Çözüm arifesinde yas

Toplumsal barış ihtimali iki yıldır konuşuluyor, çeşitli adımlar atılıyor. Ancak Koşuyolu Parkı’ndaki yas, geçmişin tam anlamıyla geride kalmadığını hatırlatıyor.

Foto: Yekta Armanc Hatipoğlu / niha+

Şehir, bir cuma günü için oldukça sessiz. Ancak Koşuyolu Parkı’na girince, sanki şehrin hareketi buraya akmış gibi. Yüzlerce insan, gerilla aileleri, arkadaşları, mücadele yoldaşları…

Parkın farklı noktalarında küçük insan grupları var. Kimi kendi arasında konuşuyor, kimi telefonundan bir şeyler gösteriyor, kimi ise uzun süre sessizce oturuyor. Alandaki hareketliliğe rağmen yüksek sesli bir konuşma olmuyor.

Bugünlerde, daha önce yaşamını yitiren gerillaların haberleri geldi. Gerillaların yası, toplumsal barış ihtimalinin konuşulduğu şu günlerde tutuluyor.

İstanbul, Van, Diyarbakır, Mardin ve daha birçok yerleşimde toplu taziyeler kuruldu. Bunlardan biri de Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı oldu. 49 PKK’linin taziyesi burada kuruldu.

Diyarbakır, barışın konuşulduğu son iki yılda, geçmiş dönemlere göre daha umutlu. Ancak kuşkulu da. Geçmiş yılların yarattığı güvensizlik, devletin geç adım atması ve başta Selahattin Demirtaş olmak üzere siyasilerin hâlâ cezaevinde olması umudun yanına kuşkuyu da ekliyor.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın 1 Ekim 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) elini sıkmasından bugüne, neredeyse iki yıl geçti.

En son, 10 Ağustos’ta, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildikten sonra, 18 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kurulan taziye çadırlarına gelenler ailelerin yanına uğruyor, sonra parkın diğer bölümlerine geçiyor. Yemek elden ele dağıtılıyor. Alanda bulunanlar, yapılması gereken işin bir parçasını üstleniyor.

Neredeyse herkesin yüzünde aynı vakur bakış. Ailelere başsağlığı dilenirken, üzüntünün yanında, çocuklarının verdiği mücadeleye duyulan minnet de seziliyor.

Aileler bir masada, önlerinde çocuklarının fotoğrafı, fotoğrafların önünde birer gül, “Şehîd Namirin” sloganları arasında taziyeleri kabul ediyor MEBYA-DER imzalı “Em şehîdên azadiyê bi bîr tînin,”, (Özgürlük şehitlerini anıyoruz) “Şehîdên me rûmeta me ne” (Şehitlerimiz onurumuzdur) yazılı pankartların olduğu üstü kapalı bir alanda.

Yan yana duran fotoğraflarda farklı yüzler, farklı hayat hikayeleri var fakat hepsini aynı mücadele bir araya getiriyor.

Polisler de orada. Üzerinde “TEM” yazan zırhlı araçlar, TOMA’lar, polis otobüsleri… Önceki yıllarda alışık olduğumuzun aksine biraz daha “geride” bekliyorlar. Buna rağmen zırhlı araçlarla parkın içindeki taziye arasında belirgin bir karşıtlık var. Bir tarafta devletin kolluk aygıtı, diğer tarafta çocuklarını kaybetmiş ailelerin oturduğu masalar.

Toplumsal barış ihtimali iki yıldır konuşuluyor, çeşitli adımlar atılıyor. Ancak Koşuyolu Parkı’ndaki yas, geçmişin tam anlamıyla geride kalmadığını hatırlatıyor.

Fotoğraflar Yekta Armanc Hatipoğlu / niha+

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.