Savaş suçlusu için binler toplandı

Mladić için “gayriresmi devlet cenazesi”

Savaş suçlusu Ratko Mladić’in cenazesi, bugün Belgrad’da “askeri onurlarla” düzenlendi. Sırbistan hükümeti, binlerce kişinin katıldığı cenazeyi resmi olarak “devlet cenazesi” ilan etmedi. Avrupa Birliği “utanç” ve “yüceltme” ifadeleriyle tepki gösterdi. Türkiye’den ilk resmi açıklama ise 8 Eylül’de geldi.

Mladić’in tabutu taşınırken, Foto: EPA/Andrej Cukic

Yugoslavya’nın dağılması sürecinde yaşanan Bosna Savaşı’nda işlenen insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve soykırım suçlarından suçlu bulunarak 2021’de mahkum edilen ve 27 Ağustos’ta Lahey’de Birleşmiş Milletler (BM) gözetimi altında ölen Bosnalı Sırp Ordusu Generali Ratko Mladić için 5 Eylül’deki anma programlarının ardından bugün (7 Eylül), Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da cenaze töreni düzenlendi.

84 yaşında ölen savaş suçlusu, 24 Mart 1994’te intihar eden kızı Ana Mladić’in yanına, Topčider Mezarlığı’na gömüldü.

Mladić’in bedeni, 3 Eylül Perşembe günü Sırbistan hükümetine ait bir uçakla Lahey’den Belgrad’a getirilmişti. Mladić, Askeri Tıp Akademisi’ne (Vojnomedicinska Akademija) otopsi yapılmak üzere götürülürken konvoyun geçiş güzergahında çeşitli noktalarda, üzerlerinde “Ebedi Şan General,” “Hoş Geldin General,” “Kahramanlar Asla Ölmez” gibi ifadeler bulunan pankartların açılması dikkat çekmişti.

Cumartesi günü anma törenleri gerçekleşti

5 Eylül Cumartesi günü Belgrad’da bulunan Sırp Ordu Evi’nde (Dom Vojske) Mladić için anma töreni gerçekleştirildi. Bu anma töreni, fiilen devlet tarafından değil, emekli generaller derneği tarafından organize edildi. Ancak Mladić’in bedeninin Sırbistan hükümetinin kendi uçağıyla, devlet bayrağına sarılı tabutla ve Sırbistan Ordusu askerlerince taşınarak Belgrad’a getirildiği göz önüne alındığında süreç, bölgedeki bağımsız medya kurumları tarafından devletin süreçteki rolünü gizleme çabası olarak yorumlandı.

Foto: EPA/Andrej Cukic

Törene Sırbistan Adalet Bakanı Nenad Vujić, Republika Srpska Cumhurbaşkanı Siniša Karan, Republika Srpska Çalışma ve Gazi-Malul Koruma Bakanı Radan Ostojić’in yanı sıra yüzlerce insan da katıldı.

Bu gelişmelerle birlikte, Avrupa Birliği (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, “Mladić’in ölümünün ardından yaşanan yüceltmelerin, AB’nin değerlerine aykırı olduğunu” belirterek 10 Eylül’de yapacağı Sırbistan ziyaretini iptal etti.

Mladić tribünlerde yer bulmaya devam etti

6 Eylül Pazar akşamı oynanan Kızılyıldız-Partizan futbol müsabakası öncesinde Kızılyıldız’ın taraftar grubu Delije tarafından, Ratko Mladić’in yüzünün tasvir edildiği bir koreografi ve üzerinde “Pravac Potočari*” (İstikamet Potočari) yazan bir pankart sergilendi. Ayrıca maçın başlangıcından önce 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Bu anın görüntüleri, kulübün resmi sosyal medya hesabından da paylaşıldı. Mladić’in öldüğü gün olan 27 Ağustos’ta da yine kulübün oynadığı bir müsabakada açılan ve Mladić’i yücelten bir pankart, kulübün resmi sosyal medya hesabından paylaşılmıştı.

Srebrenica Anneleri Derneği, yaptığı açıklamada durumu “Çetnik ideolojinin yeniden canlandırılması” olarak adlandırarak kınadı.

* Pankartın üzerinde bulunan bu ifade, Mladić’in, komutasındaki Bosnalı Sırp askerlere Srebrenica’ya girdikten sonra verdiği emri simgeliyor. BM’nin “güvenli bölge” ilan ettiği kasabada Hollandalı BM Barış Gücü’nün bulunduğu Potočari’deki üs bölgesi, Bosnalı Sırp askerler şehre girdikten sonra halkın sığındığı noktaydı. Buraya sığınan halktan erkekler ayırılarak tutuklandıktan ve BM Barış Gücü üssü terk ettikten sonra ise soykırım gerçekleşmişti. Ayrıca her yıl Srebrenica Soykırımı’nın anıldığı anıt mezarlık da Potočari’de bulunuyor.

Binler savaş suçlusunun cenazesinde

Mladić’in bedeni, bugün sabah saatlerinde Aziz Luka Kilisesi’ne (Crkva Svetog Luke) getirildi. Burada Sırp Ortodoks Kilisesi’nin başı Patrik Porfirije’nin yönettiği ayin düzenlendi. Ayine katılmak için binlerce insan kuyruğa girdi, kuyruğun uzunluğu yüzlerce metreyi buldu.

Ayine katılan insanların üzerlerinde savaş suçlusunu yücelten kıyafetler de bulunuyordu.

Ayin sonrasında Sırbistan Silahlı Kuvvetleri mensubu askerler sıraya dizilirken mezarlığa gidildi. Mladić’in gömülmesi sırasında Sırbistan Ordusu’ndan bir “Onur Birliği,” silahlarıyla üç kez “onur atışı” gerçekleştirdi.

EPA/Andrej Cukic

Savaş suçlusunun cenazesine Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Sırp üyesi Željka Cvijanović, Republika Srpska Cumhurbaşkanı Siniša Karan, Republika Srpska Başbakanı Savo Minić, halihazırda siyasi yasaklı olan ve Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi eski üyesi ayrılıkçı Bosnalı Sırp siyasetçi Milorad Dodik, Sırbistan Adalet Bakanı Nenad Vujić, Savunma Bakanı Bratislav Gašić, Kültür Bakanı Nikola Selaković, Kamu Yatırımları Bakanı Darko Glišić, Rusya’nın Belgrad Büyükelçisi Aleksandar Bocan-Harčenko gibi pek çok üst düzey isim katıldı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ise Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın önceden planlanmış ziyaretini gerekçe göstererek cenazeye katılmadı ama oğlu Danilo Vučić cenazede yer aldı. Bu, Sırbistan’daki bağımsız medya kaynakları tarafından Vučić’in yaklaşan genel seçim öncesi hem ülke içerisinde hem de AB’ye uyguladığı kaçamak politikaları olarak yorumlandı.

