Direnişin 13. yıldönümünde Beyoğlu ve Şişli’de pek çok toplu taşıma hattı ve yol ulaşıma kapatıldı. Yurttaşlar, Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla 19.00’da Taksim’de bir araya geldi.

Gezi Direnişi için yapılan anmada basın açıklaması okunurken. Fotoğraf: Doğa Tekneci
28 Mayıs 2013’te İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’na ağaç kesmek için makinelerin girmesiyle başlayan ve Türkiye yakın tarihinin en büyük kitlesel hareketlerinden biri haline gelen “Gezi Parkı Direnişi”nin 13. yıldönümü her sene olduğu gibi 31 Mayıs’ta Taksim’de etkinlikler gerçekleştirildi.
Taksim Dayanışması Koordinasyonu, Gezi Direnişi’nin 13’üncü yıldönümünde “Gezi’nin 13. yılında Taksim’deyiz” diyerek saat 19.00’da Taksim’e çağrı yaptı.
Çağrının ardından saat 13.00’ten itibaren valilik kararıyla İstanbul’un Şişli ve Beyoğlu ilçelerinde Hacıosman-Yenikapı metro hattının Taksim çıkışı gibi birçok toplu taşıma hatları ve yol ulaşıma kapatıldı. Şişli, Karaköy ve Taksim’deki çoğu sokak ve caddeye bariyerler konuldu ve buraya girişler engellendi. Birçok noktaya çevik kuvvet polisleri konuşlandırıldı. Ayrıca Beyoğlu Kaymakamlığı, ilçede 24 saat boyunca eylem yasağı kararı aldı.
7 kişi gözaltına alındı
Polis, saat 13.00 itibariyle Taksim’de bulunan sokaklardan çıkışa izin verirken sokaklar yaya geçişine kapatıldı. Saat 17.00’den itibaren ise daha fazla sokağa giriş engellendi. Anma başlamadan önce saat 16.30’da iki Gençlik Devirecek’ten iki kişi, Gençlik Komünleri’nden iki kişi, saat 18.00’de Nane Sokak’ta ise Özgür Üniversite Hareketi’nden üç kişi gözaltına alındı.

Taksim’de kapatılan bir sokak, Fotoğraf: Doğa Tekneci/Niha+

Saat 17.00 civarında Süslü Saksı sokağa girişler bariyerlerle tamamen kapatıldı.
”Her yer Taksim her yer direniş”
Saat 19.00’da birçok öğrenci dayanışma grubu, siyasetçiler, feminist ve gençlik örgütleri yıldönümü anmasına başlamak üzere Süslü Saksı Sokak ve Mis Sokak’ın kesiştiği yerde toplandı. Bu arada bir çok kişi polis kontrol noktalarından içeri alınmadı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu ve TİP Milletvekili Ahmet Şık da anmaya katılanlar arasındaydı.

Etkinlik esnasında “Gezi şehitleri ölümsüzdür,” “Ali İsmail onurumuzdur,” “Berkin Elvan 15’inde bir fidan,” “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu Gezi’de kaybedilen 8 kişi anısına ilk sözü Gezi protestoları sırasında Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’a verdi.

Gülsüm Elvan konuşmasında “Bu korku duvarını bir gün yıkacağız. Her yer Taksim, her yer direniş!” dedi. Program esnasında yakın zamanda öldürülen gazeteci Hakan Tosun da anıldı.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanır Usta, etkinliği düzenleyen örgütler adına hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu. Gezi Anması için toplanılan 31 Mayıs’ın kaybedilen kişilerin adının haykırılan bir gün olduğunu ifade eden Usta, “Hala hukuksuzca tutuklu bulunan çoğu arkadaşımızın da suçsuzluklarını haykırdığımız bir gündür bugün” dedi. LGBTİ+’ların ayrımlaştırıldığı, üniversitelerin kapatıldığı bir ortamda Gezi’yi hatırlamamın zamanı olduğunu belirten Usta, Gezi’nin aynı zamanda bir adalet talebi ve siyasallaşmış yargının teşhiri olduğunu söyledi.
Programa katılanlar, konuşmanın ardından “Kayyımlar gidecek Gezi kalacak” ve “AKP’den hesabı gençlik soracak” sloganları attı.

