Hayvan hakkı savunucuları meclisten seslendi

Hayvan hakkı savunucuları, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca aracılığıyla düzenledikleri basın toplantısında taleplerini kamuoyuna duyurdu: “Hayvana şiddete caydırıcı cezalar getirilmeli.”


Yaşam İçin Yasa İnsiyatifi, BurHak, Bipativer Derneği, Patikara Derneği, Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Platformu, Yaşamdan Yana Avukatlar ve Psikologlar, ODTÜ Mezunları Derneği temsilcilerinden ve basın emekçilerinden oluşan bir heyet, hayvan katliam yasasına karşı çözüm önerilerini mecliste kamuoyu ile paylaştı.

Perihan Koca toplantının başında şunları söyledi:

“Temmuz 2024’te AKP ve MHP oylarıyla bu meclisten geçirilen yasanın ardından ülkemiz ne yazık ki kan kokmaya başladı. O gün bu meclisten geçen ölüm fermanının ardından, ardışık olarak bakanlıklarca, valiliklerce, kaymakamlıklarca ve ne yazık ki belediyelerce hayata bir kırım pratiği olarak geçirilmeye başladı. Sokaklarda hayvanlar katledilmeye devam ediyor, ölüm ve katliam gerçekliği ülkemizde gündelik yaşamın bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Bizler enseyi karartmıyoruz, bu karanlığa karşı umut olmaya çalışıyoruz. Yaşamı ilmek ilmek birlikte örmeye örgütlemeye çalışıyoruz. Bugün çözümün öldürmekten geçmediğini hep birlikte haykırmak için bu kürsüdeyiz.”

Hayvan hakkı savunucuları mecliste


“Bilim uygulanmadan başarısız ilan edilemez”

Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler adına söz alan Ceren Başyiğit, “doğal yaşam alanı” adıyla önerilen büyük toplama merkezlerinin bilimsel açıdan çözüm olmadığını vurgulayan Başyiğit, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü doğal yaşam; binlerce köpeğin tel örgüler içerisinde bir arada tutulduğu alanlar değildir. Bugün başarısız olduğu söylenen şey, ‘kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat’ modeli değildir. Başarısız olan; bu modelin yıllar boyunca yeterli bütçe, koordinasyon ve denetimle hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanmamış olmasıdır. Yasa değişikliği görüşmeleri sırasında 20 yılda yapıldığı söylenen kısırlaştırma sayısına, etkin bir süreç yürütülmüş olsa 2.5 yılda ulaşılabilirdi. Bilim uygulanmadan başarısız ilan edilemez.”

Yaşamdan Yana Avukatlar adına Sinan Ayaz, 5199 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatın, idareye hayvanları koruma, tedavi etme ve uygun koşullarda barındırma yükümlülüğü yüklediğini, ancak kamuoyuna ve sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre, Türkiye’nin birçok yerindeki belediye bakımevlerinde hayvanların bilinçli bir şekilde açlık, susuzluk, hastalık sonucu ölüme terk edildiğini, hatta vahşi yöntemlerle öldürüldüğünü ve kanun hükümlerine göre bunun açıkça bir suç olduğunu vurguladı.

“Medya dili şiddetin doğrudan parçası”

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu basın emekçilerinden Gökhan Mezarcı, demokrasilerde dördüncü kuvvet olması gereken medyanın, ne yazık ki denetleyen bir güç olmaktan çıkıp yaşam düşmanı politikaların, katliam propagandasının aparatı haline geldiğini belirtti.

Ankara Altındağ’da yaşamını yitiren küçük Fatma El Muhammed’in hikâyesinin, bu düzenin en acı örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

“Çocuğun ölümünde önce köpek saldırısı ihtimali öne sürülerek yalan haberler servis edilmiştir. Oysa Milletvekili Sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis gündemine taşıdığı gerçekler, cinsel istismar ve cinayet iddialarını ortaya koymuştur. Bir çocuk öldürülmüş, ama gerçek fail gizlenerek suçlu yine hayvanlar ilan edilmiştir. Bugün hayvanları “tehdit”, “terör” ve “başıboş köpek” gibi başlıklarla düşmanlaştıran medya dili yalnızca etik dışı değil, aynı zamanda yaşam hakkına yönelen sistematik şiddetin de doğrudan bir parçasıdır ve failidir!”

