Almanya ile Rusya Leipzig’de patlayıcı yüklü insansız hava aracının bulunması ile başlayan gerginlik karşılıklı yaptırımlar ile devam ediyor. Berlin’in Rusya’nın Bonn Konsolosluğu’nu kapatma kararına karşılık, Moskova ülkede faaliyet gösteren Goethe Enstitüleri’ni kapatarak cevap verdi.
Almanya, Ağustos ayında Leipzig Havalimanı’nda bulunan patlayıcı yüklü insansız hava aracının arkasında Rusya’nın olduğunu açıklaması ile başlayan gerginlik sürüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Merz hükümetinin “hibrit saldırı” suçlaması ve “Rus Evi’ni” kapatma yaptırımına yanıt olarak Almanya’nın Rusya’daki Goethe Enstitüsü şubelerinin kapatıldığını duyurdu.
Almanya Başkonsolosluğu’nun kapatılması gündemde
Rus haber ajansı Interfax’a göre Lavrov, Goethe Enstitüsü’nün Moskova’daki merkezi ile St. Petersburg ile Yekaterinburg’daki şubelerini kapatma kararı aldıklarını söyledi. Rus haber ajansı TASS ise Lavrov’un, Almanya’nın Rus Evi’ni olası sonuçlarını bilerek kapattığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdüğünü aktardı:”Onlar bu adımı bilerek attı. Bunu anlayamamış olmaları mümkün değil. Bu da Rusya’daki kültürel varlıklarının sonu demek.” Rusya ayrıca, Almanya’ya misilleme olarak St. Petersburg’daki Alman başkonsolosluğunu da kapatmayı değerlendirdiği bildiriliyor.
Yaklaşık 100 ülkede Almanca dil kursu veren, Almanya kültürü ve toplumunu tanıtan Goethe Enstitüsü, Rusya’da 1992 yılında beri faaliyet gösteriyordu.
Putin: “Uydurma“
Almanya’nın Rusya’ya yönelttiği suçlamaları reddeden ve Merz hükümetinin ilan ettiği yaptırımları da “ciddi bir hata” olarak nitelendiren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kanıtların “uydurma” olduğunu savundu.
“Merz, Almanya’nın ulusal çıkarlarını korumadığı için vatandaşlarının güvenini kaybetti” diyen Putin, Alman hükümetini iç siyasi saiklerle hareket etmekle suçladı, Almanya ekonomisindeki sorunlar nedeniyle mevcut hükümetin siyasi geleceğinin tehlikede olduğunu, mevcut gelişmelerin de bu endişelere dayandığını öne sürdü.
Almanya, Leipzig/Halle Havalimanı’nda patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının bulunmasından Rusya’yı sorumlu tuttu. Moskova, suçlamaları “saçma” bularak reddetti.
Foto: dpa
Almanya, Ağustos 2026’da Leipzig/Halle Havalimanı’nda bulunan patlayıcı yüklü insansız hava aracının arkasında Rusya’nın olduğunu açıkladı. Hükümet, Bonn’daki Rusya Başkonsolosluğu’nun kapatılması dahil bir dizi yaptırım uygulanacağını duyurdu. Rusya tarafı ise iddiaları “saçma” olarak nitelendirip reddetti.
Ne olmuştu?
4 Ağustos’u 5 Ağustos’a bağlayan gece, Almanya’nın Saksonya eyaletindeki Leipzig/Halle Havalimanı’nda Ukraynalı kargo şirketi Antonov Airlines’a ait bir uçağın yakınında patlayıcı yüklü bir drone tespit edilmişti. Bir çalışanın ihbar etmesi sonucunda fark edilen cihaz, havalimanının geçici olarak kapatılmasına yol açarken bomba imha uzmanları, robot yardımıyla patlayıcıyı etkisiz hale getirmişti. Takip eden gün ve haftalarda, üzerinde patlayıcı izlerine rastlanan başka insansız hava araçları da havalimanı çevresinde bulunmuş, bir insansız hava aracının ise bir uçakla çarpışma sonucu imha edildiği bildirilmişti.
Leipzig/Halle Havalimanı, hem Ukrayna’nın Antonov filosununa 2022’den bu yana ev sahipliği yaparken, aynı zamanda NATO’nun doğu kanadına malzeme taşıyan stratejik hava taşımacılığı programı SALIS için de kilit bir merkez konumunda.
1 Eylül Salı günü Berlin’de düzenlenen ortak basın toplantısında İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, istihbarat servislerinin yaklaşık bir aylık incelemesinin ardından saldırının arkasında Rusya’nın olduğu sonucuna vardıklarını açıkladı. Dobrindt, polis soruşturmaları, saldırının işleniş biçimi ve istihbarat bulgularını bir araya getirdiklerinde olaydan Rusya’nın sorumlu olduğunun ortaya konulduğunu belirterek olayın Avrupa’daki “Rus hibrit operasyonları” örüntüsüyle uyuştuğunu belirtti. Bakan, cihazın yüksek düzeyde teknik bilgi gerektirdiğini ancak saldırının fiilen Rus devlet kurumları adına hareket eden “düşük seviyeli ajanlar” tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini aktarırken hangi kurumlara işaret ettiğini ise açıklamadı. Almanya hükümeti, iddiasını destekleyen somut kanıtları kamuoyuyla henüz paylaşmadı.
