Taksim’de gazetecilerden açıklama: “Tutuklu ETHA gazetecilerine özgürlük”

Basın emekçileri, 3 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan ve hedef gösterilen ETHA gazetecileri ve tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için Taksim Tünel Meydanı’nda açıklama yaptı: “Özgür basın susmadı, susmayacak!”

Fotoğraf: Abdullah Tepeli



Basın örgütleri, gazeteciler, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, tutuklu ve hedef gösterilen gazetecilerle dayanışmak amacıyla sahadaki basın emekçilerinin çağrısıyla İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde bulunan Taksim Tünel Meydanı’nda bir araya geldi. Açıklamada, Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun’un serbest bırakılması talep edildi. Basın açıklamasına DİSK Basın İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği yöneticileri; Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, Dem Parti Milletvekili Özgül Saki , Divriği Kültür Derneği Genel Başkanı Cihan Erdoğan ve Hakan Tosun’un ablası Özgür Tosun’un da katıldığı açıklamada “Tutsak gazetecilere özgürlük” pankartı açıldı.

Açıklama sırasında “Özgür basın susturulamaz,” “Pınar’a, Elif’e, Müslüm’e, Nadiye’ye özgürlük,” “ETHA susmadı, susmayacak,” “Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz” sloganları da atıldı.

Açıklama gazetecilerin ve siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarıyla başladı. İlk olarak tutsak ETHA basın emekçilerinin cezaevinden gönderdikleri mektup okundu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:

Sevgili dostlar, meslektaşlar

Şubat ayından bu yana haberlerimiz bahane edilerek tutsağız. Gerçeği haberleştirme ısrarımızı suç göstererek bizi yargılamaya çalışanlara inat içeride ve dışarıda gazeteciliği savunmaya devam ediyoruz.

4 aydır iddianamemiz hala ortada yokken bir tiyatrodan ibaret olan tutukluluk incelemesinde savunma yapmamız engelleniyor. Mahkeme yalnızca hakkımızda önceden verilen tutukluluk devam kararını okuyor.

Gazetecilere yönelik saldırılar günden güne artarken ne halkın haber alma hakkından ne de gerçeği haberleştirme ısrarımızdan bir milim geri adım atmayacağız. Kalemimizi emanet alıp haberlerimizi sürdüren tüm özgür basın emekçilerini selamlıyoruz.

Özgür basın susturulamaz

Dayanışma ve sevgiyle

ETHA Emekçileri

Mektubun okunmasından sonra konuşan ETHA muhabiri Yeşim Tükel, arkadaşlarının Kürtlerin, kadınların, gençlerin, işçilerin, cumartesi annelerinin ve Alevilerin sesi olduklarını için tutuklandıklarını söyledi.

“Sesimizi bütün tutsak gazeteciler için birleştirelim”

Tükel, gazetecilerin üzerindeki baskı, tutuklama, katletme terörünün bu topraklarla özgü olmadığını belirterek, “Suriye’de, cihatçı, soykırımcı HTŞ çetelerinin suçlarını teşhir ettiği için 18 Ocak’tan beri Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad arkadaşımız işkence ve tecrit altında tutsaklar. Sesimizi Elif, Nadiye, Müslüm, Pınar, Ahmet, Eva şahsında bütün tutsak gazeteciler için birleştirelim” dedi.

Ardından katledilen gazeteci ve doğa savunusu Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun söz aldı. Tosun, “Katletmek hapsetmek özgür basını hiçbir zaman susturamadı, susturamayacak. Bu yıllardır böyle devam etti böyle devam edecek. Gazeteciler bizim sağduyumuz, gözümüz, kulağımız. Bugün onlara sahip çıkmazsak biz yarın kör, sağır, dilsiz kalacağız” gazetecilerle dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

DFG adına söz alan gazeteci Hayri Tunç ise Gazeteciliğin bu topraklarda her zaman zor altında olduğunu, geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Mezoptamya Ajansı (MA) muhabiri Sema Bingöl’e yönelik saldırıları ve gazetecilik faaliyetlerinden dolayı ceza alan Erdoğan Alayumat’ın durumuna dikkat çekerek Özgür Basın’ın sesinin susmayacağını aktardı.


“Pınar ve Nadiye bizim için alanlardaydı”

Disk Basın-İş adına konuşsn gazeteci Zana Kaya, “Biz tutuklandığımızda Pınar ve Nadiye bu alanlarda tutsak gazeteciler için eylem yapıyordu. Şimdi biz onlar için alandayız” diyerek tutsak gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını ve serbest bırakılana kadar mücadele edeceklerini belirtti.

