Malatya’da Domların istihdam çıkmazı: Ayrımcılık derinleşiyor

Roman Hafıza Çalışmaları Derneği’nin yayımladığı yeni rapor, Malatya’da yaşayan Domların çalışma yaşamında yalnızca ekonomik zorluklarla değil, ayrımcılık, kayıt dışı çalışma ve kurumsal görünmezlik gibi iç içe geçmiş sorunlarla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Rapora göre 6 Şubat depremlerinin ardından mevcut kırılganlıklar daha da derinleşti.

Fotograf: nehaberajansi.com

Roman Hafıza Çalışmaları Derneği tarafından hazırlanan “Malatya’da Domların Emek Piyasasındaki Konumu: İnsan Onuruna Yakışır İşe Erişim ve Çalışma Koşullarının Analizi” başlıklı rapor yayımlandı. Araştırma, Domların çalışma yaşamında karşı karşıya kaldıkları ayrımcılık, güvencesizlik ve dışlanma pratiklerini görünür kılıyor.

Nüfus oranları

Türkiye’deki Tahmini Dağılım

HÜ Nüfus Etütleri Enstitüsü & TÜBİTAK (2024) verilerine göre Türkiye’deki peripatetik toplulukların oranları.

Rom (Roman)
%55
Lom
%25
Dom
%15
Diğer (Abdal vb.)
%5

“Biz onlardan olmadığımız için bizi dışlıyorlar”

13 Temmuz 2026’da yayımlanan raporda, Domların büyük ölçüde geçici, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kaldığı belirtilirken, düzenli istihdama erişimin önündeki engeller arasında ayrımcılık, eğitim olanaklarına sınırlı erişim ve sosyal koruma mekanizmalarından dışlanma öne çıkıyor. Araştırma, iş arama süreçlerinden etnik kimliğe ve yaşanılan mahalleye kadar önyargıların istihdama erişimi zorlaştırdığına dikkat çekiyor.

İstihdamda Sistematik Engeller

İş arama ve çalışma süreçlerinde etnik kimliğe ve adrese dayalı damgalama deneyimleri.

“Mesela tekstile gittiğim zaman ya da hastanede çalıştığım zaman, beyaz tenli olduğum için beni daha çabuk kabul ediyorlardı… Ama yanımdaki diğer insanlar ten renginden ya da kıyafetinden dolayı daha geride kalıyordu.”
Adres/Mahalle Nedeniyle Dışlananlar
%100
İş Ararken Olumsuz Muamele Görenler
%70

Araştırma kapsamında yapılan görüşmeler, birçok katılımcının çalışma yaşamında dışlandığını ve eşit muamele görmeme deneyimi yaşadığını ortaya koyuyor. Rapora göre ayrımcılık yalnızca işe giriş aşamasında değil, çalışma koşulları ve iş yerindeki görev dağılımında da etkisini gösteriyor.

Çalışma Koşulları ve Güvencesizlik

Malatya’da yaşayan Dom topluluğunun istihdam durumunu gösteren çarpıcı istatistikler.

%87,2 Düzenli ve Güvenceli İstihdam Dışında Kalanlar
%40 Asgari Ücretin Altında Gelire Sahip Olanlar

6 Şubat depremi kırılganlıkları daha da derinleştirdi

Rapor, 6 Şubat depremlerinin ardından geçim kaynaklarında yaşanan değişime de dikkat çekiyor. Özellikle tarım, geri dönüşüm ve sokak temelli bazı iş alanlarının daralmasıyla birlikte birçok kişinin daha düzensiz ve güvencesiz işlere yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Deprem sonrasında oluşan ekonomik koşulların, zaten kırılgan durumda bulunan topluluklar üzerindeki etkisinin daha ağır hissedildiği vurgulanıyor.

6 Şubat Depremi ve Daralan Kapasite

Deprem sonrası ekonomik çöküşün kurumsal verilere yansıması: İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirilen kişi sayısındaki dramatik düşüş.

