“Rojava Devrimi”nden Suruç Katliamı’na bir kronoloji

19 Temmuz 2012’de “Rojava Devrimi”nden 20 Temmuz 2015’te yaşanan Suruç Katliamı’na kadar olan süreçte neler yaşandığını derledik.

Suriye İç Savaşı’nın yarattığı merkezi otorite boşluğunda şekillenen ve “kadın devrimi” adıyla da bilinen “Rojava Devrimi”, askeri, sivil, eğitsel, tıbbi, kültürel ve kadın odaklı kurumların eş zamanlı inşasıyla oluşan toplumsal bir modeli 19 Temmuz 2012’de ortaya koydu. Suriye İç Savaşı’nın başladığı 2011 yılından itibaren ülkenin kuzeyindeki Cizîrê, Kobanî ve Efrîn gibi Kürt ağırlıklı kentlerde halk meclislerinin yönetimi devralmasıyla başlayan bu süreç, tabandan örgütlenen meclisleri, kadın öncülüğünü ve etnik-dini çeşitliliği savunan bir model olabileceğini dünyaya duyurdu. Rojava’da önce TEV-DEM ve MGRK ile kurumsal temeller atıldı, ardından Demokratik Suriye Güçleri (HSD) kuruldu ve Kürt, Arap, Ermeni ve Süryani halklarını kapsayan bir toplum modeli oluşturdu.

Suriye’de 2011 yılında demokrasi ve reform talepleriyle başlayan protestolar kısa sürede ülkenin tamamında büyük bir iç savaşa dönüştü. Bu süre zarfında Kürtler yoğun yaşadıkları ve Rojava olarak adlandırdıkları bölgede özerklik ilan etti. Eylül 2014 yılında Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından başlayan Kobanî kuşatması Ocak 2015 yılına kadar sürdü. Bu süre zarfında onlarca insan katledildi, yaralandı ve yerinden edildi. Kobanî’nin kuşatıldığı ilk günden itibaren Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde Kobanî’ye destek vermek amacıyla protesto eylemleri düzenlendi. Savaş bittikten sonra kent tamamen yıkılmış, harabeye dönüştürülmüştü. Kobanî’yi yeniden inşa etmek ve yaşatmak için Türkiye’nin birçok kentinden Suruç’a giden Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi gençler, Amara Kültür Merkezi’nin önünde basın açıklaması yaparken IŞİD’li bir canlı bombanın saldırısına uğradı. Saldırının sonucunda 33 kişi öldü, yüzden fazla kişi ise yaralandı. Bu katliam, bölgesel çatışmaların Türkiye’deki siyasi ve toplumsal dinamikleri de doğrudan etkilediği bir kırılma noktası olarak tarihe geçti.

