Hakan Tosun cinayetinde karar duruşması: 2 sanığa müebbet

13 Ekim 2025’te Esenyurt’ta öldürülen gazeteci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun’un cinayet davasında karar duruşması görüldü. Tutuklu iki sanık Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin için mahkeme, kasten öldürme suçu kapsamında müebbet cezası verdi.

Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun duruşma bittikten sonra adliyeden çıkarken, Fotoğraflar: Gökçe Bayrak

Bugün (7 Ekim) Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 10 Ekim 2025’te İstanbul Esenyurt’ta darp edilerek öldürülen gazeteci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun cinayetine ilişkin davanın 4. duruşması görüldü.

Bugünkü karar duruşmasında tutuklu bulunan 2 sanık hakkında TCK 81. madde “kasten adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezası verildi. Duruşma sonrası basın açıklamasında avukatlar ve davanın takibini sağlayan hak savunucuları ailenin sürecin başından itibaren suç duyurusunda bulunduğu 3. kişinin de yargılanmasına yönelik talepler yinelendi.

Duruşmaya çoğu gazeteci alınmadı

Duruşmaya katılmak üzere Hakan Tosun’un ailesi ve arkadaşları, ekoloji aktivistleri, yaşam hakkı savunucuları, gazeteciler, siyasetçiler ve birçok kişi Bakırköy Adliyesi önünde buluştu. Ayrıca, Artvin’de öldürülen yaşam hakkı savunucusu Reşit Kibar’ın kardeşi Şükrü Kibar da duruşmaya katıldı.

Duruşma öncesi adliye önünde ve içinde çok sayıda polis drone ve güvenlik kalkanları ile birlikte önlemler almak üzere konumlandı. Duruşmaya Hakan Tosun’un ailesi dışında gazeteciler dahil kimsenin alınmayacağı duyuruldu. Salona alınmayan kalabalık duruşma öncesi Bakırköy Adliyesi önünde “Hakan Tosun için adalet” isimli Instagram hesabından canlı yayın ile yayınlanan açık kürsü düzenledi.

Söz alan gazeteci Pınar Gayıp “Biz buradan Hakan Tosun’un ailesi ve dostları olarak Başta Yusuf Özakdağ olmak üzere tüm sorumluların yargılanması için mücadelemize devam edeceğiz. Bugün katledilen bir gazetecinin duruşması görülecek, bugün karar çıkması beklemiyor ancak duruşmaya biz gazeteciler, meslektaşları alınmayacak,” dedi.

10.40’ta başlayan duruşmaya Hakan Tosun’un ailesi, avukatlar siyasetçiler ve yalnızca 4 gazeteci alındı. Diğer basın emekçileri SEGBİS sistemi üzerinden ek salonda duruşmayı takip etti. Duruşmada ilk sözü Hakan Tosun’un annesi Fatma Tosun aldı “3. kişi neden sokakta bomboş gezebiliyor, arkasında kim var?” diye sordu, davadaki 3. kişinin yargılanması talebini tekrardan belirtti. Aile “adalet tam olarak tecelli etsin diye burdayım,” dedi. Hakan Tosun ailesinin avukatı Cemal Gürsel, “TCK madde 81 gereğince kasıtlı öldürmeden herhangi bir indirimden yararlanmadan yargılanmasını talep etmekteyiz,” dedi.

“Göz göre göre yalan söylüyorlar”

Hakan Tosun ailesinin avukatı Hakan Bozyurt, cinayetin nasıl gerçekleştiğine ilişkin durumun öneminin altını çizerek daha önce mahkemeye sunulan görüntüleri defalarca izlediğini, bilirkişi raporlarıyla birlikte Hakan Tosun tarafından herhangi bir temas olmadığını ancak sanık tarafından Hakan Tosun’un kafasına defalarca şiddetli biçimde darbe aldığı, saçının çekildiğinin görüntülerde mevcut olduğunu söyledi.

