Nigel Farage’ın beyhudeliği

“Kendi ara seçimini kurgulamak, bu seçimi kazanmak ve ardından tam da yakasını sıyırmaya çalıştığı parlamento soruşturmasına geri dönmek ne tehditkâr ne de kural yıkıcı bir hareket. Bu tamamen beyhude ve daha da kötüsü, bir alay konusu.”

Nigel Farage, Foto: Kıbrıs Postası

Ash Sarkar tarafından yazılan ve Novara Media‘da yayımlanan bu makaleyi Niha+ okurları için Türkçe’ye çevirdik.

Kültürdeki en güçlü beyhudelik tasviri nedir? Kayayı tepeye kadar yuvarlayıp ardından düşüşünü izleyen Sisyphus vardır. Veya Escher’in sonu gelmeyen inip çıkan merdivenleri. Ancak bu tasvirlerin arasına artık “Farage’ın ara seçimini” de ekleyebiliriz. Her zaman kazanacağı belli olan, siyasi bağışlarla ilgili soruşturmayı yavaşlatmak niyetiyle şov amaçlı bir adaya karşı yapılan ve şimdi de hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden devam edecek olan, sonucu önceden bilinen bir seçim. Her neyse, en azından hepimiz biraz eğlendik.

Hatırlayacağınız üzere Nigel Farage, mali durumuyla ilgili artan incelemelerin ardından bir öfke patlamasıyla istifa etmişti. Kripto milyarderi Christopher Harborne’dan aldığı 5 milyon sterlinlik bağışı beyan edip etmemesi gerektiğine dair bir parlamento etik soruşturması başlatılmış, bunun yanı sıra George Cottrell’dan da kayıt dışı destek aldığına dair yeni iddialar gündeme gelmişti. Nigel’ın sözlerine bakılırsa bu, Westminster elitlerinin Brahman sınıfı tarafından kurgulanmış gayrimeşru bir kampanyaydı. (Köklü partilerin hiçbirinin aday çıkarmadığı) bir “halka karşı müesses nizam” ara seçimi…

“Çöp tenekesi” olmayan aday için ezici bir zaferdi. Farage, oyların %63’ünden fazlasını alarak Clacton’da kazanmakla kalmadı, çoğunluğuna bin oy daha ekledi. Ancak yine de Dulwich College mezunu lider tatmin olmamıştı. Reform Partisi lideri oy sayımına katılmayı reddetti. GB News tarafından “siyasi Glastonbury” olarak adlandırılan “Farage-Fest” etkinliğinde destekçilerinden oluşan kalabalığa, “Ezici bir zafer kazanmışken sahnede dikilip… birer hiç olan sıradan kişiler tarafından aşağılanmaya ve küçük düşürülmeye hiç niyetim yok” dedi.

Farage’ın hiçbir zaman büyük bir hayranı olmadığımı öğrenmek sizi şaşırtabilir. Ancak siyaseti kendi suretinde yeniden şekillendirme yeteneği inkâr edilemez. Brexit’i yalnızca sağ kesimin ilgi duyduğu niş bir konu olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürdü, göçmen tekneleri meselesini tek başına siyasetin gündemine soktu ve genel oy hakkının kabulünden bu yana Muhafazakar Parti’ye yönelik tartışmasız en büyük tek tehdit konumunda. Ancak Farage’ın bu yeni halinde, mağdur, huysuz ve biraz da mızmız tavrında, geçmişteki o durdurulamaz siyasi gücüyle pek uyuşmayan bir şeyler var.

Kabul ediyorum, muhtemelen onun hedef kitlesi değilim. Fakat Nigel Farage’ın kurduğu koalisyonun kilit bir parçası olan muhafazakar seçmenler, yavaş yavaş ona sırt çevirmeye başladı. Geçtiğimiz ağustos ayında muhafazakar seçmenler onu %54 oranında olumlu bulurken, bu mart ayında durum tersine dönerek %42 olumluya karşı %53 olumsuz şeklini aldı. İşçi Partisi’nin Burnham etkisiyle yaşadığı mütevazı sıçrama, partiyi uzunca bir süredir ilk kez anketlerde Reform Partisi’nin önüne taşıdı. 2025’in büyük bölümünde ve 2026’nın başlarında siyasi tablo, ne olursa olsun Reform Partisi’nin ilerleyişini sürdürdüğü yönündeydi. Muhafazakar seçmenler Farage’a kayıyor, İşçi Partisi kan kaybediyor ve Reform’un bir sonraki seçimi gerçekten kazanıp kazanamayacağı giderek daha yüksek sesle dile getiriliyordu. Ancak bu gidişat, en azından şimdilik, duraklamış durumda.