Kırmızı bültenle aranan Radeta da cenazede

Aşırı sağcı savaş suçlusu Vojislav Šešelj‘in Lahey’de görülen mahkemesinde savunma ekibinde yer alan Vjerica Radeta, o davada iki tanığı tehdit etmek, rüşvet ve gözdağı vermek gibi suçlamalarla aranmasına karşın bugün cenazede kameralara yansıyan isimlerden biriydi.

Foto: BIRN

Sırbistan, İnterpol’ün hakkında kırmızı bülten ile yakalama kararı çıkardığı Radeta’yı teslim etmeyi reddediyor.

Kaçak “devlet cenazesi”

Vučić yönetimi, cenazeyi resmi olarak “devlet cenazesi” ilan etmedi ve ulusal yas ilan edilmedi. Adalet Bakanı Vujić’in ölüm sonrası ilk açıklamasında kullandığı “en yüksek devlet ve askeri onurlarla” ifadesine karşın hükümet sonradan kararı ailenin inisiyatifine bıraktığını söyledi. Sonuçta cenaze yalnızca “en yüksek askeri onurlarla” yapıldı ve “devlet cenazesi” etiketi resmi olarak hiç kullanılmadı.

Foto: Detektor.ba

Buna karşın devlet, fiiliyatta tam bir devlet cenazesinde üstüne düşen hemen her şeyi gerçekleştirdi: Beden, Lahey’den özel bir devlet uçağıyla getirildi, tabutu Sırbistan Ordusu askerleri taşıdı, havalimanında askeri törenle karşılandı, güzergah boyunca güvenlik ve lojistik destek sağlandı. Vreme‘nin haberine göre bu, hükümetin bilinçli bir tercihi. Habere göre hükümetin hedefi, iç kamuoyuna karşı Mladić’in “mirasını koruyan” taraf gibi görünmek iken AB’ye karşı ise “resmi bir tören düzenlemedik” diyebilme esnekliğini korumak olarak belirtiliyor.

Ayrıca hukuki olarak, Sırbistan Ordu Kanunu gereği bir yıldan fazla hapis cezası alan askerler, askeri rütbesini ve buna bağlı haklarını otomatik olarak kaybediyor. Bu sebeple Mladić’e resmi bir “devlet cenazesi” düzenlemek, yasaya aykırı durumda.

Cenazeye tepkiler: “En güçlü ifadelerle kınıyoruz”

Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković, bugün gazetecilere yaptığı açıklamada, “bir savaş suçlusuna en yüksek askeri onurların verildiğini” ve “çok sayıda Sırbistan hükümet yetkilisinin hem cenazeye hem de anma törenine katıldığını gördüklerini” söyledi. Cumhurbaşkanı Vučić’in cenazeye katılmayarak “korkakça” davrandığını belirten Konaković, buna rağmen herkesin “Vučić’in bu sürecin fiilen organizatörü, uygulayıcısı ve kişisel olarak en büyük sorumlusu olduğunu bildiğini” belirtti.

Konaković ayrıca Amerika Birleşik Devletleri (ABD), AB ve Birleşik Krallık’a gönderilmek üzere taslak mektupların hazırlandığını açıkladı. Bosna-Hersek’in AB’ye, birliğin “kendi ilkelerine gerçekten saygı gösterip göstermediğini” soracağını ifade etti. Sırbistan’la resmi diyaloğu azaltacağını ve Belgrad’daki Bosna-Hersek büyükelçiliğinden personel çekeceğini duyuran Konaković, görevde olduğu sürece Sırbistan’la ekonomik işbirliği konusunda hiçbir görüşme yapılmayacağını da sözlerine ekledi.

AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) Komisyon Sözcüsü Christian Wigand, 7 Eylül’de yaptığı açıklamada, savaş suçlularının yüceltilmesinin, soykırım inkârının ve tarihi revizyonizmin “en temel Avrupa değerleriyle çeliştiğini ve ne AB’de ne de aday ülkelerde yeri olduğunu” belirtti. Ayrıca Mladić’i “savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlar işlemiş, kesinleşmiş hükümle mahkum edilmiş bir savaş suçlusu” olarak tanımladı.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, 4 Eylül’de yaptığı açıklamada, “Srebrenica soykırımı ve insanlığa karşı suçlardan mahkûm edilmiş, ölmüş bir savaş suçlusunun kamuya açık şekilde yüceltilmesinden tiksinti duyduğunu” söyledi. Bunun Bosna-Hersek’te yasal olarak suç teşkil ettiğini ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan bir ifade özgürlüğü olmadığını vurguladı.

Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenković, Sırbistan’ın Mladić için bir devlet cenazesi düzenlemesi halinde bunun “AB’ye giden kapıyı kendi eliyle kapatmak” anlamına geleceğini söyledi.

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Mladić’e cenaze onurları verilmesinin “utanç verici ve mağdurlara saygısızlık” olacağını söyleyerek bu eylemi “en güçlü ifadelerle kınadığını” belirtti.

ABD Kongre Üyeleri Greg Murphy ve Marc Veasey, cenazenin yapıldığı gün sembolik olarak Srebrenica’daki Potočari Mezarlığı’nı ziyaret ederek soykırım kurbanlarına saygılarını sundu.

Von Der Leyen: “Şok” olduk

Cenaze günü (7 Eylül), Avrupa Komisyonu Baş Sözcüsü Paula Pinho, “Devlet onurlarıyla bir cenaze öngörüldüğünü duymuştuk, ama durumun böyle olmadığını öğrendik.” demişti. Ancak Komisyon Baş Sözcüsü’nün bu açıklamasının ardından 8 Eylül’de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise cenazedeki görüntülerin “şok edici” olduğunu belirtti. Von Der Leyen, “Cenazeye resmi olarak destek verilmesinin unsurları ve bazı üst düzey Sırp yetkililerin cenazeye katılımı, son derece üzücüdür,” dedi.

