Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla on ilde yürüyüş: “Özgür basın susturulamaz”

Gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, baskı ve sansüre karşı 10 ilde sokaklara çıkan basın meslek örgütleri ve gazeteciler, bu uygulamaların onları yıldıramayacağını vurguladı. Basın çalışanlarıyla dayanışmak için yürüyüşe katılan yurttaşlar ise haber alma hakkının gasp edilmesine karşı eyleme katıldıklarını söyledi.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla bugün İstanbul ve Diyarbakır başta olmak üzere toplam on ilde yürüyüş yapıldı. Gazeteciler, basın emekçileri ve yurttaşlar gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, haber sitelerine getirilen erişim engellerine ve medya kuruluşlarına atanan kayyımlara karşı “Sansüre hayır, habere özgürlük” şiarıyla 10 ilde sokaklara çıktı.

İstanbul’da Kadıköy Boğa Heykeli önünde buluşan yüzlerce kişi, Diyarbakır’da ise Adliye önünde toplanan kitle “Özgür basın susturulamaz” sloganı attı. 10 şehirde okunan basın açıklamalarında sansürün, otosansürün, kapatmaların ve tutuklamaların sadece gazetecilerin değil bütün toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi olduğuna dikkat çekildi.

“Her an işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıyayız”

İstanbul’daki eylemi Niha+’dan Doğa Tekneci ve muhabiri Gökçe Bayrak takip etti. Eylem, yüzlerce kişinin Boğa Heykeli’nden iskeleye yürümesi ve ardından basın açıklaması okunmasıyla devam etti. Yürüyüş sırasında kalabalıktan sık sık “Basın hürdür, susturulamaz,” “Faşizme karşı omuz omuza,” ve “Sansüre hayır” sloganları yükseldi.

İstanbul’da yürüyüşe katılan gazeteci Banu Güven, Niha+’ya verdiği demeçte basına yönelik baskının biçim değiştirdiğini söyledi. Güven, eskiden televizyonların kapatıldığını, bugün ise el konulduğunu ve iktidar tarafından başka araçlara dönüştürüldüğünü anlattı. Gazetecilerin haksız yere hukuki baskıyla da karşılaştığını belirten Güven, “Meslektaşlarımızla her an işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıyayız” dedi.

Gazeteci Ercüment Akdeniz, Türkiye’de güçlü bir demokratik, devrimci özgür basın geleneği bulunduğunu hatırlatarak “Kalemi yere düşürmeyeceğiz” dedi.

Fotoğraf: Doğa Tekneci

“Hırsızlar dışarıda, gazeteciler içeride”

Yürüyüşe katılan yurttaşlar arasından Yeter Kaya, özgür basına yönelik saldırıların yeni olmadığını vurgulayarak “Hırsızlar dışarıda, gazeteciler içeride” diye konuştu. Bir diğer yurttaş Tülay Özbay ise gazetecilere özgürlük talebiyle alanda olduğunu söyledi. Özbay, “AKP iktidarının nefes kadar ihtiyacımız olan doğru habere ulaşma hakkımızı diğer tüm haklarımız gibi gasp etmesine karşıyım” diyerek basın çalışanlarıyla dayanıştığını ifade etti.

Öğrenci olarak yürüyüşe katılan Doğa, basına yönelik saldırıları AKP iktidarının artık ülkeyi yönetememesinin ve karşısında duran herkesi susturma çabasının sonucu olarak değerlendirdi. Doğa, “Bu sonsuza kadar devam edebilecek bir şey değil, biz aslında bu yüzden buradayız” dedi.

Basın özgürlüğünü savunmak için kedisiyle alanda bulunan Deniz Yücelen de basın çalışanlarını desteklediğini belirterek “Bir sonuca ulaşmadan susmayacağız, her zaman meydanlardayız” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır: “Gazeteciler olarak nefes almakta zorlanıyoruz”

Diyarbakır’da basın çalışanlarına ve Medya kuruluşlarına dönük baskılara Karşı bir araya gelen birçok kişi saat 14.00’te adliye önünde buluştu. Diyarbakır’daki eylemi Niha+ muhabiri Yekta Armanc Hatipoğlu takip etti. Sendikalar, gazeteciler ve eyleme katılan yurttaşlar, adliye önünden BTK binası önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında birçok kez erişime engellenen ve çeşitli baskılara maruz kalmış Mezopotamya Ajansı, Ajansa Welat, JINNEWS, Evrensel, Yeni Yaşam, Kısa Dalga, T24 gibi birçok mecranın logosunun olduğu dövizler taşındı.

Fotoğraf: Yekta Armanc Hatipoğlu

Ortak basın metninin Türkçesini Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı Selman Çiçek, Kürtçesini ise Mezopotamya Kadın gazeteciler Derneği (MKG) Başkanı Roza Metina okudu.

Diyarbakır’daki eylemde Niha+’ya konuşan DFG Eş Başkanı Selman Çiçek, gazetecilerin “nefes almakta zorlandığını” söyledi. Çiçek, gazetecilerin sosyal medya hesaplarının kapatılmasını, haber sitelerine erişimin engellenmesini ve Halk TV ile birlikte 10 kanala kayyım atanmasını gazetecilerin baskı ve kuşatma altında olduğunun örnekleri olarak sıraladı. Çiçek, “Buna karşı ne yapabiliriz diye düşünerek bugün on ilde sokağa çıkma kararı aldık” dedi.

İlke TV Diyarbakır Temsilcisi Ömer Çelik, 29 meslektaşının halkın haber alma hakkını savunduğu için cezaevinde bulunduğunu, birçok medya kuruluşunun da kayyımlar ve erişim engelleriyle baskı altına alındığını hatırlattı. Çelik, “Bu tek başına gazetecilik meselesi değil, bir bütün olarak toplumun meselesi. Çünkü gazeteciler susmaya başladığında toplum da susturulmaya çalışılmış olur” diye konuştu.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya ise baskıların amacının adaletsizliklerin, yolsuzlukların ve uygulanan haksız politikaların görünmez kılınması olduğunu söyledi. Kaya, “Bunu önleyemezler, bugün halka basının sesini duyurmak için buradayız” dedi.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.