Farage hâlâ ülkenin bir sonraki başbakanı olabilir. Ancak o artık infial yaratan ve liberal müesses nizama rest çeken Brexit’in kötü çocuğu değil. Kendi ara seçimini kurgulamak, Kont Binface’e karşı kampanya yürütmek, bu seçimi kazanmak ve ardından tam da yakasını sıyırmaya çalıştığı parlamento soruşturmasına geri dönmek ne tehditkâr ne de kural yıkıcı bir hareket. Bu tamamen beyhude ve daha da kötüsü, bir alay konusu. Farage Clacton’ı kazanmış olabilir, ancak çok daha önemli bir şeyi kaybetti: O eski aurasını.

Mayıs 2026 Birleşik Kralık seçimleri: Neler oldu?

Mayıs 2026 Birleşik Krallık seçimleri, Labour hükümeti için ciddi bir uyarı, Muhafazakar Parti için yeniden yapılanma baskısı, Reform UK için büyük bir fırsat ve iç siyaset açısından yeni bir dönemin işareti oldu. Bu seçimler, Birleşik Krallık siyasetinin artık daha parçalı, daha rekabetçi ve daha öngörülemez bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.

Image: onlondon.co.uk

Geçtiğimiz ay Birleşik Krallık’ta yapılan seçimler, genel seçim olmamasına rağmen ülkenin siyasi yönelimini göstermesi açısından oldukça önemli bir dönüm noktası oldu. İngiltere’de birçok yerel yönetimin belirlendiği seçimler, İskoçya’da Parlamento seçimleri ve Galler’de Senedd seçimleri yapıldı. Bu seçimler, özellikle Labour (İşçi) Partisi hükümeti için ciddi bir uyarı sinyali verdi. 2024 genel seçimlerinde büyük çoğunlukla iktidara gelen Labour, yalnızca iki yıl sonra üç ülkede de seçmen desteğinde ciddi bir düşüş yaşadı.

Seçimlerin belki de en önemli sonucu siyasi parçalanmanın artması oldu. Birleşik Krallık siyaseti uzun süre Labour ve Conservative (Muhafazakar) Parti arasındaki rekabet üzerinden şekilleniyordu. Ancak 2026 seçim sonuçları, iki büyük partili sistemin zayıfladığını gözler önüne serdi. Reform UK sağ popülist bir alternatif olarak bu seçimde güç kazanırken, Yeşil Parti, Liberal Demokratlar, Plaid Cymru ve SNP gibi partiler de farklı bölgelerde seçmen desteğini artırdı. Bu durum, seçmenlerin artık geleneksel partilere “otomatik” olarak bağlı kalmadığını gösteriyor.

Mayıs yerel seçimlerinin İngiltere’de özellikle Labour için bir hayal kırıklığı olduğunu söylemek çok yanlış olmaz. 7 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Labour, “kalesi” olarak tanımlanabilecek birçok yerde ya seçimleri kaybetti ya da buralarda oy oranında ciddi bir düşüş yaşadı. Reform UK ise, özellikle Brexit desteğinin yüksek olduğu bölgelerde başarılı seçim sonuçları elde etti. Göçmen karşıtlığıyla tepki çeken ve aynı zamanda son dönemlerde desteğini de artıran Reform UK, İngiltere’de bin 400’den fazla meclis üyesi elde ederek rakiplerini 2029 seçimleri için şimdiden baskı altına aldı. Reform UK’nin bu seçimlerde elde ettiği başarı, göç, ekonomik güvensizlik ve kamu hizmetleri gibi konuların seçmenler üzerinde hala güçlü bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Bu seçimlerde Yeşil Parti önemli bir başarı göstererek 500’ün üzerinde meclis üyesi ve Londra’da iki belediye başkanlığı kazandı. Liberal Demokratlar da bir önceki seçime kıyasla meclis üye sayılarını artırdılar.

Mayıs 2026 Birleşik Krallık Seçimleri

Siyasi parçalanma, uyarı sinyalleri ve 2029 yol haritası analizi

Bölgesel sandalye dağılımları ve radikal değişim

Galler Senedd seçimleri

Plaid Cymru
43
Reform UK
34
Labour
9

İskoçya Holyrood seçimleri

SNP (İskoç Ulusal Partisi)
57
Reform UK
17
İskoç İşçi Partisi
17

İngiltere yerel seçimleri & alternatif güçler

İngiltere genelinde yapılan meclis üyeliklerinde geleneksel iki partili sisteme alternatif arayan seçmenler, sağ ve sol kulvarda radikal değişimlere imza attı:

1.400+
Reform UK Meclis Üyeliği

Özellikle Brexit desteğinin yüksek olduğu bölgelerde büyük başarı yakalayarak 2029 için dev bir baskı unsuru oluşturdu.