Türkiye’den ilk açıklama

Konu ile ilgili ilk Türkiye’den ilk resmi açıklama 8 Eylül Salı günü geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, resmi X hesabından yaptığı açıklamada, “Söz konusu mahkeme kararlarının reddedilmesi veya hüküm giymiş faillerin kahramanlaştırılmaya çalışılması, mağdurların ve yakınlarının acılarını derinleştirmekte, aynı zamanda bölgede barış ve uzlaşı yönünde yıllardır kararlılıkla sürdürülen çabalara zarar vermektedir,” dedi. Açıklama, Dışişleri Bakanlığı’nın İngilizce resmi X hesabından da paylaşılırken, Türkçe hesaptan herhangi bir açıklama paylaşılmadı.

Türkiye resmi makamları, tarihsel olarak Srebrenica Soykırımı’nın yıldönümlerinde düzenli olarak açıklamalar yayımlıyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte “Srebrenica’nın açtığı yaralar hâlâ kanıyor” gibi ifadelerle Boşnak halkına destek mesajları vermekteydi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan veya Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan doğrudan bir açıklama ise yapılmadı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise bugün, resmi X hesabından Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Alija Izetbegović’in mezarında dua ederken bir fotoğrafını paylaşarak yaptığı açıklamada, “Sırbistan makamlarının bu sorumsuz tutumu kabul edilemez. Bunu yalnızca bir siyasetçi olarak değil, bir insan olarak da kınıyorum,” dedi.

84 yaşındaki savaş suçlusu öldü

Ratko Mladić’in ölümüne kim ne tepki verdi?

Bosna Savaşı’nda işlenen savaş suçlarından hüküm giyen Ratko Mladić’in ölümünün ardından pek çok farklı kesimden tepkiler geldi. Sırbistan Adalet Bakanı, savaş suçlusu Generalin, “en yüksek devlet onuruyla” gömüleceğini söyledi.

Ratko Mladić, Lahey’de mahkeme duruşmasında, Foto: UN-IRMCT/Leslie Hondebrink-Hermer

Yugoslavya’nın dağılması sürecinde yaşanan Bosna Savaşı’nda işlenen suçlardan sorumlu bulunan savaş suçlusu Bosnalı Sırp General Ratko Mladić, dün (27 Ağustos) 84 yaşında öldü. Mladić, 2024’ten beri Hollanda’nın Lahey kentinde Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde hastanede bakım altında tutuluyordu.

Mladić, 2017’de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICTY) devamı niteliği taşıyan Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması (IRMCT) tarafından, işlediği savaş suçları ve Srebrenica Soykırımı’ndan dolayı suçlu bulunarak ömür boyu hapse mahkum edilmişti. Verilen ceza, 2021’de temyiz davasında da onanmıştı.

Sırbistan basınının iddiasına göre Mladić’in ölümünden yaklaşık bir hafta önce Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, sağlık durumunun kötüleştiği gerekçesiyle Mladić’in son günlerini Sırbistan’da geçirmesini Lahey Mahkemesi’nden talep etmiş, fakat bu talebi reddedilmişti.

Mladić’in ölüm haberi ilk olarak Sırbistan İnsan ve Azınlık Hakları Bakanlığı’nın Devlet Sekreteri Lidija Pavićević tarafından dün akşamüstü doğrulandı.

Ratko Mladić’in ölümünün ardından pek çok farklı kesimden tepkiler geldi.

Suljagić: Ölmesi, bir suçluyu tarihi bir şahsiyete dönüştürmüyor

Srebrenica Anma Merkezi Başkanı Emir Suljagić‘in X hesabından yaptığı açıklamanın bir kısmı şu şekilde:

Ratko Mladić öldü ve bu konuda söylenecek fazla bir şey yok. Bu gerçek de pek bir şeyi değiştirmiyor. Ölüleri geri getirmiyor. Toplu mezarları silmiyor. Mahkeme kararlarını değiştirmiyor. Bir suçluyu tarihi bir şahsiyete dönüştürmüyor.

Izetbegović: Mladić, tarihe savaş suçlusu olarak geçecek

Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Alija Izetbegović’in oğlu ve sağ görüşlü Demokratik Eylem Partisi’nin (SDA) Genel Başkanı olan Bakir Izetbegović, X hesabından yaptığı açıklamada, “Ratko Mladić, tarihe Lahey Uluslararası Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararının onu tanımladığı biçimde geçecek: İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa topraklarında işlenen en ağır suçlardan müebbet hapis cezasına çarptırılmış bir savaş suçlusu olarak.” dedi.

Hotić: Rezillik içinde öldü

1995’te Sırp güçleri tarafından eşi ve oğlu öldürülen 82 yaşındaki Kada Hotić, “Mahkemeye şükran duyuyorum çünkü Mladić’i ömür boyu hapse mahkum ettiler ve tahliye etmediler. Öldüğü güne kadar adalet işlemeye devam etti. Rezillik içinde öldü çünkü çok fazla insanı öldürdü,” dedi.

Bosna-Hersek Adalet Bakanı Zukan Helez, Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “Mladić’in mahkum bir soykırımcı ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın gördüğü en kötü şöhretli savaş suçlularından biri olduğunu,” belirtti.

Helez, “Ölümle affın gelmeyeceğini, toplu mezarların silinmeyeceğini, öldürülen çocukların ve ebeveynlerin geri gelmeyeceğini, geriye yalnızca utanç, hüküm ve suçların kanlı izinin kalacağını” söyledi.

Adalet Bakanı: Devlet töreni yapılacak

Sırbistan Adalet Bakanı Nenad Vujić, Mladić’in Sırbistan’da ailesinin belirleyeceği bir yere “en yüksek devlet onuruyla” gömüleceğini duyurdu:

“Ratko Mladić, bir generaldir ve protokoller bellidir. Onun rolü biliniyor, ama General Mladić’e ait olan ne varsa mutlaka yerine getirilecektir.”

