Özel “yeni parti”yi duyurdu, kayyım Tekin 7 ilçe başkanını görevden aldı

“Mutlak butlan” kararı sonrası CHP İstanbul İl Başkanlığı koltuğuna oturan Gürsel Tekin, 7 ilçe başkanını “başka siyasi oluşumların hazırlığında yer almak” suçlamasıyla görevden aldı. Karar, Özgür Özel’in haftalık grup toplantısındaki mesajlarıyla aynı günde alındı.

Fotoğraf: Medyascope

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçilmiş genel başkanı Özgür Özel tarafından kurulacak yeni siyasi parti, Türkiye gündemine oturdu. Dün (21 Temmuz) Özgür Özel, TBMM’deki haftalık grup konuşmasını gerçekleştirerek yeni bir parti kuracaklarını duyurmuştu.

Konuşmanın ardından “mutlak butlan” kararıyla İstanbul il başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, akşam vakitlerinde İstanbul’un en kritik 7 ilçesindeki yönetimi feshettiğini açıkladı. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Gürsel Tekin, söz konusu görevden almaların gerekçesini kamuoyuna duyurdu. İlçe başkanlarının “parti kimliğiyle bağdaşmayan faaliyetler” yürüttüğünü savunan Tekin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle İstanbul örgütümüzde ilçe başkanı sıfatını taşıyan kişilerin, görevlerini sürdürürken başka bir siyasi oluşumun hazırlıkları içerisinde yer almaları, buna aracılık etmeleri veya parti kimliğiyle bağdaşmayacak faaliyetlerin parçası olmaları asla kabul edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi hiç kimsenin kişisel siyasi hesabının aracı değildir.”

Tekin’in talimatıyla görevden alınan ve disipline sevk edilen ilçe başkanlıkları şunlar oldu:

  • Başakşehir İlçe Başkanı ve yönetimi
  • Büyükçekmece İlçe Başkanı ve yönetimi
  • Beylikdüzü İlçe Başkanı ve yönetimi
  • Kadıköy İlçe Başkanı ve yönetimi
  • Pendik İlçe Başkanı ve yönetimi
  • Silivri İlçe Başkanı ve yönetimi
  • Esenyurt İlçe Başkanı ve yönetimi

Gürsel Tekin, Özel’in “yeni parti” açıklamasına X’teki sosyal medya hesabından da cevap vermişti. Tekin, “Bazı ayrılıklar kayıp değildir. Bazen sadece yük hafifler. Bugün o günlerden biri…” diye yazmıştı.

Özgür Özel yeni partiyi duyurmuştu

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, 21 Temmuz’da partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada CHP’ye veda ettiğini açıklayarak yeni bir parti kuracaklarını duyurdu. Özel, bu yeni partinin “açık ara farkla ana muhalefet partisi” olacağını belirtti.

Özel, kurultay sürecinden bahsederken CHP tarihinde ilk defa görevdeki genel başkanın seçim yoluyla değiştirildiğini aktardı. Ülkenin geleceği için “ateşten bir gömlek giydiklerini” söyleyen Özel, hedeflerinin ana muhalefette kalmak değil iktidara gelmek olduğunu vurguladı.

“Bizi bölemezler”

Özel, bu değişimin sadece isimlerle olmadığını söyleyerek “O gün sadece genel başkan değişmedi, partide ve ülkede yönetim anlayışı tamamen farklı oldu. Tıpış tıpış oy verecekler’ diyen bir yaklaşımdan, sokağı, örgütü ve üyelerin sesini dinleyen bir anlayışa geçildi” dedi. Özel, partinin karşı karşıya kaldığı süreç hakkında değerlendirmelerde bulunarak CHP’nin köklü bir siyasi geleneğe sahip olduğunu ifade etti ve “Partinin adı değişir, logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizim birlikteliğimizi bölemezler” dedi.

Özgür Özel, birçok ismin istifa etmeseler de kendileriyle hareket edeceğini kaydederek “‘Ben yeni partide yokum. Özgür Özel ile arkadaşlarıyla birlikte birlikte değilim’ diye kulağınızla duymadığınız herkes emin olun ki bizimle birliktedir. Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde, bizler, sizler, biz, hepimiz ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş’ı” dedi.

Özgür Özel, salonda 74 il başkanının bulunduğunu açıkladı. Grup toplantısından hemen sonra İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Sözcü TV’nin aktardığına göre, Özgür Özel haricinde salonda bulunan 84 milletvekilinin isimleri şu şekilde:

Mahmut Tanal, Yunus Emre, Hasan Öztürk, Umut Akdoğan, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Aliye Coşar, Murat Bakan, Sezgin Tanrıkulu, Seyit Torun, Suat Özçağdaş, Gökçe Göçen, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Gizem Özcan, Ayça Taşkent, Uğur Bayraktutan, Süleyman Bülbül, Özgür Karabat, Talih Özcan, Elvan Işık Gezmiş, Deniz Yücel, Murat Çan, Şeref Arpacı, Sibel Suiçmez, Ümit Özlale, Asu Kaya, Burhanettin Bulut, Kayıhan Pala, Eylem Ertuğrul, İbrahim Arslan, Tahsin Ocaklı, Özgür Ceylan, Özgür Erdem İncesu, Gökan Zeybek, İsmail Atakan Ünver, Ayhan Barut, Hikmet Yalım Halıcı, Aylin Yaman, Veli Ağbaba, Ensar Aytekin, Ulaş Karasu, Melih Meriç, Seda Kaya Ösen, Aliye Timisi Ersever, Süreyya Öneş Derici, Mustafa Erdem, Orhan Sümer, İsmet Güneşhan, Cavit Arı, Ali Gökçek, Bekir Başevirgen, Fahri Özkan, Talat Dinçer, Mehmet Tahtasız, Servet Mullaoğlu, Namık Tan, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Murat Emir, Mühip Kanko, Serkan Sarı, İzzet Akbulut, Yaşar Tüzün, Deniz Yavuzyılmaz, Turan Taşkın Özer, Tekin Bingöl, Aşkın Genç, Harun Özgür yıldızlı, Metin İlhan, Aykut Kaya, Ednan Arslan, Evrim Karakoz, Salih Uzun, Cemal Enginyurt, Gamze Taşcıer, Evrim Rızvanoğlu, Mustafa Sarıgül, Zeynel Emre, Nail Çiler, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkan Elçi, Barış Karadeniz, Reşat Karagöz, Cumhur Uzun

Yeni partinin kuruluşu için başvurunun bir hafta içinde yapılacağı iddia ediliyor. Bir partinin seçimlere katılması için en az 41 ilde organize olması ve kurultayı yapması gerekli. Yeni partide, Kılıçdaroğlu yönetiminin görevden aldığı il başkanları ile il yönetimlerinin de aktif rol oynayacağı tahmin ediliyor.

Ne olmuştu?

4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan CHP’nin 38’inci Olağan Kurultay’ında delegelerin Özgür Özel lehine oy kullanmaları için “para aldıkları” iddiaları üzerine eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler kurultayın iptali istemiyle dava açmıştı.

Bu iddialara ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde verdiği kararla CHP’deki Özgür Özel yönetiminin olağan kurultayını iptal etti ve sonraki süreçte yapılan 21’inci Olağanüstü Kurultay hakkında “mutlak butlan” (kesin hükümsüzlük) kararı verdi. Bu şekilde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığa geri döndü.

Dosya Haber · Kronoloji

CHP’de “Mutlak Butlan” Krizi: 2023’ten Bugüne Neler Yaşandı?

Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlıktan ayrılışından bugüne, partiyi bölen mahkeme kararına ve “Yeni Parti” sürecine uzanan kronoloji

2023–2025: Krizin Zemini
5 Kasım 2023

14 Mayıs seçimlerinin ardından CHP’de başlayan “değişim” tartışmasının sonunda, 38. Olağan Kurultay’ın ikinci tur oylamasında Kemal Kılıçdaroğlu 636 oy, değişim hareketinin lideri Özgür Özel ise 812 oy aldı. Özel, partinin yeni genel başkanı seçildi.

31 Mart 2024

Özgür Özel yönetimindeki CHP, 2024 yerel seçimlerini kazanarak 47 yıl sonra ilk kez birinci parti oldu.

30 Ekim 2024

AKP hükûmetinin Kürt illerindeki belediyelere uyguladığı kayyım politikası, “Kent Uzlaşısı” soruşturmaları adı altında CHP’li belediyelere genişletildi. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer “PKK/KCK üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı, ardından 30’dan fazla CHP’li belediye başkanı gözaltına alınıp tutuklandı.

10 Şubat 2025

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın suç duyurusu üzerine CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin soruşturma başlattı.

21 Şubat 2025

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirleyecek ön seçim için adaylık başvurusunu yaptı.

19 Mart 2025

Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticisi gözaltına alındı.

2 Eylül 2025

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 8 Ekim 2023’teki CHP İstanbul 38. Olağan İl Kongresi’ni iptal etti. İl Başkanı Özgür Çelik ve il yönetimi görevden alınarak yerine Gürsel Tekin başkanlığında geçici bir kurul atandı.

8 Eylül 2025

Gürsel Tekin, yüzlerce çevik kuvvet polisi eşliğinde CHP İl Başkanlığı binasına girdi.

24 Eylül 2025

CHP, görevden alınan İstanbul İl Başkanlığı yönetiminin ardından olağanüstü kongreye gitti. Özgür Çelik, 583 delegeden 414’ünün oy kullandığı kongrede 389 geçerli oyla yeniden il başkanlığına seçildi.

24 Ekim 2025

Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, 38. Olağan Kurultay’ın iptali istemiyle açılan davayı “aktif husumet yokluğu” ve “davanın konusuz kalması” gerekçeleriyle reddetti.

10 Kasım 2025

CHP’den ihraç edilen Lütfü Savaş ve bazı eski kurultay delegeleri, 38. Olağan Kurultay’ın iptali davasında verilen ret kararına itiraz etti.

11 Şubat 2026

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, toplumsal muhalefeti etkisizleştirmeye yönelik kararlarıyla bilinen Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı.