CNN‘in aktardığına göre Dobrindt, aynı basın toplantısında ülkenin tehdit seviyesini “genel”den “yüksek”e çıkardığını duyurdu ve “Savaşta değiliz ama her gün hibrit saldırıların hedefindeyiz” değerlendirmesini paylaştı. Ayrıca CNN, bir Amerika Birleşik Devletleri (ABD) savunma yetkilisine dayandırdığı habere göre Washington’ın da havalimanında bulunan patlayıcı yüklü insansız hava aracının bir Rus istihbarat servisine ait olduğu değerlendirmesine daha önce ulaştığını belirtti.
Rusya’ya karşı önlemler
Wadephul, Rusya Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak protesto notası verildiğini açıkladı.
Almanya’nın Rusya’ya karşı uygulamayı düşündüğü yaptırımlarsa şöyle:
Almanya’nın Bonn kentindeki Rusya Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacak,
Berlin’deki kültür merkezi “Rus Evi”nin faaliyetine dayanak oluşturan 2011 tarihli ikili anlaşma feshedilecek. Kültür Merkezinin kapanış tarihi ise henüz belirlenmedi.
Almanya, Avrupa Birliği (AB) çerçevesinde daha fazla Rusya vatandaşının yaptırım listesine eklenmesini ve Rusya’nın “gölge filosu”na yönelik baskının artırılmasını talep edecek.
Rus vatandaşları için giriş kontrollerinin sıkılaştırılması gündemde.
Rusya: Suçlamalar temelsiz
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada suçlamaları “temelsiz, saçma ve mantıksız” olarak nitelendirdi ve Almanya’yı iki ülke arasındaki iş birliği çerçevesini sistematik biçimde tahrip etmekle suçladı. Büyükelçilik, Leipzig’deki olayın aslında Kiev yönetiminin, Avrupa’nın militarist siyasi kanadının ve Ukrayna’daki çatışmanın sürmesinden çıkar sağlayan savunma sanayi çevrelerinin işine yaradığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, devlet ajansı Tass‘a yaptığı açıklamada Almanya’nın hiçbir ikna edici kanıt sunmadan “zoraki bir bahane” ürettiğini savundu ve Berlin’in Rus Evi ile konsolosluğu kapatma kararına “uygun bir karşılık” verileceği uyarısında bulundu.
Kırgızistan’daki Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi dolayısıyla Bişkek’te bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve hükümetini, düşen halk desteği ve iç siyasi sorunlardan halkın dikkatini dağıtmak amacıyla Moskova’yı hedef gösterdiğini iddia etti. Putin, Almanya’nın olayla ilgili kanıt uydurmuş olabileceğini de öne sürdü.
Suçlamalara tepkiler
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Rus saldırganlığına karşı dirençli olma konusunda birlik içinde olduklarını” vurgulayarak AB’nin Moskova’ya yönelik ek yaptırımlar hazırlığında olduğunu duyurdu. Von der Leyen, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile konuyu görüşeceğini de belirtti. Polonya, İtalya, Birleşik Krallık, İsveç ve Çekya gibi NATO üyeleri de Berlin’in suçlamalarına destek verdi. Çekya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın hibrit faaliyetlerinin NATO üyelerinden birini hedef almasının tüm üyeleri etkilediğini vurguladı. AB dışişleri bakanlarının konuyu ele almak üzere bu hafta İrlanda’da bir araya gelmesi bekleniyor.
Ukrayna’nın Berlin Büyükelçisi Oleksii Makeiev, ülkesinin Almanya’nın tepkisini takdirle karşıladığını ifade etti. İki ülke, Nisan ayında ortak hava savunmasını güçlendirmeyi ve insansız hava aracı üretiminde iş birliği yapmayı öngören bir güvenlik anlaşması imzalamıştı.
Kaynak:Al Jazeera, CNN, TRT World, BBC, Associated Press, PBS News
Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşta ticaret gemileri çok daha fazla hedef olmaya başladı. İstatistiklere göre 2026 yılı içerisinde 82 gemi hedef alındı. 2022-2026 arası saldırılarda 37 kişi hayatını kaybetti. Ölümlerin 28’i 2026’nın ilk sekiz ayında meydana geldi.
Rusya ile Ukrayna arasında 2022 yılından bu yana devam eden savaşta, şehirler ve sivil yerleşim alanlarının yanı sıra ticaret gemileri de hedef alınıyor.
Dört gün önce yayınlanan bir rapora göre, savaşın başladığı 2022 yılından bu yana Karadeniz ve Azak Denizi’nde 146 ticaret gemisi vuruldu.
Raporu, Türk Armatörler Birliği (TAB) hazırladı. Söz konusu rapor, son aylarda gemilere yönelik saldırıların arttığını gösteriyor.
Rapora göre, 146 ticaret gemisine yönelik saldırı, açık kaynaklardan teyit edilmiş saldırılardan oluşuyor. Bunlardan 121 geminin ismi biliniyorken, 25 tanesinin ismi ise bilinmiyor.
