Avrupa’nın çıkarları Colani’nin geçmişini temizler mi?

Irak’ın Musul vilayetinde 2007 yılında Êzidîlere yönelik bir katliam gerçekleştirildi. Ahmed Şara, henüz Muhammed Colani olarak o dönem El Kaide üyesiydi ve Musul’dan sorumluydu. Êzidîler, bu yüzden Şara’yı katliamdan sorumlu tutuyor.

Şara, davet edildiği Berlin’de Almanya Başbakanı Merz ile görüştü / Foto: Welt

Şam Geçici Yönetiminin başındaki isim olan Ahmed Şara, 30 Mart 2026 yılında Almanya hükümeti tarafından resmi bir şekilde ağırlandı.

Başkent Berlin’de Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Friedrich Merz ile görüşen Şara, Almanya-Suriye Ekonomi Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı.

19 Ocak tarihinde yapılması planlanan, ancak son anda iptal edilen bu program, uzun bir süredir Almanya ve Avrupa’nın olduğu kadar Êzidîlerin de gündeminde yer alıyor. Êzidîler, 14 Ağustos 2007 yılında Irak’ın Musul vilayetine bağlı Şengal bölgesinde bulunan Êzidîlerin yaşam alanlarına yönelik iki ayrı bomba yüklü tanker ile intihar saldırıları düzenlendi. Saldırılar sırasında 700’ü aşkın sivil ölmüş binden fazlası ise yaralanmıştı. O dönemde El Kaide içinde ve Musul’da aktif olan ve Muhammed Colani adıyla bilinen Şara, Êzidîler tarafından bu katliamın sorumlusu olarak kabul görüyor.

3 Ağustos 2014 Katliamı ve “soykırım” tasarıları

Êzidilîler, 3 Ağustos 2014 yılında IŞİD’in Irak’ta Şengal’e yaptığı saldırıda 5 bin’i aşkın üyelerinin öldürülmesi sonrasında Almanya başta olmak üzere pek çok dünya ülkesinin ana gündem maddelerinden biri oldu. Êzidîleri Kurtarma Ofisi’nin çeşitli dönem paylaştığı verilere göre, IŞİD Şengal ve çevresinde 6 bin 417 Êzidî Kürdü kaçırdı. Bunlarda 3 bin 548’si kadın, 2 bin 869’u erkekti.

Aynı verilere göre, şu ana kadar 3 bin 562’si kurtarıldı ve 2 binin üzerinde kişi halen kayıp.

Şengal 2003 / Foto: Mazlum Özdemir Arşivi

Bu katliam, pek çok ülke tarafından zamanla soykırım olarak tanındı. Êzidî soykırımını tanıyan topluluklardan biri, kendileri de bu katliamdan yaklaşık 100 yıl önce büyük bir soykırıma maruz kalan Ermeniler oldu. Ermenistan Parlamentosu 15 Ocak 2018 yılında IŞİD ve bazı örgütler tarafından Êzidîlere karşı işlenen suçları “soykırım” olarak niteleyen tasarıyı kabul etti. Ermenistan Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda kendisi de Êzidî olan, Rostem Mahmudyan, soykırım suçunun araştırılması için uluslararası kamuoyuna da çağrıda bulunarak, “Bu korkunç suçlar, Ermeni toplumuna karşı 1915-1923 yılları arasında işlenen soykırım suçlarıyla doğası itibariyle büyük benzerlik gösteriyor. Yasanın geçmesini sağlamak yetmez, ayrıca uluslararası topluma bu suçları araştırma çağrısı yapmak ve bu suçları işleyenlerin sorumlu tutulmasını sağlamak da önemlidir” diyordu.

Irak Kürdistan Bölge Parlamentosu da 3 Ağustos 2019 yılında, 3 Ağustos’u “Êzidî Soykırımı Günü” olarak kabul etti.

Parlamento Başkanlığı’na sunulan ve 3 Ağustos’un “Êzidî Soykırım Günü” olarak tanınmasını öngören ve oylamaya sunulan tasarı, Parlamento 87 evet oy ile onaylandı.

Almanya 2023’te “soykırım” dedi

Almanya Federal Meclisi ise 19 Ocak 2023 tarihinde, IŞİD’in 2014 yılında Êzidilere yönelik işlediği suçların “soykırım” olarak tanınmasını öngören teklifi oy birliği ile kabul etti. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, kararı sosyal medya hesabından paylaştığı Kürtçe mesajlarla duyurdu: “Dünyadaki herhangi bir meclisin alacağı herhangi bir kararın acılarını dindiremeyeceğini biliyoruz. Ama bu kararın bir fark yaratacağına inanıyorum: Bu, acılarını dindirme yolunda olduğu kadar hayatta kalanlar için adalet sağlama yolunda da önemli bir adım. Ülkemiz şu anda dünyanın en büyük Êzidi diasporası durumunda. Bugünkü oylama onların yorulmak bilmez çabaları sayesinde.”

Belçika Parlamentosu, Dış İşleri Komisyonu tarafından sunulan Êzidî Soykırımına dair karar tasarısını da 14 Temmuz 2021 yılında onayladı.

Şengal 2003 / Foto: Mazlum Özdemir Arşivi

Tasarı, Parlamentodaki 150 milletvekilinden 139’unun “Evet” oyu ile kabul edildi. Hiç bir milletvekili tasarıya karşı çıkmazken 2 oy da geçersiz sayıldı.

Strasbourg’da bulunan Avrupa Parlamentosu, kararında, Irak ve Suriye’de Hıristiyanlar, Êzîdîler ve diğer dini ve etnik azınlıklara karşı bir soykırım yapıldığını kabul etti.

