Bilgi Üniversitesi öğrencileri zorla kampüsten çıkarıldı

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde en az 1500 çalışan ve en az 20 bin öğrenci kapatılma kararının geri çekilmesini talep ederken kampüs içine hiç kimsenin alınmadığı ve kampüsteki öğrencilerin dışarı çıkarıldığı bildiriliyor. Üniversitede araştırma görevlisi H. Işık, “Bu kadar kişiye bir gecede ‘Ne yaparsanız yapın’ denmesi kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

Protestoların 3. günü. Fotoğraf: İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri

22 Mayıs gecesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin öğrencilere, akademisyenlere ve personellere herhangi bir bilgilendirme yapılmaksızın kapatılmasının ardından üniversite kampüsü içinde protestolar başladı. Rektör Ege Yazgan ise dün gece 12 civarında yaptığı açıklamada kampüse hiçbir öğrenci, akademisyen ve erzak girişine izin verilmeyeceğini belirtti.

Protestolar bugün 3. gününde devam ederken öğrenciler ve akademisyenler, üniversite çevresinde çevik kuvvet ve sivil polis varlığının arttığını duyuruyor. Polisler ve özel güvenlik biriminin öğrencilerin ve personellerin giriş çıkışına izin vermediği aktarıldı.

Video: İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri

Bu kısıtlamalara rağmen dışarıdaki öğrenciler kampüs içinde kalan öğrencilere erzak ve atıştırmalıkları teller üzerinden attı.

Video: İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri

Tarihi kapıdan okula girmek isteyen öğrenciler çevik kuvvet ablukasıyla karşı karşıya kalırken kampüsteki öğrenciler işkence ile okuldan çıkarıldıklarını belirtiyor. Polisin öğrencilere karşı biber gazı kullandığı ifade edildi. Bazı öğrencilerin ise gözaltında olduğu duyuruldu.

Video: İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri

İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde görev yapan araştırma görevlisi H. Işık, üniversitenin kapatılması kararı ve sonrasında kampüste yaşanan sürece dair Niha+‘ya değerlendirmede bulundu.

“Kararın geri çekilmesini ve YÖK’ten açıklama bekliyoruz”

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünde araştırma görevlisi olan Işık, yaşanan sürece dair ilk ve en önemli taleplerinin alınan bu kararın derhal geri çekilmesi olduğunu vurguladı. Akademik personelin yanı sıra idari ve teknik personelin de büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını belirten Işık, süreci şu sözlerle aktardı:

“Bizim akademisyenler ve öğretmen sendikası olarak ilk talebimiz kararın geri çekilmesi. Ayrıca YÖK’ten acilen bir açıklama bekliyoruz. Personelin, akademik personelin akıbeti ne olacak? 1500 küsur temizlik işçisi, güvenlik personeli, idari personelin akıbetinin ne olacağına dair de bir açıklama bekliyoruz.”

Kapatma kararı sonrasında kampüse giriş ve çıkışların polis ve sivil güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alındığını belirten Işık, okul çevresindeki yoğun güvenlik önlemlerine dikkat çekti:

“Okulda inanılmaz fazla bir sivil polis vardı, çok fazlaydı. Şu an da aynı şekilde, içerideki öğrenci ve hoca sayısından daha fazlalar.”

“Vakıf üniversitelerinde eğitim kamusallaşmalı”

Vakıf üniversitelerindeki güvencesiz çalışma koşullarına ve eğitimin piyasalaşmasına değinen Işık, bu ani kapatma kararının hem öğrenciler hem de çalışanlar üzerinde ciddi bir mağduriyet yarattığını ifade etti:

“Öğrenciler açısından zaten eğitim hakkının tamamen gasp edilmesi söz konusu. Zaten vakıf üniversitelerinin çok fazla güvencesizlik üreten yerler olduğunu biliyoruz. O yüzden vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyenler olarak bilgi üretimine dair, akademik özgürlüğe dair zaten uzun zamandır eğitimin piyasalaşmasını yaşadığımız bir süreç var. Bizim de hem sendikalar olarak aslında eğitimin kamusallaşması, vakıf üniversitelerinin de kamusallaşması talebimiz var.”