Ancak teyit edilmemiş ve iddia düzeyinde kalan bilgilere göre, sayı çok daha fazla. Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri, MoLoChKa harekâtı kapsamında 1 Ağustos itibarıyla Rusya bağlantılı 206 geminin vurulduğunu açıkladı. Ayrı bir veri setinde NV.ua’nın Reuters kaynaklı aktarımına göre Rusya, Temmuz 2026’da 35’i limanda, 22’si açık denizde olmak üzere 57 gemiye saldırdı. Bu iki sayı, farklı tarafların farklı dönem ve yöntemlerle tuttuğu kayıtlara dayanıyor.
Saldırıya uğrayan gemiler, Foto: Niha+
2022 yılı Şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik kapsamlı saldırılar başlatmasının ardından, Karadeniz deniz taşımacılığı güvenliği doğrudan etkilendi. Bölgede seyreden ticari gemiler, gerek Rusya’nın Ukrayna limanlarına ve deniz koridoruna yönelik saldırıları, gerekse Ukrayna’nın Rusya’ya bağlı “gölge filo” tankerlerine ve lojistik altyapısına yönelik karşı harekâtı kapsamında hedef hâline geldi.
24 Şubat 2022 ile 26 Ağustos 2026 arası dönemi kapsayan rapora göre askeri olmayan ticaret gemilerine (dökme yük gemisi, tanker, konteyner gemisi, genel kargo gemisi) yönelik doğrudan saldırı, füze/İHA vuruşu, mayın teması ve silahlı durdurma olayları sistematik biçimde gerçekleşti.
Toplam 146 gemi arasında 47 geminin (%32) Ukrayna, 93 geminin (%64) ise Rusya tarafından vurulduğu belirtiliyor. 5 gemi mayına çarparak hasar gördü, 1 geminin kim tarafından vurulduğu tespit edilemedi.
Can Kayıpları (2022-2026)
37Toplam Ölü
48Toplam Yaralı
Ölü Sayısı
Yaralı Sayısı
2022
4
13
2023
1
7
2024
0
5
2025
4
0
2026
28
23
*Grafik, TAB’nin 2022–2026 dönemi için verdiği ölüm ve yaralanma toplamlarını gösteriyor. 2026 satırı ise yılın ilk sekiz ayına ait.
Gemi tipleri olarak vurulan gemilerin çoğunluğu petrol tankerleri ve genel kargo/kuruyük gemileri iken Ukrayna’nın çoğunlukla Rus gölge filo ve diğer petrol tankerlerini vurduğu, Rusya’nın ise çoğunlukla tahıl, mısır, ayçiçek yağı taşıyan Ukrayna ile ticaret yapan gemileri hedef aldığı açıklanıyor. Ayrıca askeri malzeme veya personel veya lojistik destek olduğu iddia edilen gemiler de vuruluyor.
Vurulan gemilerin sahiplik yapısında Yunanistan bağlantılı armatörler öne çıkıyor. Türkiyeli sahipli ya da Türkiyelilerce kontrol edilen gemiler ise toplamın yüzde 23’ünü oluşturuyor. Bununla birlikte Çin, BAE ve Uzak Doğu ve Akdeniz bağlantılı çalışan gemiler de kısıtlı sayıda bu kapsamda yer alıyor. Yunanistan dışında vurulan gemiler arasında diğer AB ülke sahipli gemiler ise neredeyse yok denecek kadar az.
Türk Armatörler Birliği Raporu: Ticaret Gemilerine Yönelik Saldırıların Seyri
Şubat – Nisan 2022
Sıcak Çatışma ve Çapraz Ateş
TAB’ın raporuna göre, saldırılar neredeyse tamamen Rusya kaynaklı ve doğrudan muharebe hattındaki limanlara (Mariupol, Mykolaiv, Odesa) odaklandı. Bu dönemde ticaret gemileri, kasıtlı hedef seçiminden çok çapraz ateş ve genel bombardımanın yan etkisi olarak zarar gördü.
Temmuz 2022 – Temmuz 2023
Tahıl Anlaşması Dönemi
Rapora göre, BM/Türkiye aracılığıyla imzalanan Karadeniz Tahıl Girişimi süresince ticaret gemilerine yönelik doğrudan saldırılar keskin biçimde azaldı; bu dönemin ana riski deniz mayınları olarak görüldü.
Temmuz 2023 – 2024
Anlaşmanın Çöküşü ve Tırmanma
Rapor, Rusya, “Ukrayna limanlarına giden her gemi askeri kargo taşıyor sayılacak” tehdidini fiiliyata döktü; Kmax Ruler, MJ Pinar gibi olaylarda sivil gemi adamları hayatını kaybetti, bilgisini veriyor
2024 Sonu – 2026
“Gölge Filo” Savaşı ve Yayılma
Rapora göre, Ukrayna, cephe hattından bağımsız olarak, Rusya’nın petrol gelirini hedef alan asimetrik bir kampanyaya geçti. Bu durumun savaşın coğrafi kapsamını Karadeniz dışına, Akdeniz’e ve Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’ne (MEB) taşıyarak seyrüsefer güvenliği konusunda Türkiye ve NATO’da artan tedirginliğe yol açtığı ifade ediliyor.