21–30 Mayıs 2026: Mutlak Butlan Kararı ve Sonrası
21 Mayıs 2026

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile bu tarihten sonraki tüm kurultaylar ve alınan kararlar için “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal kararı verdi. Özgür Özel kararı tanımayacaklarını açıklayarak destekçilerini CHP Genel Merkezi’ne çağırdı.

22 Mayıs 2026

CHP, “mutlak butlan” kararının ardından Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurdu, YSK itirazı aynı gün reddetti.

23 Mayıs 2026

CHP TBMM grubu kapalı grup toplantısı yaptı. Özgür Özel, toplantıya katılan 96 milletvekilinden 95’inin oyuyla Grup Başkanı seçildi. Katılamayan 42 milletvekilinden 15’inin Özel’e destek verdiği belirtildi.

24 Mayıs 2026

CHP Genel Merkezi polis müdahalesiyle boşaltıldı, yüzlerce çevik kuvvet eşliğinde kapı kırılırken nöbetteki partililere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale edildi. Genel merkezden ayrılan Özgür Özel, binlerce yurttaşla TBMM’ye yürüdü ve Meclis’i partisinin geçici genel merkezi ilan etti.

25 Mayıs 2026

CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırılar diğer muhalefet partilerinin tepkisine neden oldu. DEM Parti, TİP, EMEP, SOL Parti ve birçok kurum, Özgür Özel’i TBMM’de ziyaret etti.

26 Mayıs 2026

Özgür Özel’in İzmir’de düzenleyeceği mitinge polis müdahale etti, çok sayıda gözaltının yaşandığı mitingde yurttaşlara TOMA’larla müdahale edildi. Engellemelere rağmen miting yoğun katılımla gerçekleşti.

Aynı gün, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç da CHP’nin 38. ve 21. Olağanüstü Kurultayları hakkındaki “tedbirli mutlak butlan” kararını doğru bulmadığını açıkladı.

28 Mayıs 2026

Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Zafer Partisi ve Milli Yol Partisi, TBMM’deki CHP’ye bayram ziyaretinde bulundu.

30 Mayıs 2026

Özgür Özel’in bayramlaşma çağrısı yaptığı Ankara Güvenpark’ta yurttaşlar sabahtan itibaren toplandı. Mahkeme kararıyla genel başkanlığa atanan Kemal Kılıçdaroğlu ise polis zoruyla boşaltılan genel merkeze çağrı yaptı.

Haziran 2026: İki Ayrı Kurultay Hattı
1 Haziran 2026

Özgür Özel’i destekleyen delegeler, Kılıçdaroğlu yönetimine karşı olağanüstü kurultay çağrısı için noter onaylı imza toplama sürecini başlattı. Delege sayısının salt çoğunluğunu ifade eden 600 imzanın 15 gün içinde toplanması hedeflendi.

9 Haziran 2026

Özgür Özel, CHP grup toplantısında konuştu ve kurultay için 26 Temmuz 2026 tarihini işaret etti. Toplantı, geçen yıl vefat eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümüne denk geldi.

Haziran sonu 2026

Kılıçdaroğlu yönetimindeki MYK, Özel cephesinden toplanan yaklaşık 820 imzayı değerlendirmeye aldığını, ancak olağan kurultay sürecinin eylül ayının ilk haftasında başlatılacağını duyurdu. Süreci yürütmek üzere Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir’den oluşan altı kişilik bir komisyon kuruldu. Parti sözcüsü Müslim Sarı, bu dönemde CHP’den 28 belediye başkanının istifa ettiğini açıkladı.

Aynı süreçte, yeni CHP yönetimi tarafından toplam 53 il başkanı görevden alındı.

Temmuz 2026: Yargıtay Süreci ve “Yeni Parti”
17 Temmuz 2026

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” kararına ilişkin temyiz başvurusu, karardan 56 gün sonra Yargıtay’a ulaştı.

20 Temmuz 2026

Yargıtay’ın, aynı gün başlayan adli tatil öncesinde dosyayı görüşmemesiyle “mutlak butlan” ve “olağanüstü kurultay imzaları” davaları eylül ayına kaldı. Bu gelişmeyle birlikte Özgür Özel ve kendisini destekleyen milletvekillerinin yeni bir parti kurma çalışmaları netlik kazandı.

21 Temmuz 2026

Özgür Özel, CHP Grup Başkanı sıfatıyla son kez haftalık grup toplantısında konuştu. Konuşmasında “vakti gelmiş bir vedanın hüznü”nden söz eden Özel, yeni parti sürecinin önündeki takvimi de paylaştı: Aynı gün seçilmiş CHP il başkanlarıyla bir araya geldi.Özel’in konuşmasının ardından kayyım Gürsel Tekin, 7 ilçe başkanı ve yönetimini görevden aldığını açıkladı.

Kaynaklar: Niha+ arşivi, Euronews Türkçe, Habertürk, Sözcü, Bianet, BirGün, Artı Gerçek, CHP.org.tr resmi açıklamaları.

