek)
2 – DEM Parti’den ihraç edilen başkan
(İdil – Türkan Kayır, Silopi – Jiyan Ormanlı)
1 – Kesin ihraç sürecindeyken istifa eden başkan
(Kızıltepe – Zeyni İpek)
2 – Sağlık / geri çekilme kapsamında görevden ayrılan eşbaşkan
(İpekyolu – Cevdet Altındağ, Diyarbakır – Doğan Hatun)
1 – “Geri Çağırma İlkesi” uygulanan eşbaşkan
(Bozova – İsmail Yıldız)

Seçimden sonra ortaya çıkan tablo

31 Mart 2024’te sandıktan çıkan tablo ile bugün arasındaki fark, yalnızca kayyım uygulamasıyla açıklanamıyor. Bir yanda merkezi yönetimin seçilmiş belediye başkanlarını görevden uzaklaştırdığı ve yerlerine valileri veya kaymakamları görevlendirdiği kayyım mekanizması bulunuyor. Diğer yanda belediye başkanlarının kendi siyasi tercihleriyle partiden ayrılması ve bazı durumlarda başka bir partiye geçmesi var.

Bunun yanında DEM Parti’nin kendi içindeki disiplin mekanizmaları da devreye girdi. İdil ve Silopi’de belediye başkanları partiden ihraç edildi. Kızıltepe’de ise kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen Zeyni İpek, ihraç kararı verilmeden önce istifa etti.

2025 ve 2026’da ise parti, eşbaşkanlık sistemi açısından yeni bir döneme girdi. İpekyolu’nda sağlık gerekçesiyle bir eş başkan görevden ayrıldı. Diyarbakır’da “Geri Çekilme İlkesi” işletildi. Bozova’da ise “Geri Çağırma İlkesi” uygulanarak bir eş başkan görevden alındı.

Bu tablo, DEM Parti’nin 31 Mart 2024’te kazandığı belediyelerin sonraki iki yılda dışarıdan müdahale, siyasi saf değiştirme, parti içi disiplin ve iç denetim olmak üzere farklı mekanizmalarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

🗓️ KRONOLOJİ | 31 Mart 2024 – Temmuz 2026
  • 31 Mart 2024: DEM Parti, kendi resmi bilançosuna göre 78 belediye kazandı.
  • 29 Nisan 2024: Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit ve dört meclis üyesi DEM Parti’den istifa etti. Begit bağımsız devam edeceğini açıkladı.
  • 3 Haziran 2024: Hakkâri Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış görevden uzaklaştırıldı, belediyeye kayyım atandı.
  • Haziran 2024: İkiköprü Belediye Başkanı Halil İbrahim Karabulut DEM Parti’den ayrıldı.
  • 1 Ağustos 2024: Kızıltepe Belediye Başkanı Zeyni İpek hakkında DEM Parti tarafından disiplin soruşturması başlatıldı.
  • 9 Ağustos 2024: Taşlıçay Belediye Başkanı Mehmetali Budak DEM Parti’den istifa etti.
  • 4 Kasım 2024: Mardin Büyükşehir, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atandı.
  • 22 Kasım 2024: Dêrsim Belediyesi’ne kayyım atandı.
  • 29 Kasım 2024: Bahçesaray Belediyesi’ne kayyım atandı.
  • 19 Aralık 2024: İdil Belediye Eş Başkanı Türkan Kayır DEM Parti’den ihraç edildi.
  • 26 Aralık 2024: Zeyni İpek, kesin ihraç istemiyle yürütülen disiplin sürecinin ardından DEM Parti’den istifa etti.
  • Ocak 2025: Akdeniz ve Siirt belediyelerine kayyım atandı.
  • Şubat 2025: Van Büyükşehir ve Kağızman belediyelerine kayyım atandı.
  • 17 Haziran 2025: İpekyolu Belediye Eş Başkanı Cevdet Altındağ sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı.
  • 6 Ağustos 2025: Silopi Belediye Eş Başkanı Jiyan Ormanlı DEM Parti’den ihraç edildi.
  • 7 Temmuz 2026: Bozova Belediye Eş Başkanı İsmail Yıldız hakkında “Geri Çağırma İlkesi” uygulandı.
  • 20 Temmuz 2026: Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun’un “Geri Çekilme İlkesi” kapsamındaki görevden ayrılma talebi kabul edildi.