2025 Sonu – 2026
Karşılıklı Tırmanma Aşaması
Aralık 2025’teki Cenk-T saldırısı, Rusya’nın “gölge filo” operasyonlarına doğrudan misilleme olarak ticaret gemilerini hedef aldığını gösteren ilk açık örnek olduğu belirtiliyor. Ağustos 2026 itibarıyla, her iki taraf da karşı tarafın limanlarına ve gemilerine yönelik büyük çaplı, eşzamanlı saldırılar düzenlemeye başladı.
Türkiye’den gemiler de var
Raporun dikkat çektiği hususlardan bir tanesi, bir süredir Türkiye menşeli gemilerin de yoğun bir saldırıya uğradığı ve mürettebatın bu saldırılardan etkilendiği yönünde.
Buna göre sahipleri Türkiyeli olan ya da Türkiyeliler tarafından kontrol edilen 34 gemi saldırıya uğradı. Ayrıca Türkiye bayraklı 5 gemiye de saldırıldı.
TAB, yetkililer nezdinde girişimde bulundu
“2025 yılının son çeyreğinden itibaren Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların sıklığında belirgin bir artış gözlenmektedir” denilen raporda, özellikle 2026 yılı Haziran-Temmuz döneminde Odesa liman altyapısına yönelik yoğunlaşan Rus saldırılarının can kaybına yol açtığı, buna paralel olarak Ukrayna’nın Azak Denizi’nde Rusya’nın “gölge filo” akaryakıt lojistiğine yönelik “Operasyon MoLoChKa” kapsamındaki saldırıları da kısa sürede çok sayıda gemiyi hedef aldığı kaydediliyor.
Temmuz ayında artan saldırılar karşısında Türk Armatörler Birliği uluslararası kuruluşlara tepki göstermeleri konusunda yazılı çağrıda bulundu ve konuyla yetkili 3 bakanlığa yazılar yazdı. Dışişleri Bakanlığından sektör temsilcileri ile bir toplantı yapılmasını talep eden TAB, gemilerin kendilerini savunabilmeleri için gemi üzerinde drone tespit ve imha sistemlerinin konuşlandırılıp konuşlandırılamayacağını inceliyor.
NİHA+ · ETKİLEŞİMLİ VERİ DOSYASI
Karadeniz’de ticari gemi saldırıları: kronolojik olay rehberi
Tablodaki 95 olay satırını; yıl, saldıran taraf, Türkiye bağlantısı, bölge ve gemi adına göre filtreleyin. Bu satırların 85’i tekil adı verilen ticari gemilere, 10’u ise toplu, ismi açıklanmayan ya da ticari olmayan deniz araçlarına ilişkindir. Liste, raporun toplam gemi hesabını yeniden üretmez. Kronolojik olay satırlarını gösterir. Birden fazla gemiyi kapsayan kayıtlar tek olay satırında tutulur.
146*2022’den itibaren raporlanan gemiTAB derlemesindeki toplam
82*2026 için raporlanan gemiİsimli, isimsiz ve toplu kayıtlar dahil
28 / 23*2026 ölüm / yaralanma bildirimiVaka bazında farklı kaynaklarda uyuşmazlık var
34 / 5*Türkiye bağlantılı / Türk bayraklı gemiSahiplik ve işletmecilik tanımları ayrıştırılmalı
Karadeniz’de olay yoğunluğu
Haritadaki bölge etiketlerine tıklayarak kronolojik listeyi süzün. Her sayaç, aktif filtrelerle eşleşen rapor kaydı sayısını gösterir.
YILA GÖRE
SALDIRAN TARAF / ATIF
GEMİ BAĞLANTISI
GEMİ ADI VEYA IMO ARA
Bu ölçütlerle eşleşen olay kaydı bulunamadı.
İsmi açıklanmayan veya toplu bildirilen olaylar 9 olay · en az 15 gemi
Bu kayıtlar resmî ve gazetecilik kaynaklarında yer aldı; ancak gemi adı kamuoyuyla paylaşılmadı. Olay ayrıntısını açmak için her satıra tıklayın.