TBMM 28. Dönem: Muhalefet Blokundaki Kritik Vekil Transferleri ve İstifalar
2024–2026 yılları arasında muhalefet partilerinde yaşanan kırılmalar, istifalar, gerekçeleri ve yeni parti tercihleri.
MilletvekiliSeçim Listesi / Asıl PartiDurum / Yeni AdresKritik Gerekçe / Arka PlanTarih
Prof. Dr. Serap Yazıcı ÖzbudunCHP Listesi (Gelecek Partisi)AK Parti’ye KatılımMuhalefet bloğundaki dağınıklık ve yeni anayasa sürecindeki yapısal uyumsuzluk.Şubat 2025
Hasan Ufuk ÇakırCHP (Mersin Milletvekili)AK Parti’ye KatılımParti yönetimine yönelik sert eleştiriler sonrası “kesin ihraç” istemiyle disipline sevk edilmesi.24 Haziran 2026
Nimet ÖzdemirCHP (İstanbul Milletvekili)AK Parti’ye KatılımYerel seçim ittifak stratejilerindeki görüş ayrılıkları ve iktidar bloğu ile yakınlaşma.Aralık 2025 / Ocak 2026
Cemal EnginyurtCHP Listesi (Demokrat Parti)CHP’ye KatılımDemokrat Parti kongre sürecindeki usulsüzlük iddiaları ve muhalefette ortak hareket etme zemini.Ocak 2026
İsa Mesih ŞahinCHP Listesi (Gelecek Partisi)AKP’ye KatılımGelecek Partisi’nin kuruluş iddialarından uzaklaştığını savundu.Ocak 2026
İrfan KaratutluCHP Listesi (DEVA Partisi)AKP’ye KatılımGeçmişte AKP İl Başkan Yardımcılığı yaptı, iktidar bloğu ile yakınlaşmaOcak 2026
Salih UzunCHP Listesi (Demokrat Parti)CHP’ye KatılımDemokrat Parti’nin kurumsal dönüşüm vizyonu ve baskın kongre kararlarıyla ters düşülmesi.Kasım 2024 (İstifa) / Şubat 2025 (CHP)
İdris Nebi HatipoğluİYİ PartiAK Parti’ye KatılımYerel seçim ittifak stratejilerindeki görüş ayrılıkları ve iktidar bloğu ile yakınlaşma.Kasım 2023 / 2024 Başı
Seyithan İzsizİYİ PartiAK Parti’ye KatılımParti içi yönetimsel anlaşmazlıklar ve merkez sağ politika ayrışması.Ağustos 2024
Ahmet Ersagun YücelİYİ PartiAK Parti’ye KatılımİYİ Parti’deki istifalar silsilesi ve muhalefet blokundaki eksen kayması.Ağustos 2024
Aykut KayaİYİ PartiCHP’ye KatılımMuhalefetin ana akım kanadında siyaset yapma ve merkez birlikteliği.Haziran 2024
Ümit ÖzlaleİYİ PartiCHP’ye KatılımİYİ Parti yönetim tarzı ile fikir ayrılıkları ve CHP kulvarında siyasi devamlılık.Kasım 2024
Koray AydınİYİ PartiBağımsızKongre sonrası parti içi demokrasi eleştirileri ve yönetim anlayışıyla uyumsuzluk.Haziran 2024
* Veriler TBMM resmi kayıtları ve dönemin siyasi gelişmelerine dayanmaktadır.

Özgür Özel yönetimi olağanüstü kurultay için mahkemeye başvurdu

CHP’nin seçilmiş yönetimi, partiyi olağan üstü kurultaya götürecek üç kişilik çağrı heyetinin oluşturulması için Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.

Özgür Özel, Foto: Agos

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel yönetimi, bugün (14 Temmuz) olağanüstü kurultayın toplanması için Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Özel yönetimi, yaptığı başvuruda olağanüstü kurultayı toplamak için üç kişilik bir çağrı heyeti görevlendirilmesini talep etti.

Başvurunun ardından kamuoyuyla paylaşılan bilgi notuna göre sürecin başlangıcı Haziran ayına dayanıyor. Parti kurultayının 833 delegesi, “parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanması” gerekçesiyle ortak gündemli ve noter onaylı bir olağanüstü kurultay talebinde bulundu. Söz konusu sayı ise kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasına karşılık geliyor.

İmzalar, CHP Tüzüğü’nün öngördüğü 15 günlük süre içinde toplanarak 17 Haziran 2026’da Genel Merkez’e teslim edildi. Ancak aradan geçen sürede kurultay çağrısı yapılmaması sebebiyle Özel kanadı, delegelerin ortak iradesinin sonuçsuz bırakıldığını savunuyor.

“Parti yönetiminin takdirine bırakılamaz”

Dava, Medeni Kanunu’nun 75. maddesine dayandırılırken ilgili madde, yönetim organının genel kurulu toplantıya çağırmaması hâlinde, üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hâkimine üç üyeyi bu görevle yetkilendirme imkânı tanıyor. Dilekçede, isimleri sonradan bildirilecek üç kurultay delegesinin olağanüstü kurultayı toplamakla görevlendirilmesi isteniyor.

