"Ailem Güvende" operasyonlarına karşı protesto

Çağlayan Adliyesi önünde en az 100 kişi gözaltına alındı

“Ailem Güvende” adlı operasyonları protesto etmek için Çağlayan Adliyesi önünde buluşan LGBTİ+’lar ve İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri arasından 100’ü aşkın kişi gözaltına alındı. Basın çalışanlarının önüne otobüslerle abluka kuruldu.

Fotoğraf: Gazeteci Eylül Deniz’in videosundan bir kesit

13 Eylül’den bu yana Adalet Bakanı Akın Gürlek’in öncülük ettiği LGBTİ+’lara dönük “Ailem Güvende” adlı polis operasyonlarının ardından İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri ile LGBTİ+’lar, Çağlayan Adliyesi önünde gözaltı ve tutuklamalara karşı basın açıklaması düzenledi. Basın açıklaması için kadınlar, LGBTİ+’lar, sendika üyeleri ve siyasi kurumlar, 12.30’da adliye önünde buluştu.

Polis, Çağlayan Adliyesi önüne açıklama için gelen kitleyi abluka altına aldı. Kitle, polis ablukasının içinden “Genel ahlak, kimin ahlakı?” ve “Neredesin aşkım, buradayım aşkım” sloganları attı.

Polis Çağlayan Adliyesi önünde toplanan çok sayıda kişiyi işkence ile gözaltına aldı. Avukatlar, 106 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.

Ablukadaki kitleyi ve gözaltıları görüntü altına alan basın çalışanları, etraftaki polisler tarafından uzaklaştırıldı. Basın çalışanlarının önüne otobüslerle abluka kuruldu. Basın çalışanlarının haber yapması engellendi.

TGS’nin aktardığına göre, Birgün muhabiri Sarya Toprak ve ARD TV Muhabiri Şener Azak gözaltına alındı. Çağdaş Hukukçular Derneği, Avukatlar Gülyeter Aktepe, Tuğba Yılmaz ve Berfin Karaşah’ın gözaltında olduğunu duyurdu.

Çağlayan’da polis “Gözaltılar serbest bırakılsın” pankartıyla LGBTİ+’lara dönük gözaltı ve tutuklamaları eleştiren bir kişiye saldırdı.

Polis, kafelerin önündeki vatandaşlara, milletvekillerine, avukatlara ve gazetecilere müdahale etmeye devam etti.

Çağlayan Adliyesi önünde okunması engellenen basın açıklamasının tam metni şöyle:

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

YAŞASIN LUBUNYA DAYANIŞMASI

Ne LGBTİ+ olmak ne de örgütlenmek suç!

13 Eylül’den beri LGBTİ+ derneklerine ve LGBTİ+’lara yönelik birçok ilde kapsamlı operasyonlara tanık oluyoruz. Sosyal medya hesapları ve web siteleri kapanırken “Ailem Güvende” adıyla evler ve dernek binaları basılarak çok sayıda LGBTİ+ gözaltına alındı, 21 kişi ise tutuklandı. Devlet eliyle servis edilen manipülatif görüntü ve videolarla dernekler kriminalize edilmek, itibarsızlaştırılmak istendi. Devletin denetlediği ve bakanlıkların da aldığı fonlar üzerinden yanıltıcı bilgi yayarak; bu fonları almak suç unsuruymuş gibi derneklerin yasadışı bir iş yaptığı algısı oluşturulmaya çalışıldı. Bugün arkadaşlarımız burada olacaktı ancak türlü bahanelerle gözaltı süreci uzatıldı.

“Müstehcenlik” ve “fuhuşa teşvik” gibi muğlak kavramlarla suç tanımı geliştiren ve bu tanımlar üzerinden kendi muhafazakar değer yargılarını dayatarak toplumun bir kesimini suçlu ilan etmeye çalışan iktidar, cinsiyet kimliklerini ve cinsel yönelimleri kriminalize ederek açıkça suç işliyor. Transların yaşamın ve istihdamın tüm alanlarından dışlandığı bir gerçeklikte bir yandan kimlikleri nedeniyle Zoe’nin ve Meli’nin mesleğini elinden alanlar, öte yandan trans kadınların var olma ve geçim mücadelelerini “ahlaksızlık” diyerek hedef gösteriyor. İkiyüzlü devlet, kadın sömürüsünden kar sağlayanlara resmi vergi tabelası verirken trans kadınlara ise suçlu muamelesi yapıyor.

