ABD Kongresi için yapılan ara seçimlerde demokratlar, cumhuriyetçi eyaletlerde kazanarak Temsilciler Meclisi ve Senato’nun kontrolünü cumhuriyetçilerden aldı. Bu tabloyla Trump son iki yılını demokratların çoğunlukta olduğu bir kongreyle tamamlayacak.

Fotoğraf: Adobe Stock
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 3 Kasım 2026’da yapılan ara seçimlerde demokratlar, hem Temsilciler Meclisi’nin hem de Senato’nun kontrolünü cumhuriyetçilerden aldı. Demokratların 435 koltuklu Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk için gereken 218’i ve 100 koltuklu Senato’da çoğunluk için gereken 51’i aşması, Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin kalan iki yılında ABD Kongresi’nde Cumhuriyetçilerin hâkimiyetini sona erdirdi.
Associated Press (AP) ajansının resmi olmayan sonuçlarına göre, Temsilciler Meclisi oylamalarında Demokratlar şu ana kadar 228, Cumhuriyetçiler ise 139 sandalye elde etti.
Meclis’te Demokratların Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ile Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez de yeniden seçildi. Senato’da ise güncel olarak demokratlar 54, cumhuriyetçiler 44 sandalyeye ulaştı. Sonuçları açıklanan yarışlarda cumhuriyetçilerin 20 vali seçilirken demokratlardan ise 28 vali seçildi.
2026 ara seçimleri
Ara seçimler, ABD’de dört yıllık başkanlık döneminin tam ortasında yapılan federal ve eyalet seçimlerine verilen isimdir. Seçmenler, ABD Kongresi’nin iki kanadını, valileri ve eyalet meclislerini belirlemek için oy kullanırlar.
2026 ara seçimleri, Trump’ın ikinci döneminin son iki yılını şekillendirecek. Seçim kampanyalarının ana başlıkları yaşam maliyetleri, gümrük tarifeleri, sağlık harcamaları ve yaklaşık yedi aydır süren İran savaşı ile bunun akaryakıt fiyatlarına etkisi olurken kampanya reklam harcamaları 11,21 milyar dolarla ara seçim tarihinin rekorunu kırdı.
Bu yıl Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı, Senato’nun 100 sandalyesinden 35’i ve 36 eyaletin valiliği seçime gidiyor.
Senato’da 50-50 eşitlik olması hâlinde ise kontrol cumhuriyetçilerde kalacak çünkü eşitliğin bozulması için Senato Başkanı sıfatıyla Başkan Yardımcısı JD Vance oy kullanabiliyor.
Ara seçimlere dek Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’nde 219 vekillikle çoğunluktaydı. Demokratlarınsa 214 vekili bulunuyordu.
Senatoda da cumhuriyetçiler demokratlara karşı çoğunluktaydı. 53 cumhuriyetçi senatöre karşılık 47 demokrat senatör vardı.
Kilit eyatletlerde sonuçlar: “İlkler”
Senato seçimlerinde Maine, Kuzey Carolina, Michigan ve Georgia ön plana çıkarken kampanya süreci ilerledikçe Trump’ın 2024’te farklı şekilde kazandığı Teksas, Ohio, Iowa, Alaska, Kansas ve Güney Carolina da yarışa dahil oldu.
Georgia
Senato’da Demokrat Jon Ossoff, Cumhuriyetçi Mike Collins’i yendi. Valilik seçiminde de Demokrat Keisha Lance Bottoms, Cumhuriyetçi Rick Jackson’ı geride bıraktı. Valilik ise 20 yılı aşkın sürenin ardından demokratlara geçti.
Michigan
Senato’da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers yarışıyor. El-Sayed, Rogers karşısında az farkla önde geldi. Valilik seçiminde de Demokrat Jocelyn Benson ile Cumhuriyetçi John James arasındaki yarışta Benson, James’in önünde.