Heyet adına ortak basın açıklamasını okuyan hayvan hakları aktivisti Nihal Memiş Dizdar, muhalif belediyelerin bu katliama gözlerini kapamasını ve katliama ortak olmasını eleştirdi.

Dizdar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, silahlanma çağrısı yapan, bot hesaplarla* nefret yayan GÜSODER temsilcilerini ağırladığını, hemen ertesi gün “Yılbaşına kadar bütün köpekleri toplayacağız” açıklaması yaptığını hatırlatarak “Görevi ülkenin iç güvenliğini korumak olan İç İşleri Bakanlığı’nda, köpekleri öldürmek için halka silahlanma çağrısı yapan ve bot hesaplarla hayvanlara karşı nefret örgütleyen, meşruiyeti meçhul bir dernekle basına verilen pozlar, tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Bu karanlık derneğin taleplerinin halkta hiçbir karşılığı olmadığı açıktır, hiçbir meslek örgütü, hiçbir sivil toplum kuruluşu tarafından desteklenmemekte, taleplerinin hiçbiri bilimsel, etik, vicdani gerekçeyle örtüşmemektedir. Tüm bunlara rağmen talepleri dinleniyorken barışçıl yaşam hakkı savunucuları olarak bizim bilimsel, etik ve vicdani çözüm dosyamız neden dinlenmiyor, o kapılar neden bizlere açılmıyor?” dedi.

Ayrıca, Bipativer Derneği’nin Türkiye’de Sokakta Yaşayan Hayvanların Sorunlarına İlişkin Çözüm Dosyası Özeti ve ODTÜ Mezunları Derneği Hayvan Hakları Çalıştayı Sonuç Bildirgesi TBMM’ye sunuldu.

Hayvan hakkı savunucularının meclise ilettiği talepler ise şu şekilde:

1- Kamuoyunda “Katliam Yasası” olarak bilinen yasa derhal geri çekilmeli, hayvanların yaşam ve özgürlük haklarını güvenceye alan bilimsel, etik ve vicdani temelde yeniden düzenlenmeli, 5199 sayılı kanunun 6. maddesindeki “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” ilkesi korunmalı. Meclis Hayvan Hakları Komisyonu yeniden toplanmalı ve demokratik temsil gözetilerek oluşturulan yeni yasayla, hayvanların yaşam ve özgürlük hakları anayasal güvence altına alınmalıdır.

2- Toplamalar ve hapsetmeler derhal durdurulmalı. Barınak denen esaret ve ölüm kampları, hayvan hastanesi ve rehabilitasyon merkezine dönüştürülmelidir. Mevcut barınaklar tedavi merkezine dönüşene kadar, barınaklardaki her bölümün net şekilde sürekli gözlenebildiği kamera sistemine geçilmeli. İcapçı veteriner hekim uygulaması tamamen kalkmalı, her il ve ilçede 7/24 çalışan veteriner hekim ve teknik personel sayısı artırılmalıdır.

3- Kırsaldan başlayıp merkezleri kapsayacak şekilde, etkin kısırlaştırma programları hayata geçirilmelidir. Tüm şehirlerin ilçe ve beldelerinde küçük çaplı, uygun maliyetli, sürdürülebilir Kısırlaştırma ve İlk Yardım Üniteleri kurulmalıdır.

4- “Pet” olarak kategorize edilerek bir ürün gibi alınıp satılabilen tüm hayvanların, üretim ve satışı yasaklanmalı, düzenli denetimler ve raporlamalar kamuoyuyla paylaşılmalı, yasağa aykırı hareket ederek suç işleyenlere caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.