Ancak Adalet Bakanı Vujić’in bu iddiasına karşın, Sırbistan Ordu Kanunu‘nun 110. maddesinin (1/11), “Bir yıldan uzun koşulsuz hapis, kesinleştiği gün hizmetin sona ermesine yol açar” ve 185. maddesinin (1/3), “Aynı ceza, kesinleştiği gün rütbenin kaybına yol açar; rütbeyle birlikte rütbeye bağlı tüm haklar da kaybedilir” şeklinde hükümler içermesi sebebiyle ömür boyu hapis cezasını çekerken ölen ve kanun uyarınca askerlik hizmetinden çıkarılıp rütbelerini kaybetmesi gereken Ratko Mladić için yasal olarak “devlet töreni” düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı, belirsizliğini koruyor.

Sırbistan Cumhuriyeti Resmi Gazetesi’nde 116/2007 sayısıyla yayımlanan ve en son 4 Aralık 2025 tarihli 109/2025 sayılı değişiklikle güncellenen Sırbistan Ordusu Kanunu’na buradan ulaşabilirsiniz.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vučić’in lideri olduğu Sırp İlerici Partisi’nin (SNS) Belgrad Belediye Başkanı Aleksandar Šapić, şahsi Instagram hesabından Mladić’in bir fotoğrafını, “Huzur içinde yat generalim. Ebedi şan ve minnet sana olsun” yazısıyla birlikte paylaştı.

Cumhurbaşkanı Vučić, 28 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, “Lahey’den bize hiçbir şey ulaşmadı,” dedi.

“Lahey’in, Mladić’in parmaklıklar ardında ölmesini istediğini şimdi gördüklerini” söyleyen Vučić, “Generalin, ölmek istediği yerde, Sırbistan’da ölmesine izin vermediler. Bu, emsali ya da haklı gerekçesi olmayan, medeniyet dışı bir davranıştır,” diyerek Sırbistan basınının Mladić’in Sırbistan’a getirilmek istendiği iddialarını da doğrulamış oldu.

Vučić, Sırp yetkililerin, ailesi talep ederse Mladić’in Sırbistan’da onurlu bir şekilde defnedilmesine yardımcı olacağını da sözlerine ekledi. Ancak Adalet Bakanı’nın Mladić’in “en yüksek devlet onuru”yla defnedileceği iddiasına yönelik bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Karadağ Meclis Başkanı Andrija Mandić, Mladić’in oğluna taziyelerini ilettiğini resmi X hesabında paylaştı.

Futbol maçlarında anıldı

Sırbistan’ın Kızılyıldız futbol kulübünün (FK Crvena Zvezda) dün 20.00’de UEFA Avrupa Ligi Play-off turu 2. maçında Çekya’nın Viktoria Plzeň takımına karşı deplasmanda 5-1 kaybettiği maçta Kızılyıldız’ın taraftar grubu Delije tarafından açılan ve üzerinde Mladić’e ithafen “General, sonsuz şan ve şükran” yazılı pankart, kulübün resmi X hesabından paylaşıldı.

Delije tribün grubunun kurucusu olan Arkan lakaplı mafya ve tribün lideri Željko Ražnatović, aynı zamanda Yugoslavya’nın dağılması ve Bosna Savaşı döneminin etkin isimlerinden biridir. Sırp Gönüllü Muhafızları ya da “Arkan’ın Kaplanları” olarak bilinen Sırp paramiliter gücünün de başı olan Arkan, savaş sonrasında ICTY tarafından insanlığa karşı suç işlemekle suçlandı. Arkan, Ocak 2000’de suikasta uğradı.

Bosna-Hersek’in iki entitesinden biri olan Republika Srpska’nın (Sırp Cumhuriyeti) Başkenti Banja Luka’dan Borac futbol kulübünün, dün 21.30’da İzlanda temsilcisi Vikingur’a karşı 3-1 kazandığı UEFA Konferans Ligi Play-off 2. maçının öncesinde stadyumda Mladić’in öldüğü anons edilince tribünlerden alkışlar yükseldi. Ayrıca Mladić’i öven bir marş okundu ve “Dünyevi olan küçük bir krallıktır, semavi olan ise daima ve ebediyen. Sırp halkının en büyük savunucusuna ebedi şan*” pankart açıldı.

* Pankarta yazılan bu söz, 1389’da Sırp Krallığı’nın I. Kosova Savaşı’nda yenilmesine dayanıyor. Destana göre Sırp Prensi Lazar, savaştan önceki gece rüyasında Tanrı’nın bir meleği tarafından ziyaret edilmiş ve kendisinden dünyevi bir krallık ile semavi bir krallık arasında seçim yapması istenmiştir. Semavi bir krallığı seçen Lazar, savaşı kaybetmiş ve savaş alanında ölmüştür.

New York Times‘ın spor bölümü olan The Athletic‘in 28 Ağustos tarihli haberine göre UEFA, Kızılyıldız’a karşı üç ayrı gerekçeyle disiplin soruşturması başlattığını bildirdi. Bu gerekçeler arasında “ırkçı ve/veya ayrımcı davranış”, “bir spor etkinliğine yakışmayan bir mesajın iletilmesi” ve “takımın uygunsuz davranışı” yer alıyor.

Srebrenitsa Anma Merkezi, maçın ardından UEFA’yla iletişime geçerek, açılan pankartların “taraftarların davranışına indirgenemeyeceğini” belirtmişti.

Srebrenica Anma Merkezi’nin açıklaması, şu ifadeleri içeriyor:

“Resmi iletişim kanallarını, soykırımdan hukuken mahkum edilmiş bir kişiyi yücelten mesajlar yaymak için bilinçli biçimde kullanan bir kulüp, böyle bir davranışı taraftarların davranışına indirgeyemez.

Bu artık yalnızca taraftarlarla ilgili bir mesele değil, kulübün, UEFA’nın Avrupa futbolunu üzerine inşa ettiği değerlerle kurduğu kurumsal ilişkiyle ilgili bir meseledir.”

BM Genel Sekreteri: Mağdurlarla dayanışma içindeyim

BM Genel Sekreteri António Guterres, sözcüsü Stephane Dujarric aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Sayın Mladić’in suçlu bulunduğu suçlardan zarar gören mağdurlar, hayatta kalanlar ve aileleriyle dayanışma içinde olduğunu” belirtti.

Açıklamada “yargı tespitlerinin kesin biçimde ortaya koydukları olguların tarihsel kaydın bir parçasını oluşturduğunu” belirten Guterres, iktidardaki herkese, yargılanmış olan suçların ciddiyetini inkâr etmekten kaçınma çağrısını yineledi.