Kaynak: DEM Parti, YSK

Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş için eylem yapıldı

Dedetaş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Foto: Niha+

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın gözaltına alınmasına tepki toplayan kalabalık bir grup, iskele meydanından belediyeye kadar yürüdü.

İstanbul’un Üsküdar ilçesinin CHP’li belediye başkanı Sinem Dedetaş 29 Temmuz tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Dedetaş İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

“Yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı” iddialarıyla yürütülen soruşturmada Belediye Başkanı Dedetaş ile Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü’nün de aralarında olduğu altı kişi gözaltına alındı.

Üsküdar, 2024’teki son yerel seçimlerde 1994’ten sonra ilk kez CHP’ye geçmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konutunun bulunduğu Üsküdar’da CHP’nin adayı Sinem Dedetaş oyların yüzde 49,90’ını alarak ilçenin ilk kadın belediye başkanı seçildi.

Soruşturmada, “rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamaları konu ediliyor.

Yüzlerce kişi yürüdü

Sinem Dedetaş için yapılan yürüyüşten, Foto: Niha+

Dedetaş’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren yüzlerce kişi saat 19.00’da Üsküdar Sahili Marmaray çıkışında buluştu. Kadıköy ve Beşiktaş gibi ilçelerden de insanların katıldığı etkinliğe, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in yanı sıra siyasi parti, sivil toplum örgütleri ve meslek örgütlerinin temsilci ve üyeleri destek verdi.

Foto: Niha+

Bir araya gelen kalabalık, daha sonra Üsküdar Belediyesine doğru yürüdü. Yürüyüş boyunca, “Sinem Dedetaş yalnız değildir”, “Faşizme karşı omuz omuza” gibi sloganlar atan eylemciler, belediyenin önünde yapılan konuşmaların ardından dağıldı.

31 Mart 2024 Sonrası CHP’li Belediyelere Yönelik Operasyonlar

30 Temmuz 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan adli ve idari süreçlerin özeti

39+
CHP’li belediyeye operasyon
31
Belediye başkanı gözaltına alındı
33
Görevden uzaklaştırılan belediye başkanı (7 il + 26 ilçe)
3
CHP’li belediyeye kayyum atandı

CHP’li Belediyelerde Kayyum Atanan Belediyeler

BelediyeBaşkanİşlem
EsenyurtAhmet ÖzerKayyum atandı
ŞişliResul Emrah ŞahanKayyum atandı
OvacıkMustafa SarıgülKayyum atandı

İl / Büyükşehir Belediye Başkanları

BelediyeBaşkanSon Durum
İstanbul BüyükşehirEkrem İmamoğluTutuklu
Antalya BüyükşehirMuhittin BöcekTutuklu
Bursa BüyükşehirMustafa BozbeyTutuklu
BoluTanju ÖzcanTutuklu
UşakÖzkan YalımTutuklu
Adana BüyükşehirZeydan KaralarTahliye edildi, görevine dönmedi
AdıyamanAbdurrahman TutdereGörevine iade edildi

İlçe Belediye Başkanları

BelediyeBaşkanSon Durum
Ceyhan (Adana)Kadir AydarTahliye edildi, görevine iade edilmedi
Seyhan (Adana)Oya TekinTutuklu
Manavgat (Antalya)Niyazi Nefi KaraTutuklu
Kuşadası (Aydın)Ömer GünelTutuklu
Eşme (Uşak)Yılmaz TozanTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Yüreğir (Adana)Ali DemirçalıGörevden uzaklaştırıldı (Tutuklu değil)
Akçakoca (Düzce)Fikret AlbayrakTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Güzelbahçe (İzmir)Mustafa GünayTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Buca (İzmir)Görkem DumanTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Silifke (Mersin)Mustafa TurgutTutuklu
Balçova (İzmir)Onur YiğitEv hapsi ve adli kontrol
Seferihisar (İzmir)İsmail YetişkinTutuklu, görevden uzaklaştırıldı
Çankaya (Ankara)Hüseyin Can GünerTutuklu
İzmit (Kocaeli)Fatma Kaplan HürriyetTutuklu, görevden uzaklaştırıldı

