HDP Eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, 10 yıldır cezaevinde tutuluyor. 15 baro ve dava avukatları AİHM kararlarının uygulanmasını talep ederken, DEM Parti Eş Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan eski eş başkanların tutulduğu cezaevleri önünde açıklama yaptı.

Fotoğraf: AP
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, 10 yıldır hapiste tutuluyor.
Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutuklanmasının 10. yılında 15 baro ve dava avukatları, aralarında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu 13 HDP’li siyasetçinin tahliyesini istedi. Ankara’daki istinaf başvurusunda kesinleşmiş AİHM ihlal kararlarının uygulanması talep edildi.
15 bölge barosu ve Kobani davası avukatları Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’ne tahliye başvurusunda bulundu.
Başvurunun temel taleplerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kesinleşmiş ihlal kararları, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 16 Eylül 2026 tarihli kararı ve Anayasa’nın 19 ile 90. Maddelerine dayandırıyor.
Bakırhan: “On yıldır cezaevlerinin kapılarında açıklama yapıyoruz“
Tutuklamaların 10. yılında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Demirtaş’ın tutulduğu Edirne Cezaevi’ni, Eş Başkan Tuncer Bakırhan ise Yüksekdağ’ın tutulduğu Kocaeli’deki Kandıra Cezaevi’ni ziyaret etti ve cezaevlerinin önünde açıklama yaptı.
Hatimoğulları, cezaevindeki görüşmede Demirtaş’ın Türkiye halklarına selamlarını ilettiğini, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne cezaevi koşullarında da destek vermeyi sürdüreceğini söylediğini, tutuklu siyasetçilerin barış çabalarından vazgeçmediğini ifade etti. Bütün siyasi mahpuslar serbest bırakılıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
Bakırhan ise “On yıldır cezaevlerinin kapılarında açıklama yapıyoruz. Yetmedi mi artık? On birinci yılda buralara gelip açıklamalar yapmak istemiyoruz. On birinci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalı. Figen Yüksekdağ, barış konusunda ortaya koyduğu iradeyi artık dışarıda göstermeli. Selahattin Demirtaş artık kendi halkıyla, yoldaşlarıyla birlikte siyaset yapabilmelidir” diye konuştu.
Demirtaş ve Yüksekdağ’ın HDP’nin yöneticisi olduğu dönemde neler yaşandı?
4 Kasım 2016’dan beri hapiste tutulan Demirtaş ve Yüksekdağ, Türkiye’de Kürtleri temsil eden bir partinin ilk kez seçim barajını geçmesine liderlik yapmış, HDP 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde %13,22 oy almıştı. Seçim sonuçlarına göre hiçbir parti tek başına iktidar olabilmek için gerekli olan 276 sandalye sayısına ulaşamasa da HDP seçimlerde 80 milletvekili çıkardı. 2002 yılından beri iktidarda olan AKP, seçimlerden sonra Meclis çoğunluğunu kaybetti.
Demirtaş’ın 7 Haziran seçimlerine giderken, 17 Mart 2015’te, TBMM kürsüsünde Erdoğan’a dönük “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışı kamuoyunda gündem olmuştu.
Seçimlerden iki gün önce 5 Haziran’da HDP’nin Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirdiği mitinge IŞİD bombalı saldırı düzenlemiş, saldırı sonucu beş kişi yaşamını yitirmişti.
O tarihe kadar PKK ile devlet arasında yürütülen süreç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 Ağustos 2015’te “Çözüm süreci buzdolabında” sözleriyle rafa kaldırıldı.
7 Haziran ve erken seçim tarihi olarak belirlenen 1 Kasım, Türkiye tarihinin en kanlı ve karanlık dönemlerinden biri olarak tarihe geçti.
20 Temmuz 2015’te Urfa Suruç’ta, Kobanêli (Kobani) çocuklara oyuncak götürmek isteyen SGDF’li öğrencilere dönük IŞİD intihar saldırısı gerçekleşti. 33 kişi yaşamını yitirdi.
22 Temmuz 2015’te Ceylanpınar’da iki polis evlerinde öldürüldü, bu olayla birlikte çözüm süreci fiilen bitti. Ancak polislerin kimler tarafından öldürüldüğü hâlâ meçhul.
10 Ekim 2015’te, Ankara Garı Tren İstasyonu önündeki barış mitingine yapılan IŞİD bombalı saldırısında 103 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla kişi yaralandı.
Her ne kadar başlangıcı ve şiddetlenmesi 1 Kasım’dan sonra başlasa da Kürt kentlerinde özyönetimin ilan edilmesi sonucu başlayan abluka, Haziran-Kasım arası döneme denk geliyor.
AİHM, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın serbest bırakılmasını istedi
Selahattin Demirtaş hakkında sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur için yaptığı yürüyüş çağrısı nedeniyle soruşturma başlatıldı.
93 kez PKK propagandası yapmakla suçlanan Demirtaş hakkında 2013 yılında İstanbul’da yapılan Newroz kutlamasında yaptığı konuşmada “PKK’yi ve lideri Abdullah Öcalan’ı övdüğü” gerekçesiyle “terör örgütü propagandası” suçundan 5 yıl hapis istemiyle iddianame hazırlandı.
7 Eylül 2018’de Selahattin Demirtaş’a “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 4 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Demirtaş hakkında verilen 4 yıl 8 aylık hapis cezasının bozulmasını istedi. 22 Aralık 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş’ın ifade özgürlüğü ve seçme-seçilme hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
2016 yılından beri tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın yargılandığı Kobani Davası’ndan 16 Mayıs 2024’te karar çıktı. Demirtaş için tutukluluk halinin devamına ve 28 yıl hapis cezasına karar verildi.
Diğer dosyalarıyla birlikte Demirtaş için toplamda 42 yıl hapis cezasına karar verildi.
Figen Yüksekdağ ise Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “terör soruşturması” kapsamında 4 Kasım 2016’da Ankara’daki evinde gözaltına alındı ve Diyarbakır’a gönderildi. Burada çıkarıldığı 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce aynı gün tutuklandı ve Kocaeli F Tipi Cezaevi’ne götürüldü.
21 Şubat 2017 tarihinde milletvekilliği düşürüldü, 9 Mart 2017’de ise siyasi partiler kanununun “terör eyleminden mahkûm olanların siyasi partilere üye olamayacaklarına” dair hükmü gereği parti üyeliği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düşürüldü.
16 Mayıs 2024’te görülen Kobani Davası’nda Yüksekdağ, 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
8 Kasım 2022’de AİHM Yüksekdağ’ın da bulunduğu eski HDP milletvekillerinin ifade özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği ve serbest seçim hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme, tutukluluğu devam eden başvurucuların serbest bırakılması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Karar 3 Nisan 2023’te kesinleşti.


