Die Linke (Sol Parti) adayı Elif Eralp, Berlin Eyalet Seçimleri’nde yüzde 25,7 oy oranıyla bir ilke imza attı. Bu sonuçla birlikte parti tarihinde ilk defa göçmen bir aday başbakanlık koltuğuna oturma olasılığını elde etti. Aşırı sağ parti AfD’nin yükselişinin konuşulduğu seçimlerde kamuoyunda “aşırı sol” olarak bilinen Sol Parti’nin tarihi zaferi coşkuyla karşılandı.

Fotoğraf: Wikimedia
20 Eylül günü yapılan Berlin eyalet seçimlerinde sandıklar kapatıldı, Berlin Eyalet Seçim Kurulu’nun 21 Eylül 03.33’te açıkladığı geçici resmî sonuçlar belli oldu. Die Linke’li (Sol Parti) Elif Eralp 2023’teki seçim sonucunu 13,5 puan, yani iki katından fazla arttırarak Sol Parti’nin oy oranını yüzde 12,2’den yüzde 25,7’ye çıkardı ve Berlin’de birinci geldi.
İktidar partisi CDU, (Almanya Hristiyan Demokrat Birliği) ise bir önceki seçimde yüzde 28,2 oranıyla birinci gelmişken 9,4 puan kaybına uğrayarak yüzde 18,8 oranıyla Berlin yerel seçimlerinde ikinci konuma düştü. AfD ise üçüncülüğe yerleşse de bir önceki Berlin seçimindeki oylarını 7,2 puan artırdı.
Seçim sonuçları
Partilerin aldığı oy oranları ve Berlin Eyalet Meclisi’ndeki sandalye dağılımı.
Türkiyeli siyasetçi Elif Eralp’in Berlin için yürüttüğü kampanyada konut krizini kamulaştırma ile çözme, toplu taşımada iyileştirmeler ve şehrin çöp sorununu gidermek gibi sosyal adalet politikaları öne çıkıyor.
Elif Eralp kimdir?
Ailesinin 12 Eylül 1980 darbesinin ardından Almanya’ya siyasi sığınmacı olarak yerleşmesinin ardından 1981 yılında Münih’te dünyaya geldi. Türkiye’de aktif sendikacı ve sosyalist olan bir aileden gelmesinin ve mülteci bir ailenin çocuğu olarak büyümenin etkilerini küçük yaştan itibaren adalet eşitlik ve devlet şiddetiyle çok erken yaşta tanışmasına sebep olduğunu anlatan Eralp, hep siyasetle iç içe olduğunu söylüyor.
Henüz 12 yaşında ise ailesinin de deneyimlediğine şahitlik ettiği haksızlıkları fark etmesiyle insan hakları avukatı olmaya karar verdi ve 2001-2007 yıllarında Hamburg Üniversitesi’nde hukuk eğitimini tamamladı. 2010 yılında Berlin’e taşınmasının ardından Die Linke (Sol Parti)’ye üye oldu. 2021’de ise Berlin Temsilciler Meclisi’ne seçildi. 2023 seçimlerinde de konumunu korudu. 2024 yılından itibaren meclis grup başkan yardımcılığını, 2025’ten itibaren ise parti eyalet başkan yardımcılığını yürütüyor. 2026 Berlin eyalet seçimlerinde ise baş aday olarak gösterildi.
Evli ve iki çocuk annesi Eralp, birçok Berlinli gibi kirada oturduğunu söylüyor. Berlin’deki kampanyasının en ilgi gören yanı Berlin halkının muzdarip olduğu konut krizi üzerine yürüttüğü büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması oldu. Sosyal adalet politikaları yürütmesi, göçmen bir aileden gelmesi, şehirde kapı kapı dolaşarak seçmenin sorunlarını dinlemesiyle New York’un Demokrat Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye sıkça benzetilen Elif Eralp, Berlin seçimlerinden önceki anketlerde de yüksek oranlara sahip olmasıyla seçimin seyri öngörülmeye başlanmıştı. “New York’ta sosyalist bir aday kazanıyorsa Berlin’de neden kazanmasın?” diye konuşan Eralp, bu seçimde hedeflediği zafere ulaştı. Nüfusun yüzde 40’ından fazlasının göçmen geçmişi bulunduğu kent Berlin’de bu çeşitliliğin siyasi ve toplumsal hayata daha fazla katılımını önemsediğini belirtiyor.
“Berlin’deki Sol Parti siyaseti daha güçlü”
Die Linke Milletvekili Özlem Alev Demirel, AfD’nin Saksonya-Anhalt eyaletinde birinciliği konuşulurken, Berlin için düzenlenen seçim öncesi anketlerde Elif Eralp’in birinci sırada olmasını, şehrin yapısı ve Sol Parti’nin Berlin’de yürüttüğü siyasetin bir başarısı olarak değerlendirdi.
