İngiliz edebiyatının en prestijli ödüllerinden Booker Prize’ın 2026 uzun listesi açıklandı. Silivri Cezaevi’ni anlattığı The Renovation, kitabı ile listeye giren Kenan Orhan, kitabında rejime duyduğu öfkeyi ve sürgünü anlattığını söyledi.

2026 Booker Prize’ın (Booker Ödülü) uzun listesi açıklandı. “Booker Dozen” olarak anılan 13 kitaplık listede Pulitzer ödüllü Elizabeth Strout, Booker ödüllü Douglas Stuart ve Marlon James’in yanı sıra Rebecca Perry ve Kenan Orhan gibi dikkat çeken isimler de yer aldı. Bu yıl uzun listeye giren eserler, Mexico City’den İskoçya’nın ücra adalarına, Zürih’teki ötanazi kliniklerinden 1980’ler Jamaika’sına ve ABD’de 2024 başkanlık seçimleri öncesindeki Massachusetts’e uzanan geniş bir coğrafya ve tema yelpazesi bulunuyor.
Uzun listenin dikkat çeken isimlerinden biri de Türkiye kökenli yazar Kenan Orhan oldu. Kansas’ta yaşayan Orhan’ın ilk romanı The Renovation, Booker Prize uzun listesine girerek önemli bir başarı elde etti. Daha önce yayımladığı I Am My Country adlı öykü kitabıyla PEN/Robert W. Bingham Ödülü’ne finalist olan ve Story Prize uzun listesine kalan Orhan’ın öyküleri The Atlantic, The Paris Review ve The Common gibi saygın edebiyat dergilerinde yayımlandı.
Banyodan Silivri hücresine
Orhan’ı The Renovation isimli kitabı, İtalya’da yaşayan psikolog Dilara’nın demans hastası babasına bakabilmek için evini yeniden düzenleme çabasını konu alıyor. Ancak tadilat tamamlandığında, yeni bir banyo yerine İstanbul’daki Silivri Cezaevi’nden birebir kopyalanmış bir hücre inşa edildiği ortaya çıkıyor. Ailesi yıllar önce Türkiye’den siyasi nedenlerle ayrılan Dilara, başlangıçta bu tuhaf hatayı düzeltmeye çalışsa da zamanla hücrenin kendisini geçmişine ve terk etmek zorunda kaldığı İstanbul’a bağlayan gizemli bir geçit olduğunu keşfediyor. Babasının giderek ilerleyen demansıyla, ekonomik sıkıntılarla ve evliliğindeki sorunlarla mücadele ederken, Silivri hücresi onu Marmara’nın kıyılarına, martılara ve çocukluğunun İstanbul’una geri çağırıyor.
Sürgünlük hissi
Orhan, romanın büyük ölçüde kendi deneyimlerinden ve Türkiye’ye duyduğu özlemden beslendiğini söylüyor. National Public Radio( NPR)’ye verdiği röportajda, kitabı yazarken “rejime duyduğu öfkeyi”, Türkiye’nin değişimine tanıklık edememenin yarattığı acıyı ve sürgünlük hissini kaleme aldığını anlattı. Kitabı yazmanın kendisi açısından zorlu bir süreç olarak tanımlayan Orhan, “Çünkü bu kitapta kendi korkularım ve kendi kederlerim çok yer alıyordu ki, bunu yazana kadar genellikle yapmaktan pek hoşlanmazdım. Genellikle başkaları hakkında yazmayı severim. Ama bu kitapta rejime duyduğum öfke, arkamdan Türkiye’yi yok ediyor gibi görünen politikalara duyduğum öfke, ama aynı zamanda derin bir korku ve kayıp duygusu da var. Türkiye için ne kadar radikal bir siyasi değişim olursa olsun, bu rejim sonunda devrildiğinde ne olursa olsun, asla tanıdığım Türkiye’ye geri dönemeyeceğim” dedi.
Toplam 163 başvuru arasından seçilen 13 eser, 22 Eylül’de açıklanacak altı kitaplık kısa liste için yarışacak. Booker Prize’ın kazananı ise 9 Kasım’da ilan edilecek. Kısa listeye kalan yazarların her biri 2 bin 500 sterlin ve özel ciltli baskı kazanırken, büyük ödülün sahibi 50 bin sterlinin de sahibi olacak.
Listede yer alan kitaplar şunlar:
- The Shadow of the Object – Chloe Aridjis
- Switzy – Emma Cline
- Helen of Nowhere – Makenna Goodman
- The End of Everything – M. John Harrison
- The Disappearers – Marlon James
- Black Bag – Luke Kennard
- The Renovation – Kenan Orhan
- May We Feed the King – Rebecca Perry
- The Palm House – Gwendoline Riley
- The Things We Never Say – Elizabeth Strout
- John of John – Douglas Stuart
- All Them Dogs – Djamel White
- The Vivisectors – Missouri Williams.