Dikkat Çeken Gelişmeler

Görevine dönebilen tek belediye başkanı
  • Abdurrahman Tutdere (Adıyaman)
Tahliye edilmesine rağmen görevine dönemeyenler
  • Ahmet Özer (Esenyurt)
  • Zeydan Karalar (Adana Büyükşehir)
  • Kadir Aydar (Ceyhan)
  • İnan Güney (Beyoğlu)
Tahliye edilip yeniden tutuklanan
  • Alaattin Köseler (Beykoz)
Belediye meclisinde AK Parti adayının başkanvekili seçildiği belediyeler
  • Bursa Büyükşehir Belediyesi
  • Gaziosmanpaşa Belediyesi
  • Akçakoca Belediyesi
Not: Bu infografikte yer alan veriler, 30 Temmuz 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan adli ve idari işlemler esas alınarak hazırlanmıştır. Gözaltı, tutuklama, görevden uzaklaştırma ve kayyum kararları yargısal veya idari süreçleri ifade eder. Bu işlemler kişiler hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmemektedir.

CHP’nin kısa muhalefet tarihi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kasım 2023 tarihli CHP Kurultayı hakkında ‘mutlak butlan’ kararı vermesi ve ardından parti merkezine çevik kuvvet sevk edilmesi, Türkiye’nin en eski ve tek kesintisiz var olan partisi için yeni bir eşiği işaret ediyor. Bu dosya; muhalefet kavramının doğuşundan CHP’nin bugünkü krizine uzanan çizgiyi, seçim verileri ve kronolojiyle birlikte ele alıyor.

Foto: CHP

Siyaset teorisinde muhalefet, yalnızca iktidarın karşı kutbu veya bir sonraki seçimde koltuğu devralmayı bekleyen yedek bir güç değil. Demokratik meşruiyetin sacayağı olan muhalefet, kamusal denetimi, toplumsal rıza üretimini ve siyasi etiğin korunmasını sağlayan kurumsal bir zorunluluk. Ancak Türkiye’nin modernleşme ve demokratikleşme serüveninde, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ekseninde muhalefet, yapısal bir konfor alanına, iktidar olamamanın getirdiği yapısal bir “dayanılmaz hafifliğe” dönüşmüş durumda.

2023 Genel Seçimleri’nden başlayan ve Mayıs 2026’da yargı eliyle partiye “kayyım” tayin edilmesine kadar uzanan kurumsal kırılma, bu hafifliğin ve siyasi etik krizinin mikro tarihsel bir vesikası. Bu metin, tarihsel kökenlerden güncel Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine, parlamenter erozyondan kurultay iptaline uzanan süreçte, ana muhalefetin kurumsal çözülüşünü kronolojik bir karşılaştırmayla mercek altına almakta.

Muhalefet nedir? Kavramın doğuşu

Muhalefet kavramı modern siyaset literatürüne sanıldığından erken girdi. İngilizce ‘opposition’ sözcüğünün modern siyasi anlamda kullanımı 18. yüzyıla, İngiltere’de sistematik parlamento muhalefetinin kurumsallaşmasına dayanıyor. 1826’da Whig Parti lideri George Tierney’in kullandığı Onurlu Muhalefet’ (His Majesty’s Opposition) kavramını zamanla liberal demokrasilerin vazgeçilmez kurumsal sütunlarından biri hâline geldi.

Antik Yunan’da isegoria (eşit söz hakkı) ve parrhesia (gerçeği söyleme cesareti) üzerine kurulu agora kültürü, muhalefet fikrinin düşünsel köklerini barındırken örgütlü siyasi muhalefet, yani iktidarı denetleyip alternatif politika öneren kalıcı yapılar, modern parlamentarizmin ürünü olarak devam etmekte.

Siyaset biliminde Robert Dahl’ın çoğulculuk teorisi ve Giovanni Sartori’nin parti sistemi tipolojisi, muhalefetin demokratik sistemlerdeki işlevini şöyle teorize eder: İktidarı sınırlamak, seçmenlere seçenek sunmak, yönetişim hatalarını görünür kılmak ve meşru iktidar değişiminin kapısını açık tutmak. Bu işlevleri yerine getiremeyen bir muhalefet, varlığının ağırlığını taşıyamaz; bu yazının temel argümanı da buradan besleniyor.