Bilgi notunda Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına da atıf yapıldı. Ayrıca, yeterli sayıda delegenin kurultay isteminin parti yönetiminin takdirine bırakılamayacağı, bu iradenin parti yönetimini hukuken bağladığı öne sürüldü. Açıklamada davanın amacı, 833 delegenin kanundan ve tüzükten doğan haklarını kullanabilmesi, parti içi demokratik işleyişin sağlanması ve partinin en yüksek karar organı olan kurultayın toplanması olarak belirtildi.

Emre: “Heyet, yalnızca kurultayı toplamakla görevli olacak”

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, dün (13 Temmuz) yaptığı açıklamada mahkemenin görevlendireceği heyetin yetkisinin sınırlarını da belirtmişti. Emre’ye göre üç kişilik çağrı heyeti yalnızca kurultayı toplamakla görevli olacak ve maaş ödemeleri dışında herhangi bir harcama ya da idari işlem yapamayacak.

CHP: Birinci parti, kırılgan muhalefet

Türkiye’nin ana muhalefet partisi olan CHP, tarihinin en yüksek yerel seçim başarısını elde ettiği dönemde kurultay krizleri, yargı kararları ve siyasi operasyonlarla sarsıldı. Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel dönemlerini karşılaştıran bu dosya, CHP’nin yükselişiyle eş zamanlı yaşadığı kırılmayı, demokrasiye katkı, siyasi etik ve muhalefet sorumluluğu ekseninde inceliyor.

Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı seçildiği 2023 yılında düzenlenen CHP Genel Kurultayı, Foto: CHP

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2024 yerel seçimlerinde, uzun yıllar sonra Türkiye’nin birinci partisi olmanın anahtarına sahip oldu. Büyükşehirlerde elde edilen başarı ve artan oy oranları, partiyi yeniden iktidar alternatifi olarak tartışmaların merkezine taşıdı. Ancak bu yükseliş, kurultay tartışmaları, liderlik mücadeleleri, yargı müdahaleleri ve belediyelere yönelik operasyonlarla aynı döneme denk geldi. Bu bölüm, CHP’nin son yıllardaki bu kritik kırılma anını; Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel dönemlerini seçim sonuçları, temsil gücü ve siyasal gelişmeler üzerinden karşılaştırırken, iki dönemin demokrasiye katkısını, siyasi etik anlayışını ve muhalefet olmanın gerektirdiği sorumlulukları da tartışmaya açıyor.

2024–2026 bilançosu

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmaların ulaştığı hacim, muhalefet yerel yönetimleri üzerindeki idari kıskacı sayısal olarak da doğrulamaktadır. Dönem itibarıyla adli ve idari takibata uğrayan CHP’li yerel yönetim kadrolarının dökümü şu şekildedir:

2024–2026 Yargı Kıskacı Bilançosu: CHP’li Belediyeler
Soruşturma İzni 371 İçişleri Bakanlığı verilerine göre adli makamlara sevk edilen dosya sayısı.
Tutuklu / Tutuklu Yargılanan 22 Yargı sürecinde tutuklama veya infaz kararı çıkan toplam Belediye Başkanı.
Removed / Kayyum 13 Kayyum atanan veya meclis içi vekalet değişimine zorlanan belediyeler.
Tutuklu ve Tutuksuz Yargılanan Kadro Dağılımı
  • Belediye Başkan Yardımcısı “Kent Uzlaşısı” ve “Mali Usulsüzlük” soruşturmaları.
    14 Kişi
  • Belediye Meclis Üyesi Örgüt üyeliği/yardım, ihale ve rüşvet şüpheleri.
    42 Üye
  • Bürokrat / Yönetim Üyesi Adli kontrol şartı veya tutuklulukla yargılamalar.
    35 Yönetici
Kaynak: İçişleri Bakanlığı resmi verileri ve Nihaplus adli sicil tarama sonuçları (2024-2026).

İçişleri Bakanlığı, soruşturma izinlerinin %44’ünün AKP’li belediyelere (%44’e tekabül eden 677 belediye) yönelik olduğunu belirterek sürecin “siyasi olmadığını” savunsa da, muhalefet blokundaki tutuklamaların doğrudan “şafak operasyonları, görevden el çektirmeler ve yerel meclis iradesinin baypas edilmesi” (kayyum) şeklinde tezahür etmesi, idari vesayetin siyasi bir enstrüman olarak kullanıldığı eleştirilerini güçlendirmektedir.

Kılıçdaroğlu vs Özgür Özel Dönemi

14–28 Mayıs 2023 seçimlerinde hem genel başkanlığı hem cumhurbaşkanlığı adaylığını kaybeden Kılıçdaroğlu, 4–5 Kasım 2023’te toplanan 38. Olağan Kurultay’da Özgür Özel’e karşı yarıştı ve yenildi. Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun da desteğiyle yüzde 54,7 oranında oy aldı; Kılıçdaroğlu 13 yıllık genel başkanlığını geride bıraktı.

Kılıçdaroğlu ve Özel’in demokratikleşmeye dair tüm söylemleri ile birlikte nasıl birer muhalefet yürüttükleri sürekli karşılaştırılır oldu.

