Hasta mahkum Taşar hayatını kaybetti: “ATK tarafsız değil”

Tahliyesi sürekli ertelenen hasta mahkum Mehmet Edip Taşar, 24 Mart’ta hayatını kaybetti. ÖHD Hapishane Komisyonu üyesi Yıldız: “Hasta mahkumlar göz göre göre ölüme mahkum ediliyor.”

Marmara 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 27 Aralık 2022 tarihinden beri tutulan hasta mahkum Mehmet Edip Taşar, 24 Mart’ta tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Taşar, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) “hasta mahpuslar” listesinde yer alıyordu.

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, 25 Şubat tarihinde hasta mahkum Mehmet Edip Taşar’ın durumuna ilişkin İstanbul Beyoğlu’nda bulunan baro binasında basın toplantısı gerçekleştirmişti.

Toplantıda İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi üyesi Rabia Gündoğmuş, Taşar’ın 40 kiloya düştüğünü, görme, yürüme ve konuşma kabiliyetinin azaldığını vurgulamıştı.

Merkez 13 Mart tarihinde de konuya dikkat çekmek üzere bir basın açıklaması yayımlamıştı.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi 26 Şubat’ta, Taşar’ın Adli Tıp Kurumu’na sevki sırasında doktorların sözlü ve fiziksel saldırısına uğradığını açıklamıştı.

2025’te hasta mahkum sayısı

İHD 2025 Yılı Hasta Mahpuslar Raporu‘na göre Türkiye Hapishanelerinde tespit edildiği kadarıyla 161’i kadın ve 1251’i erkek olmak üzere en az 1412 hasta mahkum bulunuyor. Rapora göre, 335 mahkumun sağlık durumu ağır.

Bunların arasından 230’u tek başına yaşamını devam ettiremiyor ve 105’inin de desteğe ihtiyacı bulunuyor. 188 mahkumun ise hastalıkları nedeniyle sürekli olarak kontrol edilmesi gerekiyor.

Raporda hasta mahkumların zamanında revire götürülmemesi, 3. basamak sağlık hizmetlerine sevk işlemlerinde ise aylarca sırada bekletilmeleri ve yetersiz beslenme, ısınma ve hijyen koşullarında yaşadıkları belirtilmişti.

ÖHD, Taşar’ın ölümü ardından yaptığı açıklamada yapılan birçok hukuki başvuruda infaz erteleme kararı veya sağlık durumuna rağmen Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından “hapishanede kalamaz” raporu verilmediğini belirtmişti.

ÖHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Destina Yıldız, Taşar ve hasta mahkumlar konusu ile ilgili olarak Niha+‘ya konuştu. Yıldız, Mehmet Edip Taşar’ın ve bütün hasta mahkumların ölümüne ilişkin ATK’nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan uzak yapısı sebebiyle hasta mahkumlarla ilişkin dosyalar başta olmak üzere birçok dosyada çelişkili raporlar verildiğini vurguladı.

ATK raporlarının nasıl hazırlandığı sürecini anlatan Yıldız, sözlerine şöyle devam etti:

“Hasta mahkumlar özelinde 5275 Sayılı Kanunu’nun 16. maddesinin 3. fıkrasında ‘hastalığının hayatı için kesin tehlike teşkil ettiğine Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor gereği karar verilen’ kişilerin infazlarının ertelenebileceği düzenlenmiştir. Buna göre hasta mahkumun infazının ertelenmesi için önce savcılığa başvurarak hastaneye sevkinin sağlanması, daha sonra ilgili heyetten rapor alınması, hazırlanan bu raporun onay için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi veya doğrudan hasta mahkumun Adli Tıp Kurumu’na sevkinin yapılması gerekmektedir. Muayene sonrasında raporun burada hazırlanıp ATK’nin onayladığı veya hazırladığı rapor sonrasında ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkumun ‘toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı’ şeklinde değerlendirilme yapılması gerekiyo.

ATK raporları fiilen uygulanmıyor

Yıldız, hasta mahkumların durumları göz önünde bulundurulduğunda ATK raporlarının fiilen gerçekleştirilmediğini belirtti.

“Adli Tıp Kurumu tarafından ‘hapishanede kalamaz’ raporu verilen durumlarda da mahkumların tahliyeleri savcılıklar veya mahkemeler tarafından gerçekleştirilmiyor. Hasta mahkumlar; savcılık, hastane ve Adli Tıp Kurumu arasındaki çelişkili raporlarla ölüme mahkum ediliyor.”

Yıldız, AİHM’in özellikle ölümcül hastalığa yakalanmış kişiler veya sağlık durumu hapishane koşulları ile uyumsuz hale gelmiş kişilerin alıkonulmaya devam etmesinin 3. maddede düzenlenen işkence yasağı kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ettiğini anlattı.

“Uluslararası ve ulusal düzenlemeler ile yargı kararları kapsamında devlet hapishanelerdeki mahkumların sağlık ve yaşamlarından sorumludur. Mahkumların başta yaşam hakkı olmak üzere tedavi ve sağlık hakları önündeki engelleri kaldırarak mahkumların tedavi ve sağlık haklarına erişimini sağlamakla yükümlüdür.”

