Jeotermal elektrik santralleri enerji sağlamak için kurulsa da getirdiği ekolojik etkiler oldukça fazla.
Jeotermal Enerji Santrali görseli.
Jeotermal Enerji Santralleri (JES) ve Ekolojik Etkileri
Jeotermal Enerji Nedir?
Jeotermal enerji, yer kabuğunun derinliklerinde bulunan sıcak su ve buharın yüzeye çıkarılarak enerji üretiminde kullanılmasıdır.
Enerji Nasıl Üretilir?
Derin sondaj kuyularından çıkarılan sıcak akışkan türbinleri döndürür ve elektrik üretimi sağlar.
Ekolojik Risk
Jeotermal akışkan arsenik, bor ve çeşitli ağır metaller içerebilir. Bu akışkanın doğaya karışması su kaynaklarını ve toprağı etkileyebilir. Ayrıca bu akışkandaki ağır metaller ve gazlar, hava kirliliğine sebep olur.
Deprem riski: Jeotermal sahalar çoğunlukla aktif fay hatlarına yakın bölgelerde kurulmaktadır. Sondaj faaliyetleri ve yeraltına akışkan basılması bazı durumlarda mikro-depremleri tetikleyebilir. Bu durum bilimsel çalışmalarda “indüklenmiş sismisite” olarak geçiyor.
JES Akışkanlarında Bulunabilen Maddeler
JES Projelerinin Etki Zinciri
Fay Hatları Üzerindeki JES Sahaları
Jeotermal enerji sahaları çoğunlukla yer kabuğundaki kırık sistemleri ve fay hatları boyunca oluşur. Bu kırıklar yeraltındaki sıcak suyun yüzeye çıkmasını kolaylaştırır. JES projelerinin büyük bir kısmı, deprem riski yüksek olan bölgelerdeki aktif fay hatları boyunca yoğunlaşmıştır.
Deprem riski yüksek bölgelerdeki santral tesisleri, boru hatları ve jeneratörler hasar görebilir veya patlayabilir. Depremler sırasında jeotermal atıksuların kontrolsüz sızması meydana gelebilir.
JES → Toprak → Ürün Verimi → Göç İlişkisi
Kırsal bölgelerde enerji projeleri yalnızca çevreyi değil, yerel ekonomiyi de etkileyebilir. Türkiye’de özellikle Kürt bölgelerinde geçmişte yaşanan zorunlu göç politikaları düşünüldüğünde, ekonomik ve sosyal değişimlerin işgal politikalarının bir sonucu olduğuna varılır.
Sondaj kuyuları ve santral sahaları geniş alanlara yayılır.
Yeraltı su sistemlerinde meydana gelen değişimler tarım alanlarını ve besin üretimini etkiler.
Aydın’da incir ve zeytin üretimi risk altında. Kürt illerinde ise mera alanlarının etkilenmesi hayvancılığı etkileyebilir.
Tarım ve hayvancılığın zayıflaması geçim kaynaklarını daraltabilir ve göçü hızlandırabilir.
JES Projeleri Nasıl İlerliyor?
JES Türkiye’de Hangi Bölgelerde Yoğunlaşıyor?
- Ege Bölgesi: Aydın, Denizli ve Manisa Türkiye’deki jeotermal santrallerin büyük bölümüne ev sahipliği yapmaktadır.
- İç Anadolu: Konya ve Nevşehir de arama ruhsatlarının verildiği bölgeler arasında yer almaktadır.
- Kürt İlleri: Muş ve Bingöl çevresinde son yıllarda jeotermal arama projeleri gündeme gelmiştir.
Kızıldere JES Alanı Ne Kadar Büyük?
Denizli Kızıldere jeotermal sahası yaklaşık 528 hektar büyüklüğündedir. Bu alan yaklaşık 739 futbol sahasına denk bir araziye yayılmaktadır.
Türkiye’de JES İstatistikleri
- Türkiye genelinde yaklaşık 71 jeotermal enerji santrali bulunmaktadır.
- Bunların 46 tanesi Aydın’da yer almaktadır.
- Kızıldere JES sahası yaklaşık 528 hektar büyüklüğündedir.
- Tokat’taki arama ruhsatı sahası yaklaşık 36 bin hektarlık bir alanı kapsamaktadır.

Doğa Tekneci
İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunu. bianet 2025 Mart dönemi stajyeri. Atölye BİA'nın Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik atölyesini tamamladı. İnsan hakları, hayvan hakları, ekoloji ve toplumsal cinsiyet başlıklarına ilişkin haberler üretiyor.
Yazarın Tüm Dosyaları →