CHP’de İki Dönem: Kurumsal ve Siyasi Karşılaştırma
K. Kılıçdaroğlu Dönemi (2010-2023)
Özgür Özel Dönemi (2023-2026)
YSK Verileri (Genel Seçim Oyları)
2023 Genel Seçimleri: %25.33 CHP 169 milletvekili çıkardı (Kontejanlar dahil).
2024 Yerel Seçimleri: %37.76 CHP 47 yıl sonra ilk kez birinci parti konumuna ulaştı.
Parlamenter Koltuk Sayısı Dinamiği
Seçim başlangıcında 169 koltuk. DEVA, Gelecek, Saadet ve DP’ye verilen 39 kontenjan sonrası net 130 vekil.
Mayıs 2026 itibarıyla: İstifalar ve transferler sonrası meclisteki koltuk sayısı 128’e gerilemiştir.
Belediye Gücü (YSK Verisi)
2019 Yerel Seçimleri: İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya dahil 11 Büyükşehir ve kritik metropoller.
2024 Yerel Seçimleri: 14 Büyükşehir, 21 il merkezi ve toplamda 420 belediye ile zirve yapıldı.
Siyasi Etik ve Sorumluluk Sınavı
2016 Dokunulmazlık Kararı: HDP’li vekillerin tutuklanmasının önünü açan “Anayasaya aykırı ama evet” denilmesi.
İktidarla “normalleşme” adı altında yürütülen müzakerelerin, yargı kuşatmasına engel olamaması.
Yargısal/Hukuki Müdahaleler
Genel Başkan’ın Ankara’da “Adalet Yürüyüşü” başlattığı ve parlamenter reaksiyonun yoğun olduğu dönem.
2026 İstinaf Kararı: İmamoğlu’na siyasi yasak ve Esenyurt/İstanbul yönetiminin “mutlak butlan” ile devralınma süreci.

Kırılma noktası: Kasım 2023 Kurultayı ve sonrası

  • Kasım 2023: İktidar değişimi

Kılıçdaroğlu, 13 yıllık genel başkanlık hayatı 4–5 Kasım 2023’te toplanan 38. Olağan Kurultay’daki yenilgi ile geride bıraktı. Bu kurultayın sonuçları Türkiye siyasi tarihine CHP’deki bir başkanlık değişiminden çok daha fazlası olarak geçecekti.

Kurultayın hemen ardından kulislerde iki isim arasındaki gerilime dair söylentiler başladı. Özel’in genel başkanlığını pekiştirmeye, İmamoğlu’nun ise İstanbul dışında etki alanını genişletmeye çalıştığı yorumları parti içi kaynaklar tarafından aktarıldı.

  • Ekim 2023: İlk parti içi kayyım dalgası

8 Ekim 2023’te yapılan İstanbul İl Kongresi’nde İmamoğlu’nun desteklediği Özgür Çelik, il başkanlığına seçildi. Kılıçdaroğlu’na yakın eski isim Canpolat ise kaybetti. Buradan da parti içi bir kıvılcım çaktı. Aslında CHP’de belediyelerine atanan kayyımların dışında bir “parti içi kayyım mekanizması” burada başladı.

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, il kongresi hakkında açılan iptal davasında Özgür Çelik ve yönetimini tedbiren görevden aldı; aralarında Kılıçdaroğlu’na yakın Gürsel Tekin’in de bulunduğu 5 kişilik kayyım heyeti atandı. CHP Genel Başkanı Özel bunu’yargı darbesi’olarak nitelendirdi; mahkeme kararını tanımayacaklarını açıkladı.

Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararını memnuniyetle karşılaması, İstanbul İl Başkanlığı kayyım heyeti üyelerini ofisinde ağırlaması ve görevi devralmayı kabul etmesi, siyaset bilimciler tarafından “muhalefetin iktidar eliyle tanzim edilmesi operasyonuna ortak olmak” şeklinde yorumlandı. Sandıkta ve delege iradesiyle kaybedilen genel başkanlık koltuğunun, iktidarın kontrolündeki yargı kararıyla geri alınması, CHP içindeki koltuk sevdasının demokratik meşruiyetin önüne geçtiğini gösteren en acı mikro tarih vesikası oldu.

  • Kurultay iptali ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönüşü

CHP içindeki absürt ve sarsıcı kırılma, Mayıs 2026’da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği kararla yaşandı.

Süreç Kasım 2023 kurultayına sıçradı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 38. Olağan Kurultay için ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Mahkeme, bu kararla Kılıçdaroğlu’nu hukuken genel başkan olarak atadı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise kurultay günü para karşılığı oy kullandırıldığı iddiasıyla soruşturma başlatmıştı.

  • “Mutlak Butlan” kararı ve Özgür Özel’in görevden alınması

Delegelerin iradesinin sakatlandığı iddiasıyla açılan dava sonucunda mahkeme, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultay’ı ile sonraki olağanüstü kurultayları “mutlak butlan” (hukuken hiç yapılmamış sayılma) gerekçesiyle oy birliğiyle iptal etti. Kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

  • Kılıçdaroğlu’nun “Kayyım Genel Başkan” olarak atanması

Mahkeme, hukuki durumun 4 Kasım 2023 kurultayından önceki ana döndürülmesine hükmederek, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve eski parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verdi. Hukuk dairesi, iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere partiyi eski yönetime teslim etti.