Sanıklar Adnan Şahin ve Abdurrahman Murat’ın arabayla olay yerinden ayrılması, Yusuf Özak’ın da gelip Hakan Tosun’u motorundan izlemesinin de kayıtlarda mevcut olduğunu belirten Bozyurt aksinin iddia edilmesine ise “göz göre göre yalan söylüyorlar,” dedi. Tanık ifadelerinin çeliştiğini kanıtlayan görüntülere başta ulaşılamamış olunmasını emniyetin yetersizliğinde bulan Bozyurt, “eğer kamera görüntüleri olsaydı biz gerçeği daha net görecektik, neden emniyet işlerini yapmıyor?” dedi.

Salonda cinayetin nasıl işlendiği anlatılırken aile gözyaşlarına boğuldu, Hakan’a “işkence ettiler” dedi.

Avukat Bozyurt sanıkların adli sicilleri, suç kayıtları göz önünde bulundurularak iyi hal indirimi almamasını, toplumda artan suç üzerine caydırıcılık amacıyla en ağır suçu talep ettiğini belirtti.

Sanık avukatı Tosun’u suçladı, salonda gerilim yükseldi

Sonra söz alan sanık Abdurrahman Murat suçluluğunu “böyle bir olayın olmasını kesinlikle istemezdim çok üzgünüm beni defalarca tahrik etti ağza alınmayacak şeyler söyledi,” diyerek belirtti. Hakan Tosun’un ölümüne sebep olan kafatasına aldığı darbenin başka bir şeyden olduğunu tahmin ettiğini söyleyen sanık Murat beraatini talep etti.

Sonrasında söz alan sanık Adnan Şahin “ben daha önce tanımadığım isimler sebebiyle buradayım tartışma başlaması sebebiyle yaptığım tek şey Abdurrahman’ı uzaklaştırmaktı. Abdurrahman’ı götürdüpüm yer evinin önü. Daha sonra birlikte hareket etmedim. Abdurrahman ikinci defa olay yerine motoruyla gidiyor benim ordaki tek suçum ambulansı aramamak. Sızıp bayıldığını düşündüğüm için bir darp görmedim,” dedi.

Avukatların tanık ifadelerinin yanlış olduğuna katıldığını belirten Şahin “tanıklar yalan söylüyor, Abdurrahman’ı kurtarmak için suçu benim üzerime yığmaya çalışıyorlar,” dedi.

Sanık Adnan Şahin’in avukatı Mustafa Berkay Yılmaz, Hakan Tosun’un metrobüsten “tecavüz” suçlamasıyla atıldığını belirtince salonda tansiyon yükseldi. Ailenin ve avukatların tepkisi üzerine “Avukatlığını bil ona göre konuş” sesi yükseldi. Yılmaz bu sefer olayın taciz olduğunu söyleyerek iddiasını değiştirdi. Yılmaz, sanığın beraatini talep etti.

duruşmaya ara verildikten sonra 12.00’de başlayan karar duruşmasında TCK madde 37/1 “Faillik” ve TCK madde 81/1 “Kasten Öldürme” suçundan tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’e müebbet hapis cezası verildi.

“Mücadele bitmedi”

Karar sonrası aile adliyeden çıkarken Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun “Abimi geri getirmeyecek ama bu sefer adalet yerini buldu, sıra olayda parmağı geçen herkesin adalet önünde hesap vermesi. O güne kadar da mücadelemiz devam edecek,” dedi.

Duruşma sonrasında düzenlenen basın açıklamasında ise 3. kişinin yargılanmasına yönelik talepler öne çıktı. Hakan Tosun ailesinin avukatları somut delilleri sunmalarına rağmen 3. kişiye dair herhangi bir işlem yapılmadığını, iki kişiye karar çıkmış olmasına rağmen mücadelenin devam edeceğini söyledi. Açıklama sırasında “Aklama, sorgula, adaleti sağla”, “Hakan burada kamerası kayıtta” sloganları atıldı.