15.555
6.013
2022 Yılı
2023 Yılı
“Önceden Kayseri’ye mevsimlik işlere gidiyorduk, tarlalara, bağlara gidiyorduk. Şimdi o işler olmadığı için daha çok temizlik işlerine yöneldik. İnşaat temizlikleri çok yoğunlaştı, TOKİ işleri oluyor, oralara gidiyoruz. Oraya gittiğimiz için hastalıklarımız arttı. İşçilerin kullandığı banyoları temizliyoruz, fırçayla toz süpürüyoruz, hep öksürüyoruz. Çoğumuzda bronşit, astım var.”

“Önce varlığını ispat edelim”

Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer başlığı ise kurumsal görünürlük eksikliği. Raporda, Domlara ilişkin istihdam verilerinin sınırlı olduğu, yerel düzeyde bu topluluğun ihtiyaçlarını doğrudan hedefleyen politika ve programların yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Kurumlarla gerçekleştirilen görüşmelerde de konuya ilişkin veri eksikliği ve sınırlı farkındalığın öne çıktığı aktarılıyor.

Rapora ilişkin Niha+’a değerlendirmede bulunan Romani Godi kurucularından Sergen Gül, “Kurumsal görünmezlikten kastımız, Romanlar denildiğinde aslında tek bir topluluktan söz etmiyor olmamız. Romanlar, Domlar, Lomlar ve Abdallar gibi farklı gruplar var. Romanlar diğer gruplara göre daha görünür bir konumda bulunuyor; örgütlenmeleri, dernekleri ve temsil mekanizmaları bir tık daha fazla. Ancak Domlar ve Abdallar çoğu zaman görünmez kalıyor, hatta yok sayılıyor” dedi.

Romani Godi kurucularından Sergen Gül

Gül, görünmezliğin aynı zamanda politik bir mesele olduğuna dikkat çekiyor: “Görünmezlik aynı zamanda politik bir mesele. Bir topluluk ne kadar görünmezse, o topluluğa yönelik politika üretme zorunluluğu da o kadar azalıyor. Görünürlük arttığında ise ihtiyaçlar ve sorunlar daha net ortaya çıkıyor, dolayısıyla kurumlar da sorumluluk almak durumunda kalıyor. Romanlar ve diğer Roman toplulukları bu nedenle çoğu zaman ‘ötekinin de ötekisi’ olarak konumlanıyor.”

Kuşaktan kuşağa ayrımcılık

Raporun sonuç bölümünde ayrımcılıkla mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi, kayıt dışı çalışmanın azaltılması, mesleki eğitim ve istihdam desteklerinin yaygınlaştırılması ile yerel ve ulusal düzeyde kapsayıcı politikaların geliştirilmesi öneriliyor.

Ayrımcılıkla mücadelenin yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Gül ise öncelikle sorunun kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor. “Devletin ve kamu kurumlarının bu ayrımcılığı tanıması önemli bir başlangıç olur” diyen Gül, eğitim ve istihdam alanlarında yaşanan eşitsizliklerin giderilmesine yönelik uzun vadeli ve uygulanabilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Sergen Gül’e göre kalıcı çözüm, günü kurtaran uygulamalardan değil, sürdürülebilir politikalardan geçiyor. Ayrımcılığın yalnızca kamu kurumlarında değil, toplumun içinde de yaşandığını hatırlatan Gül, geliştirilecek politikaların toplumsal farkındalığı artırması ve farklı kimliklerle birlikte yaşam kültürünü güçlendirmesi gerektiğini söylüyor.

Araştırma, Malatya’da yaşayan Domların çalışma yaşamına ilişkin sorunların bireysel tercihlerden değil, uzun yıllardır devam eden yapısal eşitsizliklerden kaynaklandığını ortaya koyarken, istihdama erişim, sosyal koruma ve eşit yurttaşlık haklarının birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Romani Godi hakkında

Romanes dilinde “Roman Aklı”

Romanların eşitsizlik, ayrımcılık, hak ihlalleri, Roman dilinin ve kültürünün yaşadığı yok olma tehlikesini dert eden bir grup genç aktivistin çıktıkları bir yolculuktur. Kurum, Romanlar hakkında tarihsel ve toplumsal bir hafıza oluşturarak mevcut durumun iyileştirilmesi için hak temelli çözümler üretmeyi amaçlamaktadır.

Kuruluş 2022
Slogan Opre Roma
Odak Toplumsal Hafıza ve Eşit Haklar
Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.