Siyasi etik ve meşruiyet krizi

Kemal Kılıçdaroğlu, partisine kayyım atayan iradenin “iç kayyımı” olmayı kabul ederek siyasi etik çıtasını en alt seviyeye indirdi.

Kararın ardından yaşananlar siyasi tarih sayfalarına geçecek türdendi: Kılıçdaroğlu’nun avukatları CHP Genel Merkezi’nin boşaltılması için Ankara Valiliği’ne başvurdu; Genel Merkez önüne çevik kuvvet sevk edildi; Özel’i destekleyen bazı milletvekilleri demir parmaklıkları tırmanarak binaya girmeye çalıştı.

Türkiye’nin ana muhalefet partisinin genel merkezi önünde yaşanan bu manzara, ülkenin demokratik krizinin simgesi hâline geldi.

Muhalefet olmanın sorumluluğu

Muhalefet Paradoksu

Robert Dahl, polyarchy teorisinde etkili muhalefetin iki önkoşulunu şöyle tanımlar: iktidarın kuralları bozmasını teşhir etme kapasitesi ve alternatif bir yönetim vizyonu sunma yetkinliği. CHP bu iki kriter üzerinden değerlendirildiğinde, tablo karmaşıktır.

Seçim verileri açısından CHP, 2002’den bu yana tutarlı biçimde ikinci sırayı korumuş; 2024’te yerel seçimlerde birinci konuma yükselmiştir. Bu, seçimsel varlığı kanıtlar. Öte yandan parlamentodaki oy oranı uzun yıllar yüzde 20–26 bandında takılmış; muhalefet işlevi —iktidar politikalarına karşı somut alternatif üretmek, denetim mekanizmalarını etkin kullanmak— tartışmalı kalmıştır.

2016 paradoksundan 2025 krizine

Kılıçdaroğlu’nun 2016’da dokunulmazlıklara ‘evet’ demesi, 2024–2025’te belediye başkanlarının tutuklanmasının meşruiyet kılıfı olarak kullanılmaktadır. Bu, tarihsel sorumluluk kavramının somut bir örneğidir: Bir muhalefetin demokratik kurumları zayıflatan süreçlere destek vermesi, ileride kendi aleyhine dönebilecek emsal yaratır.

Siyasi etik ve kurumsal süreklilik

Demokratik siyasi etik, parti çıkarının sistem kurallarının önüne geçemeyeceğini gerektirir. 2023 kurultayı kararının yargı yoluyla iptal edilmesi ve ardından Genel Merkez önündeki kuşatma sahnesi, hem iktidar tarafına hem muhalefet tarafına bakıldığında aynı soruyu sormayı zorunlu kılıyor: Siyasi partiler hangi meşruiyet zemininde iddialarını taşıyor?

Mahkemelerin parti içi seçimlere müdahalesinin ve Ankara Valiliği aracılığıyla bir siyasi partinin genel merkezinin kuşatılmasının demokratik normlarla bağdaşmadığı açık. Aynı zamanda CHP içindeki iç çatışmanın bu ölçeğe taşınmasının ve mahkeme kapılarında çözüm aranmasının da sorgulanması gerekiyor.

Ana muhalefet olmanın ‘dayanılmaz hafifliği’, tam da bu noktada anlam kazanıyor: En büyük muhalefet partisi, hem dışarıdan gelen baskıyla hem de kendi iç tartışmalarıyla eş zamanlı boğuşurken muhalefet işlevini nasıl yerine getirecek?

Son söz: Tarihin açık ucu

CHP, kuruluşundan bu yana Türkiye siyasetinin en uzun soluklu aktörü olarak kalmayı sürdürüyor. Tek parti döneminin devlet kimliğinden 1950’deki yenilgiye, oradan Ecevit’in sol çizgisine ve nihayetinde onlarca yıllık muhalefet dönemine uzanan yol, her siyasi nesille farklı bir anlam kazanıyor.

2023 kurultayının ardından başlayan süreç, Kılıçdaroğlu’nun kayyım olarak atanması iddiası, kongreler hakkındaki iptal davaları, belediye başkanlarının tutuklanması ve Genel Merkez önündeki manzara, tek bir siyasi partinin iç krizini aşıyor. Türkiye’nin demokratik dengesinin nerede durduğunu gösteren bir ayna işlevi görüyor.

Muhalefet literatürü, güçlü bir muhalefetin demokratik sistemin zorunlu unsuru olduğunu ısrarla vurgular. Bu vurgunun somutlaşması için üç koşul gerekiyor: muhalefet partisinin kendi içinde demokratik olması, yargı ve yürütmenin parti içi süreçleri araçsallaştırmaması ve seçmenin bu süreçteki sorumluluğunu bilmesi.

