Şahin: “Irkçı saldırılar devlet aklının bir yansıması”

Ankara Üniversitesi’nin Cebeci Kampüsü’nde Kürt öğrencilere dönük gerçekleşen ırkçı saldırıya ilişkin görüş belirten TEV-KOM bileşeni Koma Zanîngeha Katîp Çelebî ya Kurdî üyesi Ozan Şahin, bu saldırılara karşı “Üniversitelerde bir araya gelen TEV-KOM yapısı olarak bu faşizan yapılara karşı hiçbir zaman geri adım atmayacağız” dedi.

Kürt öğrencilerin içinde bulunduğu amfi kapısını zorlayan “Ülkücü Hareket” adlı grup. Foto: Yeni Yaşam Gazetesi.

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde Hukuk Fakültesi’nde okuyan 4 Kürt öğrencinin 8 Haziran’da “Ülkücü Hareket” adlı bir grup tarafından ırkçı saldırıya uğraması gündeme gelmişti. 11 Haziran’da ise aynı 4 öğrenci, ikinci kez aynı grup tarafından saldırıya uğradı. Saldırıya uğrayan öğrencilere üniversite yönetimi disiplin soruşturması başlattı.

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, 12 Haziran’da konuyu meclis gündemine taşımıştı. Koca’nın soru önergeleri şu şekilde:

“8 Haziran 2026 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde final sınavları döneminde bir grup öğrencinin, Kürt, demokrat ve sol görüşlü olarak nitelendirilen diğer öğrencilere yönelik sözlü ve fiziksel saldırıda bulunduğu ifade edilmiştir.

Üniversitede görevli bazı özel güvenlik personellerinin, saldırıya uğrayan öğrencilerin okulda oldukları bilgisini ve sınav saatlerini saldırıyı gerçekleştiren gruba haber verdiği öne sürülmüştür. Yaşanan güvenlik zafiyeti ve tehditler nedeniyle saldırıya uğrayan öğrenciler 4 final sınavına girememiş ve eğitim-öğrenim hakları engellenmiştir.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı’nın yaşanan bu şiddet olaylarında öğrencilerin can güvenliğini sağlamak ve saldırganlar ile onlara yardım eden personel hakkında işlem yapmak yerine, şiddete uğrayan öğrencilere yönelik disiplin soruşturması başlatmıştır.

Soruyoruz:

1. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 8 Haziran 2026 tarihinde meydana geldiği belirtilen fiziksel saldırı ve darp olaylarından Bakanlığınız haberdar mıdır? Olayla ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu (YÖK) veya üniversite rektörlüğü tarafından başlatılmış kapsamlı bir idari soruşturma bulunmakta mıdır?

2. Öğrencilerin kampüs içindeki yerlerini ve sınav saatlerini saldırgan gruba bildirdiği iddia edilen özel güvenlik görevlileri hakkında herhangi bir yasal veya idari işlem başlatılmış mıdır?

3. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı’nın, saldırıyı gerçekleştirenler yerine saldırıya uğrayan mağdur öğrencilere disiplin soruşturması açtığı yönündeki iddialar doğru mudur? Doğru ise bu uygulamanın hukuki ve idari gerekçesi nedir?

4. Saldırı ve can güvenliği endişesi nedeniyle 4 final sınavına giremediği belirtilen öğrencilerin gasp edilen eğitim ve öğrenim haklarının iadesi için hangi adımlar atılacaktır? Bu öğrencilere yönelik telafi sınavları düzenlenmesi ve sınav esnasında güvenliklerinin sağlanması için bir girişimde bulunulacak mıdır?”

Üniversitelerde Kürt öğrencilere dönük ırkçı saldırıları Niha+’ya değerlendiren Tevgera Komaleyên Xwendekaran a Kurdî (TEV-KOM / Kürt Dili ve Kültürü Öğrenci Toplulukları Hareketi) bileşeni olan Koma Zanîngeha Katîp Çelebî ya Kurdî (Katip Çelebi Üniversitesi Kürtçe Grubu) adına konuşan Ozan Şahin, öğrencilere yönelik ırkçı saldırıların devlet aklının yansıması olduğunu belirtti.

Şahin’e göre, Türkiye’de cumhuriyet kurulduğu andan beri “faşizan” bir devlet aklı her zaman var oldu. Bu aklın üniversitelerde devlet desteğiyle birlikte olduğunu vurgulayan Şahin, “Amaçları bir kimliği, bir cinsiyeti, bir dili görmezden gelip onlara bir alan oluşturmamaktır” dedi.

“ÖGB ve kolluk saldırılara alan açıyor”

Şahin’e göre, üniversitelerde saldırılara engel olmayan Özel Güvenlik Birimleri (ÖGB) ve kolluk kuvvetleri, “var olan bu inkar sisteminin korucularıdır”. Şahin, bugün üniversitelerde bu saldırıları gerçekleştiren çetelerle aralarında bu bağlamda bir bağ olduğunu söyleyerek şunları dile getirdi:

“Bu yapılar da bu saldırılara destek verir, onlara alan yaratır. Hatta bazen denk gelmişizdir. Arkadaşlarımızı ÖGB bu tür yapılara, bu tür faşist yapılara bildirmiştir, isim vermiştir, hedef göstermiştir. İnkarcı sistemin hizmetçileri oldukları oldukları için hani aralarında bir bağ vardır.”

