Ankara’da NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan 209 kişi arasından 103’ü tutuklandı. Tutuklananlar arasında gazeteci Yıldız Tar da bulunuyor.

Ankara’da NATO Zirvesi öncesinde 23 Haziran sabahı düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınan 209 kişinin emniyetteki ifade işlemleri tamamlanarak savcılığa sevk edildi. “Örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla gözaltına alınanlar arasından 135’inin emniyet işlemleri tamamlandı.
Tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilen 129 kişiden 103’ü tutuklandı, 26 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Tutuklananlar arasında TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, Halkevleri GYK üyesi Hediye Yıldırım, Umut-SEN sözcüsü Burcu Arıkan, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nden (ÇHD) avukatlar Semra Demir ile avukat Kürşat Bafra ve Doç. Dr. Emel Memiş de bulunuyor.
Gazeteci Yıldız Tar’a “Aile Yılı” soruldu
Kaos GL’nin paylaştığı bilgilere göre gazeteci Yıldız Tar’a ifade işlemleri sırasında NATO’ya ilişkin herhangi bir soru sorulmazken hükümetin ilan ettiği “Aile Yılı” politikalarına ilişkin görüşleri soruldu.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin Yıldız Tar’ın tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşım şu şekilde:
“NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan gazeteci Yıldız Tar, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Tar, 23 Haziran’da gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınmıştı. Bugün adliyeye sevk edilenler arasında yer alan Tar hakkında tutuklama kararı verildi.
NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan gazeteci Yıldız Tar’ın tutuklanması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaledir
Gazeteci Yıldız Tar’ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor, basın özgürlüğüne yönelik tüm baskı ve müdahalelere son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada, soruşturmanın “terör örgütlerinin ülke genelindeki eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine” yönelik olduğunu iddia etti.
Gözaltındaki diğer kişilerin ise emniyetteki işlemleri devam ediyor.
Çiçek: Gözaltıların kamu güvenliğiyle ilişkisi nedir?
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen operasyon kapsamında siyasetçi, sendikacı, gazeteci, akademisyen, avukat ve LGBTİ+ aktivistlerinin gözaltına alınmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Çiçek’in soru önergesi şu şekilde:
NATO Zirvesi öncesinde aralarında siyasetçi, sendikacı, gazeteci, akademisyen, avukat ve LGBTİ+ aktivistlerinin bulunduğu yüzlerce yurttaşın şafak baskınlarıyla gözaltına alınmasının dayanağı nedir? Bu kişilerin demokratik ve barışçıl faaliyetleri kamu güvenliği tehdidi olarak mı değerlendirilmiştir?
Operasyon Turkuaz kapsamında gerçekleştirilen kitlesel gözaltılar ve toplantı-gösteri yasaklarıyla NATO Zirvesi öncesinde demokratik muhalefetin ve toplumsal itirazların baskı altına alınması mı amaçlanmıştır? Bu uygulamaların kamu güvenliğiyle ilişkisi nedir?
Toplumsal ve siyasal alanda görünürlüğü bulunan gazeteci, avukat, akademisyen, sendikacı ve siyasetçilerin şafak baskınları, kapı kırmalar ve ters kelepçe uygulamalarıyla gözaltına alınmasının amacı nedir? Bu uygulamalarla kamuoyuna ve demokratik muhalefete nasıl bir mesaj verilmek istenmiştir?
Ankara’da 13 gün süreyle tüm toplantı ve gösterilerin yasaklanmasının gerekçesi nedir? Bu yasak kararıyla Anayasa’nın 34’üncü maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri hakkı fiilen ortadan kaldırılmamış mıdır?
Ankara TEM Şube’de gerçekleşen polis şiddetiyle ilgili sorumlu kolluk personeli hakkında idari veya adli soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa gerekçesi nedir?
Tutanak tutmak üzere gelen Ankara Barosu yetkilisinin binaya alınmamasının hukuki gerekçesi nedir? Bu uygulama, kolluk görevlilerinin eylemlerinin denetlenmesini engelleyerek cezasızlık pratiğini güçlendirmemekte midir?