Guterres ayrıca, “Srebrenica Soykırımı’nın tarihsel bir olay olarak inkâr edilmesini ve uluslararası mahkemeler tarafından savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımdan mahkûm edilenleri yücelten her türlü eylemi şiddetle kınadığını” belirtti.

Dodik: Bu bir cinayet

Republika Srpska’nın Bağımsız Sosyal Demokratlar İttifakı (SDSN) partisinin Genel Başkanı, Republika Srpska eski Cumhurbaşkanı, Bosna-Hersek’te Sırp milliyetçiliğinin önde gelen isimlerinden ve halihazırda siyasi yasaklı olan Milorad Dodik, Mladić’in ölümü üzerine “Bu bir cinayet. Mladić’e Sırp milleti tarafından saygı duyuluyordu. Bir komutan olarak Sırpları savunmak için mücadele etti,” dedi.

Šešelj: Mladić şeytanlara karşı savaştı

Aşırı sağcı savaş suçlusu Vojislav Šešelj*, Mladić için yaptığı açıklamada “Mladić şeytanlara karşı uzun zaman savaştı. Onun ölümünü iki veya üç yıl önce bekliyorlardı ama o pes etmedi… Onu öldürdüler,” ifadelerini kullandı.

* Vojislav Šešelj, aşırı sağcı Sırp Radikal Partisi’nin (SRS) kurucusudur. Yugoslavya’nın dağılma sürecinde Hırvatistan ve Bosna-Hersek’te işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan dolayı ICTY tarafından Ocak 2003’te suçlanan Šešelj, Şubat 2003’te hakim tarafından suçlamalar onaylanınca Lahey’e giderek teslim oldu. 11 yıl 9 ay ICTY gözetiminde kalan Šešelj’in 2014’te kanser tedavisi için Sırbistan’a dönmesine izin verildi. Sonrasında milletvekili de olan Šešelj 2016’da beraat etse de 2018’de beraat kararı temyizde bozuldu. Fakat Šešelj, tekrar hapse girmedi.

Rusya: Mladić’in sağlık hakkı ihlal edildi

Rusya Dışişleri Bakanlığı Facebook üzerinden, Rusya’nın Belgrad Büyükelçiliği ise X hesabı üzerinden Mladić’in ölümü üzerine açıklamalarda bulundular.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, “Rusya tarafı, düzenli biçimde Mladić’in Lahey’deki davasını işaret etmiştir. Tutukluluk şartlarına sağlık ve yeterli tedavi gibi temel ihtiyaçlarına saygı duyulmaması da eklenmiştir,” derken Rusya’nın Belgrad Büyükelçiliği tarafından “General Ratko Mladić’in vefatı münasebetiyle ailesine ve yakınlarına içten taziyelerimizi sunarız,” denildi.

Ratko Mladić kimdir?

Ratko Mladić, 1942’de Bosna-Hersek’in Božanovići köyünde doğdu ve Yugoslav Halk Ordusu’nda generalliğe kadar yükseldi. Bosna Savaşı’yla birlikte yeni kurulan Bosnalı Sırp ordusunun (Vojske Republike Srpske-VRS) başkomutanı oldu. Yaklaşık dört yıl süren Sarajevo kuşatması ve Srebrenica’da yaşanan soykırım başta olmak üzere, ordunun eylemlerinden sorumlu en üst düzey askerî figürlerdendi. Savaşın ardından yıllarca firari olarak saklandı ve ancak Mayıs 2011’de Sırbistan’da yakalanarak Lahey’e teslim edildi.

Mladić, ICTY tarafından 2017’de, Srebrenica Soykırımı, insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden suçlu bulunarak müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza, 2021’de temyiz aşamasında da onandı. Mladić, cezasını çekmekteyken uzun süredir devam eden sağlık sorunları nedeniyle Lahey’de BM gözetiminde hastanede 27 Ağustos 2026’da öldü.

Avrupa’da basın özgürlüğü: Le Figaro bir gazeteciyi işten çıkardı

Le Figaro’nun işten çıkardığı Čubrilo-Filipović, “Bu, Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın bir şirket hissedarıyla iletişime geçtiği ve o hissedarın da müşteriyi memnun etmek için bir gazeteciyi işten çıkardığı ilk olaydır” dedi.

Milica Čubrilo-Filipović, Foto: The Association of Independent Electronic Media (ANEM)

Gazeteci Milica Čubrilo-Filipović’in, 8 yıldır çalıştığı Fransa merkezli Le Figaro gazetesindeki işine bu yılın başında son verildi.

Čubrilo-Filipović, Sırbistan’da yayın yapan Vreme‘ye verdiği röportajda, işten çıkarılmasının yolunu açan şeyin, Fransa Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Direktörü Frédéric Mondoloni tarafından Figaro’nun sahibi olan Dassault şirketinin hissedarlarından birine, Belgrad’da “siyasi olarak aktif” bir muhabirlerinin olduğunu söylemesi olduğunu belirtti.

N1‘in haberine göre Čubrilo-Filipović, kendisine söylenenlerin yazılı bir teyidini editöründen [Dünya bölümü editörü] aldığını ve burada yazılı şeylerin haber merkezi müdür yardımcısı tarafından da kendisine sözlü şekilde aktarıldığını iddia etti. Ayrıca Čubrilo-Filipović, sendikanın kendisini haklı bulduğunu ve durumunun emsal teşkil ettiğini de sözlerine ekledi.

Yine N1‘e aktardığı görüşlerinde Čubrilo-Filipović, “Birkaç yıl önce meslektaşlarıma yazdıkları haberler konusunda ne kadar özgür olduklarını sordum. Bana bazı sınırların olduğunu söylediler. Bunlardan biri de Rafale savaş uçaklarının satıldığı ülkelerde iktidara yönelik eleştiri yapılmaması gerektiğiydi” dedi.

Dassault grubu, aynı zamanda havacılık-silah sanayisinde de çalışmalar yapıyor (Dassault Aviation). Ayrıca Sırbistan hükümeti, 2024’te Dassault Aviation’un ürettiği Rafale savaş uçaklarının alımı için resmi sözleşme imzalamıştı.