5- Hayvana şiddete, yatarı olan caydırıcı cezalar getirilmeli ve hayvana şiddeti kurumsal hale getiren yerel yönetimler de bu kapsama alınmalıdır.

6- Sahiplendirme süreçleri devlet teşvikleriyle desteklenmeli, zorlaştırıcı tüm bürokratik engeller ortadan kaldırılmalıdır.

7- Okul öncesinden başlamak üzere tüm eğitim müfredatlarına hayvanların yaşam ve özgürlük haklarıyla ilgili eklemeler yapılmalı; hayvan fobisinin ve hayvanlara kötü muamelenin engellenmesi için çalışmalar yapılmalıdır.

8- Hayvanlarla birlikte yaşamamızı kolaylaştıracak bilgilendirici kamu spotları yayınlanmalıdır.

9- Toplumun huzurunu ve barışını bozacak şekilde hayvanları hedef haline getiren, hayvanlara ve hayvan hakkı savunucularına yönelik şiddeti körükleyen yazılı ve sözlü medya şirketlerine ve sorumlularına caydırıcı idari para cezaları getirilmeli, toplumu kin ve düşmanlığa sevk eden Güvenli Sokaklar Derneği ve benzeri tüm oluşumlar kapatılmalı, yöneticileri yargılanmalıdır.

Hayvan hakkı savunucuları Ankara’daki eyleme çağırıyor

Hak savunucusu platformlar bütün hayvanseverleri 25 Nisan’da Ankara’daki buluşmaya çağırıyor: “Katliam yasanın yürürlüğe girmesi ile yurt çapında artan hayvana yönelik şiddet, işkence ve katliam vakaları arasında bağlantı olduğunu görmek hiç zor değil.”

Hayvanlara yönelik “katliam yasasına” karşı uzun süredir kitlesel kampanya ve eylemler yapan Ankara’dan Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, İstanbul’dan Yaşatacağız Platformu ve İzmir’den İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları; yarın (25 Nisan) Ankara’da bir araya geliyor.

Platformlar, tüm hayvan hakkı savunucularını 25 Nisan saat 16.00’da Ankara Kolej metrosu önünde başlayıp Sakarya Caddesi’nde sonlanacak eyleme ve basın açıklamasına çağırıyor.

Herkesi ‘Barınaklarda hayat yok, sokaklarda olacak’ demeye çağırıyoruz

İki yıldır yürürlükte olan katliam yasasına ilişkin ortak açıklama yapan Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, Yaşatacağız Platformu ve İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları; şunları söyledi:

Katliam yasası yürürlüğe gireli neredeyse 2 yıl oluyor. Bu sürede kaç hayvan katledildi, kaç hayvan işkence gördü, kaç hayvan kan kokan barınaklara hapsedildi, yaşadıkları yerden koparıldı; sayısını dahi bilemiyoruz. Yalnızca kamuoyuna yansıyan vakaları biliyoruz. Bildiklerimiz, duyduklarımız hepimizin kanını dondururken her gün yeni bir katliam ve toplama haberine uyanıyoruz. Katliam yasanın yürürlüğe girmesi ile yurt çapında artan hayvana yönelik şiddet, işkence ve katliam vakaları arasında bağlantı olduğunu görmek hiç zor değil.

Yasa değişiklikleri hayvanlara yönelik nefreti ve şiddeti meşrulaştırıyor, hatta teşvik ediyor, körüklüyor. Bu gidişata dur demek için, toplumun ezici çoğunluğunun yasaya karşı olduğunu vurgulamak için Ankara’dan ses yükselteceğiz. Basın açıklamamıza tüm basın mensuplarını davet ediyor; bu hayati mesele için tüm hayvan hakkı savunucularını da 25 Nisan Cumartesi günü 16.00’da Ankara’da Kolej metrosu önünde başlayıp Sakarya Caddesi’nde sona erecek olan kitlesel eylemimize katılmaya ve ‘Barınaklarda hayat yok, sokaklarda olacak’ demeye davet ediyoruz.

