Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar köyünde JES projesi kapsamında jandarma eşliğinde getirilen iş makinelerine köylüler engel oldu. Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu’ndan Nilüfer Uygun ve platform sözcüsü Ekrem Alan, kepçelerin sahaya girişinin şu anlık pazartesi gününe kadar durdurulduğunu ifade etti.

Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar (Licik) köyünde, Amerika merkezli IGNIS H2 Anonim Şirketi’nin yürüttüğü Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi kapsamında bugün öğlen saatlerinde jandarma eşliğinde iş makineleri köye girdi.
Kaynarpınar köylülerinin aktardığına göre jandarma son birkaç gündür köy içinde ve çevresinde sık sık devriye gezdi. Bölgedeki gerilim yalnızca Kaynarpınar’la sınırlı değil, Karlıova ve Varto’da toplam 22 köyü riske atacak bir proje. Bölge halkı aylardır, şirketin gerçekleştirmeyi planladığı jeotermal kaynak arama projesi için verilen “ÇED gerekli değildir” kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek yürütmenin durdurulmasını ve kararın iptalini talep ediyor.
Proje şirketinin Bingöl’ün Karlıova (Kanîreş) ilçesine bağlı Kaynarpınar köyünde sondaj çalışması başlatmak istemesi üzerine, Çalıdere (Xwarik) köyünde 97 gündür nöbet tutan halk, şirkete karşı direnen köylülere destek vermek için yola çıktı. Varto’dan gelen destekçiler önce Kaynarpınar yolunda durdurularak köye alınmadı, kısa bir süre sonra engelin kaldırılmasıyla yurttaşlar Kaynarpınar’a ulaşabildi.
Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu’ndan Nilüfer Uygun ve platform sözcüsü Ekrem Alan, yaşananları Niha+’a anlattı.
“En yoğun direniş göstereceğimiz gün pazartesi”
Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu sözcüsü Alan, iş makinelerinin köye girdiğini ancak jeotermal sahaya sokulmadığını doğrulayarak “İş makineleri köye girdiğinde biz fark ettik. Ama makineleri jeotermal sahasına sokmadık. Sahaya girmediler” dedi.
Uygun da köyün belli noktalarının giriş-çıkışa kapatıldığını, ana yolun Erzincan’a bağlanması nedeniyle bazı köylülerin “Erzincan’a gidiyorum”, “Yedisu’ya gidiyorum” gibi gerekçelerle engellemelere rağmen alana girmeye çalıştığını aktardı.
Alan, sözlerine “Sabah saat 9’dan beri pazarlıktayız. En sonunda makineleri sahanın dışında tuttuk. Pazartesiye kadar süre aldık” diye devam etti. Uygun, pazartesi günü mahkeme kararının sonuçlanmasının beklendiğini, bu süreçte baro aracılığıyla yargı üzerinde baskı oluşturmayı planladıklarını belirtti.
Uygun, avukatların devreye girmesiyle Bingöl Adliyesi’nde nöbetçi hakim ve savcılarla görüşüldüğünü, hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle pazartesiye kadar bir durdurma kararı alındığını söyleyerek “Pazartesi en yoğun direniş göstereceğimiz gün olacak” dedi.
Uygun, Peri Vadisi’nde jeotermal çalışmalarının başlatıldığı süreci hatırlatarak şu anki durumu özetledi:
“Bir yıl önce bize geldiklerinde biz bir mücadele başlattık. O mücadelenin sonunda biz durdurma kararı kazandık. Ama Kurban Madencilik adı altında o toprakları ranta sunan adam gidip tekrar (28 Temmuz’da) bir ÇED Olumlu raporu çıkartıp tekrar aynı yere ama farklı ÇED raporu üzerinden karar çıkarmış.”
Bugün sahaya makinelerle birlikte sondaj kuyusu açmak amacıyla giriş yapıldığını aktaran Uygun, şirket yetkililerinin ellerinde sondaj çalışmasına dair yasal bir belge bulunup bulunmadığı sorulduğunda evrak gösteremediklerini de ekledi:
“Arkadaşlar sormuş elinizde yasal bir evrağınız var mı? Bu sondaj kuyusu vuracağınıza dair bir evrağınız var mı? Evrak da yok. Ama makinelerle alana girmeye çalışmışlar.”
Ruhsat Kurban Madencilik’te, saha Ignis’te
Alan’a göre Varto, Yedisu ve çeşitli ekoloji gruplarından destekçilerin alana ulaşması pazarlık sürecinde köylülerin elini güçlendirdi. Alan, projenin hukuki sürecine ilişkin de bilgi verdi. Platformun açtığı davada Danıştay 3. Dairesi’nden onay çıktığını, ancak dosyanın halen Bingöl İdare Mahkemesi’nde beklediğini söyledi:
“Bingöl İdare Mahkemesi kararı onaylayıp şirkete bildirecek ama Bingöl İdare Mahkemesi öyle yapmıyor. İlla ben sahaya keşif göndereceğim diyor.”
Bingöl İdare Mahkemesi, 21 Temmuz 2026 tarihinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca proje sahasında keşif yapılmasına ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesine karar vermişti.
Şirket yapısına ilişkin ise Alan, ruhsatın Kurban Madencilik’e ait olduğunu, ancak sahada fiilen çalışma yürüten firmanın Varto ve Karlıova’da JES projesi yapmayı planlayan Ignis şirketi olduğunu aktardı: “Burayı Ignis’e satan Kurban Madencilik. Ama esas sahaya gelen firma Ignis. Burada iş yapacak olan firma Ignis’tir.”

Uygun, Kurban Madencilik’in sahibi Mustafa Kurban’ın daha önce Kaynarpınar’da bir termal otel yaptığını da hatırlatarak Kurban’ın tutumunun rant sağlamak üzerine olduğunu belirtti.
Alan, projenin hayata geçmesi halinde köyün iskana tabi tutularak boşaltılacağının ve yok olacağının altını çizerek sözlerini sonlandırdı.