500+
Yeşil Parti Meclis Üyeliği

Londra’da iki belediye başkanlığı ve 500’den fazla sandalye kazanarak sol/ilerici seçmenin yeni odağı haline geldi.

Seçmen davranışını değiştiren temel dinamikler

Geleneksel partilere yönelik “otomatik” bağlılığın bitmesinin arkasında kronikleşen sorunlar yatıyor:

  • Ekonomik İstikrarsızlık & Yaşam Maliyeti: Seçmenler, 2024’teki iktidar değişiminin günlük hayatlarına yansımadığını düşünüyor.
  • Sağlık Hizmetleri (NHS) ve Kamu Krizi: Kamu hizmetlerindeki gerileme geleneksel partilere fatura ediliyor.
  • Göç ve Güvenlik Tartışmaları: Sağ popülist Reform UK’nin yükselişindeki ana yakıt haline geldi.

2029 genel seçimlerine doğru siyasi projeksiyon

Baskı altındaki Başbakan Keir Starmer, seçim sonuçlarının ardından istifa etmeyeceğini ve ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemeyeceğini açıklasa da hükümetin hareket alanı daralmıştır. Siyasetin artık çok daha parçalı, rekabetçi ve öngörülemez bir yapıya dönüştüğü bu yeni dönemde, Mayıs 2026 sonuçları tüm partiler için 2029 genel seçimlerine giden yolda sert birer uyarı niteliğindedir.

Özel HTML İnfografik Modülü | Yazıdan yola çıkarak yapay zeka araçlarına yaptırıldı.

Galler’de Labour sadece 9 sandalye kazandı

7 Mayıs’ta İskoçya ve Galler’de halk kendi ulusal parlamentolarının temsilcilerini seçmek için sandık başına gitti ve Reform UK bu iki ülkede de başarılı bir seçim sonucu elde etti. Galler’de Galler milliyetçisi Plaid Cymru seçimlerde en fazla sandalye (43) alarak, meclisteki en büyük parti olurken Reform UK 34 sandalyeyle ikinci parti oldu. Galler’de Labour sadece 9 sandalye kazanabildi.

İskoç parlamentosu (Holyrood) için yapılan seçimlerde İskoç Ulusal Partisi (SNP) seçimleri beşinci kez kazanmasına rağmen çoğunluğunu kaybetti. SNP, bu seçimlerde 57 sandalye kazanırken, Reform UK ve İskoç İşçi Partisi 17 sandalyeyle ikinci sırayı paylaştılar. İskoçya’daki seçimler, bağımsızlık meselesine hala seçmenlerin gündeminde çok önemli bir konumda olduğunu ama aynı zamanda yaşam maliyeti, NHS, kamu hizmetleri gibi konularında seçmenlerin oy kullanırken göz önüne aldığı konular oldu.

7 Mayıs seçimlerinin Labour açısından en önemli mesajı, 2024’teki büyük genel seçim zaferinin kalıcı bir güven oyu olmadığıdır. Baskı altındaki Keir Starmer hükümeti, seçmenlere ekonomik istikrar, kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi ve siyasi güvenin yeniden kurulması sözü vermişti. Ancak 2026 seçimleri, birçok seçmenin bu değişimi henüz günlük hayatında hissetmediğini gösterdi. Starmer’ın seçim sonuçlarından sonra istifa etmeyeceğini ve ülkeyi “kaos” içine bırakmayacağını söylemesi, hükümetinin baskı altında olduğunu açıkça ortaya koydu.

Konut krizi, göç tartışmaları

2026 seçimlerinin daha geniş anlamı, Birleşik Krallık’ta artık daha güncel sorunların dikkate alındığı seçmen davranışı olduğunu ortaya koyuyor. Ekonomik sorunlar, göç tartışmaları, kamu hizmetlerinin durumu, konut krizi ve siyasi güvensizlik seçmenlerin geleneksel oy verme alışkanlıklarını değiştiriyor. Bu nedenle Mayıs 2026 seçimleri, yalnızca yerel veya bölgesel bir seçim olmaktan ziyade, 2029 genel seçimine giden yolda önemli bir yol haritası olarak partileri ciddi uyarılar verdi.

Mayıs 2026 Birleşik Krallık seçimleri, Labour hükümeti için ciddi bir uyarı, Muhafazakar Parti için yeniden yapılanma baskısı, Reform UK için büyük bir fırsat ve iç siyaset açısından yeni bir dönemin işareti oldu. Bu seçimler, Birleşik Krallık siyasetinin artık daha parçalı, daha rekabetçi ve daha öngörülemez bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.