Ege Üniversitesi kampüsündeki köpeklerin 16 Ekim gecesi polis eşliğinde toplatılmasının ardından Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu’ndan Ebru Ala, toplatılan 160 köpeğin yaklaşık yarısını kurtarabildiklerini söyledi. Ala, götürülen köpeklere ilişkin ise “Ne halde olduklarını bilmiyoruz ama hepsini kurtarmak için bir çaba içerisindeyiz“ dedi.

Fotoğraf: Naz Dere
İzmir’de Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu’nun kampüsteki köpekler için kullandığı alana 16 Ekim gecesi polis operasyonu yapıldı. Yapılan baskında Bornova Belediyesi ekipleri tarafından yaklaşık 160 köpek toplandı. Sosyal medyada yayılan görüntülere göre, aynı gece polis ve çevik kuvvet, bu duruma tepki gösteren öğrencilerin ve yaşam hakkı savunucularının girişini engelledi ve kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.
Polis şiddetine ve köpeklerin toplatılmasına karşı dün (17 Ekim) İzmir halkı ve öğrenciler, Bornova Hükümet Konağı Meydanı’ndan Bornova Belediyesi’ne yürüdü.
Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ala, 16 Ekim gecesi yaşananları Niha+’ya anlattı. Ala’ya göre kampüste yaşayan köpeklerin toplatılacağı bilgisi topluluğa olay öncesinde ulaştı:
“Bize bilgi geldi, kampüsteki köpekler toplatılacak şeklinde. Biz de o yüzden ekip arkadaşlarımla birlikte kampüsteki köpekleri alanımıza alıp güvende tutmaya çalışıyorduk. O esnada alanı bastılar.”
“Arkadaşlarımızı yere yatırıp dövdüler”
Polislerin alana araçlarla geldiklerini ve sayılarının yedi civarında olduğunu söyleyen Ala, polisin ve çevik kuvvetin öğrencilerin önlerini kestiğini, girişi yasakladıklarını anlattı.
Alanın dışında ise “fiziksel ve sözlü atışmalar” yaşandığını ifade eden Ala, olay sırasında dışarıdaydı ve yaşananları gördüğünü söyledi:
“Dışarıda fiziksel ve sözlü atışmalar oldu. Sadece topluluk üyelerimize değil, sonradan gelen, bizi savunmak için gelen insanlara da bayağı şiddet uygulandı. Ben dışarıdaydım, bütün hepsini gördüm. Bayağı arkadaşlarımızı yere yatırıp dövdüler.”
Köpeklerin yarısı kurtarıldı, kalanların durumu bilinmiyor
“Alanda yaşayan 160 köpeğin hepsi kampüs köpeklerimizdi. Yaralanıp aldıklarımız, hasta, yaşlı olanlarımız ve sonrasında yasadan sonra mecburen aldıklarımız” diye konuşan Ala, o gece köpeklerin neredeyse yarısını kurtarabildiklerini belirtti.
Kurtarılanlar geçici yuvalara ve pansiyonlara yerleştirildiğini aktaran Ala, geri kalanların da doğrudan barınağa götürüldüğünü söyledi. Ala, köpeklerin durumlarının kendilerine hiçbir şekilde gösterilmediğini, ne halde olduklarını bilmediklerini ve onları takip edemediklerini ifade etti:
“Ne halde olduklarını bilmiyoruz ama hepsini kurtarmak için bir çaba içerisindeyiz. Kurtardıklarımızı da geçici yuvalarına pansiyonlara yerleştirdik. Onlar da şu an gözetimimiz altında”
Yasadan sonra köpek sayısında azalma
Ala, sokak hayvanlarına ilişkin yasa değişikliğinden önce kampüsün köpeklerle dolu, canlı bir yer olduğunu ve köpeklerden kimsenin zarar görmediğini söyledi:
“Yasa çıkmadan önce okuldaydım ve kampüs köpeklerimizle doluydu, canlı bir kampüstü. Hiçbirinden zarar görmüyorduk. Hiçbir şekilde zararlı hayvanlar değillerdi.”
İzmir’de olması nedeniyle şehirdeki durumu da gözlemlediğini, pet shop çalışanları ve veterinerlerle konuştuğunu belirten Ala, İzmir genelinde “Katliam Yasası”nın (7527 sayılı kanun) çıkmasından bu yana köpek sayısında ciddi bir azalma olduğunu ve toplatma bilgilerinin geldiğini aktardı.
2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve hayvan hakkı savunucuları tarafından “Katliam Yasası” olarak adlandırılan 7527 sayılı kanun, sokakta yaşayan hayvanların toplanması, barınak koşulları, sahiplendirilmesi ve ötanazi (uyutulma) şartlarına ilişkin ciddi düzenlemeler içeren bir yasadır.
Ala, Hayvan Hakları Topluluğu olarak yasadan sonra kampüsteki köpekleri alana almaya, alamadıklarının bakımını ise kampüste üstlenmeye çalıştığını söyledi.
Öncelik barınaktaki köpekler
Ala’nın aktardığına göre, topluluğun şu anki önceliği, barınağa götürülen köpekleri kurtarmak. Ala, kurtarabildikleri köpeklerin şu an geçici bir yuvada olduğunu, köpekler için kalıcı yuvalar da aradıklarını vurguladı.