Üniversitelerde gerçekleşen saldırıların, ötekileştirmenin, baskıların ve yok sayma politikalarının devlet aklının bir yansıması olarak değerlendiren Şahin “Biz de buna örgütlenmemizle cevap oluyoruz” dedi.

“Kimliğimizden dolayı pek çok sorun yaşıyoruz”

Şahin, üniversitede Kürt öğrenciler olarak sadece bu saldırılarla uğraşmadıklarını kimliklerinden dolayı başka sorunlarla da karşı karşıya kaldıklarını ifade etti:

“Üniversitede Kürt öğrenci olmak sadece bir faşizan yapının saldırısıyla sınırlı değil. Kürt öğrenciler, üniversitelere geldiği andan beri hedef alınmış, gerek devletin özel savaş politikaları, gerek üniversitelerde dediğimiz gibi bu faşizan kollarıyla baskıcı, alan daraltıcı pratikleriyle hedef hâline gelir. Özel savaş politikalarından kastım ise mesela arkadaşlarımız üniversitelere geldikleri zaman bağımsızlaştırılır, yalnızlaştırılır ve bir noktadan sonra uyuşturucu ile tanıştırılır, kültürel bir yozlaşma içine girer. Yoz bir alkol ortamı ile tanıştırılır. Bu devletin Kürt öğrenci üzerinde izlediği politikadır. Yine aynı amaca hizmet ediyor: Bir halkı kimliğiyle, diliyle yok etmek.”

“Saldırılara örgütlenmemizle cevap oluyoruz”

TEV-KOM’un ise bu durumlara karşı hangi perspektif ve çalışmaları yürüttüğünden bahsederek şu ifadeleri kullandı:

“Biz TEV-KOM olarak üniversitelerde yıllar boyu yaşadığı coğrafyada ötekileştirilmiş, katliamlara maruz kalmış, görmezden gelinmiş bir halkın üniversitede ve akademik alanlarda olan öğrencileriyiz. Bizler bu sorunlara çözüm noktası olmaya çalışıyoruz. Bunun için üniversitelerde kendi topluluklarımızı inşa ediyoruz. Bu topluluklarda sadece dil ve kimlik noktasında kalmıyor. Aynı zamanda toplumda bir insan olmanın ne olduğunu tartışıyoruz ve bunlara bir çözüm olmaya çalışıyoruz. Ve bunları pratik eylemselliğimize de yansıtıyoruz. Tabii bunun yanında sadece bunu bir şey örgütlü bir kültür dil örgütlü yalnız kalmıyor. Aynı zamanda üniversitede kendi öz savunmamızı da oluşturuyoruz. Arkadaşlarımızın özel savaş politikalarına karşı bir savunma geliştiriyor.”

TEV-KOM’un üniversitelerdeki bu tür saldırılara karşı en iyi cevabını örgütlülüğe verdiğini hatırlatan Şahin, “Bunu sadece bir sayısal kitle olarak değil aynı zamanda arkadaşlarımızla bir zihniyet birlikteliği ve bir örgütlülük sağlıyoruz. Anayasal haklarımızı kullanarak basın açıklamalarıyla gündem oluşturuyoruz. Biz şunu çok iyi biliyoruz ki bu ülkücü çeteler, bu faşist çeteler bu tür bir örgütlülük karşısında bu saldırganlığını istese de gösteremiyor. Zaten amaçları da TEV-KOM gibi yapıların oluşmasına engel olmak ve onlara bir alan yaratmamaktır” dedi.

“Üniversitelere barış sürecini yansıtmak bize düşer”

Türkiye’de devam eden bir süreç olduğunu belirten Şahin böylesi bir ortamda Kürt öğrencilere yönelik saldırının gündeme gelmesini “Devlet barış ve demokrasiyi, eşitliği üniversitede niye sağlamıyor?” sorusu ile dile getiriyor:

“Bunca zamandır halen tek bir adım atılmaması da bunun bir göstergesidir. Çünkü biz bunun en iyisini kendi yaşam alanlarımızda görüyoruz. Üniversitelerden görüyoruz. Biz her zaman yine biz barıştan yana olacağız. Biz demokrasiden yana olacağız. Biz eşitlikten yana olacağız. Biz üniversitelerin özgür alanlar olduğunu savunan insanlarız ve bu doğrultuda mücadele ediyoruz.”

Şahin, TEV-KOM olarak pratik eylemselliklerine devam edeceklerini belirterek “Üniversitelerde bir araya gelen TEV-KOM yapısı olarak, bileşenleriyle beraber, bu faşizan yapılara karşı hiçbir zaman adımızı geri atmayacağız. Nihai amacımız Kürt halkının, Kürt dilinin anayasal düzlemde bir statü kazanması, Kürt dilinin anadil ve resmi bir dil olması hedefimiz var ve bu konuda bu tür yapılara, sistemin inkar politikalarına bir adım dahi olsun geri atmayacağız” dedi.

