Tartışmalı AB göç yasası 12 Haziran’da yürürlüğe giriyor

Yunanistan Parlamentosu tarafından onaylanan yeni göç yasa tasarısı 12 Haziran’da yürürlüğe giriyor. Yasaya göre Yunanistan’a gelen mülteciler 12 haftaya kadar gözaltı merkezlerinde kalabilecek ve iltica başvurusu kabul edilmeksizin geri gönderilebilecek.

Türkiye kıyılarından Yunanistan’ın Lesbos adasına doğru Akdeniz’i geçen mülteciler, 2016 Foto: impakter.com

AB Göç ve İltica Paktı (EU Pact on Migration and Asylum), 12 Haziran’da yürürlüğe giriyor. 14 Mayıs 2024 yılında AB konseyi tarağından kabul edilen yasaya göre AB üyesi ülkeler, 12 Haziran 2026 yılına kadar kendi yasal mevzuatını oluşturmak zorunda. Yunanistan konuyla ilgili adım atan ülkelerin başında geliyor. 5 Şubat 2026 tarihinde yapılan oylamayla söz konusu yasal değişiklikler yapıldı.

AB ülkelerine mültecilerin ilk ayak bastığı yerlerin başında gelen Yunanistan, İtalya ve İspanya’yı yakından ilgilendiren yasa gereği sığınma başvuruları daha hızlı değerlendirilip ilticacı etmiş kişilerin 12 hafta gibi kısa sürede geri gönderilmesi öngörülüyor.

AB ülkelerinin göç politikaları

Avrupa’da “sıfır mülteci” sloganı ile yıllardır AB’nin en katı mülteci politikasını Danimarka uyguluyor. Macaristan ve Avusturya gibi ülkeler de iltica taleplerinin en az kabul edildiği ülkeler arasında. AB üyesi olmayan İsviçre ve İngiltere de uyguladıkları sert mülteci karşıtı politikalar ile yerinden göç etmek zorunda kalan mülteciler için bir çok yasal zorluklar çıkarıyor.

Avrupa genelinde bir çok hak savunucusu ve STKnın karşı çıktığı yasa 12 Haziran’da resmen yürürlüğe girecek. AB Göç ve İltica Paktı yasasını parlemontodan geçiren Yunanistan hükümeti de yasayı eksiksiz bir şekilde uygulamaya koyacağını belirtti.

Yunanistan Göç ve İltica Bakanlığı, “Yasal Göç Politikalarının Teşviki” konulu yasa tasarısının amacının bürokrasiyi azaltarak, Yunan ekonomisinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde oturum izni verme süreçlerinin hızlandırılması olduğunu iddia ediyor. Düzenleme Avrupa’nın bir çok ülkesinde olduğu gibi Yunanistan’da da “vasıflı” ilticacıları kapsamıyor.

Teknoloji, sanat gibi alanlarda özel vasıflara sahip olanlar için yeni vize kategorileri oluşturulacak. Öğrencilere verilecek oturum izni süreleri, okul süresince aynı olacak ve yarı zamanlı çalışma imkanı da sunulacak. Eğitimlerini tamamlayan öğrencilere Yunanistan’da iş aramaları için süre tanınacak.

STK’lar yasaya karşı çıkıyor

Yunanistan’da sığınmacı ve göçmenlerin korunması amacıyla faaliyet gösteren 56 kuruluş, Göç ve İltica Bakanlığının yeni yasa tasarısındaki düzenlemeleri geri çekmesi için bildiri yayınlamıştı. Bildiride, yeni yasa ile birlikte göçmenlere yardım eden STK ve kişilerin göçe yardım edenler olarak ceza alabileceği belirtilmişti.

AB’nin yeni göç yasası

12 Haziran’dan sonra Mısır, Bangladeş ve Pakistan’dan gelen mülteciler düşük kabul oranına sahip ülkeler kategorisinde yer alacak ve 12 haftada geldikleri ülkelere geri gönderilebilecek.

