Türkiye işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026 Küresel Haklar Endeksi’ni yayımladı. İşçi hakları ihlallerinin dünya genelinde rekor seviyeye ulaştığı belirtilen raporda, Türkiye bu yıl da işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi arasındaki yerini korudu.

Doruk Maden işçileri Ankara’ya yürüyor. Fotoğraf: Bağımsız Maden-İş Sendikası


Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026 yılı Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı. Raporda Türkiye’de sendika karşıtı devlet politikalarına ve doğrudan baskılara dikkat çekildi.

ITUC, raporunda dünya genelindeki işçi hakkı ihlallerini “demokrasiye karşı milyarder darbesi” olarak nitelendirdi. Rapora göre, dünya genelinde işçi hakları ihlalleri rekor düzeyde. Raporda ülkelerin %87’sinde grev hakkının ihlal edildiğinin, Avrupa ve Amerika kıtalarında ise tarihi gerilemeler yaşandığı belirtildi.

Türkiye en kötü 10 ülkeden biri

ITUC, raporunda Türkiye’yi “işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi” arasında gösterdi. 2026 yılında işçiler için en kötü 10 ülke şunlardı: Arjantin, Beyaz Rusya, Ekvador, Mısır, Eswatini, Myanmar, Nijerya, Panama, Tunus ve Türkiye.

2026’da dört ülkenin notu kötüleşti: Arnavutluk, Arjantin, Fransa ve Panama. Üç ülkenin notu ise yükseldi: Botsvana, Birleşik Krallık ve Uruguay.

İhlallerde gözle görülür bir artışın ardından ITUC, yedi ülkeyi “izleme listesi”ne aldı: Gine-Bissau, İsrail, Liberya, Moldova, Filipinler, Amerika Birleşik Devletleri ve Zimbabve.

Devlet baskısı doğrudan gelişiyor

ITUC, Türkiye bölümünde ciddi hak ihlallerinin ve sendika karşıtı devlet politikalarının olduğunu belirtti. “Otoriter Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti, temel işçi haklarını çiğnemek konusunda uzun bir geçmişe sahiptir” diyen ITUC, Türkiye’de devlet düzeyinde baskının daha doğrudan gerçekleştiğini söyledi.

Rapor, Ocak 2025’te Almanya’ya ait hazır giyim üreticisi Digel Tekstil işçilerinin TEKSİF’e üye olmasından sonra önde gelen dört sendika üyesi tazminatsız olarak işten çıkarıldığını söyledi. Ayrıca Digel’in sendika onay sürecine itiraz ettiğini ve aktivizmlerini bastırmak amacıyla 15 üyenin daha işten çıkarıldığını hatırlattı.

ITUC, Metal işçileri sendikası Birleşik Metal-İş’in Ağustos 2025’te İtalyan sermayeli hidrolik sistem üreticisi SAG Hidrolik’te resmi toplu pazarlık temsilcisi olarak onaylanmasına rağmen şirketin buna karşı olarak üç sendika üyesini sebepsiz yere işten çıkardığını da vurguladı.

Bu rapora göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temmuz 2025’te Eti Maden’deki yasal maden grevini “milli güvenlik” gerekçesiyle 60 gün erteledi. ITUC, Türk-İş kanununa göre bu durumun Türkiye’de grev hakkını geçersiz kılarak anlaşmazlığı zorunlu tahkime taşıdığına dikkat çekti.

ITUC, 2025 yılının Mart ayında İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun siyasi sebeplerle tutuklanmasına tepki olarak Eğitim Sen sendikasının düzenlediği dayanışma grevinin ardından, devlet yetkililerinin sendika yönetimini ev hapsine aldığını vurguladı. Ev hapsinin sona ermesine rağmen sendika yöneticilerin haftalık olarak polise imza verme gibi adli kontrol kısıtlamalarıyla karşı karşıya olduğu aktarıldı.