Romanya Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde seyreden isimsiz bir kargo gemisi, Rus füze saldırısında hasar gördü. Kaynak notu: (1)
12 Oca 2026Çornomorsk yakınları · 2 gemi / 1 yaralıİSİM AÇIKLANMADI
Panama ve San Marino bayraklı iki gemi aynı gün Rus İHA saldırılarıyla vuruldu. Panama bayraklı gemi bitkisel yağ, San Marino bayraklı gemi mısır yükleyecekti. Kaynak notu: (2)
17 Tem 2026Mykolaiv Limanı · 1 gemi / 2 ölümİSİM AÇIKLANMADI
Mykolaiv Limanı’na yönelik saldırıda liman altyapısı ve bir gemi vuruldu; iki Ukraynalı hayatını kaybetti. Kaynak notu: (1)
19 Tem 2026Ukrayna deniz koridoru · 2 gemi / 1 ölüm, 3 yaralıİSİM AÇIKLANMADI
Golden Leo ile aynı gün, Tanzanya ve Liberya bayraklı iki ayrı ticaret gemisi de vuruldu; bir kaptan öldü, üç kişi yaralandı. Kaynak notu: (2)
24 Tem 2026Mykolaiv · 2 sivil gemiİSİM AÇIKLANMADI
Mykolaiv’de İHA saldırısıyla iki sivil gemi hasar gördü. Kaynak notu: (2)
26 Tem 2026Mykolaiv · 1 ticari faaliyette olmayan kargo gemisi / 1 ölümİSİM AÇIKLANMADI
2022’den beri savaş nedeniyle Mykolaiv Limanı’nda mahsur kalan, ticari faaliyette olmayan isimsiz kargo gemisi İHA saldırısına uğradı; bir kişi öldü. Kaynak notu: (1)
02 Ağu 2026Batı Karadeniz · 1 kuru yük gemisiİSİM AÇIKLANMADI
Kıyıdan yaklaşık 8 kilometre açıkta isimsiz bir kuru yük gemisi vuruldu. Rusya, geminin askerî malzeme taşıdığını iddia etti. Kaynak notu: (1)
İki kargo gemisinin, Rusya’nın “askerî malzeme taşıma” iddiasıyla vurulduğu bildirildi. Kaynak notu: (2)
12 Ağu 2026Novorossiysk ve Odesa · 3 gemiİSİM AÇIKLANMADI
Ukrayna’nın Novorossiysk’e yönelik koordineli operasyonunda savaş gemileriyle birlikte isimsiz bir kuru yük gemisi de vuruldu. Aynı gece Odesa Limanı’nda Rusya bir kuru yük gemisi ile bir tankeri vurdu. Kaynak notu: (3)
Karadeniz savaş göstergeleri
Bu göstergeler farklı kaynakların, farklı tarih aralıkları ve ölçüm yöntemleriyle açıkladığı verileri yansıtır. Birbirine eklenmez veya tek bir “toplam saldırı” sayısına dönüştürülmez.
Ukrayna limanları ve deniz koridoru
321 / 20+Liman altyapı tesisi / yabancı bayraklı ticaret gemisiTemmuz 2023–Kasım 2024 dönemi için açıklanan bilançoZelenskiy açıklaması
23 / 17 / 11Liman tesisi / sivil gemi / ölümTemmuz 2026’nın ilk iki haftasıUkrayna Deniz Limanları İdaresi (USPA)
57 + 67Gemi saldırısı + liman altyapısına vuruşTemmuz 2026: 35 gemi limanda, 22 gemi seyirdeNV.ua’nın aktardığı Reuters verileri
Ukrayna’nın Rusya bağlantılı filoya ilişkin açıklamaları
201 → 206Vurulduğu açıklanan “gölge filo” gemisi28 Temmuz ara bilançosu → 1 Ağustos resmî sayaçUkrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri / MoLoChKa
100+Vurulduğu iddia edilen, çoğu tanker olan gemi21 Temmuz 2026’daki ara değerlendirmeLloyd’s List Intelligence
Ticari etki ve kurumsal tepki
−%62“Kirli” tanker yüklemelerindeki düşüşTemmuzun son iki haftası: günlük 2,59 milyon varilden 0,98 milyon varileBIMCO analizi
13 TemSivil ticaret gemilerine saldırılara yönelik kınamaAzak Denizi ve KaradenizUluslararası Denizcilik Örgütü (IMO)
* Özet rakamlar raporun kendi toplamlarıdır. Bu sayfada her satırın rapordaki tarih, gemi adı, IMO numarası, bayrak/sahiplik, saldıran taraf ve olay açıklaması alanları gösterilir. Raporun güncelleme ve doğrulama çağrısı korunmuştur.
St. Petersburg mahkemesinin kararının ardından Rus LGBT Ağı, kapandığını duyurdu. Rusya Yüksek Mahkemesi’nin 2023’te LGBTİ+ topluluklarını aşırılıkçı ilan etmesinden bu yana Rusya’daki LGBTİ+ topluluklarına ve kişilere yönelik “aşırılıkçılık” kıskacı artmaya devam ediyor.
Rus LGBT Ağı (Russian LGBT Network), St. Petersburg’daki bir mahkemenin 27 Nisan 2026’da ağı “aşırılıkçı” ilan etmesinin ardından faaliyetlerini sonlandırdı. Karar sonrası kamuya açık çalışma biçiminin personel, destekçiler ve yardım arayan kişiler için çok riskli hale geldiğini belirten ağ, kararını Telegram üzerinden duyurdu.
Nisan ayında St. Petersburg mahkemesi, Rusya Adalet Bakanlığı’nın açtığı dava üzerine Rus LGBT Ağı’nı “aşırılıkçı” ilan etmişti. Ağ, bu etiketin önceki kamuya açık çalışma biçimini imkansız hale getirdiğini, çünkü destek vermeye çalıştıkları kişiler için riskler yaratabileceğini açıkladı.