19 Temmuz 2012’de “Rojava Devrimi”nden 20 Temmuz 2015’te yaşanan Suruç Katliamı’na kadar olan süreçte neler yaşandı?

Kronoloji
Rojava Devrimi ve Kurumsal Yapılanma Süreci
15 Mart 2011
Suriye İç Savaşı
Arap Baharı adıyla bilinen ve 2010’da Tunus’ta başlayıp Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yayılan ayaklanmalar Suriye’yi de etkiledi. 15 Mart’ta Deraa’da halk sokağa çıktı ve rejime karşı ilk kitlesel eylemi düzenlendi. Ayaklanma Hama, Humus, Lazikiye, Qamişlo, Deyr ez-Zor şehirlerine yayıldı, başkanlık kabinesi istifa etti. Ayaklanmalarla birlikte BAAS rejiminin merkezi yönetimi zayıflamaya başladı ve bölgede yaşayan halklar veya gruplar kendi bölgelerini kontrol altına almaya başladı.
Ağustos 2011
TEV-DEM ve MGRK yapılanması
Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) kuruldu. Bu çatı altında, yerel komünler ve meclisler ağından oluşan Batı Kürdistan Halk Meclisi (MGRK) ilan edilerek doğrudan demokrasi ve özyönetim modelinin idari altyapısı hazırlandı.
2012
YPG / YPJ ve kültür-sanat kurumlarının (TEV-ÇAND) yaygınlaşması
Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve sadece kadınlardan oluşan Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) resmi savunma gücü olarak yapılandırıldı. Aynı süreçte demokratik kültürel kimliği geliştirmek üzere TEV-ÇAND (Kültür ve Sanat Hareketi) çatısı altında yerel kültür merkezleri faaliyete geçti.
19 Temmuz 2012
Rojava Devrimi’nin başlangıcı (Kobanî)
Kobanî Halk Meclisi (MGRK bileşenleri) öncülüğünde halk, Esad hükümeti ülkenin kuzey bölgelerinden çekildikçe kent yönetimini devraldı. Birkaç gün içinde Efrîn ve Cizîre bölgeleri de meclislerin denetimine girdi.
Ağustos 2012
Kürdistan Kızılayı (Heyva Sor a Kurdistanê) Rojava Şubesi
Kombat ve insani kriz koşullarında ilk yardım, ilaç temini, mülteci kamplarının bakımı ve acil sağlık hizmetlerini organize etmek amacıyla bağımsız bir insani yardım örgütü olarak Rojava’da aktif hale getirildi.
2012
Kürt Dil Kurumu (SZK – Saziya Zimanê Kurdî) kuruluşu
Resmi devrim sürecinden yıllar önce, gizli koşullarda Kürtçe anadil eğitimi ve müfredat çalışmalarını koordine etmek amacıyla kuruldu. Devrim sonrasında ise tüm okullarda anadilde eğitim sisteminin öncüsü oldu.
Ocak 2014
Demokratik özerk yönetim ve kantonların ilanı
Cizîre, Kobanî ve Afrin kantonları ilan edildi. Etnik, dini çeşitliliği ve cinsiyet eşitliğini anayasal güvenceye alan “Toplumsal Sözleşme” kabul edilerek kadınların her yönetim kademesinde %40 eşbaşkanlık kotasıyla temsil edilmesi yasalaştı.
Eylül 2014 – Ocak 2015
Tarihi Kobanî Direnişi ve IŞİD kuşatmasının kırılması
IŞİD’in ağır silahlarla başlattığı kuşatmaya karşı YPG/YPJ güçleri, küresel sivil destek ve uluslararası koalisyonun havadan müdahalesiyle 134 gün süren sokak savaşları sonucunda kenti tamamen IŞİD güçlerinden arındırdı.
Haziran 2015
Girê Spî (Tel Abyad) hamlesi ve kantonların birleşmesi
YPG/YPJ güçleri, IŞİD kontrolündeki Girê Spî’yi devraldı. Cizîre ve Kobanî kantonları arasında coğrafi ve lojistik bir koridor açtı.
20 Temmuz 2015
Suruç Katliamı
Kobanî’nin yeniden inşası, park ve çocuk kreşleri yapımı için yola çıkan SGDF üyesi gençlerin Urfa’nın Suruç ilçesindeki basın açıklamasına IŞİD tarafından canlı bomba saldırısı düzenlendi. Saldırıda 33 genç yaşamını yitirdi, bu olay bölgedeki barışçıl sivil dayanışmayı hedef alan tarihi bir kırılma noktası oldu.
Ekim 2015
Demokratik Suriye Güçleri’nin (HSD) resmen kurulması
Kobanî ve Girê Spî zaferlerinin ardından, Kürt, Arap, Süryani, Asuri ve Türkmen askeri bileşenlerin katılımıyla IŞİD’e karşı ortak seküler savunma hattını kurmak amacıyla Demokratik Suriye Güçleri (HSD) resmi olarak ilan edildi.

Birçok paramiliter grubun ve devletin saldırılarının hedefi olan Rojava’ya yönelik saldırılar 14 yıldır sürdü. 2024 sonunda Esad rejiminin yıkılmasıyla Suriye’deki iktidara geçen HTŞ, en son Ocak 2026’da Halep’teki Kürt mahallelerine saldırdı. Saldırının ardından HSD ile HTŞ hükümeti arasında 29 Ocak’ta bir anlaşma imzalandı.

Suriye’deki askeri ve idari entegrasyonu, yerinden edilen halkların topraklarına geri dönüşünü ve Rojava bölgesindeki Kürtlerin temel haklarına yönelik güvenceleri kapsayan ve hala yürürlülükte olan 29 Ocak anlaşmasının tam metni şu şekilde:

Birinci Aşama: Güvenlik ve Askerî Düzenlemeler

1.Son dönemde yaşanan olaylara bağlı olarak tüm cephelerde kalıcı ve kapsamlı ateşkes ilan edilmesi, tüm gözaltı ve baskınların durdurulması; DAİŞ hapishanelerinin korunmasının SDG tarafından sürdürülmesi ve devam eden tahliye sürecine tam lojistik destek sağlanması.