Göçmen karşıtı söylemleri ile bilinen Yunanistan’ın mevcut Göç ve İltica Bakanı Thanos Plevris, Yunanistan basınına yaptığı açıklamada, 12 Haziran’da uygulanmaya başlanacak yasa için, yeni kuralların uluslararası koruma başvurusu yapmış olup olmadıklarına bakılmaksızın, Yunanistan’a düzensiz yollarla giren herkesi ilgilendirdiğini belirtti. Buna göre kurulacak göz altı tesislerinde, adalarda 3 gün içinde, ana karada ise 7 gün içinde ya iltica prosedürü veya geri gönderme prosedürü uygulanacak.

Uygulamaya göre iltica başvurusu yapan kişinin durumunun 12 hafta gibi kısa bir sürede incelenmesi öngörülüyor. Yunanistan’da iltica başvuru randevularının bile bazen 2-3 yılı bulduğu düşünüldüğünde mevcut 12 haftalık uygulamanın iltica edenler için olumsuz sonuçlar doğuracağı STK’ların itiraz ettiği en önemli nokta. STK’ların karşı çıktığı bir diğer nokta ise bu 12 haftalık sürecin gözaltına geçirilecek olması.

Zorla geri gönderilecekler

İlticaları kabul edilebilir bulunan kişiler için ise 3 ay içinde mülteci statüsü verilmesi öngörülüyor. İltica başvurusu kabul edilmeyenler ise zorla geri gönderilebilecek. Yunanistan’da uygulanacak yasaya göre iltica başvurusu kabul edilebilir kişiler açık kamplarda, kabul oranı düşük olan kişiler ise kapalı kamplarda yani gözaltı merkezlerinde tutulacak.

STK’ların yanı sıra Yunanistan Kominst Partisi (KKE) milletvekili Emmanuel Syntychakis, parlemontoda verdiği önergede yürürlüğe girecek yasayı, eleştirerek hükümeti AB’nin suç teşkil eden mülteci yasasına hizmet etmek ile suçladı.

YUNANİSTAN GÖÇ POLİTİKASI VE GERÇEKLER

Resmi İstatistikler ile Uluslararası Hak Örgütlerinin Eleştirel Yaklaşımları Karşı Karşıya

Resmi Veriler ve İstatistikler
52.180
Düzensiz Giriş (Yıllık)
Ege adalarının yanı sıra Kuzey Afrika rotasıyla Girit Adası çevresinde yoğunlaşan belgelenmiş düzensiz göçmen girişi.
1.000 / 5,3
Nüfusa Oranla Başvuru
Eurostat verilerine göre Yunanistan, bin kişi başına düşen 5,3 başvuruyla nüfusa oranla en çok iltica talebi alan AB ülkesidir.
İlk 3
Hızlandırılmış Prosedür
Fransa ve İtalya ile birlikte iltica başvurularını en hızlı karara bağlayan (ve sıklıkla reddeden) üç AB ülkesinden biri.
%400
Geri Kabul Talepleri
Dublin Sözleşmesi uyarınca diğer AB ülkelerinden Yunanistan’a iade edilmek istenen sığınmacı sayısındaki artış eğilimi.
Eleştirel Yaklaşımlar ve Hak İhlalleri
Yasa Dışı Geri İtmeler (Pushbacks)
Ege ve Meriç sınırında yakalanan sığınmacıların, uluslararası “geri gönderme yasağı” ilkesine aykırı olarak iltica başvuruları alınmadan zorla geri itilmesi.
İnsani Yardımın Kriminalize Edilmesi
Yeni uyum yasasındaki katı kurallarla, denizden insan kurtaran veya tıbbi destek sağlayan STK çalışanlarının “insan kaçakçılığı” ile suçlanması.
“Açık Hava Hapishanesi” Kampları
Adalarda inşa edilen yüksek güvenlikli Kapalı Kontrollü Erişim Merkezlerinin (CCACs) sığınmacılarda ağır psikolojik yıkıma yol açması.
“Güvenli Üçüncü Ülke” Sığınağı
Türkiye dahil transit ülkelerin “güvenli” kabul edilerek mülteci başvurularının esastan incelenmeksizin toptancı bir mantıkla doğrudan reddedilmesi.
Veriler ve Raporlar: UNHCR, Eurostat, Yunanistan Göç Bakanlığı, Amnesty International, Human Rights Watch raporlarından derlenmiştir.