GENEL AHLAK KİMİN AHLAKI

Bu operasyonun, LGBTİ+lara yönelik nefretin devlet eliyle somutlaşması niteliği taşıdığını ve LGBTİ+’ların varlıklarının kriminalize edilmesini amaçladığını görüyoruz. Bu saldırılar yalnızca, toplumda kimliğinden dolayı işsiz kalan, şiddete maruz kalan, intihara sürüklenen translar, tüm LGBTİ+’lar ve bu kişiler için hayati önem taşıyan, maddi, hukuki ve psikolojik olarak destek sağlayan, dayanışma alanları yaratan yaşam hakkı savunucularına, derneklere yönelik değil. Bu saldırılar bütün bir toplumu, iktidarın belirlediği ve dayattığı kalıplara hapsetme politikalarının bir adımı.

VARLIĞIMIZ SUÇ DEĞİL, NEFRET SUÇTUR!

NEFRETE İNAT YAŞASIN HAYAT!

Bu operasyonlara “Ailem Güvende” adını verenlere soruyoruz: Kimin ailesi, kime karşı, nasıl güvende? Aileyi koruma adı altında yürütülen bu politikalar Gülistan Doku’yu, Hande Kader’i, Miraş Güneş’i, Esra Ateş’i, Ecem Seçkin’i ve Fatma Şengül gibi daha nice kadını ve lubunyayı korudu mu? Şiddetin üzerinin aile mahremiyetiyle örtüldüğü, kadınlardan bu şiddet dolu evlilikleri sürdürmelerinin beklendiği, çocukların yetişkinlerin itibarını korumak için susturulduğu yerde kimin güvende olmasından bahsediyorsunuz? Şiddetle, eşitsizlikle bezeli bir ailenin devamlılığı uğruna kadınların hayatından, çocukların sözünden, LGBTİ+’ların varlığından vazgeçilmesini isteyen bu anlayışla biz kadınlar ve lubunyalar yıllardır mücadele ediyoruz. Ailenin, çocukların güvenliği üzerinden üretilen bu söylemlere karşı biliyoruz ki çocuklar, yetişkinlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerini eşit ve özgür bir biçimde yaşaması veya nefrete, şiddete, ayrımcılığa karşı örgütlenmesi nedeniyle değil; devletin kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları hedef alan politikaları yüzünden güvende değil. Sömürüldükleri MESEM’ler yüzünden, mahkum edildikleri tarikatlar ve çeteler yüzünden güvende değil. Aile içinde şiddete, istismara maruz kaldıkları için güvende değil.

Bu saldırganlık karşısında susmayacağız. Hiçbir kadını, hiçbir transı, hiçbir LGBTİ+’yı yalnız bırakmayacağız. Nefret politikalarına, erkek egemenliğine, faşizme karşı hayatlarımızdan, haklarımızdan, birbirimizden ve örgütlü mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Nefreti körüklemenin, dezenformasyon yayarak algı oluşturmaya ve yasa dışı ilan etmeye çalışmanın, gözaltıların, tutuklamaların, toplumun bir kesimini düşmanlaştırmanın,kendi muhafazakar kalıplarını dayatmanın karşısında tüm toplumsal muhalefeti mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

Ne olmuştu?

Kaos GL Derneği’ne yönelik gece saatlerinde polis operasyonu düzenlendi. Operasyon sonucu yedek üyelerle birlikte yönetim ve denetim kurulu üyeleri evlerinden gözaltına alındı. Ankara, Mersin, Kuşadası, İstanbul ve İzmir dahil 15 ilde LGBTİ+ derneklerine, LGBTİ+ aktivistlerine ve bazı mekanlara yönelik art arda operasyon düzenlendi. LGBTİ+ dernek ve aktivistlerine ait olan onlarca site ve sosyal medya hesabı erişime engellendi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in X hesabından yayınladığı açıklamasına göre, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen “Ailem Güvende” adlı operasyonlarında 15 ilde 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı 14 Eylül 2026 tarihli genelge, 81 ildeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderildi. Genelgede, bu tür içeriklerin, toplumu “ahlaksızlığa ve cinsiyetsizleştirmeye” teşvik ettiği ve Anayasa’nın 41’inci maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olduğunun, devletin aile, gençler ve çocukların korunması amacıyla gerekli tedbirleri alacağının düzenlendiği yazıldı.

Kuşadası’nda 5 kişi bu operasyonlarda tutuklandı. İzmir’de gözaltına alınan 18 kişiden 16’sı tutuklandı. Ankara’da ise Kaos GL’ye dönük soruşturmalar kapsamında 21 kişinin gözaltı işlemleri sürüyor.

Bu gözaltı ve tutuklamalara karşı İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, dün (14 Eylül) bir basın açıklaması düzenledi. Açıklama esnasında polis kitleye müdahale etti ve 2 kişiyi gözaltına aldı.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.