“İstanbul bir açık hava hapishanesine dönüştürüldü” diyen DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, Gezi’de kaybedilen kişilerin anılarını unutturmayacaklarını vurgulayarak anmanın sonlandırıldığını belirtti.
Gezi Anması için okunan basın açıklaması ise şu şekilde:
“GEZİ Direnişi Yolumuzu Aydınlatmaya Devam Ediyor!
GEZİ SADECE BİR PARK DEĞİL BİR ADALET ÇAĞRISIDIR!
Bugün 31 Mayıs 2026…
Ülkemiz tarihinin o en görkemli halk hareketinin 13.yıldönümü.
Bugün bir parka sahip çıkarken demokrasinin, barış çığlığının, adaletin ve ranta karşı sosyal devlet talepli kamusal anlayışın;
çadırlarda, forumlarda, meydanlarda, mitinglerde ve yeryüzüsofralarında, yaratıcı zekayla, gençlerin coşkusu ve kadınlarınkararlılığıyla buluştuğu GEZİ’nin yıldönümü.
Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün bir Parkın park olarak kalmasını isteyenlerin talep vebeklentilerine kulak tıkayanlara karşı 80 ilde milyonlarcayurttaşın sokaklara taştığı ve demokratik tepkisinin gür sesleyankılandığı gün.
Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün Gezi direnişinde kaybettiğimiz ve adları o ağaçlardankent meydanlarına kadar heryerde yankılanacak olan Mehmet AYVALITAŞ’ı, Ethem SARISÜLÜK’ü, Abdullah CÖMERT’i, Medeni YILDIRIM’ı, Hasan Ferit GEDİK’i, Ali İsmail KORKMAZ’ı, Ahmet ATAKAN’ı ve Berkin ELVAN’ı…unutmadığımız ve unutturmayacağımızkardeşlerimizin anılarının yaşatılacağı gün.
Bugün 31 Mayıs 2026…
En demokratik, en katılımcı ve en barışçıl gösterilerin bile ağırhapis cezaları ile karşılık bulacağını göstererek halkındemokratik tepkilerinde korkuyu ve kaygıyı yaygınlaştırmayıamaçlayan;
Silahsız, ordusuz birbirini tanımayan kişilerin darbe yapabileceği tezine dayandırılan hukuksuz, delilsiz, mantıksızyargılamalarla, onlarca yıllık hapis cezalarına çarptırılan vehalen cezaevinde tutulan dostlarımız, arkadaşlarımız vekardeşlerimizle; iş insanı Osman KAVALA, Şehir PlancılarıOdası İstanbul Şube Başkanı Tayfun KAHRAMAN, MimarlarOdasının yetkili avukatı Şerafettin Can ATALAY, vakıfçalışanları Çiğdem MATER ve Mine ÖZERDEN iledayanışma göstermenin, suçsuzluklarını haykırmanın günü…
Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün, kimseden emir almayan, kimseye emir vermeyenlerin, dayanışma ile revirler, kütüphaneler açanların, gerektiğindebarikat kuranların, öğrencisi, ev kadını, taraftar grubu, sendikalı işçisi, gündüz işe gece direnişe gelen sendikasızbeyaz yakalısı, işsizi, emeklisi, Türkü, Kürdü, Ermensisi, Alevi ve Sünnüsi ile bütün bir halkın ayağa kalktığı gün…
Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün ülkemizi karnesi zayıf olsa da demokratik ülkelersınıfından çıkarmakla kalmayıp, yüzyıllık Cumhuriyetin kazanımlarından, evrensel hukuk normlarından ve yurttaşlarıntemel haklarından uzaklaştıracak, otoriter ve militer bir rejiminşasına doğru sürükleyen içinde bulunduğumuz sürecin ilkhaber vericisi olan GEZİ’yi hatırlama ve anlama günü
Bugün 31 Mayıs 2026…
Partili Başkanlık rejiminin doğal sonucu olan “Partili Hakim ve Savcıların“ iktidar çıkarlarını gözeten kararları ile Ana Muhalefet Partisine Kayyum atanabilmesinin, seçilmişbelediye başkanlarının kolaylıkla ve inandırıcılığı olmayanverilerle tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının, tweet atangazetecinin, itiraz eden akademisyenin bir anda kendisinihapishanede bulmasının ilk adımlarının GEZİ davalarındaatılmış olduğunu hatırlamanın ve hatırlatmanın günü,
Bugün 31 Mayıs 2026…