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü, Foto: Wikipedia

Osmanlı’dan Cumhuriyete giderken muhalefet

Osmanlı-Türk modernleşmesinde ilk organize siyasi muhalefet odağı, Sultan Abdülaziz yönetimine karşı gizli bir cemiyet olarak kurulan Yeni Osmanlılar (1865) ve ardından gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti (1889)’dir. Parlamenter düzeydeki ilk resmi muhalefet partisi ise İttihat ve Terakki’nin tek parti eğilimine karşı 1911’de kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası.

CHP, 1923’te ‘Halk Fırkası’ adıyla kurulduğunda ne bir muhalefet partisiydi ne de çoğulcu bir siyasi ortamda filizleniyordu. Tam tersine, kurucu iktidar partisiydi. Devleti, orduyu ve toplumsal dönüşümü yönlendiren tek yapıydı.

CHP, devlet kuran bir parti olarak Osmanlı bürokratik elitinin ve kurucu askeri kadronun mirasçısıdır. Osmanlı döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti geleneğinden gelen Mustafa Kemal ve kadrosu, 1923–1946 arasında CHP’yi bir parti olmaktan çok devletle özdeşleşmiş bir hareket olarak konumlandırdı. Bu durum, partinin genetik kodlarına “devletin asıl sahibi” olma bilincini işlemiştir. Modern devlet aygıtını inşa eden CHP, ilk yıllarında muhalefeti “içeriden” kontrol etmeye çalıştı: 1924 yılındaki ilk çok partili deneme, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile gerçekleşti. Fırka dokuz ay içinde kapatıldı. 1930’daki Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyi ise beklenmedik halk ilgisi nedeniyle üç ayda sona erdirildi. Her iki örnekte de sistem, muhalefeti değil iktidar tekini taşıyordu.

Bu tarihsel arka plan, CHP’nin muhalefeti kurumlaştıran değil, tarihsel olarak onu dışlayan ya da kısa tutmaya çalışan yapıdan evrilmesi/ doğması yönüyle önemli.. Peki Türkiye’nin en uzun soluklu muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi nasıl bir muhalefet kimliğine sahip, muhalefet olmanın sorumluluklarını yerine getirdi mi?

Cumhuriyet Halk Fırkası Kürsüsü, Foto: Wikipedia

Türkiye’de ilk muhalefet örneği

1946’da Demokrat Parti’nin kuruluşu ve 1950’deki seçim yenilgisi, CHP’yi bu sefer kendi icat etmediği bir role yani muhalefete zorladı. 1950 seçimleri Türk siyasi tarihinin en köklü iktidar değişimini getirdi. Adnan Menderes liderliğindeki DP, yüzde 53,3 oy ve 487 sandalyeyle iktidara gelirken CHP 69 sandalyeyle küçük bir muhalefet grubuna dönüştü. O güne kadar devlet ile neredeyse özdeşleşmiş olan CHP, 14 Mayıs 1950 seçimleriyle ile birlikte barışçıl yollarla Demokrat Parti’ye devrederek “kurucu parti” pozisyonundan “ana muhalefet” konumuna keskin bir geçiş yapmış oldu. Bu tarihten sonra CHP, toplumsal merkez ile özellikle muhafazakar ve taşralı seçmenle kurumsal bir doku uyumsuzluğu yaşadı.

İktidardan muhalefete geçiş

Siyasi elitlerin koridor siyasetine sıkışması, CHP’yi iktidarı hedefleyen dinamik bir aktör olmaktan çıkarıp mevcut statükoyu ve kendi kurumsal varlığını korumaya odaklı “ebedi muhalefet” pozisyonuna sabitlendi.

1960 askerî darbesi, 1961’de Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluşu ve ardından gelen 1965–1977 arası konjonktür, çok partili hayatın oturmasını sağladı. CHP, bu dönemde Bülent Ecevit liderliğinde ‘Ortanın Solu’ söylemiyle solun ana partisi konumuna yerleşti. 1973’te yüzde 33, 1977’de yüzde 41,4 oy alarak tarihin en yüksek oy tavanına ulaştı. Ecevit, başbakanlık da yaptı. Ancak 1980 darbesiyle tüm partiler kapatıldı ve CHP’nin mirası önce SHP’ye, ardından DSP ile CHP’nin yeniden birleşmesiyle bugünkü yapıya taşındı.