Açıklamada ayrıca, farklı kentlerden Ankara’ya ücretsiz gelmek isteyenler için İstanbul, İzmir, Kocaeli, Tekirdağ, Antalya ve Adana başta olmak üzere birçok kentten ücretsiz otobüs kaldırılacağı aktarıldı.

Ne olmuştu?

Kedi ya da köpek fark etmeksizin sokakta yaşayan hayvanların toplatılmasını ve bakımevlerinde tutulmasını, bazılarının ise uyutulmasını (öldürülmesini) öngören 7527 nolu Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 2 Ağustos 2024’te Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kanun’da değiştirilen maddeler şu şekilde:

MADDE 1- 24/6/2004 tarihli ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kanunun amacı;” ibaresinden sonra gelmek üzere “insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 2- 5199 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri aşağıdaki şekilde ve (k) bendinde yer alan “ve hayvanların rehabilite edileceği” ibaresi “, hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği” şeklinde değiştirilmiştir.

“f) Sahipsiz hayvan: Sahipli hayvanlar dışında kalan evcil hayvanları,”

“j) Sahipli hayvan: Bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları, periyodik sağlık kontrolleri yapılan ve Bakanlık veri tabanına kaydedilen ev hayvanlarını,”

MADDE 3- 5199 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış, (d) bendinde yer alan “hayvanlara bakan veya bakmak” ibaresi “hayvanları sahiplenmek” şeklinde ve (j) bendinde yer alan “ve güçten düşmüş hayvanların korunması” ibaresi “hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4- 5199 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında” ibaresi “kanuni istisnalar hariç” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “çevreye olabilecek” ibaresi “insan ve çevre sağlığı için oluşabilecek” şeklinde ve “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” ibaresi “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı” şeklinde, dördüncü fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde ve altıncı fıkrasında yer alan “hayvanlara bakan veya bakmak” ibaresi “hayvanları hayvan bakımevi kurarak sahiplenmek” şeklinde değiştirilmiştir.

“Bakımevlerine alınan hayvanlar Bakanlık veri sistemine kaydedilir ve rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.”

MADDE 5- 5199 sayılı Kanunun İkinci Kısım Dördüncü Bölüm başlığında yer alan “Öldürülmesi” ibaresi “Ötanazisi” şeklinde ve 13 üncü maddesinin başlığı “Hayvanların ötanazisi” şeklinde değiştirilmiş, maddeye birinci fıkrasından önce gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Öldürme esas ve usulleri” ibaresi “Öldürme ve ötanazi işlemine ilişkin esas ve usuller” şeklinde değiştirilmiştir.

“Bakımevine alınan köpeklerden; insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlara 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen tedbir uygulanır.

Yerel yönetimler sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Bakanlar Kurulunun 28/8/2003 tarihli ve 2003/6168 sayılı Kararı ile onaylanan Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkilidir.”

MADDE 6- 5199 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan “Tıbbî” ibaresi “Kanunî ve tıbbî” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“o) Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk etmek veya bakımevinde barındırılan köpekleri bakımevi dışında bir yere bırakmak.”

MADDE 7- 5199 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (f) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

“b) İl sınırları içinde hayvanların korunmasına ilişkin ve sahipsiz hayvanlardan kaynaklı sorunları belirleyip, sorunların çözüm tekliflerini içeren yıllık, beş yıllık ve on yıllık plan ve projeler yapmak, yıllık hedef raporları hazırlayıp Bakanlığın uygun görüşüne sunmak, Bakanlığın olumlu görüşünü alarak insan, hayvan ve çevre sağlığına ilişkin her türlü önlemi almak,”

MADDE 8- 5199 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İnsan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla bakımevleri, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak, bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için, başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanır.”