Türkiye’nin en eski partisi, kendi tarihinin en büyük paradoksu içinde seyrediyor: Seçim sandığında en güçlü olduğu dönemde siyasi ve hukuki olarak en kırılgan noktasına gelmiş görünüyor. Bu çelişkinin nasıl çözüleceği, yalnızca CHP’nin değil, Türk demokrasisinin geleceğini de belirleyecek.

Yapısal konforun ve ideolojik esnekliğin eleştirisi
Mikro Tarih Notu
Büyük anlatılar siyasi elitlerin retoriğidir. Oysa mikro tarih, 2016’daki tek bir meclis el kaldırma anına veya 2026’daki bir mahkeme kalemi tutanağına bakar. Bu dosyanın asıl eleştirisi; aktörlerin isimlerinden ziyade, “ana muhalefet” kurumsal kimliğinin Türkiye’de yapısal bir sigorta işlevi görmesidir.
“Sorumluluk” Kavramının Araçsallaştırılması
Siyasette muhalefet topluma karşı sorumludur. Ancak veriler, CHP elitlerinin sorumluluk kavramını “parti içi iktidarı koruma sorumluluğuna” indirgediğini gösteriyor. Kılıçdaroğlu dönemindeki dokunulmazlık kararı anlık bir tepkiyi absorbe etmek için rasyonel görünse de, demokratik siyaset alanını yok etmiştir. Bu, siyasi etiğin günübirlik taktiklere feda edilmesidir.
2024 Yanılsaması ve Stratejik Acziyet
Özgür Özel yönetiminin elde ettiği %37.76’lık başarı, ardından gelen kayyım ve tutuklama dalgasıyla bir “stratejik acziyete” dönüşmüştür. Bir parti kazandığı belediyeleri koruyacak direnç mekanizmalarını kuramıyorsa, o oy oranları sadece kağıt üzerinde birer YSK verisidir. CHP, iktidarın yargı hamlelerini adeta birer “doğal afet” gibi izlemiştir.
İdeolojik Boşluk ve Sağ Siyasete Sığınma
Seçmeni “iktidarı değiştirmek” için konsolide eden ana muhalefet, kendi listelerinden meclise taşıdığı isimlerin iktidarın meclis çoğunluğunu pekiştirmesine (AKP sandalye sayısının 275’e yükselmesi) neden olmuştur. Bu durum, “Kime oy verirsem vereyim sistem aynı yere çıkıyor” algısını besleyerek demokratik inançsızlığı körüklemiştir.
EK 2: Muhalif Olmanın Gerçek Sorumlulukları ve “Büyük Kaçış”
Siyaset felsefesinde muhalif olmak; iktidarın alan kapattığı her yerde topluma bir nefes borusu açma, demokratik ahlakı koruma ve siyasi bir barikat kurma sorumluluğudur. Ana muhalefet, bu sorumluluğu kendi kurumsal ikbali uğruna sistematik olarak terk etmiştir.
Korkaklığın “Strateji” Olarak Sunulması: Muhalif olmanın ilk sorumluluğu cesarettir. 2016’daki dokunulmazlık oylamasında CHP, “Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” derken iktidarın “terör” parantezinden kaçmaya çalışıyordu. Kendi vekillerini korumayı reddetmek bir strateji değil, siyasi ahlakın korkaklığa feda edilmesidir.
Seçmenin İradesini “Koruyamama” Acziyeti: Esenyurt’tan İstanbul’a uzanan kayyım dalgası karşısında genel merkez, “hukuki süreci takip ediyoruz” konforuna sığındı. Seçmene “oy verin” deyip, iradesi gasp edilirken meydanları dolduramayan bir yapı, ahlaki olarak muhalif olma vasfını yitirir.
Siyasi Ticaret ve Temsiliyet İhaneti: Seçmenin muhalif kalması için verdiği oyu, iktidarın meclis çoğunluğunu 275’e çıkarmak için harcayanlar temel ilkeyi çiğnemiştir. Muhalif olmak, iktidara vekil taşıyan bir lojistik firmasına dönüşmek demek değildir.
Koltuk Siyasetinin Demokratik Meşruiyeti Yutması: Mayıs 2026’da kurultay iptal edilip, partinin başına “kayyım” gibi dönmenin önü açıldığında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu karardan memnuniyet duyması muhalif olma sorumluluğunun tasfiye edildiği andır. Sandıkta kaybedilen koltuğu iktidar mahkemeleriyle geri almaya çalışmak, operasyona gönüllü yazılmaktır.
Sonuç Özeti: Dayanılmaz Hafiflik
“Ana muhalefet olmanın dayanılmaz hafifliği”, her şeyi eleştirip hiçbir şeyin sorumluluğunu almama konforudur. CHP; ülkeyi yönetmenin getirdiği ağır riskleri almadan, hazine bütçelerini ve koltukları korumuş; ancak toplumu ve sandığı savunma sorumluluğundan her seferinde kaçmıştır. Sonuç, sorumluluktan kaçan bir muhalefetin, iktidarın ömrünü uzatan en büyük güvenceye dönüşmesidir.
  1. Bölüm: CHP’nin kısa muhalefet tarihi
Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.