CHP 1950’de iktidarsız kalmayı öğrenmek zorundaydı. 75 yıl sonra hâlâ bu öğrenme sürecini tamamlayıp tamamlamadığı tartışılıyor.

Rakamlarla CHP’nin Muhalefet Dönemi (2002-2023)
🔍 Detaylı siyasi notları okumak için grafik çubuklarının üzerine gelin
2002 Genel Seçimi %19,4
178 Vekil
AK Parti karşısında tek muhalefet partisi olarak mecliste yer aldı.
2007 Genel Seçimi %20,9
112 Vekil
Cumhurbaşkanlığı krizinin (“367 Krizi” ve e-muhtıra) gölgesinde girilen seçim.
2011 Genel Seçimi %26,0
135 Vekil
Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki ilk seçim. Sonraki 12 yıl boyunca bir daha aşılamayacak olan en yüksek oy oranı.
Haziran 2015 Genel Seçimi %25,0
132 Vekil
HDP’nin barajı aşmasıyla dört partili meclis aritmetiği oluştu, iktidar çoğunluğu ilk kez sarsıldı.
Kasım 2015 Genel Seçimi %25,3
134 Vekil
Hükümet kurulamaması sonrası erken seçim. Türkiye genelindeki büyük değişimlere rağmen CHP tablosu aynı kaldı.
2018 Genel Seçimi %22,6
146 Vekil
Millet İttifakı yapısının şekillendiği ilk seçim dönemi. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı gölgesinde kaldı.
2023 Genel Seçimi %25,4
169 Vekil*
Millet İttifakı çatı listesiyle girildi. 169 vekilin 39’u sonrasında DEVA, Gelecek, SP ve DP’ye ayrılarak meclis gücünü eritti.
Veriler çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor: Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa geldiği 2010’dan 2023’e kadar geçen on üç yıllık süreçte, ana muhalefet partisinin oyları yüzde 19 ile yüzde 26 bandına sıkışmış ve “aşılmaz bir cam tavan” görüntüsü çizmiştir.
* Kaynak: YSK resmî seçim sonuçları. 2023 milletvekili sayısı, ittifak ortaklarıyla CHP listesinden seçilenleri kapsamaktadır (toplam 169 + ittifak vekilleri).

Veriler çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor: CHP, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa geldiği 2010’dan 2023’e kadar oy oranını yüzde 19–26 bandından çıkaramadı. 2011’deki yüzde 26 zirve, sonraki on iki yılda da aşılamadı. Bu grafik, Kılıçdaroğlu sonrasında Özel liderliğinde mümkün olabilecek değişimin referansı olarak da okunabilir.

Peki Kılıçdaroğlu’nun birinci başkanlık dönemi CHP’nin muhalif tarihine hangi noktaları bıraktı?

Kılıçdaroğlu’nun birinci başkanlığı

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2010 yılında kaset komplosu sonrası genel başkanlığa gelişi, rasyonel bürokratik bir muhalefet vaat ediyordu. Ancak bu dönem, kurumsal muhalefetin “taktiksel hatalarla” kendi bacağına sıktığı bir sürece dönüştü.

Bu sürecin en büyük kırılma noktası, AKP’nin Mayıs 2016’da milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliği teklifini Meclis’e getirip oylaması oldu. Teklifin asıl hedefi HDP’ydi. Ancak tasarı kapsamında, CHP’li 50’ye yakın milletvekilinin dosyası da bulunuyordu. Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP, iktidarın “teröre destek verenleri koruyorlar” propagandasına yenik düşme korkusuyla, siyasi etiği ve parlamenter denetim hakkını çiğneyerek “Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” tavrını benimsedi. Kılıçdaroğlu’nun karar noktasındaki sözleri dikkat çekiciydi: ‘Eğer bedel ödenecekse önce bedeli biz ödeyelim.’