2006 yılında kurulan Rus LGBT Ağı, Rusya’daki lezbiyen, gey, biseksüel ve transların haklarını korumak, hukuki destek sağlamak ve toplumsal kabulü artırmak için kurulan, ülkedeki en büyük sivil toplum kuruluşlarından biridir.
Pink News’in aktardığına göre, Rus LGBT Ağı, uluslararası alanda Rusya’da LGBTİ+ hakları savunuculuğu ve kriz desteği için kilit bir merkez olarak tanınıyordu. Ağ, 2010’ların sonlarında Çeçenya’daki zulümden kaçan LGBTİ+’lara yardım çabalarıyla küresel medyada da anılmıştı.
Facebook’ta yayımladıkları açıklamada uzun yıllar boyunca ülke genelinde girişimleri ve aktivistleri bir araya getirdiğini, kuirlere destek sağladığını belirterek “aşırılıkçı” statüsünün aynı şekilde devam etmeyi imkansız kıldığını ekledi.
Rus LGBT Ağı, ciddi bir risk değerlendirmesi sonrasında kapanma kararı aldığını söyledi. Kamuya açık çalışmalara devam etmenin, faaliyetlere katılan, destek veren ya da yardım alan kişileri tehlikeye atabileceğini vurguladı. Baskıcı ortamı kontrol edemeseler de insanlar için ek risk yaratmamak adına ellerinden geleni yapabileceklerini, insanların güvenliğinin her şeyden önce geldiğini belirttiler.
Rusya’da artan “aşırılıkçılık” baskısı
Rus LGBT Ağı’na yönelik verilen bu karar, Rusya Yüksek Mahkemesi’nin 2023’te var olmayan “uluslararası LGBT hareketi”ni “aşırılıkçı örgüt” ilan edip yasaklamasının bir devamı oldu. Bu karar, devletin LGBTİ+ görünürlüğünü ve örgütlenmesini yeni aşırılıkçılık yasaları kapsamında kovuşturma yetkisini genişletti.
Uluslararası Af Örgütü’nün Doğu Avrupa ve Orta Asya Direktörü Marie Struthers, konuya ilişkin Nisan ayında yaptığı açıklamada “2023 yılının Kasım ayında Yüksek Mahkeme, var olmayan ‘uluslararası LGBT hareketi’ni ‘aşırıcı’ olarak yasakladığında, yetkililerin bununla yetinmeyeceği açıktı. Rus LGBT Ağı ve diğer örgütlerin ‘aşırıcı’ olarak nitelendirilmesi, Rus yetkililerin LGBTI bireylere yönelik zulüm ve adaletsizlik zincirinin birer halkasıdır” diye konuştu.
Nisan 2026’da Oryol bölgesindeki bir mahkeme, Adalet Bakanlığı’nın Phoenix Plus kurucusu Yevgeny Pisemsky’ye açtığı dava üzerine, Rusça konuşulan en büyük LGBTİ+ haber sitesi Parni+’yı da “aşırılıkçı örgüt” ilan etmişti. Parni+ gazetecileri de hem “yabancı ajan” hem de “LGBT propagandası” suçlamalarıyla art arda açılan davalar nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı.
Rusya’nın hukuki ve siyasi ortamı, 2013’teki “LGBT propagandası” yasasından bu yana LGBTİ+ haklarının yıllar süren tahribatının bir parçası olarak sertleşmeye devam ediyor.
HRW: İki ayda dokuz LGBTİ+ topluluğu yasaklandı
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne (HRW) göre, Mart-Mayıs ayları arasında yedi bölgede Rus mahkemeleri, aralarında Rus LGBT Ağı’nın da bulunduğu dokuz LGBTİ+ topluluğunu “aşırılıkçı” olarak nitelendirip yasakladı. HRW’ye göre yasaklanan topluluklar şunlar: St. Petersburg merkezli Coming Out, Yekaterinburg LGBT Kaynak Merkezi, Moskova LGBT+ Girişimleri Topluluk Merkezi, Samara merkezli Irida, Parni+, Rus LGBT Ağı, Kallisto, T9 NSK ve Centre-T.
HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, LGBTİ+’lara destek verenlerin “suç kapsamına alınmasını yoğunlaştırdığını” belirterek yetkililerin bu asılsız “aşırılıkçılık” suçlamalarına dayanan tüm mahkeme kararlarını ve cezai mahkumiyetleri iptal etmesi gerektiğini söyledi.
LGBTİ+ Hakları
2026 Trans Hakları Endeksi ve Haritası
Transgender Europe (TGEU), ILGA-Europe’un Gökkuşağı Haritası ile iş birliği içinde hazırladığı endekste Avrupa ve Orta Asya’da trans ve non-binarylerin yasal cinsiyet tanınması, iltica, nefret suçları, ayrımcılık yasağı, sağlık ve aile alanlarındaki hak ve erişim durumunu değerlendirdi. Türkiye 32 gösterge üzerinden yalnızca 3 puan alabildi.
Zirvedeki 5 ülke
1
İzlanda 30/32
2
Malta 28/32
3
İspanya 27,18 puan
4
Belçika
5
Norveç
İzlanda neden birinci?
