Bulgakov’un köpeği, Sovyetler’in kalbi

Bulgakov, Köpek Kalbi öyküsünde yarattığı profesör Preobrajenski karakteri kurgudaki çevresinin de açıkça söylediği üzere karşı devrimci görüşlere sahip bir doktordur. Proletaryadan nefret ettiğini gizlemez. Konforuna düşkün, lüks içinde yaşar.

Köpek Kalbi filminden

Mihail Bulgakov’un 1925 yılında yazdığı Köpek Kalbi adlı öyküsü bürokrasiyle alay edildiği, proletaryaya yönelik nefret söylemlerinin olduğu, yeni insan yaratma sürecinin hicvedildiği gerekçesiyle 1987 yılına dek yasaklı kalmıştır. 1988 yılında da yine Sovyetler Birliği’nde Vladimir Bortko yönetmenliğinde aslına sadık kalınarak filmleştirilmiştir.

Profesör Preobrajenski Sovyetler’de dünyaca tanınmış bir doktor olarak hem muayenehanesinde hastalara bakan hem de hayvanlar üzerinde deneyler yapmaktadır. Şarik adlı bir sokak köpeğine bir bar kavgasında ölmüş genç bir erkeğin hipofiz bezlerini naklini yaptığında köpeğin yaşamaya devam ettiğini ama kısa süre içinde insansı sesler çıkarmaya başladığını, daha sonrasında ise köpeğin tüylerini dökmeye başlamasıyla ayağa kalktığı, tümüyle bir insan gibi konuşabildiğini, bir insan formuna büründüğünü gözlemler. Deney, beklenenden de öte bir sonuç vermiş ancak profesöre göre sonuç hüsrandan da ötedir.

Köpek Kalbi’nin Türkçe baskısı

Profesörün temsiliyeti

Peki Bulgakov öykünün temelini oluşturan bu “başarılı” deneyle ne söylemek ister? Doğal olmayan yollarla bir köpeği insanlaştırmak form olarak “başarılı” olabilir ama ahlaki olarak “başarısız” olacaktır. Bulgakov tam bu görüşle devrimden sonra Sovyetler’de yeni insan yaratma idealini hicveder ve bu nedenle kitap 62 yıl boyunca yasaklı kalır.

Bulgakov, yeni insan idealinde bir yöntem eleştirisi yapmaz, özcü bir tarzda yeni insanın yaratılamayacağının iddiasında bulunur. Çünkü ona göre öyküyü yazdığı yılı esas alarak söylemek gerekirse devrimden sonra 8 yıl geçmesine rağmen Sovyet insanında değişen bir şey yoktur. Ahlaksız, şehvet düşkünü, hırsız, cahil bir tiptir profesöre göre Sovyet insanı. Dolayısıyla ona göre yeni insan ideali bir serserinin hipofiz bezlerini bir sokak köpeğine naklinin yapılmasından ve sonucunda insan formunda bir köpek yaratılmasından ibarettir.

Ancak Bulgakov, Köpek Kalbi öyküsünde yarattığı Profesör Preobrajenski karakteri kurgudaki çevresinin de açıkça söylediği üzere karşı devrimci görüşlere sahip bir doktordur. Proletaryadan nefret ettiğini gizlemez. Konforuna düşkün, lüks içinde yaşar. Çarlık dönemine özlem duyar. İçinde muayenehanesi ve ameliyathanesiyle birlikte yedi odalı bir eve sahiptir. Yani, profesör, bir Sovyet doktorundan ziyade karşı devrimci bir doktoru temsil eder. Dolayısıyla yeni insan idealinin negatifi dönemin Sovyet toplumu değil, profesörün kendisidir. O, proletaryanın aksine kaybedeceği bir imajı, statüsü, konforu olan biridir. Bu nedenle karşı devrimci görüşlere sahip olması, yeni insan idealini imkansız görmesi gayet anlaşılırdır.

Köpek Kalbi öyküsünde Profesör Preobrajenski’nin insan formuna dönüştürdüğü köpek

Şarikov’un temsiliyeti

Peki profesörün ameliyatla yarattığı insan nasıl bir karaktere sahiptir? İnsan formuna büründüğünde kendine verdiği adla Poligraf Poligrafoviç Şarikov, yine profesöre göre “kanıtlandığı” üzere tipik bir proleter olarak asla iflah olmaz bir karakterdir. Düşünün ki, kurgusal olarak insana dönüşen bir köpekten profesör ondan derhal “üstün bir ahlak”a sahip bir karakter olamadığı için proletaryanın asla iflah olmaz bir soy olduğunu “bilimsel” olarak kanıtlayıvermiş oluyor. Tıpkı devrimin hemen ertesinde toplumun bir anda üstün bir niteliğe dönüşmediğinde dönüşümün imkansız olduğuna duyduğu inanç gibi.