Kuzey Carolina
Senato’da Demokrat aday Roy Cooper, Cumhuriyetçi Michael Whatley’i geride bırakarak senatör oldu ve Cumhuriyetçilerin elindeki koltuk Demokratlara geçti.
Güney Carolina
Senato’da Lindsey Graham’ın Temmuz’daki ölümünden sonra yerine atanan kız kardeşi Darline Graham, Demokrat Annie Andrews karşısında seçimi kaybetti ve senatörlük Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti.
Ohio
Senato’da Demokrat Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Jon Husted karşısında kazandı. Brown, 2024’te kaybettiği Senato’ya geri dönerken Cumhuriyetçilerde bulunan senatörlük Demokratlara geçti. Valilik seçiminde de Demokrat Amy Acton, Cumhuriyetçi Vivek Ramaswamy’i geride bıraktı ve Valilik de Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti.
Teksas
Senato’da Demokrat James Talarico, Teksas Başsavcısı Ken Paxton’ı yendi ve burada da senatörlük Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti. Talarico, Teksas’ta 1988’den bu yana seçilen ilk Demokrat senatör oldu. Ayrıca, Demokrat Gina Hinojosa, üç dönemdir vali olan Cumhuriyetçi Greg Abbott’u yendi. Valilik 1995’ten bu yana ilk kez Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti.
Kansas
Senato’da Demokrat Adam Hamilton, görevdeki Cumhuriyetçi senatör Roger Marshall’ı yendi ve senatörlük Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti. Kansas, yaklaşık yüz yılın ardından ilk defa bir Demokrat senatör seçti.
Iowa
Senato’da Cumhuriyetçi Joni Ernst’ten boşalan koltuk için Demokrat Josh Turek, Cumhuriyetçi Ashley Hinson karşısında seçimi kazandı ve senatör seçildi. Bu eyalette de Cumhuriyetçiler koltuğu Demokratlara kaybetti. Ayrıca Demokrat aday Rob Sand, Cumhuriyetçi Zach Lahn karşısında Valilik seçimini kazandı.
Önceden Demokrat Parti’de olan eyaletlerde “ilkler”
California
Senato için bu yıl seçim yapılmayan California’da Demokrat Xavier Becerra, Cumhuriyetçi Steve Hilton karşısında valiliği kazandı. Becerra, görev süresi dolan Gavin Newsom’ın yerini alarak 1875’te Romualdo Pacheco’dan bu yana California’nın ilk Latin valisi olacak.
New Hampshire
Demokrat Partili Chris Pappas, New Hampshire’da eski Cumhuriyetçi Senatör John Sununu’yu yenerek ilk açık eşcinsel erkek senatör oldu. Sonuçları sahnede partneriyle birlikte kutladı ve kalabalığa şunu söyledi: “Washington’ın sorunları çözmek için masada yeni bir nesile ihtiyacı var.”
Kampanya harcamaları ve lobiler
2026 ara seçimleri, ABD tarihinin en pahalı seçimi olarak kayıtlara geçti. Kampanya finansmanını izleyen kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan OpenSecrets’a göre toplam harcama 12 milyar doları buldu. Bu paranın yarısından fazlası, sınırsız bağış toplayabilen PAC’lerden ve süper PAC’lerden oluşuyor.
En büyük 40 bağışçı, adaylara toplam 2,4 milyar dolar verdi. Bu bağışçıların başındaki isim Elon Musk, cumhuriyetçi PAC’lere 445 milyon dolar aktardı. George Soros ise Demokratları destekleyen PAC’lere yaklaşık 100 milyon dolar bağışladı.
Cumhuriyetçilerde Senate Leadership Fund 489 milyon, MAGA Inc. 353 milyon dolar harcadı. Demokratlarda ise Senate Majority PAC 248 milyon, House Majority PAC 192 milyon dolarla öne çıktı.