Le Figaro Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Philippe Gelie, Čubrilo-Filipović‘in işten çıkarılması iddiaları ile ilgili N1‘e yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“Bizi basın özgürlüğünü ayaklar altına almakla suçladığını ve kendisini bu iddia edilen tutumun kurbanı olarak gösterdiğini anlıyorum. Sayın Čubrilo‘dan, metinleri için gereken düzenleme ve yeniden yazım işlemlerini azaltmak amacıyla gazetecilik kalitesi standartlarımıza uymasını defaatle istedik. Ayrıca, gazetecilik tarafsızlığı yükümlülüğünü ihlal eden ve Le Figaro’nun itibarını zedeleyebilecek siyasi aktivizmden kaçınmasını da talep ettik.”

Sırbistan merkezli ANEM (Bağımsız Elektronik Medya Birliği), NUNS (Sırbistan Bağımsız Gazeteciler Birliği) ve SJN (Safe Journalists Network) gibi gazetecilik meslek örgütleri, Čubrilo-Filipović‘in işten çıkarılmasına dikkat çekerken, Fransa merkezli RFS (Sınır Tanımayan Gazeteciler) başta olmak üzere diğer gazetecilik meslek örgütlerinde konuyla ilgili bir açıklamaya rastlanmadı.

Milica Čubrilo-Filipović kimdir?

Milica Čubrilo-Filipović, 1969’da Tunus’un Kartaca kentinde doğmuş Sırp eski diplomat ve gazetecidir. Lisans eğitimini 1992’de Fransa’da Phanthéon-Assas Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamlayan Čubrilo-Filipović, yüksek lisansını 1993’te Sorbonne Üniversitesi Antropoloji bölümünde yaptı.

Čubrilo-Filipović, 2000-2003 arasında Figaro’nun Balkanlar muhabiriydi. 2003-2006 arasındaysa Sırbistan Ulusal Turizm Ofisi Direktörü olarak çalıştı. 2007-2008 yıllarında Sırbistan Diaspora Bakanlığı görevinde bulunan Čubrilo-Filipović, 2010’dan 2013’e kadar da Sırbistan’ın Tunus Büyükelçisi olarak görev yaptı. 2014’te siyaseti bırakan ve 2018’de tekrar Figaro’ya dönen Čubrilo-Filipović, Ocak 2026’ya dek burada çalıştı.

“Öğrencilerin eylemleri ilk anlaşmazlık oldu”

Niha+, Milica Čubrilo-Filipović’e ulaşarak kendisinin dile getirdiği iddiaları ve işten çıkarılma sürecinde yaşananları sordu. Milica Čubrilo-Filipović işten çıkarılma sebebinin “siyasi geçmişi” olarak kendisine aktarıldığını belirterek, bunun Figaro için sadece bir bahane olduğunu söyledi.

Čubrilo-Filipović, “Siyasi geçmişim onlar için sadece bir bahane. Diasporadaki pek çok kişinin ülkeye yardım etmek için geri döndüğü Milošević sonrası dönemde hükümette görev aldığımı çok iyi biliyorlardı. 2018’de kuruma geri dönmemi isteyen bizzat Figaro’ydu. Kaldı ki 2000’den 2003’e kadar da onlarla çalışmıştım. 2018’den bu yana geçen sürede de geçmişim yüzünden hiçbir zaman anlaşmazlık yaşanmamıştı. Anlaşmazlıkların başlangıcıysa Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğünde yapılan kitlesel eylemlerin patlak vermesiydi” dedi.

Čubrilo-Filipović, Figaro yöneticileriyle yaşadığı ilk anlaşmazlığın, öğrencilerin Vučić hükümetini protesto etmek amacıyla Avrupa Konseyi’nin bulunduğu Strazburg’a bisikletleriyle gittikleri zaman yaşandığını belirterek, “Genel yayın yönetmeni, öğrencilerle fazla ‘empati’ kurduğum gerekçesiyle yazdığım haberdeki ‘öğrenciler’ ifadesini ‘göstericiler’ olarak değiştirdi. Böylece haberin bütün anlamı yitip gitti. İkinci ve son anlaşmazlığımızı ise Kosova’daki Sırplar hakkında yazdığım ve onların iki ateş arasında kaldığını vurguladığım bir makale yüzünden yaşadık. Bir yanda Arnavut ekseninde bir Kosova düşleyen Albin Kurti, diğer yanda ise Belgrad’ın kontrolünde olan, yozlaşmış ve suça bulaşmış Srpska Lista (Kosova’daki Sırp milliyetçisi parti) vardı” diye konuştu.

İddia: “Talep, Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan gitti”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’e destek verdiğini hatırlatan Čubrilo-Filipović, sözlerine şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz yıllarda ve bilhassa geçen yıl, Macron’un, Vučić’e çok büyük destek verdiğinin altını özellikle çizmek gerekiyor. Macron, Sırbistan’daki eylem dalgası sürerken Vučić’i ülkesine davet eden (Macaristan Başbakanı Victor Orbán’la birlikte) nadir Avrupa Birliği devlet başkanlarından biriydi.”

Macron ve Vučić, Foto: a2 News

Milica Čubrilo-Filipović, Fransa’da basın özgürlüğünün gittikçe daha da kısıtlandığını belirtti. Yaşadığı durumunsa daha önce görülmüş bir şey olmadığını savundu:

“Fransa’da basın özgürlüğü giderek daha fazla kısıtlanıyor. Bu muhtemelen, Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın (Belgrad’ın olası talebinin ardından) bir şirket hissedarıyla iletişime geçtiği ve o hissedarın da sırf iyi bir müşteriyi memnun etmek uğruna bir gazeteciyi işten çıkardığı ilk olaydır. Bu, medya bağımsızlığının çifte skandal niteliğinde hiçe sayılmasıdır.”

Ancak Čubrilo-Filipović, hiçbir zaman Sırbistan’ın satın aldığı Rafale savaş uçaklarıyla ilgili bir haber yapmadığını belirtiyor.

“Sırbistan’da da bağımsız medya engelleniyor”

Aynı zamanda Sırbistan’da da basın özgürlüğünün kısıtlandığını kaydeden Čubrilo-Filipović, bazı bağımsız medya kuruluşlarının hükümet tarafından kapatılmaya çalışıldığını söyleyerek şöyle devam etti:

“Sırbistan’da basın özgürlüğü her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Rejim, her bağımsız sesi susturmak için elinden geleni yapıyor. Bunun bir diğer örneği de uluslararası bir şirket olan United Media ile yürüttükleri pazarlıklar ve geriye kalan son bağımsız medya organlarını; yani N1 ve Nova televizyonları ile Radar, Nova ve Danas gazetelerini kapatmaya çalışmalarıdır.