“Bir gecede ‘Ne yaparsanız yapın’ denmesi kabul edilemez”

Hiçbir bilgilendirme yapılmadan alınan bu kararı eleştiren Işık, binlerce kişinin bir gecede mağdur edildiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Öte taraftan yaklaşık 400-500 akademik personelin ne yapacağına dair hiçbir bilgilendirme yok. İlk defa karşılaştığımız saldırılar değil ama okulun bu şekilde kapatılması ve 1500 çalışana, 20 bin de öğrenciye ‘Ne yaparsanız yapın’ denmesi bir gecede, kabul edilebilir bir şey değil.”

Öğrencilere yönelik polis müdahalesinin ardından saat 17.00 civarında öğrenciler ve personeller, “Bilgi için kornaya bas” adlı pankart ile caddeden geçen arabalara seslendiler.

Video: Doğa Tekneci / Niha+

Üniversite önünde öğrenciler ve personeller tarafından gerçekleştirilen oturma eylemi devam ediyor.

Ne olmuştu?

Bilgi Üniversitesi Öğrenci Dayanışması’nın sosyal medyadan paylaşığı bilgilere göre, 22 Mayıs’ta Resmi Gazete’de Bilgi Üniversitesi’nin kapatılma kararının yayınlanmasının ardından YÖK ve üniversite yönetimi sabahın erken saatlerinde mağduriyet yaşanmayacağına dair açıklama yaptı. Ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra çalışanların yemek kartları ve özel sağlık sigortaları iptal edildi.

Öğrenciler, kararı protesto etmek amacıyla aynı gün saat 14.00’te üniversitede bir araya geldi. Girişler barikatlarla çevrilip tarihi kapıya kilit vurulsa da içerideki öğrenciler, dışarıdaki sendika üyeleri ve mezunların işbirliğiyle insanların kampüse girmesini sağladı. Rektörlüğe yürünerek bina önünde basın açıklamaları yapıldı ve süresiz oturma eylemi başlatıldı.

Düzenlenen forumların ardından öğrenciler son iki geceyi de kampüste geçirme kararı aldı.

Rektörlükle yapılan görüşmeler sonucunda kalacak öğrenciler için barınma sağlanması, etkinlik çadırı açılması, yemek/su giriş çıkışına izin verilmesi, içerideki öğrencilerin dışarı çıkartılmaması ve bayramdan sonra örgün eğitime devam edilmesi yönünde kararlar alındı.

İkinci gün benzer şekilde devam ederken gece saatlerine doğru okul otoparkındaki çevik kuvvet ve gözaltı araçlarının sayısı önemli oranda arttı. Saat gece 12 itibarıyla Rektör Ege Yazgan tarafından kampüsün fiilen kapatılacağı bildirildi. Öğrenci, akademisyen ve mezunların girişleri yasaklanırken dışarıdan gıda ve su erzakı sokulmayacağı belirtilerek kararlar fiilen uygulanmaya başlandı. Buna karşı öğrenciler nöbetlerini sürdürdü.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılma kararına tepki: “Üniversiteler bizimdir!”

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Cumhurbaşkanı Kararı ile kapatılmasına tepki göstermek için okul kampüsünde buluşan öğrenciler ve akademisyenler, bu kararın herkesi mağdur ettiğini, eğitim ve iş hakları için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.

Fotoğraf: Sosin Aslan

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kapatıldı. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi uyarınca alınan bu karar, kurucu vakfına kayyım atanan vakıf üniversitelerinin faaliyet izinlerinin iptal edilmesini öngörüyor.

Kampüste protestolar başladı

Kapatılma kararının yayımlanmasının ardından, karara tepki gösteren çok sayıda öğrenci ve akademisyen, üniversitenin santral kampüsündeki bahçede bir araya gelerek kararı protesto etti.