Seçim kampanyalarının en yoğun fonlandığı eyalet ise Teksas oldu. Eyaletteki Senato yarışı, 560 milyon doları aşan reklam harcaması ile ABD tarihinin başkanlık dışındaki en pahalı yarışı haline geldi. FEC kayıtlarına göre Elon Musk Eylül’de Senate Leadership Fund’a 158 milyon dolar verdi. Aynı ay grup, Paxton’ı desteklemek için yeni kurulan Texas PAC’e 75 milyon dolar gönderdi. Musk’ın verdiği 83 milyon dolar da aynı gruba aktarıldı. Bu desteğe rağmen yarışı demokrat aday Talarico kazandı.
El-Sayed Michigan’ı kazandı
İsrail yanlısı lobi AIPAC, United Democracy Project üzerinden ülke genelindeki yarışlara on milyonlarca dolar harcadı. Grup, harcamalarını büyük ölçüde demokrat ön seçimlerine yoğunlaştırmıştı. İsrail’e güçlü bağlılık gösteren adayları destekleyen AIPAC’in toplam 104,3 milyon dolar harcadı. Bunun 30,6 milyon doları Michigan’daki demokrat Senato ön seçiminde kullanıldı.
Bu, grubun tek bir yarışa yaptığı en büyük harcamaydı. Ancak AIPAC’in desteklediği Haley Stevens, İsrail’i en sert eleştiren adaylardan Abdul El-Sayed’e kaybetti. Ara seçimden birkaç gün önceyse ön seçimde El-Sayed’e kaybeden Stevens, sosyal medyadan yaptığı açıklamayla müslüman ve demokrat aday El-Sayed’in karşısında yarışan cumhuriyetçi aday Rogers’ı destekleyeceğini duyurmuştu. California, Illinois ve New York’ta AIPAC’in desteklediği adaylar ön seçimlerde başarılı olamadı. Teksas’ta Talarico AIPAC’tan uzak durmuş ve gruptan destek almayacağını açıklamıştı.
Resmi olmayan sonuçlara göre, senato oylamasında Abdul El-Sayed, rakibi Mike Rogers’ın önüne geçti. Sayed, güncel sayılara göre 1 milyon 583 bin 684 oy alarak yüzde 50,6 oy oranına ulaşırken Rogers ise 1 milyon 486 bin 235 oy alarak yüzde 47,5 oy oranında kaldı. Böylece El-Sayed, ABD’de ilk Mülsüman senatör oldu.
Seçim sonucunun ardından konuşan El-Sayed, kendisini Müslüman kimliği üzerinden kendisini hedef alan ABD Başkanı Donald Trump’a seslenerek “Donald, biliyorum, ismimi söylemekte zorlandın. Bu yüzden JD Vance ocak ayında yemin ettirdikten sonra bana sadece ‘Senatör’ diyebilirsin” dedi.
Filistinlilerin eşit haklara, barışa ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Sayed, “Filistinli çocukların atalarının topraklarında, bizim vergilerimizle öldürülmeden büyümesi gerektiğine inanıyorsanız size ‘nefret dolu’ diyorlar. Eşit haklara, barışa, onura ve kendi kaderini tayin hakkına inanmak nefret değil, sevgidir” diye konuştu.
Demokratik Sosyalistler’in başarısı
Demokrat Parti’nin çatısı altında seçimlere katılan Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin (DSA) başarısı da ara seçimlerde dikkat çekti. Demokrat bölgelerde ön seçimleri kazanarak Kongre’ye giren ve DSA üyesi/destekçisi olan en az 5 yeni isim Temsilciler Meclisi’ndeki yerini aldı. Bunlardan Melat Kiros, Colorado’da Kongre’ye seçilen ilk “Z kuşağı” (Gen Z) kadın siyasetçi oldu. Diğer isimler ise şunlar: Darializa Avila Chevalier (New York), Claire Valdez (New York), Donavan McKinney (Michigan), Chris Rabb (Pennsylvania).