MADDE 9- 5199 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve bu suretle bulundurduğu” ibaresi “veya sahiplendiği” şeklinde ve fıkranın son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılır.”

MADDE 10- 5199 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan “ikinci” ibaresi “dördüncü” şeklinde, (j) bendinde yer alan “hayvan başına iki bin” ibaresi “hayvan başına altmış bin” şeklinde ve aynı bentte yer alan “idarî para cezası.” ibaresi “; (o) bendine aykırı davrananlara hayvan başına elli bin Türk lirası idarî para cezası.” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan “hayvan koruma gönüllüsü,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 11- 5199 sayılı Kanunun 28/A maddesinin ikinci fıkrasına “birinci” ibaresinden sonra gelmek üzere “, ikinci ve üçüncü” ibaresi eklenmiş ve yedinci fıkrasında yer alan “hayvan koruma gönüllüsü,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 12- 5199 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde yer alan “3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu” ibaresi “5996 sayılı Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 13- 5199 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin başlığı “Yerel yönetimlerin sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiş, birinci fıkrasında yer alan “büyükşehir ilçe belediyeleri ile diğer” ibaresi madde metninden çıkarılmış, fıkraya “korunması ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “sahiplendirilinceye kadar” ibaresi, ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “olmayan belediyeler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile il özel idareleri” ibaresi eklenmiş ve fıkranın üçüncü ve dördüncü cümleleri ile üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bakımevlerine alınan hayvanlar Bakanlık veri sistemine kaydedilir. Rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.”

“Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan belediyeler bakımından, geçici 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan bakımevi kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için sarf etmeyen ya da bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.”

MADDE 14- 5199 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan belediyeler 31/12/2028 tarihine kadar ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlüdür.

Belediyeler 31/12/2028 tarihine kadar birinci fıkra gereğince hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde beşi oranında kaynak ayırır. Bu oran büyükşehir belediyelerinde binde üç olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamaz.

Belediyelerce bu maddenin ikinci fıkrasında belirlenen oranların üzerinde yapılan harcamaların yüzde 40’ı, tevsik edilmesi kaydıyla ilgili belediyeye Hazine ve Maliye Bakanlığınca aktarılır. Ancak, aktarılacak tutar hiçbir şekilde ikinci fıkrada belirlenen oranların yüzde 40’ını geçemez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31/12/2025 tarihine kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorundadır.”

MADDE 15- 5199 sayılı Kanunun;

a) 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “veya ona bakan” ibaresi, dördüncü fıkrasında yer alan “ve kontrollü hayvanları bulundurma ve” ibaresi ile 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ev hayvanları ile” ibaresi metinden çıkarılmış,

b) Üçüncü Kısım İkinci Bölüm başlığında yer alan “ve Hayvan Koruma Gönüllüleri” ibaresi kanun metninden çıkarılmış ve 18 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 16- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür

15 Ağustos 2024: Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle dava açmıştı.

8 Mayıs 2025: AYM Genel Kurulu, sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkını ihlal eden ve kamuoyunda tepkilere yol açan düzenlemeyle ilgili iptal başvurusunu reddetti.

22 Ağustos 2025: İstanbul Valiliği, okulların açılmasına kısa bir süre kalmasını gerekçe göstererek sokakta yaşayan köpeklerin acilen toplatılmasına karar vermişti.

6 Kasım 2025: Ankara Valiliği sokakta yaşayan hayvanları beslemeyi yasakladı. Karara uymayanlara ise Kabahatler Kanunu kapsamında ceza uygulanacağını duyurmuştu.

24 Kasım 2025: İstanbul Valiliği sokakta yaşayan köpekleri beslemeyi yasakladı.

Mart 2026: Ankara Valiliği’nin sokakta yaşayan hayvanları besleme yasağı kararı, iptal edildi.

4 Nisan 2026: İstanbul Valiliği, sahipsiz köpeklerin toplanarak bakımevlerine götürülmesi için mayıs ayı sonuna kadar süre tanındığını duyurdu.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.