*Infografi, söz konusu kaynaklardan elde edilen bilgilerden yola çıkarak yapay zeka araçlarına yaptırıldı.

AB’nin katı politikaları, mülteci ölümlerini arttırdı

2026 yılının ilk aylarında AB’ye düzensiz göçler yarı yarıya azalırken, aynı dönemde Akdeniz ve Ege’de AB’ye girmeye çalışan 600’ü aşkın kişi yaşamını yitirdi. Bu oran, 2014’teki yoğun göçten sonraki en yüksek rakam.

Foto: IOM Turkey

AB üyesi ülkelerin özellikle son iki yıldır kara sınırlarında arttırdığı önlemler nedeniyle, göçmen kaçakçıları daha riskli, dolayısıyla göçmenler için daha ölümcül rotaları tercih etmeye başladı. Kara sınırlarındaki olağanüstü önlemler nedeniyle bu rotaları daha az tercih eden göçmen kaçakçılarının yeni tercihi, göçmenleri ölüme sürükleyen yeni rotalar. Bu durum Avrupa’ya düzensiz göçleri engellese de geçen yılın aynı dönemleri için mülteci ölümlerinin iki kattan fazla artmasına neden oldu.

Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) verilerine göre, yılın ilk iki ayında Akdeniz’i geçmeye çalışırken yaklaşık 655 göçmen hayatını kaybetti veya kayboldu. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 128’lik bir artışa işaret ediyor.

Göçmenler tehlikeli yollara sürükleniyor

Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) verilerine göre 2014 yılından bu yana Akdeniz’de yaklaşık 33 bin göçmen hayatını kaybetti ya da kayıp olarak kayda geçti. Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex göre ise, Ocak ve Şubat aylarında AB dış sınırlarında yaklaşık 12 bin düzensiz geçiş tespit edildi. Bu rakam, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 52’lik bir düşüş anlamına geliyor.

Frontex, geçişlerdeki azalmayı, ana göç rotolarındaki olumsuz hava koşulları ve AB kara sınırlarında artan güvenlik önlemlerine bağlarken, bu durumun göçmenler için daha tehlikeli yollara sürüklendiğini gösteriyor. İnsan kaçakçıları, yüksek risklere rağmen göçmenleri bu yollarda ölüme sürüklüyor. IOM, bu dönemi, 2014’ten bu yana Akdeniz’deki en ölümcül yıl açılışı olarak kayıtlara geçirdi.

2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı zaman dilimine göre, göç rotalarından Batı Afrika’da yüzde 83’lük bir azalma, Merkez Akdeniz Hattında yüzde 50 oranında azalma görülmesine rağmen, insan kaçakçılarının çok daha riskli yolları tercih ettiğini bu durumda can kaybını arttırdığı gözlemleniyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) 26 Ocak’ta, Harry Kasırgası’nın etkili olduğu 18-25 Ocak tarihleri arasında, “birkaç teknenin ölümcül kazalara karıştığını” belirten açıklamasının ardından İtalya merkezli “Mediterranea Saving Humans” isimli sivil toplum örgütü, yaptığı açıklamada sadece bu dönemde yaklaşık bin kişinin kaybolmuş olabileceğini açıkladı. İtalya’da şubat ayında Calabria ve Sicilya kıyılarında 15 kişinin cansız bedeni bulundu. Bu kişilerin, ocak ayında şiddetli fırtınalar sırasında Kuzey Afrika’dan tehlikeli geçişi denemeye çalışırken boğulan yüzlerce göçmenden bazıları olduğu değerlendiriliyor.

IOM verilerine göre — 2025 yılı:

  • Göç yollarında en az 7.667 kişi öldü veya kayboldu.
  • Akdeniz’de en az 2.185 kişi hayatını kaybetti ya da kayboldu.
  • Batı Afrika–Kanarya Adaları (Atlantik) rotasında 1.214 kişi hayatını kaybetti ya da kayboldu.
  • Denizde en az 1.500 kişi daha kayıp olarak bildirildi; arama kurtarma çalışmalarının yetersizliği nedeniyle doğrulanamadı.
  • 2025 rakamları, 2024’teki yaklaşık 9.200 sayısının altında kaldı.

