YJA-Star gerillası Kader Kevser Eltürk (Ekin Wan) bedeninin teşhir edildiği yerde anıldı. Anmada DEM Parti Muş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş konuşma yaptı.

Ekin Wan’ın anma töreninden, Foto: MA
Muş’un Gimgim (Varto) ilçesinde 10 Ağustos 2015 tarihinde öldürüldükten sonra bedeni işkenceye maruz bırakılarak medyada teşhir edilen YJA-Star gerillası Kader Kevser Eltürk (Ekin Wan) bedeninin teşhir edildiği yerde anıldı. Özgür Kadın Hareketi’nin (Tevgera Jinên Azad—TJA) anmasına siyasi parti ve demokratik kurum temsilcileriyle birlikte birçok kadın katıldı.
“Bu acılar bir daha yaşanmasın”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Muş İl Eş Başkanı Çiçek Tutuş, o dönemde Gimgim’deki çatışmaların ve gerillalara yapılan işkencelerin ağırlığını hatırlattı. Ekin Wan’ın cansız bedeninin sosyal medyada teşhir edilmesi ile yakın zamanda Rojava’da DAİŞ’in bir kadının saçını kesip yüksek bir binadan aşağı attığını hatırlatarak kadınların tüm savaşlarda sömürülen taraf olduğunu söyledi:
“O dönem öyle acılar gelişti ki tarifi yok. DAİŞ’in Ortadoğu’daki katliam yöntemlerini Türkiye’de yaşadık. Gerillaların cenazelerine bile işkence yapıldı. Sosyal medyada yayınlandılar. Yakın zamanda Rojava’da da bunu gördük. DAİŞ’in bir kadın arkadaşın saçını keserek, katlardan attığını gördük.”
27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağırıyı hatırlatan Tutuş, “Bir barış süreci başladı. İki yıla yakındır bu acıları yaşamıyoruz. Umuyoruz ki bundan sonraki süreçte bir daha bu acılar yaşanmasın. Barış süreci başta kadınlara gelecektir. Kadınlar bütün savaşlarda hep katledilen, vücudu teşhir edilen, sömürülen taraf oluyor. Burada Ekin Wan’ı anıyoruz. Bugün onun anısına bağlığımızla buraya geldik. Bu acılar bir daha yaşanmasın” diye konuştu.
Anma programı kadınların Ekin Wan’ın bedeninin teşhir edildiği noktaya çiçek bırakması ve “Şehit Namirin” , “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla sona erdi.
Ne olmuştu?
YJA-Star gerillası Ekin Wan, 10 Ağustos 2015’te Muş’un Varto ilçesinde meydana gelen bir çatışmada yaşamını yitirdi.
Ekin Wan’ın bedeni çıplak bir şekilde teşhir edilerek fotoğrafları medyaya servis edildi. Görgü tanıklarının beyanlarına göre, asker ve polisler olay yerine önce aydınlatma mermisi attı, ardından ise Ekin Wan’ı hedef alarak vurdu. Ekin Wan’ın otopsi raporu kimse ile paylaşılmazken, boynunda ip izleri olduğu böylece teşhir edilen bedeninin ipe bağlanarak sürüklenmiş olabileceği belirtildi.
Olayın kısa süre içerisinde medyada yayılması ve tepki toplaması nedeniyle ilk resmi açıklama 6 gün sonra Muş Valiliği’nden geldi. 16 Ağustos 2015’te olaya dair açıklama yayımlayan Valilik, medyaya servis edilen görüntülere değinerek, “Kamuoyu ve Valiliğimizce kabul edilemeyecek şekildeki bu görüntüleri çeken, yayınlayan ve sosyal medyaya servis eden kişi veya kişiler hakkında, adli ve idari soruşturma başlatılmıştır” ifadelerini kullandı.
Emniyet Müdürü, servis edilen fotoğrafları kendi ekibinden birinin çekmediğini, ancak olay yeri inceleme ekiplerinin çekmiş olabileceğini savundu. Ancak Emniyet Müdürü, olay yeri inceleme ekibinin, “dışarıdan” geldiğini söyleyerek bu ekibin nereden geldiklerini bilmediğini öne sürdü.
İşkence boyutunu raporlamak ve yaşananları kamuoyuna duyurmak adına İnsan Hakları Derneği (İHD), bir komisyon kurarak bölgeye incelemelerde bulunmak için gitti. Yapılan incelemeler sonucunda rapor hazırlayan İHD, 4 Eylül 2015 tarihinde raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda özetle şu ifadelere yer verildi: “Savaşlarda ve silahlı çatışmalarda kadına karşı şiddet bir savaş aracı olarak kullanılmaktadır. Böylece kadına karşı şiddet bir yana, savaşın karşı tarafa olan halkın, toplumsal ve sosyal yapısı da tahrip edilmektedir. Uluslararası hukuk, kadına yönelik şiddet konusunda uzun yıllar çok yetersiz kalmıştır. 1 ve 2’nci Dünya Savaşlarında milyonlarca kadın cinsel şiddete maruz kaldıkları halde, savaşlardan sonra kurulan Tokyo ve Nürnberg mahkemelerinde, bu suç yargılanmamış, gözden kaçırılmıştır. Ancak, Bosna ve Ruanda da yaşanan çatışmalarda, çok sayıda kadına karşı taciz, tecavüz ve her türlü cinsel şiddet, özellikle kadınların çabaları sonucunda, ‘savaş suçu’,’ insanlığa karşı suç’ olarak tanımlanmış ve yargılanmaya başlanmıştır. Yine Uluslararası Ceza Mahkemesi statüsünde de, kadına yönelik her türlü şiddet, bir’ savaş suçu’ ve’ insanlığa karşı işlenmiş suç’ olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti UCMY’e taraf olmasa da, suç tanımı olarak Kader Kevser Eltürk’e (Ekin Van) karşı işlenen suç, savaş suçu niteliğindedir.”
Ekin Wan’ın ailesi avukatları “Kişinin hatırasına hakaret” suçundan sorumlu kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, Ekin Wan’ın cenazesinin Malatya Adli Tıp Kurumundan (ATK) alındıktan sonra, cenaze yıkaması sırasında görgü tanıklarının Ekin Wan’ın boynunda ip izi olduğuna dair ifadelerine de yer verildi.
Ekin Wan’ın cenazesini gören doktor ve kadınların, boynundaki derin ip izlerini ifade ederek doğruladıkları işkenceye karşı, yapılan suç duyurusundan bir sonuç alınamadı.
*Bu haber, niha+ stajyeri Gökçe Bayrak tarafından hazırlandı.