Kadın Komün Kent Bostanları'nda ilk hasat yapıldı

“Kadınlar üretime doğrudan dahil olmalı”

Diyarbakır’da belediye tarafından hayata geçirilen Kadın Komün Kent Bostanları’nda ilk hasat yapıldı. Bostanlarda üretim yapan kadınlardan Zozan Halil Müslüm ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, deneyimlerini anlattı.

Fotoğraflar: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kadın Komün Kent Bostanlarında ilk hasat geçtiğimiz hafta yapıldı. Kadınlar, yetiştirdikleri sebze ve bitkileri topladı.

Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet yürüten Kadın Ekonomisini Güçlendirme Müdürlüğü öncülüğünde kurulan bostanların hedefi kadın ekonomisini güçlendirmek, yerel tohumları yaşatmak ve ekolojik üretimi teşvik etmek.

Bostanlar, Kayapınar ilçesinin Talaytepe mahallesinde bulunan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yerleşkesinde.

Bostanlarda üretim yapan kadınlardan Zozan Halil Müslüm ve Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer ile Kadın Komün Kent Bostanlarını konuştuk.

“Kadın kentinin ve varlığımızın güçlenmesi gerek”

Zozan Halil Müslüm, “Kadın Yaşam Merkezlerini ve burada verilen destekleri öğrendim. Sadece bostan değil; spor, yakın savunma gibi farklı çalışmaların da olduğunu gördüm. Kadınlarla tanıştıkça kadın kentinin ve kadın varlığımızın ortaya çıkması ve güçlenmesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle ben de Kadın Komün Kent Bostanı’na katıldım” diyerek sözlerine başladı.

Daha sonra birlikte biber, patlıcan, domates, salatalık, kornişon ve bamya ektiklerini söyleyen Müslüm, bunun yanında kekik, lavanta, nane, biberiye gibi “tıbbi bitkiler” de ektiklerini ifade etti, kadınlar olarak sebze ihtiyaçlarını doğal ve taze bir şekilde karşıladıklarını, ürünleri evlerine götürdüklerini söyledi.

“Turşu yapıyor, kurutuyor ve taze halde yemeklerimizde kullanıyoruz. Aynı zamanda tıbbi bitkilerden yağ ve krem gibi ürünler elde etme imkanımız da oluyor” diyen Müslüm, bostanlardaki meselenin sadece üretmek ve ürün elde etmek olmadığını söyledi.

“Aynı zamanda birbirimizin fikirlerine ve kararlarına saygı göstermeyi, birlikte karar almayı öğreniyoruz. Biz kadınlar olarak kendi irademizi de güçlendiriyoruz. Çünkü komün bir yaşamı birlikte öğreniyoruz. Toplum kendi özünden uzaklaşmış ve insanlar giderek daha bireysel hale gelmiş. Biz kadınlar olarak toplumun özüne dönmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.”

Müslüm, son olarak böyle alanların açılmasının şart olduğunu, böyle projelerin içinde yer aldığı için kendisini şanslı hissettiğini ve her zaman böyle çalışmaların içinde olmak istediğini söyledi.

“Ortak üretim alanı kuruyoruz”

Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, demokratik ve kadın özgürlükçü bakış açısına sahip yerel yönetimler olarak kenti sadece yapıların, yolların ve buna bağlı hizmetlerin olduğu bir alan olarak ele almadıklarını; kentin nasıl yönetildiği, yeniden nasıl üretildiği, gıdanın nereden geldiği ve kadınların bu üretim sürecindeki yerinin de kendileri için önemli olduğunu ifade etti. Sümer, Kadın Komün Kent Bostanı’nın da bu yaklaşımın bir parçası olduğunu söyledi:

“Kadınların toprakla, üretimle ve kendi emeğiyle yeniden ilişki kurabildiği bir alan oluşturmak istedik. Burada bizim için önemli olan yalnızca sebze üretmek değil. Ortak üretimin, ortak kararın ve ortak paylaşımın mümkün olduğu bir alan yaratmak.”

Özden Gürbüz Sümer

Bostanda bireysel parseller üzerinden ilerlemediklerini söyleyen Sümer, alanın ortak olduğunu, üretimin de ortak yürütüldüğünü söyledi. Ekim, bakım ve hasat süreçlerinde kadınların birlikte çalıştığını, üretime ilişkin kararları da birlikte aldıklarını aktardı:

“Her kadının kendi parselinin ve kendi ürününün olmadığı, ortaya çıkan üretimin ortak üretim olarak değerlendirildiği bir model kuruyoruz. Bu nedenle bostanın kendisi de birlikte üretme ve karar alma deneyiminin yaşandığı bir alan oluyor.”

