GABB Kadın Politikaları Müdürlüğü’nün Bağlar, Sur ve Kayapınar’da yürüttüğü araştırmaya göre, kadınların çoğu herhangi bir gelir getirici işte çalışmıyor. Bunun esas sebeplerinden biri ise çocuk bakımının ve ev içi emeğin büyük ölçüde kadınların üzerine bırakılması.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) Kadın Politikaları Müdürlüğü’nün hazırlattığı “Diyarbakır’da Kadın Yoksulluğu” raporu, üç ilçede 2.975 kadınla yapılan anket ve 29 kadınla yapılan derinlemesine görüşmelere dayanıyor. Bağımsız araştırmacı Semiha Arı’nın kaleme aldığı bu araştırma Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi tarafından raporlandı ve 15 Şubat 2026’da yayımlandı.
Araştırma kapsamında Bağlar’da 12 mahallede 1.070, Sur’da 19 mahallede 782, Kayapınar’da 8 mahallede 1.123 kadınla yüz yüze anketler yapıldı.
Kadınlar çocuk bakımı sebebiyle çalışamıyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2023 verisine göre Diyarbakır’da genel istihdam oranı %37,7. Kadın istihdamı ise erkek istihdamının yaklaşık üçte biri düzeyinde. Rapordaki bulgular, Bağlar ve Sur’daki kadınların %89-90’ından fazlası herhangi bir gelir getirici işte çalışmadığını gösteriyor, Kayapınar’da ise bu oran %74.
Nitel araştırma için görüşülen 29 kadından ise sadece 6’sının ücretli işi var, bunlar da genellikle düzensiz, sigortasız ve düşük ücretli işler. Kadınların çalışırken dahi derin yoksulluğa itildiğini ortaya koyan araştırmada, 15 yıl çalışan bir katılımcının sigorta priminin yalnızca 8 yıl yatırıldığı, bazı kadınların ise onlarca yıllık iş deneyimine rağmen birkaç yüz günlük prim gün sayısına sahip olduğu tespit edildi. Mevsimlik tarım işçiliği yapan Kürt veya Suriyeli kadınlar, mevsimlik işçilik sırasında maruz kaldıkları ağır sömürü ve ayrımcılık koşullarını “travmatik” olarak tarif ediyor.
Bağlar’da kadınların %46’sının, Sur’da %47’sinin, Kayapınar’da %16,1’inin hiçbir kişisel geliri yok. Kadınların istihdama katılamama nedenlerinin başında (Bağlar’da %58,2, Sur’da %59, Kayapınar’da %53,6 ile) çocuk bakımı geliyor.
Rapora göre kadınlar çalıştığında da tüm eğitim düzeylerinde ve tüm meslek gruplarında erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Kadınların daha yoğun biçimde yarı zamanlı, esnek ve güvencesiz işlerde çalıştırıldığı belirtilirken kadınların istihdama katılmamalarının en temel sebeplerinden birinin çocuk bakımının ve ev içi emeğin büyük ölçüde kadınların üzerine bırakılması olarak gösteriliyor.
- Kadınların ev işlerini ve çocuk bakımını “genellikle ben yaparım” diyen oranı her üç ilçede de %80-90 bandında.
Hane gelirleri asgari ücretin altında
Rapordaki verilere göre, Bağlar’da hanelerin dörtte biri 1-14.000 TL, Sur’da ise %14’ü aynı miktarda gelire sahip. Kayapınar’da görece daha yüksek gelir düzeyine rağmen (%37,2’si 40.000 TL üstü) katılımcıların sadece %16’sı “gelirim giderimi karşılıyor” diyor. Rapor, her üç ilçede de hanelerin en az yarısının borçlu olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre borçlanmanın başlıca nedeni gıda ve giyim gibi temel ihtiyaçlar oluyor. Kayapınar’da borçlanma sebeplerinde ilk sırada ev almak var.
Sosyal yardım alan kadınların oranı Bağlar ve Sur’da %25, Kayapınar’da %13 civarında kalıyor, yardım alanların %92’si bu desteğin ihtiyacı karşılamadığını belirtiyor. Araştırmadaki kadınların beyanlarına göre, boşanma sürecindeki kadınların sosyal yardım hakkı “boşanmamışsın” gerekçesiyle reddediliyor. Rapora göre özellikle boşanmış veya şiddet gören kadınlar, ekonomik destekten yoksun oldukları için şiddet ortamına geri dönmek zorunda kalabiliyor.
- Bağlar’da katılımcıların %60’ından fazlası temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorken %77’si de faturalarını ödemekte zorlanıyor. Kadınların %70’i çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamıyor.
- Sur’da gıda ürünlerinden kısıtlama yapanların oranı %93-94, sinema/tiyatro/konser gibi etkinliklere hiç katılmayanların oranı ise %96-97.
- Kayapınar’da %77’lik bir kesim temel ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılayamıyor.
- Kadınların çoğu “boş vaktim yok” diyor.
Bölgedeki savaş politikalarının etkisi
Yoksulluğun ve kadın yoksulluğunun Kürt bir coğrafyasında neden daha farklı yaşandığına savaş ve kayyım politikaları üzerinden değinmenin önemli olduğunun altını çizen rapor, kadınların her türlü şiddet, zorla kaybetme, faili meçhuller, işkenceler, zorunlu göçler ve kadın intiharlarının öznesi olduğunu söylüyor.
Ayrıca 2016 sonrası atanan kayyımların kadın merkezlerini, Jin Kart uygulamasını, kreşleri ve kadın istihdamına yönelik politikaları büyük ölçüde kapattığını/işlevsizleştirdiğini ve bunun yoksulluğu derinleştiren bir etken olduğunu vurguluyor.
Anketlerde belediyelerden talep edilenler ise istihdam alanları yaratılması, Adli Yardım Protokolünün hayata geçirilmesi, meslek edindirme kurslarının sürelerinin uzatılması, nakdi yardım ve gıda/kreş/bakım desteği.