Demirel, Berlin’deki anket sonuçlarından oldukça farklı sonuçlanan Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçimle ilgili bölgesel değerlendirmelerde bulundu:
“Bir taraftan Berlin’deki Sol Parti’nin siyaseti de daha güçlü bir biçimde yer alıyor. Belki Saksonya-Anhalt eyaletinde Sol Parti’nin yetersizlikleri de kendini daha fazla gösterdi. Bir yandan ise Berlin daha farklı bir kent. Daha farklı bir siyasetin yapabileceği kent. Saksonya Anhalt’ta çok fazla büyük şehir bulunmuyor, genellikle köy kesimlerinden oluşan bir eyalet. İstihdamın da Berlin’e göre oldukça düşük olmasıyla oradaki halkın ihtiyaçları daha farklı şekilleniyor. Örneğin insanlar çalışmak için Saksonya-Anhalt’a gitmiyor, tam tersi Saksonya-Anhalt’tan giden insan sayısı çok fazla. Orada benzer bir altyapı yok, istihdam yok, gerçekten o halkın boğuştukları sorunlara, oradaki daha fazla insanın taleplerine ve isteklerine ses verebilecek bir olguya ihtiyaç var. Orada daha fazla güçlülük ve örgütlülük gerekiyor.
Sol Parti’nin Berlin’de evleri geri kamulaştırma siyaseti, çöp kaosuyla boğuşan siyaseti daha fazla karşılık aldı çünkü Berlin iyi siyaset yapan, büyük ve karışık bir kent. Yani küçük köylerden oluşmuyor, onun farklılığı da kendisini yaratıyor ama yine de Sol Parti’nin görevi bu küçük kentlerde, küçük illerde de git gide kazanmak, insanların, halkın gerçekten güvenini kazanmak olmalı. Sol Parti’nin var olan egemen siyasete karşı daha fazla sistem alternatifini göstermesi gerekiyor. Bunu da Berlin’de şu an için biraz daha iyi başardığımızı düşünüyorum.”
Seçim sonucu coşkuyla kutlandı
Seçim sonucu zafer konuşması yapan Eralp, “Bugünden itibaren Berlin’i birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer haline getireceğiz” dedi. Partisindeki 19.000 üyeye ve Berlin seçmenine teşekkürlerini sunan Eralp bu seçimle bir tarih yazıldığını, seçmenlerin Sol Parti’ye yeni bir hükümet kurma yetkisi verdiğini belirtti.
Berlin halkının sosyo-ekonomik sorunları üzerine yoğunlaşan bir kampanya yürüten Eralp, “Sosyal bir politikayı savunuyorum, herkesi beraberinde getiren bir politika. Şimdi öncelik Berlin’i uygun fiyatlı hale getirmek,” diye sözlerine devam etti. Pazar gecesi tarihi seçim sonucu coşkuyla kutlandı. Kutlamalar Tarkan şarkıları ve halaylarla devam etti. Eralp de “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla kutlamalara eşlik etti.
Seçim sonuçları: Sol Parti 47 sandalye aldı
Sol Parti, 47 sandalye alarak birinci oldu. Bazı partilerim sandalye alamamasının nedeni ise şu: Bir partinin Berlin Eyalet Meclisine girebilmesi için eyalet genelindeki oyların en az %5’ini alması gerekiyor.
Berlin bir şehir-eyalet olduğundan Berlin’deki bu seçimde seçmenler Eyalet Meclisi’ni seçiyor. Almanya Eyalet Başbakanı’nın belirlenmesi, yapılan seçim sonuçlarına göre Eyalet Meclisi’ndeki milletvekilleri sayısı netleştikten sonra oluşan yeni meclis ise Eyalet Başbakanı’nı seçiyor. Çoğunlukla bir parti tek başına yüzde 50’yi geçemediğinden partiler arası koalisyon görüşmeleri başlar ve Berlin eyalet meclisinde ise 80 milletvekiline, yani salt çoğunluğa ulaşan koalisyon hükümeti kurulur. Şu anda da Sol Parti’nin hükümet kurabilmesi için hem Yeşiller hem de SPD (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) ile koalisyon kurması gerekiyor.
Güncel olarak potansiyel koalisyonlarla ilgili bir bilgi bulunmasa da SPD’nin adayı Steffen Krach, Berlin Yahudi cemiyetinin seçimden önce düzenlediği bir etkinlikte “eğer antisemitik olaylar yaşanırsa iş biter” demiş, Yeşillerin başbakan adayı Werner Graf, antisemitlerin dahil olduğu veya onların desteğine bağımlı olan bir hükümete katılmayacağını söylemişti.
Öte yandan Eralp, seçimden aylar önce partisinin Niedersachsen teşkilatında kabul edilen ve İsrail’e yönelik sert ifadeler içeren karara tepki koydu. Eralp, kararı “yanlış” bulduğunu belirterek 7 Ekim Hamas saldırısının ve Yahudi halkının güvenlik içinde yaşama hakkının metinde yeterince dikkate alınmadığını söyledi. Berliner Zeitung’a yaptığı açıklamalarda ise “İsrail’in var olma hakkı ve Yahudi halkının kendi kaderini tayin etme hakkının” kendisi için pazarlık konusu olmadığını ifade etti.