Video: Sosin Aslan

İstanbul Bilgi Üniversitesi girişlerinde çok sayıda TOMA, çevik kuvvet ve güvenlik şube birimleri bulunuyordu. Saat 14.00 civarında kampüse girmeye çalışan mezunlar ve öğrenciler, polis ve özel güvenlik birimlerinin onları içeri almadığını belirtti. Daha sonra çok sayıda öğrenci ve mezun, kampüsün içine girebildi.

Fotoğraf: Sosin Aslan

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile dayanışmaya gelen birçok üniversite, sendika ve platform bulunuyordu. Yüzlerce kişi kampüs bahçesini doldururken kitle içinden “İsyan, Devrim, Özgürlük”, “Üniversiteler Bizimdir”, “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” sloganları yükseldi. Rektörlüğün önünde açıklama yapıldıktan sonra birçok öğrenci kampüsteki çimenlerde oturma eylemi yaparak karara karşı durduklarını belirtti.

Fotoğraf: Doğa Tekneci / Niha+

Burak Çetiner: “Bu karar iş güvencesine ve eğitim hakkına bir saldırıdır”

Kampüsteki protestolara katılarak öğrencilere ve akademisyenlere destek veren Eğitim-Sen (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası) 6 No’lu Şube Başkanı Burak Çetiner, kapatılma kararını hem çalışanların hak gaspı hem de öğrencilerin eğitim hakkının ihlali olduğunu söyledi.

Niha+’ya değerlendirmede bulunan Çetiner, tek imza ile alınan bu tür kararlara karşı ancak birlikte mücadele edilerek karşı durulabileceğini vurguladı:

“Böyle bir karar verilmesi zaten kabul edilemez. Ancak şunu vurgulamak lazım; bugün burada gördüğümüz tabloda aslında şu: Öğrenciler, sendikalar, akademisyenler olarak bir arada durulduğu zaman, ancak bu şekilde cevap verilebilir. Öbür türlü Türkiye’de alınan bütün kararların tek imzayla alındığını görüyoruz. Buna karşı mücadele etmekten, birleşik mücadeleyi güçlendirmekten başka bir çare olduğunu düşünmüyorum.”

Öğrenci: “Herkesi mağdur eden bir karar alındı”

Niha+’ya konuşan ve isim vermek istemeyen bir öğrenci, kararın aniliğine ve kendilerine hiçbir resmi açıklama yapılmamış olmasına tepki gösterdi. Binlerce öğrenci ve personelin büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını belirten öğrenci, garantör üniversite senaryolarına dair de net bir bilgi akışı olmadığını ifade etti.

“Yani söylenecek söz yok. Burada 20 bini aşkın öğrenci var, personel ve öğretmen var. Bu insanların hepsinin mağdur olabileceği şekilde bir karar alındı. Nereye gideceğiz, ne yapacağız hiçbir şey belli değil. Hiçbir açıklama da yapılmadı. Saatlerdir bekliyoruz YÖK’ten bir ses gelsin diye. Bu kadar insanı bu kadar ani bir şekilde kötü bir duruma düşürdüler. Burası bir eğitim alanı ve bir anda işlevini, yitirdi.”

Mimarlık fakültesi öğrencisi: “Üniversiteler bizimdir!

Beş yıldır İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde eğitim gören bir öğrenci, kararın gece yarısı hiçbir açıklama yapılmadan alınmasını “haksızlık ve usulsüzlük” olarak nitelendirdi. Akademisyenlerin işsiz, öğrencilerin ise okulsuz kaldığını belirterek tek taleplerinin okullarını geri almak olduğunu vurguladı:

“Hiç kimsenin haberinin olmasının dışında hocalar da işsiz kaldı, öğrenciler de okulsuz kaldı. Ve bu kesinlikle bir haksızlık, usulsüzlük. Biz okulumuzu geri istiyoruz ve okulumuzu almayı talep ediyoruz. Ve zaten öğrencilerin talebi de tek bu olabilir. Üniversiteler bizimdir!”