Lüksemburg Parlamentosu IŞİD’in Êzidilere uyguladığı katliamı soykırım olarak tanıyan başka bir ülke oldu. Bu ülke Parlamentosunda, 9 Kasım 2022 yılında oy birliği ile Êzidi soykırımını resmen tanıyan yasa tasarısı kabul edildi.

Yine İngiltere Parlamentosu da Ağustos 2023 tarihinde aldığı kararla ile 2014 yılında gerçekleşen İŞİD saldırılarını soykırım olarak adlandırdı.

İsviçre Ulusal Konsey’i de 2024’ün son ayında, 61 hayır oyuna karşı 105 evet oyu ile IŞİD’in Êzidî Kürtlere karşı işlediği suçları soykırım olarak kabul etti.

Ayrıca ABD, Fransa, Kanada, Avustralya, İskoçya, Portekiz, ve Hollanda ile Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler (BM) Êzidi soykırımını tanıyan ülke ve kuruluşlar arasında bulunuyor.

Êzidîlerin siyasi iltica başvuruları red ediliyor

AB ülkelerinin büyük çoğunluğu Êzidî soykırımını kabul eden kararlar alırken, öte yandan bu soykırıma maruz kalıp İŞİD’ten kaçan ve Avrupa’ya sığınınan Êzidîlerin siyasi iltica başvurularını ya sürüncemede bırakıyor veya red ederek onları deport ediyor.

Musul 2003 / Foto: Mazlum Özdemir Arşivi

Bunlardan biri olan 27 yaşındaki John Saidi Fars Silo isimli genç, Almanya tarafından 2023 yılında deport edildi. Silo 2012 tarihinden beri Almanya’da sığınma başvurunda bulunmuştu. Deport edildikten sonra, 28 Ağustos 2023 tarihinde Kürdistan Bölgesi’nin başkenti olan Erbil’de ölü bulundu.

Kuzey Ren-Vestfalya, Thüringen, Aşağı Saksonya ve Schleswig-Holstein dahil olmak üzere bazı federal eyaletler 2023 ve 2024 yıllarında Êzidîler için geçici sınır dışı yasağı getirdi. Ancak bu yasaklar sadece sınırlı bir süre için uzatılmıştı ve o zamandan beri süresi doldu.

Almanya’da 2023 yılında Irak’tan gelen Êzidî sığınmacıların sadece yüzde 53 ‘üne koruma statüsü verildi.

Almanya’nın Brandenburg eyaletinde yaşayan Êzidî bir aile ise, Potsdam İdare Mahkemesi’nin sınır dışı edilmelerini durdurmasına rağmen 2025 yılında sınır dışı edilmişti. Êzidî nüfusunun büyük bir çoğunluğu Almanya’da yaşamak ile birlikte Almanya’da iltica başvurularında Iraklı olarak geçtikleri için ne kadarının deport edildiği resmi olarak doğrulanamıyor.

Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne bağlı Göç ve Göçmenler ile Krizlere Müdahale Dairesi, sadece 2025 yılında büyük çoğunluğu Êzidî olan 20 bin Iraklı’nın Almanya tarafından sınır dışı edileceğini açıklamıştı.

Êzidîlerin 73. Fermanı ve Colani

Uğradıkları katliamın soykırım olduğunu kabul etmesine rağmen kendilerine sığınma başvurusunda bulunan Êzidîlerin başvurularını sürüncemede bırakan Almanya devleti ve hükümeti, bugünlerde Êzidîlere yönelik başka bir tarihde gerçekleşen iki büyük saldırının sorumlusu olarak görülen eski adıyla Colani, şimdiki adıyla Şara’yı resmi törenle ağırladı.

19 Ocak’ta gerçekleştirilmesi planlanan ve 30 Mart’ta gerçekleşen ziyaretler öncesinde Êzidîler başta olmak üzere o dönem Ortadoğu’da etkili olan El Kaide, IŞİD, El Nursa gibi örgütlerin katliamına maruz kalan topluluklar, Şara hakkında hem suç duyurularında bulundular hem de çeşitli protesto gösterileri organize ettiler.

İlk ziyaret öncesinde Kürt-Alman avukat Necdal Disli Karlsruhe’de Almanya Federal Başsavcılığı’na bir dilekçe ile başvurarak Şara hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, Şara’nın soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları dahil olmak üzere uluslararası ceza hukukunu ihlal ettiği yönünde güçlü şüpheler bulunduğu belirtildi.

Suç duyurusu için sunulan dilekçe

30 Mart’ta gerçekleşen ziyaret için de yine Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS- Association for Human Rights in Syria), Karlsruhe’deki Federal Başsavcılığına başvurdu.

Başvuruya ilişkin yayımlanan açıklamada; “Alman hükümetinin, Birleşmiş Milletler’in güncel raporlarına göre ağır insan hakları ihlalleriyle
ilişkilendirilen bir kişinin resmi olarak ağırlaması tarafımızca kabul edilemez. Uluslararası Ceza Hukuku çerçevesinde yaptığımız başvuruda, Ahmed el-Şaraa’nın Suriye’de işlenen insanlığa karşı suçlardan doğrudan sorumlu olduğu yönündeki bulgulara yer verilmiştir. Bu nedenle, söz konusu kişinin Almanya’ya girişinde diplomatik temaslarda bulunması değil, gözaltına alınarak yargı sürecine tabi tutulması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Êzîdî sosyolog ve Spectrum House’un Genel Direktörü Azad Barış, 2007 yılında ve 2012 yılında Rojava’da Serê Kaniye bölgesinde yaşanan Êzidî katliamlarında sorumlusunun Colani olduğunu belirterek uluslararası mahkemede suç duyurusunda bulunacaklarını açıklamıştı.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.