Bu durum bana, Milošević’in uluslararası basını ülkeden çıkardığı ve artık gazetecilere vize verilmeyen o dönemi çok hatırlatıyor. Adeta 90’lara geri dönmüş durumdayız. Ayrıca daha dün, ara seçimleri takip eden birçok gazeteci, polisin gözleri önünde darp edildi.”

Fransa-Sırbistan ticareti büyüyor
Foto: South China Morning Post

Čubrilo-Filipović, Fransa ve Sırbistan arasındaki ticari ilişki ve yatırımlara da değindi ve satın alınan savaş uçaklarının ilk ödemelerinin geçtiğimiz aralıkta yapıldığını belirtti:

“Fransa hükümeti ve Dassault şirketi, rejim ne olursa olsun Sırbistan hükümetiyle iş yapmaya devam etmekten son derece memnun. Ülkenin kesinlikle ihtiyacı olmayan 12 adet Rafale savaş uçağı için ilk ödeme, geçtiğimiz Aralık ayında Dassault’a yapıldı.

Ağustos 2024’te imzalanan bu anlaşmanın toplam bedeli ise 2,7 milyar euro. Öte yandan Fransalı şirketler, Sırbistan’da peş peşe yeni ihaleler almaya devam ediyor. Buna örnek olarak demiryolu ve metro projelerinde Alstom, Egis, Vinci ve Veolia gibi şirketleri örnek verebiliriz.”

Vinci, Belgrad Nikola Tesla Havalimanı’nın işletme ve modernizasyon hakkını 2018’de 25 yıllığına devralmıştı. Yatırımın toplam bedeli 1,46 milyar euro olarak açıklandı.

Veolia şirketi; Japonyalı Itochu ve Marguerite Fonu’yla birlikte Belgrad’daki Vinča çöplüğünün kapatılarak yerine modern bir atıktan enerji üretim tesisi kurulması projesini yürütüyor.

Egis ve Alstom ise Belgrad’da yapılması planlanan metro projesini hayata geçiriyor. Fransa devletinin sağladığı fonlarla desteklenen proje, Fransalı mühendislik şirketleri tarafından yürütülüyor.

Ayrıca, yine Fransa merkezli lastik şirketi Michelin‘in Sırbistan’ın Pirot şehrinde bir fabrikası bulunurken enerji ve teknoloji şirketi Schneider Electric‘in de Ar-Ge ve Yazılım Merkezi Novi Sad’da bulunuyor

Sırbistan’ın Lizbon Büyükelçiliği’nde kokain skandalı

Fotoğraf: Euronews

Sırbistan’ın Portekiz’deki diplomatik misyonu ile ilgili uyuşturucu iddiaları gündemdeyken olayların perde arkasında Cumhurbaşkanı Vučić’in yakın çevresi dikkat çekiyor.

Fotoğraf: Euronews
Fotoğraf: Euronews

Sırbistan’ın Portekiz’deki diplomatik misyonu, Karadağlı suç çetesi tarafından kokain depolamak amacıyla güvenli bir sığınak olarak kullanıldı.

Aynı zamanda Sırp İlerici Partisi’nin (SNS) kurucularından olan Büyükelçi Oliver Antic, Aleksandar Vučić ve iktidardaki partiye yakın kişilerin uyuşturucu kaçakçılığı veya kullanımıyla ilişkilendirilmesi bundan önce de gündeme gelmişti.

Sky televizyonunun aktardıklarına göre uluslararası kokain kaçakçılığıyla suçlanan eski Budva Belediye Başkanı ve Demokratik Cephe üyesi Milo Bozovic ile ortağı İvan Mijatovic’in yazışmalarına atıfta bulunularak, Lizbon’daki Sırbistan Büyükelçiliği’nin uyuşturucuları için güvenli bir sığınak görevi gördüğü belirtildi.

Skaj Mijatović, Božović’e gönderdiği mesajda, MSC Fantasia gemisinden 100 kilogram kokaini çıkarmak için bir planı olduğunu belirtti:

“7 dakikalık boş zamanım var, eğer bu 7 dakika içinde bu işi yapamayacaksak, canınız cehenneme. Malları doğrudan elçiliğe götürüyorum ve bir şey olursa nerede olduğunu biliyorsunuz. Size yedek bir büyükelçi vereceğim.”

Büyükelçi Oliver Antic

Bu mesajlar 2020 yılına, daha doğrusu iktidardaki partinin kurucusu Oliver Antić’in Sırbistan büyükelçisi olduğu döneme ait mesajlar.

Antić’in adı, Kragujevac Hukuk Fakültesi’nde sınav ve diploma satışıyla ilgili olan “Indeksi” olayıyla ilişkilendirilmişti. O dönemde, bu fakültede sınav ve diplomaların manipüle edilmesi karşılığında 500 ile 16 bin euro arasında rüşvet alındığı konuşulmaktaydı.

Ayrıca, Antic hakkında daha önce 2020-2021 yılları arasında Belgrad’daki evinde o zamanlar dokuz yaşında olan kızına cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştu. Fakat kendisinin 2022’de ölmesinin ardındandava çözümsüz kaldı.

Lizbon’daki Sırbistan büyükelçiliğiyle ilgili bu son olay, iktidar partisinin suç dünyasından kişilerle, hatta Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in yakın çevresinden bazı kişilerle kurduğu temasların ve bağlantıların uyuşturucuyla doğrudan bağlantılı olduğuna dair bir dizi örnekten bir diğeridir.

Şoför Petar Filipović

Radar’ın daha önce bildirdiğine göre, Petar Filipović 2024’ün sonlarında polis tarafından lüks bir araçta 34 paket eroinle yakalandı. Filipović, “Informer” gazetesinin düzenlediği partide Cumhurbaşkanı Vučić’in koruma ekibinin bir üyesi olarak görülmemiş olsaydı, bu olay muhtemelen sıradan bir asayiş haberinden ibaret kalacaktı.

Söz konusu olaydan iki ayı aşkın bir süre sonra Filipović, Belgrad’daki Yüksek Savcılık binasında sorgulandı. Suçun ortaya çıkmasından şüphelinin sorgulanmasına kadar geçen sürenin uzunluğuna rağmen hakkında herhangi bir arama veya yakalama kararı çıkarılmadı.

