17 Ekim Cumartesi gününde organizatörlerin verilerine göre yaklaşık 800 bin kişinin “yüksek yaşam maliyetine” karşı düzenlediği eylemden sonra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün (18 Ekim) bir açıklama yaptı. Boyun Eğmeyen Fransa koordinatörü Manuel Bompard, Macron’un öğrencilerin taleplerine yanıt vermeden konuşma yapmasını “kesinlikle sorumsuzca” buldu.

Fotoğraf: Jeff Pachoud/AFP
17 Ekim Cumartesi günü, Fransa’nın birçok şehrinde, İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 500.000, organizatörlerin verilerine göre ise 800.000 kişi “yüksek yaşam maliyetine” karşı eylem düzenledi. Bu hareket, fiyatların yüksekliğinden bıkmış Sarı Yelekliler ile eylül ortasından beri eylemde olan lise öğrencilerini bir araya getirdi.
İçişleri Bakanlığı’nın Elysee Sarayı, Başbakanlık binası ve Champs-Elysees’de eylemlerin yasaklandığını duyurmasının ardından öğrenciler, özellikle Paris, Lyon ve Marsilya’da bulunan lüks mağazaların vitrin camlarını kırdı, bazı sermaye tekellerinin dükkanlarını ateşe verdi.
İçişleri Bakanlığı: En az 2400 gözaltı
İçişleri Bakanlığı’nın Pazar akşamı açıkladığı toplu bilançoya göre, cumartesi günü yüksek yaşam maliyetlerine karşı düzenlenen eylemlerde yaklaşık 2.400 kişi gözaltına alındı, yaklaşık bin polis ve jandarma yaralandı.
Orta Fransa’da yer alan Limoges kentinde eylemciler, belediye binasına girerek tarihi binayı ateşe verdi. Binanın büyük bir kısmı ve çan kulesi çöktü.

Fotoğraf: Thierry Laporte
Fransa’da akaryakıt fiyatlarına ve hayat pahalılığına karşı Kasım 2018’de başlayan Sarı Yelekliler hareketi, tüm sürücülere 2008 yılından beri sürüş sırasında araçlarında yüksek görünürlükte yelekler kullanmaları için yasalar getirilmesinin ardından sokağa çıkan emekçilerin sarı yelek giymesiyle adını bu yeleklerden aldı.
Fransa’daki Sarı Yelekliler hareketi bu kez gençlerin öncülük ettiği protestolarla yeniden gündeme geldi. Lise öğrencilerinin eğitim koşulları, öğretmen eksikliği ve üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup’a karşı başlattığı eylemler, ülke çapında 17 Ekim’de yapılan protesto çağrılarıyla birleşti.
Öğrenciler, sendikalar, emekçilerle birlikte VTC olarak bilinen özel ulaşım sürücülerini ve Sarı Yelekliler hareketinden isimleri aynı gün meydanlarda buluştu. “Gilets jeunes” (Genç Yelekliler) ve “jeunes et jaunes” (gençler ve Sarı Yelekliler) sloganları sosyal medyada dolaşıma girdi. Göstericilere, hayat pahalılığını protesto eden Sarı Yelekliler ile “daha yüksek maaş ve emekli maaşı, düşük fiyatlar ve kamu hizmetlerinin korunması” çağrısında bulunan Fransa’nın önde gelen işçi sendikalarından Genel Emek Konfederasyonu (CGT) da destek verdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün (18 Ekim) saat 20.00’de protestolarla ilgili bir açıklama yaptı. Macron, bu eylemleri “aşırı solcu kışkırtıcıların” düzenlediğini iddia etti ve bu “şiddet olaylarını” kınadıktan sonra esnafa yardım sağlanacağını duyurdu.
Macron: “Tahribat yaratanlar bedelini ödemeli”
“Fransızlar, Fransa’ya bunu nasıl yapabilir?” diye soran Macron “Bunu haklı gösterecek, açıklayacak ya da mazur gösterecek hiçbir şey yok. Bu akşam hepimiz öfke duyuyoruz” dedi.