Rapora göre Türkiye’deki sendika liderleri, sendikal faaliyetleri nedeniyle hâlâ yargı baskısıyla ve terör suçlamalarıyla karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

İşçilerin yaşam hakları ihlal edildi

Rapora göre, geçtiğimiz yıl ifade ve toplanma özgürlüğü ihlallerinde %5’lik bir artış, işçilere yönelik şiddet saldırılarında %6’lık bir artış ve işçi ve temsilcilerinin tutuklanma ve gözaltına alınması da dahil sivil özgürlükler üzerindeki saldırılarda %3’lük bir artış söz konusu.

2026 Endeksi, 2025’te %45 oranda olan ifade ve toplanma özgürlüklerine yönelik saldırıların bu sene %50 oranda olduğunu bildirdi. Buna göre 151 ülkenin yaklaşık yarısında yetkililer işçileri tutukladı veya gözaltına aldı.

2026 Endeksi, bu seneki ihlallerinin şimdiye kadar yaşanan hak ihlalleriyle kıyaslandığında rekor seviyede olduğunu belirtti. Sendika kurma, sendikaya üye olma ve sendikaların yasal kayıt hakları, her dört ülkeden üçünde engellendi. Bu sırada işçiler, ülkelerin %32’sinde şiddete maruz kaldı, buna örnek olarak İsrail güçlerinin Filistin Genel Sendikalar Federasyonu (PGFTU) ofislerine baskın düzenlediği hatırlatıldı.

2026 yılında işçiler ve sendikacılar dört ülkede sendikal aktivizmleri sebebiyle hayatlarını kaybetti: Angola, Kolombiya, Endonezya ve Meksika.

Bu bilgilere göre grev hakları 151 ülkenin %87’sinde ihlal edildi. İşçilerin %72’si adalete erişemedi veya adalete erişimi kısıtlandı. 151 ülkeden 121’inde toplu pazarlık hakkı kısıtlandı ve ihlal edildi.

İşçi haklarında rekor gerileme

Hak ihlallerini 1 ile 5 arasında bir indekse göre sıralayan rapora göre Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi, sıralamada işçiler açısından dünyanın en kötü bölgesi olarak yer aldı. 2026 yılında bölgenin puanı 4,68 olarak belirlendi.

Avrupa ve Amerika kıtasında ülke puanları 2014’ten bu yana en düşük endeks puanına geriledi. Amerika kıtasındaki ortalama ülke puanı 3,72’ye gerileyerek tarihteki en düşük değerine ulaştı. Bu bölgede yer alan Arjantin ve Panama, işçi hakları açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi listesine girdi. Bölgedeki 25 ülkeden yaklaşık %90’ı grev hakkını ihlal etti ve sendikaların kaydını engelledi, bölgedeki ülkelerin yaklaşık yarısında ise işçiler tutuklandı veya gözaltına alındı.

Avrupa’nın ortalama ülke puanı, şimdiye kadar aldığı en düşük seviye olan 2,80’e geriledi. Rapor, Avrupa’da aşırı sağın yükselişinın sendikalara ve üyelerine yönelik düşmanlığın giderek artmasına ön açtığını söyledi. Raporda Avrupa’daki 41 ülkenin yaklaşık dörtte üçünde grev hakkının engellendiği belirtildi.

Rapor, endeks puanı 4.08’te sabit kalan Asya-Pasifik bölgesinin ise işçiler açısından dünyanın ikinci en kötü bölgesi olduğunu belirtti.

Bu yılki sonuçların bir “demokrasiye karşı milyarder darbesine” olduğunu ve işçi hareketinin, kolektif eylem ve dayanışma üzerine kurulu en büyük demokratik güç olmaya devam ettiğini söyleyen ITUC, işçi örgütlenmesinin herkes için daha adil, kapsayıcı ve demokratik bir gelecek inşa etme gücüne sahip olduğunu vurguladı.

Raporu okumak için tıklayın.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.