İzlanda, değerlendirilen 32 göstergenin 30’unu karşılayarak listenin zirvesine yerleşti. Ülke yalnızca iltica politikaları ile nefret suçları ve nefret söylemine karşı geliştirilen politikalar başlıklarında puan kaybetti. Son üç yıldır aynı puanı korurken, 2019’dan bu yana puanını 18 artırdı. Almanya da endekste üst sıralarda yer aldı.
Malta ve İspanya
Malta; yasal cinsiyet tanınması, sağlık, aile ve nefret suçları alanlarında tam puan alarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sıradaki İspanya ise iltica ve sağlık kategorilerinde en yüksek puanı alan ülkeler arasına girdi.
Non-binarylerin tanınmasında öne çıkan 4 ülke
AvusturyaAlmanyaİzlandaMalta
Rapora göre bu dört ülke, non-binarylerin yasal olarak tanınmasına ilişkin tüm kriterleri karşılayan ülkeler oldu.
“Bölgenin büyük bölümünde translara yönelik görünür saldırılar yaşanırken siyasi tepkinin yokluğu endişe verici.”
— TGEU, 2026 Trans Hakları Endeksi değerlendirmesi
Listenin sonu: Türkiye 3 puan, Rusya 0 puan
🇷🇺 Rusya32 göstergenin hiçbiri karşılanmadı — 0 puan
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, tarafların sivil ve altyapı hedeflerine yönelik karşılıklı ağır hava saldırılarıyla yeni bir ivme kazandı. Ukrayna, savaşın başından bu yana Rusya topraklarına yönelik en büyük İHA (İnsansız Hava Aracı) saldırılarından birini gerçekleştirdi. Rusya’nın Ukrayna’nın Harkiv bölgesine düzenlediği füze saldırısında çok sayıda sivil hayatını kaybetti.
Ukrayna’nın Rusya saldırısından, Foto: Al Jazeera
Ukrayna, Rusya’nın başkenti Moskova başta olmak üzere birçok bölgeyi hedef alan geniş çaplı bir insansız hava aracı operasyonu düzenledi. Yaklaşık 600’den fazla İHA’nın kullanıldığı bu saldırı, 2022’deki işgalin başlangıcından bu yana gerçekleştirilen en büyük hava dalgalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Moskova Hedefte
Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, 600’den fazla İHA’nın başkente yöneldiğini ve bunlardan 180’inin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise ülke genelinde ve ilhak edilen Kırım üzerinde toplam 791 Ukrayna İHA’sının engellendiğini iddia etti.
Ukrainian drone strikes on Sunday morning hit the largest Wildberries warehouse in Russia, located in the settlement of Koledino, approximately 30 kilometers south of Moscow.
As a result of the attack, a massive fire broke out on the territory of the facility.
— Status-6 (War & Military News) (@Archer83Able) August 16, 2026
Moskova Valisi Andrey Vorobyov’un açıklamalarına göre, saldırılarda aralarında 10 yaşında bir kız çocuğunun da bulunduğu en az üç kişi yaralandı. Ayrıca, Rusya’nın en büyük e-ticaret şirketi olan Wildberries’e ait bir sanayi deposunda yangın çıktı. Ukrayna, bu şirketin Rus ordusuna lojistik destek sağladığını öne sürüyor.
Ukrayna’nın saldırıları Kırım Yarımadası’nı da etkiledi. Bölgenin en büyük elektrik tedarikçisi Krymenergo, İHA saldırıları nedeniyle güney, kuzeybatı ve doğu kesimlerde geniş çaplı elektrik kesintileri yaşandığını duyurdu.
Rusya’dan Harkiv’e füze saldırısı
Ukrayna’nın İHA saldırılarıyla eş zamanlı olarak Rusya, Ukrayna’nın kuzeydoğusundaki sivil yerleşim yerlerini füzelerle vurdu.
Harkiv Bölgesel Askeri İdaresi Başkanı Oleh Syniehubov, Peçenihy köyüne düzenlenen Rus füze saldırısında 10 sivilin hayatını kaybettiğini ve 17 kişinin yaralandığını bildirdi.
Saldırıda 10 ev, bir kafe, postane, bir mağaza ve en az yedi araç kullanılamaz hale geldi.
💔🇺🇦 Zelensky: This morning, the Russians brutally struck Pechenihy, Kharkiv region – where the post office and shops are located, and around – only residential buildings.
As of now, 10 people are known to have died. Many people are injured.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı “acımasız” olarak nitelendirerek, “Bu Rus saldırısına kesinlikle cevap vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Ukrayna Ulusal Polisi, Sumi bölgesine yönelik ayrı bir Rus saldırısında 3 kişinin daha hayatını kaybettiğini ve 3 kişinin yaralandığını raporladı.
Askeri analistlere göre, yaklaşık 1.250 kilometrelik cephe hattındaki çatışmaların yoğun dron ve yer robotu kullanımı nedeniyle kilitlenmesi, tarafları uzun menzilli hava saldırılarına yöneltti.
Kiev yönetimi, yerli üretim uzun menzilli İHA’larla savaşı doğrudan Rusya topraklarına taşıyarak, Rus halkına savaşın sonuçlarını hissettirmeyi ve Vladimir Putin’i barış müzakerelerine zorlamayı amaçlıyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Putin’in gerçekçi ateşkes önerilerini reddederek savaşı uzattığını belirtti.