Ülkenin bütününün maden sahası ilan edilerek heryerinkolaylıkla maden şirketlerine peşkeş çekilebilmesine, şehirlerin ortasındaki hastane arazilerinin bile özelleştirmekapsamına alınmasına, doğanın talanının bambaşka birseviyeye çıkarılmasına ilk itirazın GEZİ’de gösterildiğiniakılda tutmanın 13. Yıl dönümü…
Bugün 31 Mayıs 2026…
Bugün milyonlarca gencin işsizlik ve geleceksizlik girdibındakumar ve uyuşturucu batağında, mafyatik ilişkilereözendirildiği; kadın cinayetlerinin hız kesmediği, lgbti+ bireylerin düşmanlaştırıldığı, üniversitelerin bir gecedekapatılıp, liyakatsizlikle ünlenmiş kişilerin en yetkili yerlereatanabildiği bir yönetim anlayışının ülkeyi getireceği yerinyıllar öncesinde GEZİ Parkından teşhirinin yapıldığı gün…
Bugün 31 Mayıs 2026…
GEZİ’yi hatırlamanın ve savunduğu değerleri düşünmeninzamanıdır! Çünkü;
GEZİ, sadece bir park değil Adalet talebidir. Hukuksuz, delilsiz, gerekçesiz onyıllara varan hapis cezalarını verensiyasallaşmış yargının teşhiridir
GEZİ, taşı, toprağı, denizi, deresi, kamu arazisi ile yer altı veyer üstü bütün kaynaklarının yağmalanmasına karşı erkendenkurulmuş bir barikattır..
GEZİ, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye velaikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır.
GEZİ, anti demokratik uygulamaların, halka yönelen şiddetin, biber gazının pervasızca kullanılmasının normalleştirilmesinekarşı çıkışın adresidir.
GEZİ, korku duvarlarının aşılması, cesaretin bulaşıcı halegelmesidir.
GEZİ, siyasetin demokratik tepkisinin gençlerin enerjisi, kadınların kararlılığından güç aldığı ve sözün, sazın, halayın, horunun, sanatın ve sporun temsilcilerinin buluştuğudirenmenin ortak tarihinin adıdır.
Ve Bugün 31 Mayıs 2026…
GEZİ DİRENİŞİ yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!“
Basın açıklamasının ardından, polis, kitlenin atmış olduğu sloganların kanunsuz olduğunu anons etti. Etkinliğe katılanlar polis anonsunu yuhaladı.
Kitlenin bir kısmı anmadan sonra Tarlabaşı tarafına doğru yürüyerek “Taksim goristan ji bo faşistan,” “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganları attı.
Kitle daha sonra tek tek Tarlabaşı tarafından dağıldı.
Gözaltına alınan 7 kişi gece 11.30 sularında Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nden serbest bırakıldı.
Gezi Parkı Direnişi
27 Mayıs 2013’te İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan Taksim Gezi Parkı’na inşa edilmek istenen AVM ve Topçu Kışlası projesine karşı kent ve çevre savunucuları bir araya gelmiş ve Gezi Parkı’ndaki eylemler kısa süre içerisinde ülke çapında milyonlarca yurttaşta yankı bulmuştu. Eylemler, kolluk kuvvetlerinin sert müdahalelerinin de etkisiyle hızla ülke çapına yayılmıştı.
1 Haziran’da yoğun protestoların ardından polis Taksim’den çekilmiş, meydan ve park günlerce eylemcilerin kontrolünde kalmıştı. 11 Haziran’da meydana yönelik sert polis müdahalesi gerçekleşmişti. Bunun akabinde ise 15 Haziran’da yapılan operasyonla Gezi Parkı tamamen boşaltılmıştı.
Bu süreçte; Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik ve Berkin Elvan hayatını kaybetti, binlerce yurttaş ise yaralandı.
Direnişin ardından yüzlerce kişi hakkında dava açıldı. Bu davalardan 8 sanıklı Gezi Parkı davası kapsamında Osman Kavala ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Can Atalay ve Tayfun Kahraman ise 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. 10 Aralık 2019’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala’nın tutukluluğu hakkında hak ihlali kararı vererek derhal serbest bırakılmasını karara bağlasa da Türkiye bu kararı uygulamadı.
Foto ve videolar: Doğa Tekneci/Niha+