Mediterranea Saving Humans yaptığı açıklamada, 23 Ocak günü Malta yakınlarında kurtarılan bir göçmen teknesinde, 50 kişinin denizde hayatını kaybettiğini belirtmiş, bu olayın ardından İtalya Sahil Güvenlik kaynakları da ülke basınına Orta Akdeniz’de kasırga sırasında en az 380 kişinin kaybolduğunu aktarmıştı.

Refugee Support Aegean (RSA) verilerine göre Türkiye ile Yunanistan arasında 2025 yılında 150’yi aşkın kişi yaşamını yitirirken yılın ilk ilk çeyreğinde ise ölü sayısı 50’ye yaklaştı. Göçmenleri taşıyan teknelerin batması sonucu kaybolan kişilerin sayısı ise hiçbir zaman net olarak bilinmiyor. Bu kişilerin sadece küçük bir kısmı ya kendi imkanları ile karaya çıkmış oluyorlar veya çok azı daha sonra kurtarılabiliniyor.

2026 yılı verileri

Ege’de belgelenen olaylar — 2026 ilk çeyrek
Ocak 2026 — 1. Hafta
Dikili → Midilli (Yunanistan)
Midilli’ye geçmeye çalışan tekne battı.
■ 1 ölü 7 kayıp
25 Ocak 2026
İkarya Adası açıkları
Batan tekneden 50 kişi kurtarıldı.
■ 2 ölü 3 kayıp 50 kurtarılan
Ocak–Şubat 2026 (kesin tarih doğrulanamadı)
Sakız Adası açıkları — yılın en ölümcül olayı
Yunanistan Sahil Güvenlik botu ile göçmen taşıyan sürat teknesi çarpıştı. İddialara göre YSG botu, tekneyi Türkiye sınırına geri itmek için manevra yapıyordu.
■ 15 ölü
“Sürat teknesinin operatörü devriye gemisinin görsel ve işitsel sinyallerine uymadı. Bunun yerine rotasını tersine çevirerek devriye gemisine sancak tarafından çarptı. Çarpmanın şiddetiyle sürat teknesi alabora oldu ve battı.” — Yunanistan Sahil Güvenlik Teşkilatı
Şubat 2026 — 1. Hafta
Ege Denizi (lastik bot)
Türkiye Sahil Güvenlik Komutanlığı açıklamasına göre 45 göçmeni taşıyan lastik bot kısmen battı.
■ en az 3 ölü 4 kayıp
1 Nisan 2026
Bodrum açıkları
Göçmenleri taşıyan bot battı.
■ 19 ölü

Ocak ayının ilk haftasında Dikili’den Yunanistan’ın Midilli adasına gitmeye çalışan bir tekne battı bir kişi ölürken 7 kişinin kayıp olduğu bildirildi.

25 Ocak’ta İkarya Adası yakınlarında batan bir teknede 2 kişi yaşamını yitirdi 3 kişi kaybolurken, 50 kişinin ise kurtarıldığı açıklandı.

Ege Denizi’de yılın en ölümcül olayı ise Ege adalarından Sakız yakınlarında bir Yunanistan Sahil Güvenlik botuyla göçmen taşıyan sürat teknesi arasındaki çarpışma sonucu yaşandı. Olayda 15 kişi yaşamını yitirirken, İddialara göre Yunanistan Sahil Güvenlik botu göçmen botunu Türkiye sınırlarına geri itmeye çalışıyordu.

Yunanistan Sahil Güvenlik Teşkilatı ise teknenin suçlayarak “Sürat teknesinin operatörü devriye gemisinin görsel ve işitsel sinyallerine uymadı. Bunun yerine, sürat teknesi rotasını tersine çevirerek devriye gemisine sancak tarafından çarptı. Çarpmanın şiddetiyle sürat teknesi alabora oldu ve battı, gemidekilerin tamamı denize düştü.”

Yine Şubat ayının ilk haftasında Türkiye Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre ise Ege Denizi’nde 45 göçmeni taşıyan bir lastik botun kısmen batması sonucu en az 3 göçmen hayatını kaybederken, 4 kişi de kayboldu.

1 Nisan günü Bodrum açıklarında göçmenleri taşıyan botun batması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.