Kılıçdaroğlu’nun bu tavrı ‘siyasi güvenilirliği test eden bir adım’ olarak savunuldu. Yasama organının yargı ve yürütme karşısında tamamen diz çökmesine neden oldu. HDP’li vekillerin tutuklanmasının önünü açan ve 4 Kasım 2016’da eş genel başkanlar dahil 9 HDP’li vekilin tutuklanmasına zemin hazırlayan bu hamle, dönüp dolaşıp Enis Berberoğlu örneğinde olduğu gibi CHP’li vekilleri ve ilerleyen yıllarda CHP’li belediye başkanlarını vuracak olan yargısal kuşatmanın yasal zeminini hazırladı. Ana muhalefet, kendi kurumsal kalkanını kendi elleriyle yok etti.

Bu olay, bugünden geriye bakıldığında farklı bir anlam kazanıyor. Kılıçdaroğlu’nun ‘önce bedeli biz ödeyelim’ dediği mekanizma, tam olarak bugün CHP’nin kendi belediye başkanlarına ve liderlerine uygulandığı iddia edilen araç hâline gelmiş durumda. Tarihin ironisi, zaman zaman kurumsal hafıza kaybıyla tamamlanıyor.

Yerel seçimlerde değişim

CHP’nin asıl seçim odaklı ve coğrafi sıçrayışı 2023 genel seçimlerinde değil, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde gerçekleşti. Bu seçimlerde parti, uzun yıllardır aşamadığı kıyı şeridi ve metropol sınırlarını kırarak Anadolu’nun içlerine doğru tarihî bir genişleme yakaladı. 2019 yılında İstanbul ve Ankara gibi sembolik merkezleri geri kazanan CHP, 2024 yerel seçimlerinde Adana, Mersin, Muğla ve Tekirdağ gibi mevcut kalelerini korumakla kalmadı Bursa, Balıkesir ve Denizli gibi sanayi odaklı muhafazakar büyükşehirleri de ilk kez AKP’den devralarak portföyüne ekledi. Her ne kadar Hatay gibi kritik bir sınır kenti bu dönemde AKP’ye kaybedilmiş olsa da Manisa, Afyonkarahisar, Amasya ve Giresun gibi geleneksel olarak sağ partilerin domine ettiği İç ve Ege Anadolu illerinin kazanılması, muhalefet partisinin oylarını %37,76’ya ulaştırarak 47 yıl aradan sonra onu Türkiye genelinde birinci parti konumuna taşıdı.

Yerel Yönetimlerde Tarihi Sıçrama (2004–2024)
CHP’nin kıyı şeridinden Anadolu’ya uzanan genişleme grafiği ve kazanılan belediyeler
Oy Oranı
%18,2
Kazanılan Belediye
~250
İzmir ve batı sahil şeridindeki kaleler korundu. Sınırlı bir yerel muhalefet hattı oluşturuldu.
Oy Oranı
%23,1
Kazanılan Belediye
~340
İzmir tamamen güvenceye alındı; oylarda ülke genelinde sınırlı bir yükseliş trendi başladı.
Oy Oranı
%26,3
Kazanılan Belediye
~280
Büyükşehir yasasının değiştiği ilk seçim. İzmir elde tutulurken, Adana ve Antalya kaybedildi.
Kritik Kırılma
Oy Oranı
%32,1
Kazanılan Belediye
263
İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Antalya kazanılarak iktidarın yıllar süren yerel hegemonyası ilk kez büyükşehirler nezdinde bölündü.
Tarihî Zirve
Oy Oranı
%37,76
Kazanılan Belediye
420
47 yıl aradan sonra Türkiye genelinde 1. Parti olundu. Bursa, Balıkesir, Denizli gibi muhafazakar/sanayi büyükşehirleri ile toplamda 14 büyükşehir ve 21 il merkezi kazanıldı.
* Kaynak: YSK Seçim Arşivi ve Resmi Gazete Sonuçları.

Bu tablo, yazının devamında anlatacağımız “Sandıkta bu kadar büyüyen ve coğrafi olarak Türkiye’nin kalbine yerleşen bir partinin, nasıl olup da 2025 ve 2026’da kendi kazandığı bu mevzileri yargı kayyımlarına ve iç kavgalara teslim ettiği” paradoksunu çok daha çarpıcı ve sarsıcı olduğunun altını çizerek siyasi etik ve sorumluluk krizini vurgulamak için gereken kusursuz kontrastı ortaya koyuyor.