Öğrenciler müzik aletleriyle kampüste buluştu

Öğrencilerin olduğu alana giriş yapan Bilgi Üniversitesi müzik ekibi davul, trombon gibi birçok müzik aletiyle öğrencilerin yanına gitti. İşte alana giriş yapan müzik ekibinin birkaç fotoğrafı:

Fotoğraf: Doğa Tekneci / Niha+

Fotoğraf: Doğa Tekneci / Niha+

Fotoğraf: Doğa Tekneci / Niha+

Alanda buluşan öğrenciler, sloganların ve konuşmaların ardından bir forum gerçekleştirdi.


Eğitim süreci nasıl devam edecek?

Üniversitenin kapatılmasının ardından 20 bini aşkın öğrencinin eğitim hayatına nerede devam edeceği merak konusu oldu. Mevzuat gereği bu tür durumlarda öğrencilerin garantör üniversiteye aktarılması beklense de İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin garantör kurum olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne (MSGSÜ) transfer edilip edilmeyeceğine dair YÖK henüz resmi bir açıklama yapmadı. Eğitim sürecinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Öğrencilerin MSGSÜ’ye aktarılmasını endişeyle takip ediyoruz

Garantör üniversite olan MSGSÜ’deki öğrenciler ise İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin mağdur edileceğini belirtiyor. MSGSÜ’den Niha+’ya görüş belirten Asosyoloji Dergisi ekibi, “MSGSÜ’nün kendi öğrencilerine sağlayamadığı niteliksiz koşullar göz önünde bulundurulduğunda Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin MSGSÜ’ye aktarılma durumunu büyük bir endişeyle takip ediyoruz” dedi.

Alınan bu kararın eleştirel düşünceyi, özerk akademiyi ve üniversitenin kamusal niteliğini yıktığını söyleyen Asosyoloji Dergisi ekibi, bu kapatılma kararını kabul etmediklerini ifade etti:

“Özellikle sosyal bilimler alanında yıllardır yürüttüğü eleştirel üretim, akademik özgürlük alanını koruma çabası ve kamusal düşünceye açtığı alanlarla Bilgi Üniversitesi, Türkiye akademisinin önemli bir parçasıdır. Çocuk Hakları çalışmaları, Hayvan Hareketi gibi bağımsız araştırma ve düşünce alanlarının yanı sıra kapatılan Tarlabaşı Toplum Merkezi gibi kamusal fayda odağında çalışan birimler; üniversitenin toplumsal meselelerle kurduğu ilişkinin önemli örnekleri arasında yer almıştır. Bu alanların zaman içerisinde çeşitli idari müdahaleler, kapanmalar ve kurumsal dönüşümlerle karşı karşıya kalmış olması, yükseköğretim alanındaki yapısal kırılganlıkların ve akademik özerklik tartışmalarının uzun süredir devam ettiğini göstermektedir.”


YÖK’ten açıklama: “Mağduriyete izin verilmeyecektir”


Gelişmeler üzerine Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yazılı bir açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirdi. YÖK, Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamaması ve hem öğrencilerin hem de personelin korunması için acil önlemlerin alındığını duyurdu.

YÖK tarafından yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine 2547 sayılı Kanun’un ek 11. Maddesi gereğince alınan faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır.

Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir.

Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmî iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz.”


Ne olmuştu?

2019 yılında beri Can Holding bünyesinde olan İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne holdinge yönelik gelişen hukuki süreçlerin ardından kayyım atanmıştı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Eylül 2025 tarihinde Can Holding’e yönelik “suç örgütü kurmak”, “kara para aklama”, “kaçakçılık” ve “dolandırıcılık” suçlamalarıyla bir operasyon başlatılmış ve bu kapsamda üniversite yönetimi Eylül 2025’ten itibaren Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından atanan kayyıma devredilmişti.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.