Bugün (4 Ekim) Atatürk Kültür Merkezi’nde toplanan yüzlerce kişi ve çok sayıda kurum, “Filistin’e Özgürlük, İsrail’e Ambargo” şiarıyla Dolmabahçe Sarayı’na yürüdü. Yürüyüşe katılanlar, “Filistin’le ortak mücadele” vurgusu yaptı.

Fotoğraflar: Gökçe Bayrak
İstanbul’da 7 Ekim 2023’ün üçüncü yıldönümü öncesinde, bugün (4 Ekim) İstanbul’da “Filistin’e Özgürlük, İsrail’e Ambargo” şiarıyla Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan yüzlerce kişi, Dolmabahçe Sarayı’na Filistin bayrakları ve sloganlarla yürüdü. Filistin Eylem Komitesi’nin çağrısıyla düzenlenen yürüyüşe katılan sosyalist örgütler, sendikalar, meslek odaları, öğrenci dayanışmaları, feministler ve LGBTİ+’lar, kefiye ve Filistin bayraklarıyla İsrail’e ambargo uygulanması çağrısı yaptı.
Kortejler “Nehirden Denize Özgür Filistin” sloganı eşliğinde zafer işaretleri yaptı. Yürüyüş boyunca “Filistin’de direnen kadınlara bin selam”, “Filistin’de düşene, dövüşene bin selam” ve “Siyonist İsrail, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.
Yürüyüşe gelen kalabalık, İsrail ile tüm ticari ilişkilerin kesilmesini, NATO’nun ve İsrail üslerinin kapatılmasını istedi.
Alman Başkonsolosluğu önünde slogan
Yürüyüş güzergahında bulunan Alman Başkonsolosluğu önünden geçen bazı kortejler “Siyonist İsrail, işbirlikçi Almanya” sloganı atarak Almanya’nın İsrail ile olan işbirliğine dikkat çekti.

“Feministler olarak Filistin halkıyla dayanışmaya devam edeceğiz”
Yürüyüşe katılan Aralık Feminist Kolektif’ten Avukat Gülyeter Aktepe, hem siyonist işgale hem patriyarkaya karşı Filistinli kadınlar ile dünyadaki tüm kadınların dayanıştığını belirterek “Tüm dünyada sokaktayız. Filistinli kadınların maruz kaldıklarının farkındayız. Gazze’de yemeğin, suyun, en basit hijyen malzemelerinin bile transferinin mümkün olmadığı soykırım koşulları yaşanıyor. Savaşa karşı özellikle kadınların bedeni üzerinden yürütülen bu işgal politikalarına karşı tüm dünyada sokakta olmaya devam edeceğiz. Feministler olarak soykırıma karşı mücadelemizde Filistin halkıyla dayanışmaya devam edeceğiz,” dedi.