Ekoloji savunucusu Reşit Kibar’ın kardeşi Şükrü Kibar da basın açıklamasında söz aldı, herkes için adaletin yerini bulmasını istediğini belirterek “Biz en azından bugün bir ışık olduğunu gördük. Bu ışık 3. şahıs da yargılanana dek aydınlatacak. Biz korkusuzca birbirimizin yanındayız,” dedi.

“Hakan Tosun tam da hukukun, çevrenin, insanın, hayvanın yani bu ülkenin hukukunun yerine gelmesi için mücadele eden, hepimizin tanıdığı bir yol arkadaşımızdı. Bu sefer biz ‘Hakan Tosun için adalet’ demek zorunda kaldık,” dedi

“Hakan’dan çok şey öğrendim”

Hakan Tosun’un mücadele arkadaşı Oruç Karacık da Hakan Tosun’u Niha+’a anlattı:

“Hakan’ı ilk Kazdağları eyleminde tanıdım sonra zaten her olayda Hakan olduğu için bayağı yakın olduk. Belediyenin ayarladığı otobüslerle, benim arabamla gittiğimiz çok fazla eylem oldu. Hakan’ın en büyük özelliği kamerasını gerçekten kayıtta tutup kimseyi yönlendirmeyen kimseyi de yargılamayan birisi olması. Herkesin söylediğini belgesel olarak hazırlayıp aynen sunan birisiydi. Kendi görüşünü çok yakın olduğumuzda ancak konuştuğunu gördüm. Yani kimseyi yönlendirmeyen bir insandı. Ben Hakan’dan çok şey öğrendim.”

Duruşmayla ilgili fikirlerini belirten Karacık “Organize bir katliam olduğunu anladık. İşin içinde polis güvenlik güçlerinin de olduğunu hissediyorum. Metrobüste bile çekimler yapılmış, orada bile takip edilmiş olduğunu görüyorum. İki kişiye müebbet verilmesi güzel bir şey, mücadelenin devamını getirmek lazım,” dedi.

Hakan Tosun cinayeti

Gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun, 10 Ekim 2025’te İstanbul Esenyurt’ta sokak ortasında öldürüldü. Öldürüldüğü andan olan görüntüler, basına ve sosyal medyaya yansıdı. Soruşturma sırasında delil karartma iddiasıyla gözaltına alınan üç kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin “kasten öldürme” suçundan yargılandı.

6 Mayıs 2026’daki ilk duruşma, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İlk duruşmada iki sanık için tutukluluğun devamına karar verildi.

İkinci duruşma, 8 Temmuz 2026’da aynı mahkemede görüldü. Bu duruşmada da tutuklu iki sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Salonda kamera görüntüleri izletildi. Aile avukatı görüntülerde Abdurrahman Murat Tosun’un yanına geldiği sırada Tosun’un hareket ettiğinin göründüğünü söyledi. Murat savunmasında “Namaz kılıyorum” dedi. Duruşma 22 Eylül’e ertelendi.

22 Eylül 2026’daki 3. duruşmada savcılık, iki tutuklu sanığın müşterek fail olarak “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluğun devamını istedi. Karar beklenen bu duruşmada sanıklar duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Sanık avukatları ise duruşmaya gelmedi. Duruşma bu sebeple 7 Ekim’e ertelendi.

Yazar

  • Gökçe Bayrak

    Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi. Ağustos-Eylül 2026 dönemi Niha+ stajyeri. Evrensel Gazetesi'ne ve Niha+'ya yazıyor.

Gökçe Bayrak

Gökçe Bayrak

Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi. Ağustos-Eylül 2026 dönemi Niha+ stajyeri. Evrensel Gazetesi'ne ve Niha+'ya yazıyor.

Yazarın Tüm Dosyaları →
Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.