DSA’dan Janeese Lewis George, seçim gecesinde büyük bir sürprize imza atarak ABD’nin başkenti Washington D.C.’nin yeni Belediye Başkanı seçildi. DSA’dan David Morales ise Rhode Island’ın başkenti Providence şehrinin belediye başkanı seçildi
NBC’nin gerçekleştirdiği sandık çıkış anketlerine göre, 18-29 yaş arası yaklaşık her üç seçmenden biri kendisini “Demokratik Sosyalist” olarak tanımlıyor. Bu sayılar Soğuk Savaş döneminden kalan anti-sosyalizm algısının yeni jenerasyonlarda kırıldığının bir işareti olarak değerlendiriliyor.
İran Savaşı’nın yansımaları
Donald Trump’ın Şubat ayında İsrail’le birlikte ve Kongre onayı almadan İran’a karşı başlattığı savaşın ekonomik etkisi bu ara seçimde seçmenlere yansıdı. Reuters’a göre benzinin galonu, savaşın başladığı 28 Şubat’tan önce yaklaşık 3 dolarken Temmuz’da ortalama 4 doları geçti. Ağustos’ta yapılan Reuters/Ipsos anketinde Amerikalıların sadece %31’i İran’a yönelik askeri harekâtı destekliyordu.
Ekim’de yapılan Fox News anketine göre seçmenlerin yaklaşık %60’ı İran’a karşı askeri harekâta karşıydı. Seçim günü yapılan AP seçmen anketinde de seçmenlerin yaklaşık %60’ı ABD’nin İran’a askeri müdahalesini “yanlış karar” olarak niteledi.
Bu tablo, Cumhuriyetçi adayları Trump’tan uzaklaşmaya zorladı. Eylül’de Michigan Senato adayı Mike Rogers, Iowa Senato adayı Ashley Hinson ve Michigan valilik adayı John James, artan maliyetleri gerekçe göstererek savaşın sona ermesi çağrısı yapmıştı. Aynı dönemde Iowa’da Cumhuriyetçi temsilciler Zach Nunn ve Mariannette Miller-Meeks, ilk kez İran’la ilgili savaş yetkileri önergesine destek verdi. Senato’da Demokratlar, neredeyse oybirliğiyle İran’daki savaşı durdurmaya yönelik savaş yetkileri önergesini destekledi.
Filistin: Demokrat Parti’de ayrışma
Şubat’ta yayımlanan Gallup anketine göre Amerikalıların %41’i Filistinlilere, %36’sı İsraillilere daha yakın bir noktada bulunuyor. Demokratların %65’i Filistinlilere, %17’si ise İsraillilere sempati duyuyor. Amerikalıların %57’si bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını destekliyor.
Seçmenlerin bu görüşleri, seçimlere de yansıdı. Tartışmanın en sert yaşandığı yer Michigan oldu. Demokrat aday Abdul El-Sayed, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını “soykırım” olarak nitelendiriyor ve ABD’nin İsrail’e askeri yardımının durdurulmasını savunuyor. Trump ise El-Sayed’in Müslüman Kardeşler üyesi olduğunu iddia etti. Trump’ın Arap-Amerikan seçmenlere ulaşma çalışmalarını yürüten Bishara Bahbah, başkanın El-Sayed hakkındaki sözlerinin “kırmızı çizgiyi aştığını” dile getirdi. Ülkenin en büyük Arap-Amerikan topluluğunun yaşadığı Dearborn’da birçok seçmen, Biden’ın İsrail’e desteği nedeniyle 2024’te Trump’ı desteklemişti.
Diğer yarışlarda ise adaylar daha temkinli bir çizgi izledi. Teksas’ta kazanan Demokrat James Talarico, Netanyahu hükümetine silah gönderilmesine oy vermeyeceğini, diğer yardımların ise Gazze ve Batı Şeria’daki yıkımın sona ermesine bağlanması gerektiğini söyledi. Ohio’da kazanan Sherrod Brown ise 2024 sonunda Bernie Sanders’ın silah transferlerini engelleme girişimine karşı oy vermişti ve İsrail’in kendini savunma hakkını vurgulayan bir çizgide duruyor.