2.SDG güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehirlerinden, mutabık kalınan askerî kışlalara çekilmesi; buna karşılık Suriye ordusunun derhal Haseke’nin güneyindeki Şeddadi kasabasına çekilmesi.

3.Suriye Savunma Bakanlığı tarafından Haseke ili için bir askerî tümen kurulması ve SDG güçlerinin üç tugay halinde bu yapıya entegre edilmesi.

4.Kobani’deki askerî gücün, Halep ilindeki bir askerî tümen bünyesine bağlı bir tugay olarak entegre edilmesi.

İkinci Aşama: Güvenlik ve İdari Düzenlemeler

(02.02.2026)

5.Güvenlik ve istikrarı güçlendirmek amacıyla Haseke ve Kamışlo şehirlerinin her birine sembolik olarak güvenlik araçlarının girişi ve SDG’ye bağlı güvenlik güçlerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde entegrasyon sürecinin başlatılması.

6.Yerel yöneticilerin atanması:
•Haseke Valisi, SDG’nin önerisiyle atanır.
•İl Güvenlik Müdürü, Suriye hükümetinin önerisiyle atanır.
•Savunma Bakan Yardımcısı, SDG’nin önerisiyle atanır.

Üçüncü Aşama: Hayati Tesislerin Devralınması ve Lojistik İşlemler

(En fazla 10 gün içinde)

7.Hayati tesislerin devralınması:
•Rümeylan ve Süveyde petrol sahalarının Enerji Bakanlığı tarafından devralınması ve sivil çalışanların entegrasyonu.
•Kamışlı Havalimanı’nın Sivil Havacılık Kurumu tarafından devralınması.

Dördüncü Aşama: Sivil Kurumların Devralınması

(En fazla bir ay içinde)

8.Kara Sınır Kapıları Genel Müdürlüğü’nden bir ekibin Semalka ve Nusaybin sınır kapılarına gönderilmesi, sivil personelin resmî olarak görevlendirilmesi, sınır kapılarının silah ve yabancıların ülke dışından girişinde kullanılmasının engellenmesi ve kapıların derhal faaliyete geçirilmesi.

9.Suriye hükümetinin Haseke ilindeki tüm sivil kurumları devralması, özerk yönetim kurumlarının devlet kurumlarıyla birleştirilmesi ve bu kurumlarda çalışan sivil personelin kadroya alınarak görevlerinin güvence altına alınması.

Tüm Taraflar İçin Bağlayıcı Hükümler

(Tüm süreç boyunca geçerlidir)
10.Tüm taraflarca, özellikle Kürt bölgeleri başta olmak üzere, askerî güçlerin şehir ve kasabalara girişinin yasaklanması.

11.Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından verilen tüm ilk, orta, lise ve üniversite diplomaları ile meslek yüksekokulu belgelerinin denklik ve resmî onayının sağlanması.

12.Tüm yerel, kültürel ve sivil toplum kuruluşları ile medya kurumlarının ilgili bakanlıkların mevzuatına uygun şekilde ruhsatlandırılması.

13.Eğitim Bakanlığı ile birlikte Kürt toplumunun eğitim sürecinin ele alınması ve eğitsel özgünlüklerin gözetilmesi.

14.Tüm yerinden edilmiş kişilerin (Afrin, Şeyh Maksud, Resulayn / Serêkaniyê) şehir ve köylerine dönüşünün sağlanması ve bu bölgelerdeki sivil yönetimler içinde yerel yöneticilerin atanması.

Gizliliğe genel bakış

Niha+, bağımsız gazetecilik ilkeleri ve okur mahremiyeti çerçevesinde dijital ayak izinize saygı duyar. Sitemizde gezinirken, sizlere kesintisiz bir okuma deneyimi sunabilmek ve platformumuzun teknik altyapısını güvence altına almak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Sol taraftaki menüyü kullanarak çerez tercihlerinizi dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine dair detaylı bilgi için lütfen Gizlilik Sözleşmemizi ve KVKK Aydınlatma Metnimizi inceleyiniz.