TGS adına söz alan gazeteci Evrim Kepenek ise tutsak gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını belirterek ETHA gazetecilerinin ve tüm tutsak gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmalarını talep etti.

Sonrasında söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, ülkede basın özgürlüğünün mumla arandığını söyleyerek, “Hemen hemen her gün tutuklanan gazetecilerin haberleriyle uyanıyoruz. Arkadaşlarımız gazetecilik faaliyeti yaptıkları için, işçi sınıfının, kadınların, gençlerin, savaş suçlarının haberlerini yaptıkları için tutuklular. Ama bu topraklarda Özgür basın geleneği yılmadı, kalemler yazmaktan vazgeçmeyecek, hep birlikte bu memlekette özgür basın geleneğini hep birlikte devam ettireceğiz” dedi.

Son olarak konuşan Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, gazetecilerin emekçilerden yana oldukları için tutsak edildiklerini belirterek derhal serbest bırakılmalarını talep etti.

Fotoğraf: Abdullah Tepeli

“Görülmesi istenmeyeni görünür kıldılar”

Ardından ortak basın açıklaması okundu. Basın metninin Türkçesini gazeteci Eylem Nazlıer okurken Kürtçesini ise gazeteci Helin Özgün okudu.

128 gündür tutuklu bulunan ETHA emekçilerinin serbest bırakılması için bir araya geldiklerini belirten Eylem Nazlıer, “Arkadaşlarımız 3 Şubat’ta Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne yönelik yapılan operasyonlarda gözaltına alındılar, ardından tutuklandılar. Yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen arkadaşlarımıza dair iddianame hazırlanmadı. Aralarında sadece arkadaşımız Müslüm’ün mahkeme tarihi bir kaç gün önce belli oldu. Biz biliyoruz ki arkadaşlarımız gazetecilik yaptıkları için tutuklandı. Çünkü onlar kadın mücadelesinin sesini duyurdu, ekoloji savunucularının emeğini görünür kıldı. Katliamları, yoksulluğu, direnişi ve halkın yaşadığı gerçekleri haberleştirdi. Cumartesi Anneleri’ni, Barış Anneleri’ni, direnen işçileri, adalet talebiyle meydanları dolduran gençleri, kadın ve LGBTİ+’ları kamuoyuna taşıdılar. Görülmesi istenmeyeni görünür kıldılar” dedi.

“Gazeteciliği suç gibi gösteren yayınları kabul etmiyoruz”

Açıklamada geçtiğimiz günlerde Ankara’da düzenlenen Ethem Sarısülük anmasında gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Sema Bingöl’ün serbest bırakılmasının ardından, iktidar yanlısı medya tarafından hedef gösterilmesine de dikkat çekti:

“Gazeteciler yalnızca tutuklanmıyor iktidar yanlısı medya organlarınca hedef gösteriliyor. Son olarak, 1 Haziran’da Ankara’da düzenlenen Ethem Sarısülük anmasını takip ettiği sırada gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan MA muhabiri Sema Bingöl’e yönelik linç kampanyasıdır. Gazetecilik faaliyetini suç gibi gösteren, nefret ve düşmanlığı körükleyen bu yayınları yakından tanıyor ve kabul etmiyoruz. Ayrıca Nujinha’ya yönelik saldırıları kınıyoruz. Yayın faaliyetlerinin hedef alınması ve tehdit mesajlarıyla gazetecilerin susturulmak istenmesi kabul etmiyoruz. Kadınların sesi olan Nujinha ile dayanışma içindeyiz. Diyalog ve çözüm arayışında buluştuğu bu dönemde, başta Sema Bingöl olmak üzere Kürt gazetecileri hedef alan yayınlar kabul edilemez. Yetkilileri derhal harekete geçmeye, basın özgürlüğünü koruma sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.”


“Meslektaşlarımız için mücadelemiz sürecek”

Açıklamanın sonunda ise şu ifadeler kullanıldı:

“Meslek örgütlerinin hazırladığı raporlara göre birçok gazeteci karakola imza verme, yurtdışı yasağı, ev hapsi gibi sistematik hale getirilen cezalandırma politikaları ile karşı karşıya. Gazeteciliğin soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Bir kez daha ilan ediyoruz. Gazetecileri susturamazsınız! ETHA, Atılım gazetesi gözaltı, tutuklama, tüm baskı ve engellemelere rağmen susmadı susmayacak. Bugün bir kez daha buradan ilan ediyoruz: Meslektaşlarımız için mücadelemiz sürecek. ETHA emekçileri Pınar, Nadiye, Elif ve Müslüm özgürlüklerine kavuşana kadar her yerde seslerini yükseltmeye devam edeceğiz, arkadaşlarımız serbest bırakılsın!”