ESP: “Enternasyonal mücadeleyi büyüteceğiz”
ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) PM üyesi Hıdır Ali Kılıç, kendisin de Kürt ve Alevi bir kimliğe sahip olduğunu belirterek ezilen halkların ortak deneyimlerine dikkat çekti:
“Orada bir halk eziliyor. Savaşta çocukların, kadınların, eğitim sisteminin etkilendiği, hastanelere hiçbir şekilde ulaşılamadığı, bunların ötesinde bir açlığın olduğunu görüyorsun. Bunları daha öncesinde Kobanê’de, Rojava’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ya da başkaca ülkelerde biz bunları gördük. Bugün en önemli olan şey enternasyonel mücadelenin büyütülmesidir.”
İsrail’in Filistin’e uyguladığı ambargoya değinen Kılıç, Filistin’deki insanların açlıktan ölmesinin bile bütün dünyada ses getirmesi gereken bir şey olduğunu belirtti.
“Bu zulüm için devletler bir araya geliyor”
Yürüyüşe katılan İsra Mavi, dünyanın her yerinde ezilen insanlara destek olmak için bir arada olmanın önemini anlatarak “Adalet oyunları adı altında bu zulüm için devletler bir araya geliyor, dostuklar ilan ediyorlar ve kardeşlerimiz yalnız kalıyor. Biz halk olarak farkında olmadığımız bir güce sahibiz,” dedi.
KESK: “Filistin’in yanındayız”
KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Şahin Tanrıverdi ise Filistin halkının en az 70 yıldır maruz kaldığı işgal sonrasında uğradığı soykırımın 3. yılında “Emperyalizmin Ortadoğu’daki karakolu olma görevini üstlenen İsrail’in Filistin topraklarını kadın, çocuk, işçi, emekçi demeden işgal etmesi ve katliamlar oluşturması sebebiyle soykırıma karşı Filistin halkının yanında olduğumuzu söylemek için buradayız,” dedi.
“Trump’ın sözde barış kurulundan çıkılsın”
Yürüyüşün ardından Dolmabahçe Sarayı önünde toplanan kalabalık, basın açıklaması düzenledi. Filistin Eylem Komitesi adına okunan açıklamada, Gazze’deki soykırıma vurgu yapıldı. Kürecik ile İncirlik üslerine ve limanlardan İsrail ile yapılan ticarete değinen komite, Türkiye’deki hükümetin İsrail’e yönelik “dişe dokunur hiçbir adım atılmadığına” dikkat çekti.
Komite, onlarca kişinin NATO Zirvesi sırasında tutuklanmasını da bir “utanç” olarak değerlendirdi.
Gazze ablukasının dayanılmaz boyutlara ulaştığı, Batı Şeria’daki ilhak politikalarının hızlandığı ve bölge rejimlerinin İsrail ile normalleşme adımları attığı bir dönemde operasyonun gerçekleştiğini aktaran komite, “El Aksa Tufanı, yok edilmeye çalışılan bir halkın kaçınılmaz tepkisiydi. Bu plana ciddi bir darbe indirdi. Yaşasın Filistin direnişi, yaşasın İntifada ruhu, yaşasın El Aksa Tufanı!” diye konuştu.
Bugün Filistin’in yanında olmak demenin İsrail’e bir “tam ambargo uygulamak” olduğunu belirten komite, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bugün Filistin’in yanında olmak demek Filistin direnişinin silahsızlandırma planlarına karşı çıkmak, ateşkesi ihlal eden İsrail’e baskı yapmak yerine Filistin’e silahsızlanması için baskı yapmaktan vazgeçmek, Trump’ın kurduğu sözde barış kurulundan çıkmak demektir.”
Rakamlarla Gazze
Gazze Sağlık Bakanlığı verileri
7 Ekim 2023’ten bu yana
74.228
Toplam can kaybı
175.188
Toplam yaralı
1.445
10 Ekim 2025 ateşkesinden bu yana hayatını kaybeden
5.072
Ateşkesten bu yana yaralanan
2.027
Tahliye beklerken yaşamını yitiren hasta
Sağlık sisteminde durum
Yaklaşık 21 bin hasta tıbbi tahliye bekliyor. 1 Şubat 2026’dan bu yana tahliye edilen hasta sayısı 2.877.
Kaynak: Gazze Sağlık Bakanlığı.
Ne olmuştu?
7 Ekim 2023’te Hamas öncülüğünde Gazze’den İsrail’in güneyine “Aksa Tufanı” adı verilen bir askeri harekat düzenledi. İsrail, bu olayın ardından Gazze’ye geniş çaplı bir saldırı düzenledi. Uluslararası insan hakları örgütleri, harekatı soykırım ve savaş suçu olarak niteliyor.
İsrail, 7 Ekim 2023’ten beri Gazze Şeridi’nde sivilleri öldürüyor, aç bırakıyor, sivil altyapıyı yok ediyor, sağlık merkezlerini yok ediyor, sağlık çalışanlarını ve yardım gönüllülerini öldürüyor, sivilleri zorla yerinden ediyor, kadın ve çocuklara cinsel saldırıda bulunuyor, dini, kültürel alanları ve eğitim bölgelerini yok ediyor.
Filistin’e gıda ve hijyen malzemesi götürmek isteyen dayanışma gruplarının filoları, İsrail ve İsrail ile işbirliği yapan devletler tarafından engellenmeye devam ediyor.