İngiliz Times gazetesinin, Birleşik Krallık yapımı İHA’ların Rusya içindeki hedefleri vurmak için kullanıldığına dair haberinin ardından Rusya’dan sert bir açıklama geldi. Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, İngiltere’yi uyararak bu eylemlerin “hesabı sorulacak sonuçlar” doğuracağını ifade etti. İngiltere, Ukrayna’ya 2026 yılı sonuna kadar 150 bin İHA tedarik etme taahhüdünde bulunmuştu.
Ukrayna sınırına yaklaşık 500 km uzaklıktaki Moskova’ya yönelik İHA saldırıları, Kiev’in uzun menzilli kapasitesini geliştirmesiyle daha sık hale geldi.
Ukrayna’nın Moskova’ya yönelik ilk başarılı İHA saldırıları 2023 ilkbaharında oldu; ancak bunlar düzensizdi ve az sayıda İHA içeriyordu.
O tarihten bu yana Moskova çevresine kapsamlı hava savunmaları kuruldu – ancak Ukrayna’nın saldırılarında kullandığı İHA sayısı da arttı ve bazıları bu savunmaları aşmayı başardı.
Genel Bilanço Özeti
Aşağıdaki tablo, son 24 saat içinde yaşanan karşılıklı saldırıların bilançosunu özetlemektedir:
Hedef Bölge
Saldırı Türü
Can Kaybı / Yaralı
Hasar Durumu
Harkiv (Peçenihy – Ukrayna)
Rus Füze Saldırısı
10 Ölü, 17 Yaralı
10 ev, kafe, postane ve 7 araç tahrip oldu.
Moskova ve Kırım (Rusya)
Ukrayna İHA Saldırısı
En az 3 Yaralı
Wildberries deposunda hasar; Kırım’da elektrik kesintileri.
Bazı Avrupa Birliği üyesi ülkeler, bu ayın başlarında Akdeniz’de vurulan Rus yapımı sıvılaştırılmış doğal gaz tankerinin ekolojik ve güvenlik bakımından acil risk oluşturduğu konusunda uyarıda bulundu.
3 Mart’ta uluslararası medya kuruluşları, Rusya’ya ait bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri olan Arctic Metagaz’ın Akdeniz açıklarında alev aldığını ve hasarlı bir şekilde Akdeniz’de yüzdüğünü bildirmişti.
Rusya, “gölge filoya” ait olan geminin Ukrayna deniz insansız hava araçları (İHA) tarafından saldırıya uğradığını öne sürdü. Ancak Ukrayna bu iddialara ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.
Gölge filo, yaptırım uygulanan ülkelerin (Rusya, İran, Venezuela vb.) petrol ve petrol ürünlerini uluslararası kısıtlamaları aşarak taşımak için kullandığı tanker filosudur. Bu kavram, özellikle Rusya’nın 2022 Ukrayna işgali sonrası Batı ülkelerinin Rusya petrolüne fiyat tavanı uygulamasının ardından gündeme gelmiştir. Batı'nın enerji yaptırımlarını ve fiyat tavanlarını aşmayı hedefleyen bu gemiler, sahte konum verileri gibi belirli yöntemlerle ile uluslararası denetimlerden kaçmaktadır.
Reuters, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık tarafından yaptırım uygulanan geminin Malta kıyıları yakınlarında alev aldığını bildirdi. Bazı haber kaynakları ise olayın Libya kıyılarına daha yakın bir noktada meydana geldiğini aktardı.
Bu saldırılar acil risk oluşturuyor
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Malta Başbakanı Robert Abela, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ve İtalya Cumhurbaşkanı Pedro Sánchez; Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e 18 Mart’ta hasarlı tankerin yol açacağı risklere ilişkin bir mektup yolladı. Mektupta, geminin Malta ile İtalya arasında uluslararası sularda sürüklendiği belirtilerek durumun çifte bir kriz yarattığı vurgulandı.
AB ülkeleri, son dönemde Akdeniz ve Karadeniz’de gemilere yönelik saldırıların arttığını belirterek bu durumların deniz güvenliği ve deniz ekosistemi açısından “acil risk” oluşturduğunu vurguladı. Mektupta, olayın uluslararası hukuk çerçevesinde soruşturulmasının ve sorumluların hesap vermesi gerektiğinin hayati önem taşıdığı ifade edildi.
Mektupta geminin taşıdığı özel LNG yükü ve hasarlı durumu nedeniyle AB deniz alanının kalbinde büyük bir ekolojik felaket ihtimalinin doğduğu kaydedildi. Ayrıca Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı’nın (EMSA) devreye girerek deniz gözetimi, kirlilik izleme ve teknik destek sağlaması istendi.
Reuters‘ın aktardığına göre, İtalya Sivil Savunma Ajansı 18 Mart’ta yaptığı açıklamada son iki haftadır Akdeniz’de sürüklenen hasarlı tankerin artık Libya’nın arama ve kurtarma sularına girdiğini duyurdu.