Davaya bakan Savcı Aleksandra Mrdović şüphelinin ifadesini aldı ancak tutuklama talebinde bulunmadı. Söz konusu eylemin “kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu bulundurma” kapsamında değerlendirildiği dosyada, Filipović hakkında ertelenmiş hapis cezası ve zorunlu uyuşturucu tedavisi talep edildi.

Ancak tüm bu yaşananlar ve hukuki süreç, Filipović’in rejim yanlısı gazete tarafından düzenlenen bir partide Vučić’in yanında boy göstermesine engel teşkil etmedi.

Koluvija ve Jovanjica

Kuşkusuz bu skandalların en bilineni, Jovanjica’daki esrar plantasyonunu devletin zirvesiyle ve güvenlik servisleriyle ilişkilendiren vakadır. Sırbistan güvenlik birimlerine mensup çok sayıda kişinin özel bir uyuşturucu servetinin korunmasına doğrudan dahil olduğu tartışmasız bir şekilde ortaya çıkmış olmasına rağmen, tesisin sahibi Predrag Koluvija bizzat Cumhurbaşkanı Vučić’in himayesinde kaldı.

Vučić konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Her şeyden önce bu adam iki yıl boyunca tutuklu kaldı. Böyle bir suçtan ötürü bir kişinin iki yıl içeride tutulduğu benzer bir dava yok. Üstelik şimdi de neden tutukluluğunun devam etmediği sorgulanıyor. Takdir edersiniz ki bu çok garip. Çünkü kendisi kimseyi öldürmedi, elinde 10 ton kokain falan da yoktu. Anladığım kadarıyla bir ton esrar söz konusu ki Almanya ve çevremizdeki ülkelerin yarısı bunu zaten yasallaştırdı. Kaldı ki kendisi bu iddiaları tamamen reddediyor. Ancak böyle bir suçlamayla iki yıl tutuklu kalması, görünüşe göre birilerinin ortaya çıkacak gerçeklerden (duyulabileceklerden) korktuğunu gösteriyor. Bu kişilerin kim olduğunu göreceğiz.”

Koluvija’nın yalnızca Vučić’in değil, tüm iktidar çevresinin koruması altında olduğu, kamuoyunun Koluvija’nın savunucusu ve hamisi olarak Vladimir Đukanović’i seçtiğini görmesiyle daha da netleşti.

2023 yılında Sırbistan Barolar Birliği Disiplin Mahkemesi, Đukanović’e kendi YouTube kanalında Koluvija ile gerçekleştirdiği röportaj sebebiyle para cezası kesti.

Organize Suçlar Savcılığı, Predrag Koluvija’yı izinsiz esrar üreten ve satışını yapan bir suç örgütünün lideri ve organizatörü olmakla suçluyor. Koluvija hakkında açılan çok sayıda ceza davası ise halihazırda tek bir dosyada birleştirilmiş durumda.

Rekor Operasyon ve El Koyma

Sırbistan kamuoyu, Jovanjica’nın Avrupa’nın bu bölgesindeki veya en azından Sırbistan tarihindeki en büyük uyuşturucu operasyonu olduğunu düşünüyordu. Ancak, Kruševac’a bağlı Konjuh köyünde polis ve savcılığın ortaklaşa düzenlediği dev operasyonla tutuklanan İlerici Partili Rade Spasojević bu rekoru kırdı. Zira polis, Spasojević’in salatalık yetiştirmek için kullandığı arazisinde tam beş ton esrar ele geçirdi.

Öte yandan, Kruševac’taki muhaliflerin ortaya çıkardığı üzere Rade Spasojević, Aleksandar Vučić’in uzun yıllardır mesai arkadaşı olan ve Sırbistan Hükümeti’nde bakanlık görevini yürüten Bratislav Gašić’in de yakın bir dostu.

Savcılık, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Zemun’da piyasaya sürülmek üzere hazırlanan iki ton esrarın ele geçirildiği olayla bağlantılı soruşturmaların genişleyerek devam ettiğini duyurdu. Polis, operasyon kapsamında Spasojević’in yanı sıra Aleksandra Mijajlović, Nebojša Spasojević, Ivan Dragnić ve Uroš Mladenovski hakkında da yasal işlem başlattı.

Yapılan aramalarda uyuşturucu maddelerin yanı sıra, aralarında otomatik tüfeklerin ve taşınabilir roketatarların da bulunduğu silahlar ele geçirildi.

Cumhurbaşkanının “Sağdıcı” Nikola Petrović

En sarsıcı örneklerden biri de Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in sağdıcı (yakını) Nikola Petrović’in davasıdır. Petrović, Mart 2023’te kokain ve alkolün etkisindeyken bir trafik kazasına neden olmuş, ancak bu olaydan dolayı herhangi bir ceza almamıştır.

Kaza esnasında lüks otomobiliyle tali yoldan ana yola çıkan Petrović, “Dur” tabelasını ihlal etmiş ve içinde iki kişinin bulunduğu bir araca çarpmıştır.

Kaza mahallinde yapılan testlerde kanında 0.4 promilin üzerinde alkol tespit edilmiş, ayrıca kokain testi de pozitif çıkmıştır.

Ancak CINS‘in (Sırbistan Araştırmacı Gazetecilik Merkezi) haberine göre uzmanlar daha sonra hazırladıkları raporda, alkolün emilim aşamasında olması sebebiyle kandaki alkol oranının yasal sınırlar dahilindeki 0.1 ile 0.2 promil arasında olduğunu ve kokain kullanımının tam zamanının tespit edilemeyeceğini ileri sürmüşlerdir.

Başlangıçta Petrović hakkında ceza davası açılmış olsa da daha sonra bu adımdan vazgeçilmiş ve tüm hukuki süreç basit bir kabahat suçlamasıyla kapatılmıştır.

İlk etapta 10.000 dinar ve ek olarak iki ayrı para cezasına çarptırılan Petrović’in bu cezaları, Ceza Temyiz Mahkemesi tarafından bozuldu. NOVA‘nın aktardıklarına göre, kazanın üzerinden geçen iki yılın ardından hukuki sürecin tamamlanamaması nedeniyle mutlak zaman aşımı devreye girdi ve Petrović, neden olduğu kazaya rağmen özgür şekilde hayatına devam ediyor.

Kaynak: The Geopost

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.