Önceliğin üretilen ürünlerin kadınların ve hanelerin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi olduğunu söyleyen Sümer, ihtiyaç fazlası olan ya da satışa sunulması istenilen ürünlerin değerlendirilebileceği bir pazar alanı oluşturma hazırlıkları da olduğunu belirterek “Böylece kadınlar ürettikleri ürünleri bu alanda doğrudan satışa sunabilecek. Burada amaç, kadınların ürettiği ürünün değerini kendilerinin belirleyebildiği ve emeğinin karşılığını alabildiği bir alan oluşturmak” diye konuştu.

“Burada bireysel kârı merkeze alan bir üretim anlayışımız yok. Önceliğimiz kolektif üretimin devamlılığını sağlamak ve elde edilen değerin yeniden üretime katkı sunması. Bununla birlikte kadınların ihtiyaç fazlası ürünlerini kendi iradeleriyle satışa sunabilecekleri bir alanın olması da önemli. Yani hem ortak üretim ve paylaşım anlayışını korumak hem de kadınların kendi üretimlerinden ekonomik olarak yararlanabilecekleri olanaklar oluşturmak istiyoruz.”

“Kadınlar üretime doğrudan dahil olmalı”

Kadınların yalnızca üretime katıldığı değil üretimin bütün aşamalarında söz sahibi olduğu bir alan oluşturmayı amaçladıklarını söyledi Sümer.

“Özellikle tarım alanında kadınlar tarlada ya da ürünün işlenmesi kısmında emek boyutuyla varlar ancak iş karar alma, ürünü satma ve ondan aracısız gelir elde etme kısmında neredeyse hiç yoklar. Yani bu alanda çok ciddi emek sömürüsü yaşamaktalar. Kadın emeğinin görünür olması bu anlamda önemli ama bununla sınırlı değiliz. Kadınların üretim bilgisine, toprağa ve ekonomik sürece doğrudan dahil olmasını istiyoruz. Bu perspektifle komün kent bostanında kadınlar bir yandan zirai teknik bilgiyi öğrenirken bir yandan komün ekonomisini hem teorik hem de pratik içerisinde deneyimliyor. Yine bireysel olarak güçlenmeleri için toplumsal cinsiyet eşitliğine dair bilinci açığa çıkaran kolektif eğitim atölyelerine katılıyorlar.”

“Komün çalışmaları geliştirmeye devam edeceğiz”

Sümer, bostan sürecinin kendilerine ne gösterdiği sorusuna ise şu cevabı verdi:

“Süreç bize kadınların ortak üretime ciddi bir ilgisinin olduğunu gösterdi. Bostanda birlikte çalışırken kadınların kendi deneyimlerini ve üretim bilgilerini de birbirleriyle paylaştığını gördük. Bu nedenle bostanı tamamlanmış bir proje olarak değil, birlikte üreterek ve deneyimleyerek geliştirdiğimiz bir alan olarak görüyoruz.”

Bostanla ilgili haberler çıktıkça kentte yaşayanlardan da yoğun bir ilgi ve geri dönüş almaya başladıklarını, kendilerine ulaşanlar arasında çalışmaya dahil olmak, bostanı görmek ve üretilen doğal ürünleri satın almak isteyenler olduğunu söyledi.

Sümer, bu ilgiyi kentte üretime ve doğal gıdaya yönelik güçlü bir ihtiyacın olduğunu göstermesi açısından önemli bulduklarını, alanı kısa bir süre içerisinde ziyaretlere açmayı planladıklarını ve böylece kentlilerin bostanı yerinde görmesini, üretim sürecini tanımasını ve kadınların ortak üretim deneyimine daha yakından tanıklık etmesini istediklerini aktardı.

Sümer, bostanlarda ekilen fidelerin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yerel tohumlardan üretilerek hazırlandığını, dolayısıyla yerel tohumun korunması ve yeniden üretime kazandırılmasının sürecin en başından itibaren bostanın içerisinde yer aldığını söyledi.

Sümer, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bostanda edindiğimiz deneyimin bundan sonraki çalışmalarımıza doğrudan katkısı olacak. Aslında kadın yaşam merkezlerimizde yürüttüğümüz üretim çalışmaları da bu bakış açısıyla ilerliyor. Tekstil üretim gruplarımız, tıbbi ve aromatik bitkiler üretim grubumuz, epoksi ve geri dönüşüm üretim gruplarımız var. Bu gruplarda da kadınların birlikte ürettiği, üretim sürecine birlikte karar verdiği ve ortaya çıkan üretimi ortak bir anlayışla değerlendirdiği bir çalışma yürütüyoruz. Bostan bizim için bu yaklaşımın farklı bir üretim alanındaki karşılığı. Bundan sonraki süreçte de kadınların kendi emeği ve bilgisi üzerinden üretimin içinde olduğu, ortak üretim ve paylaşımın esas alındığı komün çalışmaları geliştirmeye devam edeceğiz.”

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.