Tabloya göre;
  • Bursa, Balıkesir ve Denizli büyükşehirlerinin ilk kez AKP’den alınarak CHP portföyüne katıldı.
  • Adana, Mersin, Muğla ve Tekirdağ’ın zaten CHP’de kalarak ve korundu.
  • Manisa, Afyonkarahisar, Amasya ve Giresun gibi yerlerin kazanılması tarihsel olarak değerlendirilebilr.
  • Kritik Kayıp: Hatay’ın AKP’ye geçti.
  • Tarihî Eşik: CHP’nin Türkiye genelinde %37,76 ile 47 yıl sonra (1977 Bülent Ecevit döneminden beri) ilk kez birinci parti oldu.
  • 2019 Dönümü: İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Antalya’nın kazanılmasıyla yaşanan ilk büyük kırılma olarak değerlendirilebilir.
  • 2024 Dönümü: Toplam kazanılan belediye sayısının (il, ilçe ve beldeler dahil) 420’ye ulaştığı ve oy oranı 37,76 oldu.

Büyük çözülme: İstifalar ve saf değiştirmeler

14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde 600 sandalyeli Meclis’te kendi listelerinden 169 milletvekili çıkararak görece güçlü bir muhalefet bloğu oluşturan CHP, bu aritmetiğin yapısal paradoksuyla seçim hemen ertesi günü yüzleşti. Seçim ittifakı protokolü gereği CHP listelerinden bağımsız ya da kontenjan adayı olarak giren 39 ittifak vekilinin (DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat Parti) mazbatalarını alır almaz kendi partilerine dönmesiyle ana muhalefetin çekirdek sandalye gücü bir gecede 130’a deklare oldu. Takip eden süreçte parti içi transferler ve katılımlarla meclis gücü 138 sandalyeye kadar dengelenmiş olsa da asıl ideolojik kırılma, CHP listelerinden taşınan sağ/muhafazakar ittifak unsurlarının ve parti içi disiplin süreçleriyle ters düşen bazı isimlerin ilerleyen dönemde Cumhur İttifakı ya da iktidar blokuna zemin hazırlayan saf değiştirmeleriyle yaşandı. Muhalefet oylarıyla meclise giren bu isimlerin iktidar eksenine kayması, seçmen nezdindeki kurumsal inandırıcılık krizini derinleştiren en görünür kırılma noktası oldu.

Özellikle CHP listelerinden seçilen sağ kökenli figürler ile parti içi disiplin süreçleriyle ters düşen isimlerin Cumhur İttifakı blokuna (AKP) katılması, Türk siyasetinde “vekil transferi” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

TBMM 28. Dönem: Muhalefet Blokundaki Kritik Vekil Transferleri ve İstifalar
Prof. Dr. Serap Yazıcı Özbudun
Seçim Listesi: CHP Listesi (Gelecek Partisi)
Durum: AK Parti’ye Katılım (Şubat 2025)
“Muhalefet bloğundaki dağınıklık ve yeni anayasa sürecindeki yapısal uyumsuzluk.”
Hasan Ufuk Çakır
Seçim Listesi: CHP (Mersin Milletvekili)
Durum: AK Parti’ye Katılım (Aralık 2025)
“Parti yönetimine yönelik sert eleştirileri sonrası ‘kesin ihraç’ istemiyle disipline sevk edilmesi.”
Cemal Enginyurt
Seçim Listesi: CHP Listesi (Demokrat Parti)
Durum: Bağımsız / CHP İle Ortak Hareket
“Demokrat Parti kongre sürecindeki usulsüzlük iddiaları ve merkez sağda yeni odak inşa etme fikri.”
Salih Uzun
Seçim Listesi: CHP Listesi (Demokrat Parti)
Durum: Bağımsız (Kasım 2024)
“Demokrat Parti’nin kurumsal dönüşüm vizyonu ve aceleci kongre kararlarıyla ters düşülmesi.”
Lütfullah Kayalar
Seçim Listesi: İYİ Parti (Yozgat)
Durum: Bağımsız
“İYİ Parti’nin genel seçim sonrası izlediği ‘hür ve müstakil’ siyaset konseptiyle yaşanan stratejik fikir ayrılıkları.”
* Kaynak: TBMM 28. Dönem Milletvekilleri listesi ve güncel siyasi transfer arşivleri.