Emmanuel Macron sözlerine şöyle devam etti:
“Her suç işlendiğinde, buna uygun hukuki yaptırımlar uygulanmalıdır. Tahribat yaratanlar bedelini ödemeli. Yağmalayanlar zararı telafi etmeli. Cumhuriyeti yıkmaya çalışanlar ise bunun hesabını verecekler.
Bu konuda çok net olmak istiyorum. Tahripçilere ve şiddete başvuran herkese karşı taviz vermeyeceğiz. Dinleme ve diyalog, ne zayıflık ne de cezasızlık anlamına gelir.”
LFI’li Bompard: Macron’un konuşması “kesinlikle sorumsuzca”
LCI kanalına konuk olan La France Insoumise (LFI – Boyun Eğmeyen Fransa) koordinatörü Manuel Bompard, Emmanuel Macron’un taleplere yanıt vermeden konuşma yapmasını “kesinlikle sorumsuzca” buldu.
“Dün, İçişleri Bakanlığı’na göre 550.000 göstericinin katıldığı, 1 Mayıs 2023’ten bu yana Fransa’da düzenlenen en büyük gösteri gerçekleşti,” diye konuşan Bouches-du-Rhône milletvekili Bompard, “bu noktaya gelmekten kaçınabilirdik” dedi. Ardından yürütmeyi eleştirerek şunları söyledi:
“Hükümet, sokakta dile getirilen taleplere siyasi olarak yanıt vermeyi reddederek, durumun çürümesine yol açmayı tercih etti.”
Boyun Eğmeyen Fransa partisinin lideri Jean-Luc Mélenchon ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada medyanın haber dilini sert bir dille eleştirdi. Yayın organlarını, “sakin bir şekilde sokağa dökülen on binlerce kişiyi” görmezden gelip sadece şiddet olaylarına odaklanmakla suçlayan Mélenchon, “İki ayrı dünya, iki ayrı gerçeklik” ifadesini kullandı.
Dün akşam LCI kanalına saat 18.30’da konuşan Mélenchon, asıl meselenin öğrencilerin taleplerine yanıt vermek olduğunu belirterek “Bu hareket, Başkan Macron’un devleti ve kamu hizmetlerini darmadağın ettiği on felaket yılının sonucudur” diye konuştu.
CGT Genel Sekreteri Sophie Binet, Pazar akşamı AFP’ye yaptığı açıklamada, Emmanuel Macron’un “ülkede olup bitenleri hiç anlamadığını” belirtti ve cumhurbaşkanının konuşmasında cumartesi günü göstericilerin dile getirdiği beklentilere yanıt vermediğini ifade etti:
“Pazar akşamki konuşmasındaki sorun, gençlerin harekete geçmesine, yüksek yaşam maliyetine, kamu hizmetlerinin kalitesindeki düşüşe ve işten çıkarmaların artmasına yanıt verecek somut bir açıklama yapmamasıdır.”
Fransa’nın ikinci en büyük sendika konfederasyonu olan CGT, 17 Ekim’deki gösterilere sarı yelekliler, gençler ve iklim aktivistleriyle birlikte katılma çağrısında bulunmuştu.
Aşırı sağcı partiden de Macron’a tepki
Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi (RN) Başkanı Jordan Bardella ise Pazar günü Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un konuşmasını “acınası” olarak nitelendirdi:
“Emmanuel Macron’un acınası konuşması. Bu korkak ve yönünü kaybetmiş iktidarın artık Fransızlara söyleyecek hiçbir şeyi, sunacak hiçbir şeyi kalmadı. Onları korumak için bile artık gücü kalmadı.”
Ayrıca RN lideri Marine Le Pen, Macron’a benzer olarak sokaklardaki vatandaşların ekonomik ve meşru taleplerinin aşırı sol Boyun Eğmeyen Fransa partisi tarafından “rehin alındığını” ve “Jean-Luc Mélenchon gibi isimlerin bu şiddeti körüklediğini” savunuyor.