Mahkumlar göz göre göre ölüme mahkum ediliyor

“Oysa bugün Türkiye’de hasta mahkumlar ya hiç tahliye edilmiyor ya da ölüm eşiğine gelmeden tahliye edilmiyor. Bu aşamada tahliye edilen hasta mahkumlar geciken teşhis ve tedaviler nedeniyle kısa süre sonra hayatlarını kaybediyorlar. Hasta mahkumlar göz göre göre ölüme mahkum ediliyorlar. Hayatını kaybeden hasta mahkum Mehmet Edip Taşar da bu isimlerden birisi. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olan “hapishanede kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmemesi ve ölüme mahkum edilmesi devletin politik mahkumlara ve hasta mahkumlara yaklaşımının en açık göstergesidir.”

HRANA: İran’da en az 1.298 sivil hayatını kaybetti

HRANA, 28 Şubat’ta başlayan İran ve ABD-İsrail arasındaki savaş nedeniyle aralarında 29’u kadın ve 205’i çocuk olan en az 1.298 sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Son iki haftadaki saldırıların yoğunluk noktalarına göre dağılımı haritası, HRANA

ABD merkezli ve bağımsız bir insan hakları kuruluşu olan İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 28 Şubat’tan bu yana İran ve ABD-İsrail arasında yaşanan savaşa dair açıklama yaptı.

HRANA, 28 Şubat’tan bu yana kaydettiği veriler, İran’daki savaş nedeniyle görülen hasar ile birlikte ölü ve yaralı sayısının verilerini kamuoyuyla paylaştı.

HRANA tarafından verilen verilere göre, savaşın on dördüncü gününün sonuna kadar İran’ın çeşitli bölgelerinde toplam 2.061 ayrı olayda 5.480 saldırı kaydedildiğini ve bu saldırıların 4.765 sivil ve asker kaybına yol açtığını belirtti.

En çok zarar gören şehir: Tahran

İran’ın 31 eyaletin tamamının en az bir kez hedef alındığını söyleyen HRANA, toplamda 209 şehrin bu dönemde ya doğrudan saldırıya uğradı ya da saldırıların yol açtığı hasara maruz kaldığını açıkladı. 31 eyalet içinde en çok saldırıya maruz kalan eyaletin, saldırıların %39.53’ünün hedefi olmasıyla Tahran olduğu belirtildi.

36 okul hasar gördü

HRANA, yapılan saha incelemeleri sonucunda birçok sağlık tesisinin, okulun ve yerleşim alanının ciddi zarar gördüğünü ortaya koydu.

HRANA, en az 20 hastane veya tıp merkezinin hasar gördüğünü açıkladı. Ülke genelinde en az 36 okulun hasar gördüğünü, bu olayların yedisinde, birçok öğrencinin de hayatını kaybettiğini veya yaralandığını belirtti.

Hayatını kaybeden 1298 sivilin en az 205’i çocuk

HRANA, aralarında en az 205 çocuğun ve en az 29 kadının bulunduğu 1.298 sivilin hayatını kaybettiğini söyledi. Saldırılar sırasında en az 654 sivilin yaralandığı biliniyor. Paylaşılan veriler, saldırılar sırasında en az 14 çocuğun ve en az 30 kadının yaralandığını gösteriyor.

Raporda ayrıca 599 kişinin ölümünün “belirsiz” olarak kaydedildiği, fakat bazı bölgelere bağımsız erişimin olmaması ve kriz koşullarında mağdurların kimliklerinin kesin olarak tespit edilmesindeki zorluklar nedeniyle doğrulanamadığı ifade edildi.

HRANA, hükümet tarafından yapılan internet kesintisinin savaş sırasındaki olayların belgelenmesi ve olası insan hakları ihlallerinin kaydedilmesi üzerinde de önemli bir etkisi olduğunu söyledi.

Senegal’de LGBTİ+lara hapis cezası 5 katına çıkarıldı

Senegal Ulusal Meclisi, LGBTİ+ ilişkiler için öngörülen azami cezayı iki katına çıkararak bu suçun hapis cezasını 10 yıla yükseltecek içeren bir yasa tasarısını kabul etti.

Fotoğraf: KaosGL

Senegal Meclisi LGBTI+ bireylere yönelik ayrımcı bir karara daha imza attı. Bu karara göre, Senegal, “doğaya aykırı eylemleri” yasaklayan Ceza Kanunu’nun 319. maddesi uyarınca, rıza ile gerçekleşen eşcinsel ilişkiler için verilen cezaları 5 yıl ile 10 yıl arasında cezalandırmayı öngören yasayı kabul etti.

PinkNews‘te yer alan habere göre, bu karar 11 Mart günü kabul edildi. Senegal, “doğaya aykırı eylemleri” yasaklayan Ceza Kanunu’nun 319. maddesi uyarınca, rıza ile gerçekleşen eşcinsel ilişkileri halihazırda 1 ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasına mahkum ediyordu.