Son bir senede üniversitelerde ırkçı saldırılar

Haziran 2025 – Haziran 2026

Eylül 2025 Taciz & Tehdit

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Tarih Bölümü 1. sınıf öğrencisi, kendilerini “okulun ülkücüleri” olarak tanımlayan bir grubun sistematik taciz ve baskısına maruz kalmaya başladı. Süreç sözlü tehditlerle başladı ve aylarca aralıksız devam etti.

Kaynak: Cumhuriyet

18 Kasım 2025 Silahlı Tehdit

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Aynı grup öğrencileri kamerasız bir sınıfa çekerek silahla tehdit etti. Olay çok sayıda tanık tarafından görüldü ve CİMER’e şikâyet edildi. Baskılar yine de sürdü.

Kaynak: Cumhuriyet

27 Ekim 2025 Palalı Saldırı

Ankara Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü

Kendilerini “Hacettepe Ülkücü Teşkilatı (HÜT)” olarak tanımlayan yüzleri maskeli grup, pala ve döner bıçaklarıyla kampüse girerek protesto eylemindeki öğrencilere saldırdı. En az bir öğrenci yaralandı ve Bilkent Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Saldırıyı Ülkü Ocakları’na bağlı Hacettepe Teşkilatı sahiplendi, Ankara Ülkü Ocakları İl Başkan Yardımcısı sosyal medyadan “Kampüslerin tek sahibi ülkücülerdir” dedi.

Saldırganlar gözaltına alınmazken tedavi için hastaneye giden yaralı öğrenci dahil 44 öğrenci polis tarafından hastanede gözaltına alındı, tomografi sırası bekleyen öğrenciler de bu kapsamda tutuldu.

Kaynak: Gazete Pencere

24 Şubat 2026 Fiziksel Saldırı

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Eylülden bu yana süren taciz ve silahlı tehdit sürecinin ardından aynı grup sınıf içinde fiziksel saldırıya geçti. Öğrenci boyun ve kafa bölgesinden yaralandı, silahlı olduğu öne sürülen saldırganlar olay yerinden kaçtı. Mağdur darp raporu alarak Emniyet’e şikâyetçi oldu.

Kaynak: Cumhuriyet

8 Haziran 2026 Darp & Yaralama

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü — Hukuk Fakültesi

Kendilerini “Ülkücü Hareket” olarak tanımlayan grup, 4 Kürt öğrenciye ırkçı saldırı düzenledi. Saldırıda yaralanan öğrenciler hastanelerden darp raporu aldı. Avukat Doru Ninsu Arslan, üniversitedeki özel güvenlik görevlilerinin öğrencilerin kampüste olduğunu ırkçı gruba bildirdiğini açıkladı. Üniversite yönetimi saldırganlar yerine mağdur öğrencilere disiplin soruşturması başlattı.

Kaynak: MA

Haziran 2026 Çivili Sopayla Saldırı

İzmir Ege Üniversitesi — Kütüphane Önü

Hakkında kampüse uzaklaştırma kararı bulunan Mehmet Çınar Kumlu önderliğindeki ülkücü grup kütüphane önünde bir öğrenciye saldırdı. Görgü tanıklarına göre çivili sopalar kullanıldı. Aynı grubun daha önce Öğrenci Sendikası üyelerine pala ve kesici aletlerle saldırdığı basına yansımıştı.

Kaynak: Politika Haber

~12 Haziran 2026 İkinci Saldırı

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü — Hukuk Fakültesi

8 Haziran’da saldırıya uğrayan aynı Kürt öğrenciler, final sınavı için amfideyken ikinci kez ırkçı grubun hedefi oldu. Grup amfi kapısını zorladı, öğrenciler içeride mahsur kaldı. Polis kampüse girerek öğrencileri salonu terk ettirdi ancak dışarıda da saldırı sürdü. Öğrenciler can güvenliğinin kalmadığını açıkladı. 4 öğrencinin de sınava giremedikleri belirtildi.

TEV-KOM (Kürt Dili ve Kültürü Öğrenci Toplulukları Hareketi) Beyazıt Meydanı’nda protesto eylemi düzenledi. ÖHD Avukatı Doru Ninsu Arslan: “Bu saldırılar münferit değil, üniversiteleri yozlaştırma, apolitikleştirme, sindirme politikalarının birer parçasıdır.”

Kaynak: MA

Not: Bu kronoloji mevcut haberlerden derlenmiştir.

Doğa Tekneci

Doğa Tekneci

İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunu. bianet 2025 Mart dönemi stajyeri. Atölye BİA'nın Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik atölyesini tamamladı. İnsan hakları, hayvan hakları, ekoloji ve toplumsal cinsiyet başlıklarına ilişkin haberler üretiyor.

Yazarın Tüm Dosyaları →