1940 tarihli ve 2025’te gizliliği kaldırılan Genelkurmay belgesi, Hatay ve doğu vilayetlerindeki yer adlarının Türkçeleştirilmesini ve bu isimlerin harita ile eğitim materyallerine dahil edilmesini öneriyor.

1940 tarihli ve 2025’te gizliliği kaldırılan bir Genelkurmay belgesi, Hatay ve doğu vilayetlerinde yer adlarının Türkçeleştirilmesini gündeme getiriyor. Belgede yeni isimlerin harita ve eğitim materyallerine dahil edilmesi öneriliyor.
Araştırmacı M. Saleh Ghaderi’nin kendi kişisel X hesabı üzerinde paylaştığı belgenin gizliliği yeni kaldırıldığı anlaşılıyor. “10.07.2025 tarih ve 148317 sayılı OLUR ile GİZLİLİĞİ KALDIRILDI” bulunan belgede söz konusu isimlerin değiştirilmesinin “kültürel ve tarihi bir zaruret” olduğu savunularak şu ifadeler kullanılıyor:
“Hatay ve şark vilayetlerimizde halen kullanılan bütün yabancı isimlerin öz Türkçelerinin kullanılması veya yeniden Türkçe isimler verilmesi kültürel ve tarihi bir zaruret olarak görülmektedir.”
Eğitim sistemi de sürecin parçası

Gizliliği 2025 yılında kaldırılan Genelkurmay belgesi
Belgede dikkat çeken bir diğer unsur ise isim değişikliklerinin yalnızca idarî kararlarla sınırlı tutulmaması. Genelkurmay, değiştirilecek yer adlarının coğrafya kitaplarında, haritalarda ve diğer yayınlarda kullanılmasını önererek yeni nesillerin bu isimleri öğrenmesini hedefliyor.
Yazıda, “halkın ve yeni neslin bu isimleri daha kolaylıkla öğrenmesi” amacıyla yeni adların eğitim materyallerine dahil edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Enver Paşa’nın talimatı başlangıç
1940 tarihli belge, yer isimlerinin değiştirilmesinin yalnızca tek bir döneme ait uygulama olmadığını da gösteriyor.
Tarihçi Namık Kemal Dinç, geçtiğimiz günlerde Niha+’a yayınlanan söyleşisinde yer adlarının değiştirilmesine ilişkin ilk kapsamlı girişim, 5 Ocak 1916’da Enver Paşa’nın vilayetlere gönderdiği talimatnameyle başladığını belirtiyor. Talimatnamede Ermenice, Rumca ve Bulgarca yer isimlerinin Türkçeleştirilmesi isteniyordu.
Dinç, Cumhuriyet döneminde de bu yaklaşımın sürdüğünü ve özellikle Kürtçe, Ermenice, Süryanice, Rumca, Lazca ve Gürcüce kökenli yer adlarının hedef alındığını belirtiyor.
Kurumsal dönüşüm
Dinç’in araştırmasına göre uygulama 1957 yılında kurulan “Ad Değiştirme İhtisas Kurulu” ile sistematik bir niteliğe kavuştu. Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Dil Kurumu ve Ankara Üniversitesi temsilcilerinin yer aldığı kurul, 1978’e kadar faaliyet yürüttü.
Araştırmalara göre yaklaşık 75 bin yerleşim birimi incelendi; bunların yaklaşık 28 bini için resmî ad değişikliği kararı alındı.
“Hafıza siyaseti” tartışması
Dinç, yer isimlerinin değiştirilmesini yalnızca idarî bir düzenleme olarak değil, tarihsel hafızanın yeniden inşası olarak değerlendiriyor.
Dinç’e göre amaç, Anadolu’nun çok dilli ve çok kültürlü geçmişine ait izlerin silinmesi ve yeni bir ulusal hafızanın oluşturulmasıydı.