Hapis ve para cezası 5 katına çıkarılacak

Senegal Başbakanı Ousmane Sonko tarafından geçen ay parlamentoya sunulan yeni yasa tasarısı, eşcinsel ilişkileri “doğaya aykırı” olarak nitelendiriyor. Tasarı, bu suçtan hüküm giyenlere verilen hapis cezasını 1 ile 5 yıldan 5 ile 10 yıl arasına çıkarıyor. Ayrıca bu tasarı, eşcinselliğin teşvik edilmesini bir suç sayarak para cezasını 1,5 milyon CFA frangından (115.807,95 TL) 10 milyon CFA frangına (772.053 TL) çıkarıyor.

Ceza Kanunu’nda değişiklik getiren yasa tasarısı, Senegal parlamentosunda 11 Mart’ta yapılan oylamada 135’e karşı sıfır oyla kabul edildi; üç milletvekili ise çekimser kaldı. Tasarı şimdi Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye’nin imzasını bekliyor. Milletvekili ve yasama üyesi Diaraye Ba, oylamanın ardından “Eşcinseller bu ülkede artık nefes alamayacak. Eşcinseller bu ülkede artık ifade özgürlüğüne sahip olmayacak.” dedi.

Birçok haber kaynağının duyurduğuna göre, bu tasarı, eşcinsel ilişkilere verilen 1 ile 5 yıl arasında olan hapis cezasını, eşcinsel ilişkileri “doğaya aykırı eylemler” olarak adlandırarak hapis cezasını 5 ile 10 yıl arasına çıkarıyor. Ayrıca bu tasarı, eşcinsel ilişkileri savunan herkese 3 ile 7 yıl arasında hapis cezası getiriyor.

Reuters‘in haberine göre, İslam ve sivil toplum örgütlerinden oluşan bir ağ olan ve homofobik çalışmalarıyla bilinen And Samm Jikko Yi’nin lideri İmam Babacar Sylla, Faye’den tasarıyı bir an önce yasalaştırılmazsa LGBTİ+’ların hastalık bulaştırmaya devam edeceğini söyledi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, bu tasarının insanları tehlikeye koyacağını belirterek cumhurbaşkanını tasarıyı imzalamamaya çağırdı.

“Bu tasarı daha fazla korkuyu ve göçü getirecek”

BBC News’e konuşan Senegal LGBTİ+ Derneği Başkanı ve tıp doktoru Charles Dotou, “Eşcinsel ilişkilerin çoğu zaten gizli kalıyordu.” dedi. Dotou, sözlerine şöyle devam etti:

“Tek olacak olan şey, insanların daha fazla saklanmaya başlaması, daha fazla korku yaratması ve insanların o toplulukta normal bir şekilde yaşamaktan korkması olacaktır. Böylece, zaten ifşa olmuş kişiler başta olmak üzere, bir göç dalgası yaşanacak ve bu da toplumda bir miktar kaos yaratacaktır.”

Ne Olmuştu?

Geçen sene Senegal, Dakar’daki eşcinsellik karşıtı protestoların ardından, Mayıs 2025 bitiminde eşcinsel ilişkilere karşı mevcut yasaları sertleştirmeye yönelik hükümet tarafından yeni bir kampanya başlatılmıştı.

Yasa tasarısı öncesi gözaltı dalgası

France24‘ün haberine göre, geçtiğimiz haftalarda Senegal’deki sosyal mecralar homofobik mesajlar ve eşcinsel ilişkiye girdikleri iddia edilen kişilerin kimliklerinin ifşa edilmesi yönündeki çağrılarla dolmuştu.

Uluslararası medya, Şubat ayından bu yana ülkenin LGBTİ+ karşıtı yasaları kapsamında düzinelerce erkeğin gözaltına alındığını bildirdi. Bu gözaltı dalgasının başlangıcında polis, aralarında medya sunucusu Pape Chinch Diallo ve müzisyen Djiby Dramé’nin de bulunduğu 12 kişiyi gözaltına almıştı. Gözaltılar genellikle suçlamalara ve telefon aramalarına dayandırılmıştı. Human Dignity Trust‘un paylaştığı verilere göre,aynı ayın ilerleyen günlerinde aralarında bir gazetecinin de bulunduğu birkaç gözaltının daha gerçekleştiği ve bazı kaynaklara göre bugüne kadar 40 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Aralarından bazıları, her türlü cinsel yönelime sahip kişilerin HIV’e yakalanabileceği ve yayabileceği bilimsel olarak uzun bir süre önce kanıtlanmış olmasına rağmen “HIV’i kasıtlı olarak bulaştırmakla” suçlanıyor.

Afrika’daki 54 ülkeden en az 32’sinde, eşcinsel ilişkileri yasaklayan ve cezalandıran yasalar bulunduğu biliniyor. Bu ülkeler arasından Uganda, Moritanya ve Somali’de bu suçlara idam cezası uygulanmaktadır.

ILGA verilerine ve Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi‘ne göre ise Sadece Güney Afrika Cumhuriyeti, Angola Cumhuriyeti ve Mozambik Cumhuriyeti LGBTİ+’lara yönelik nefret suçlarını ceza kanunlarından açıkça kaldırmıştır.

Kaynak: Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi, BBC News, France24, ILGA, PinkNews, Reuters

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.