Bu tablo ve muhalefet bloğundaki çözülmenin tek yönlü olmadığını, hem kurumsal (DP’den kopuşlar gibi) hem de doğrudan iktidar odağına yönelim (Özbudun ve Çakır örnekleri gibi) şeklinde iki farklı düzlemde ilerlediğini gösteriyor. Gelecek Partili Serap Yazıcı Özbudun’un AKP’ye katılım süreci, seçimlerden sonra muhalefet milletvekillerinin Cumhur İttifakı blokuna geçiş dinamiklerini ve meclisteki aritmetik değişimleri somut bir örnek üzerinden gözler önüne seriyor.

Yerel yönetimlerde yargı kuşatması

CHP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde tarihî zafer kazanmasının ardından, genel başkan Özgür Özel’in ‘normalleşme süreci’ beklentisiyle başladığı dönem, çok kısa sürdü. 30 Ekim 2024’te Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasıyla başlayan operasyon dalgası, 2025 boyunca genişleyerek devam etti:

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin hemen ardından, merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki idari vesayet ve yargı denetimi yetkileri, Türk siyasi tarihinde eşine az rastlanır bir frekansta işletilmeye başlandı. Süreç, geçmiş dönemlerde olduğu gibi yalnızca Kürt bölgesindeki DEM Partili belediyelerle sınırlı kalmadı. Ana muhalefet partisi CHP’nin kalesi niteliğindeki metropol ilçelerine ve büyükşehirlere de uzanan sistematik bir görevden alma dalgasına dönüştü.

Buradaki en kritik hukuki ayrım, belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasının ardından yerlerine yönetim modelinin nasıl şekillendirildiğidir:

Yerel Yönetimlere Müdahale Biçimleri
Doğrudan Kayyum Ataması
Belediye Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca; “terör örgütü üyeliği veya propagandası” suçlamasıyla görevden alınan başkanların yerine İçişleri Bakanlığı tarafından mülki idare amirleri (vali yardımcısı/kaymakam) “Belediye Başkan Vekili” olarak atanmıştır.
Meclis İçi Vekalet Seçimi
“Yolsuzluk, usulsüzlük veya mal varlığı aklama” gibi adi suç şüpheleriyle uzaklaştırılan isimlerin yerine belediye meclisleri kendi içinden yeni bir vekil seçmiştir. Bu noktada meclis çoğunluğunun hangi ittifakta olduğu yönetimin rengini belirlemiştir.

2024–2026 Dönemi Kritik Görevden Alma ve Kayyum Matrisi
Doğrudan Kayyum Ataması
Meclis İçi Vekalet Seçimi
Belediye (İl/İlçe)Görevden Uzaklaştırılan BaşkanMüdahale Gerekçesi / İddiaYeni Yönetim Biçimi ve Durum
Esenyurt (İstanbul)Ahmet ÖzerTerör örgütü üyeliği iddiası / SoruşturmaDoğrudan Kayyum
Şişli (İstanbul)Resul Emrah ŞahanYargı süreçleri ve yapısal soruşturmalarDoğrudan Kayyum
Ovacık (Tunceli)Mustafa SarıgülÖrgüt üyeliği davasında alınan cezaDoğrudan Kayyum
İstanbul BBEkrem İmamoğluSiyasi yasak / “Ahmak Davası” ve soruşturmalarMeclis Seçimi
Gaziosmanpaşa (İst.)Hakan Bahçetepeİdari ve adli soruşturmalar kapsamıMeclis Seçimi
Uşak MerkezÖzkan YalımYolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları (Tutuklama)Meclis Seçimi
Not: Mardin, Batman, Hakkari ve Van gibi büyükşehir/il belediyelerindeki kayyum süreçleri DEM Parti çatısı altında gerçekleştiği için bu tabloda sadece CHP eksenindeki ya da CHP’yi doğrudan sarsan ana kırılmalara yer verilmiştir.

Yarın: CHP: Birinci parti, kırılgan muhalefet

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.