Profesörün tahammülünü esas zorlayan ise Şarikov’un bu “düşük” karakterine rağmen toplumda bir yer edinebilmesi, ona çok nahoş gelen düşüncelerini yüksek sesle ifade edebilmesi, içip eğlenebilmesi, hatta bir iş biriminde (tam da genetik olarak yetenekli olduğu sokak kedilerini yakalama işinde) amir olabilmesidir. Ama tahammül sınırını aşacak olan olay ise artık bir proletarya olarak haklarının bilincine varması, profesörün karşısınına sanki onla “eşit”miş gibi çıkabiliyor olmasıdır. Şarikov, bir kimliğe, profesörün yedi odalı evinin bir odasında resmen ikamatgaha sahip olmasından sonra profesörle —profesörün o hiç hazmedemediği haklarda eşit bir birey olarak artık onun “deney köpeği” olmamasından dolayı derin bir kaygı uyandırmıştır. Burada yine profesörün haklar meselesinde proletaryayla eşit olmaya katlanamaması sebebiyle karşı devrimciliğe eğilim gösterdiğini anlayabiliyoruz.

Köpek Kalbi filminden

Yeni insan idealinin negatifi

Daha geniş bir pencereden baktığımızda onun proletaryaya yönelik ettiği tüm hakaretlerin aslında kendisinde vücut bulduğunu anlayabiliriz. Proletaryayı doğası gereği cahil görürken her bir nesnenin kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğinin bilincine varamadığından özcü bir cehalet sergiler. Proletaryayı küfürbaz ilan etmesine rağmen, proletaryaya yönelik öykü boyunca ettiği hakaretler nedeniyle tam bir küfürbaz karakterini sergiler. Proletaryanın hayvanlara yönelik sevgisi olmadığını söylerken hayvanlar üzerinde deney yaparak türcü olan karakterini ortaya koyar. Proletaryayı hırsızlıkla suçlar ama özel mülkiyetin esas hırsızlığın kökeni olduğunu görmezden gelir.

Profesörün böylesi kof fikirlere saplanmasının elbette bilimsel bir gerekçesi yoktur. O, yalnızca eşit hakları kendi konforu, ayrıcalıkları ve statüsüne bir tehdit olarak görür.

Profesör, sonuç olarak, bu tehditten sonra köpeği tekrar ameliyat ederek onu önceki o “öz” köpek formuna dönüştürecek ve böylelikle eşit haklara sahip Şarikovdansa itaatkar, itaat etmediğinde dövülen bir sokak köpeğini tercih edecektir. Ve böylece en yakınındaki tehdidi defederek okurlarına proletaryanın o “ait” olduğu sömürülen, ezilen ve itaatkar sınıfsal yapısına geri dönmesi gerektiğinin mesajını verir. Dolayısıyla da kitap yasaklanır.

Yasaklanmasından yana değilim. Çünkü aslında Bulgakov, yarattığı profesör karakteriyle proletaryayı hor gören, eşit haklara tahammülü olmayan lüks ve konfor düşkünü karşı devrimciliğin yapısını da teşhir etmiş olmuştur.

Köpek Kalbi filminde Profesör Preobrajenski karakteri

Yeni insan ideali bir ütopya mı?

Sovyetler Birliği’nde gerçekten de dünya tarihinde ilk defa sistematik olarak denenen yeni insan ideali başarısızlıkla sonuçlanmış ama başarısızlığıyla dahi kazandırdığı haklar, gösterdiği ufuk bakımından da yol gösterici olmuştur. Yeter ki doğru dersler çıkarılabilsin.

Sovyetler deneyimi aynı zamanda sınıflı toplumlar içinde şekillenen kültürel, politik, ekonomik alışkanlıkların devrimle birlikte yıkılıp yeni insanı/toplumu inşa sürecidir. Sınıflı toplumlarda ezilen, horlanan, sömürülen çoğunluğun her ne kadar devrim yapsa da devrimin hemen ardından sosyalist kişiliğe, kültüre adapte olamayacağı, eski alışkanlıklarını inatla sürdüreceği aşikardır. Devrimi ezilen çoğunluk yapmış olsa bile, bu, ezilen çoğunluğun yeni bir düzene “dünden hazır” olduğunu göstermez. Devrimler, eski düzenin artık istenmediğinin kanıtıdır ancak yeni düzen yaratmak devrimin sürekliliğini de şart koşar. Toplumsal dönüşüm için yalnızca üretim araçlarının kolektifleştirilmesi, toplumun yönetimde söz ve yetki sahibi olması yetmez. Toplumsal faydanın güdülerek kolektif bilincin yükseltildiği, eski değerlerin yeniden değerlendirilerek yeni değerlerin üretildiği bir sürece de girilmesi gerekir.

Filmin Künyesi:

Filmin Adı: Köpek Kalbi

Yönetmen: Vladimir Bortko

Senaryo: Mikhail Bulgakov

Vizyon Tarihi: 1988

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.